22 Nisan 2017 Cumartesi

Mart 2017 Kitap Alışverişlerim ^_^

Merhaba :)
Bolca gecikmeyle Mart ayı boyunca yaptığım alışverişleri paylaşayım dedim.

Mart ayında Kitap Yurdu'ndan ve D&R'ın internet sitesinden alışveriş yaptım. Bir kitap da kitapçıdan aldım.



İlk olarak hastaneye gittiğimiz günlerden birinde Kadıköy sahildeki Hemen Kitap'tan Charlotte Betts'in Ressamın Çırağı isimli kitabını aldım. Yazarın kitapları bir süredir ilgimi çekiyordu, hem konusuyla hem göz alıcı kapaklarıyla. Bu tarz tarihi ve herhangi bir dalda usta/çırak kitaplarını severim. 9.90 TL'ye aldım.




Onu alınca yazarın dilimize çevrilmiş diğer iki kitabını da almayı kafama koymuştum. Aslında seri kitaplar değil ama nedense çıkış sırasına göre okuma isteği oluştu içimde. Bu yüzden Eczacının Kızı ve Baharat Tüccarının Karısı isimli kitapları Kitap Yurdu alışverişimde aldım.


Sonuç olarak böyle bir görüntü çıktı ortaya. Kapaklar gerçekten çok güzel, keşke Feniks Eczacının Kızı'nı da orijinal kapakla bassaydı. Yine de kötü bir kapak değil. 


Maria Konnikova'nın Sherlock Gibi Düşünmek-Mastermind kitabını çook uzun bir süre beklemiştim ve Domingo'dan çıkmıştı. Bu kitabını ise İndigo basmış, İndigo Kitap'ın instagramında görünce almak istedim ve aldım da. 



Kapaklar gerçekten güzel bir uyum yakalamış. Farklı yayınevleri olsa da bu bütünlüğün olmasına sevindim. Ama arada büyük bir boyut farkı var. Artemis'in bir ara çıkardığı devasa Historical gibi bu kitap da ders kitabı boyutunda. İndigo'nun amacı neydi, gerçekten anlamadım. 



Tarihi kitapları da anıları da romanları da severim. Seyahatname konusuna gelince herkesinkini okuyamam. Ama bu kitabı merak ettim. Rahat okunan keyifli bir kitap olacağını düşünüyorum. İçinde kuşe kağıt, hoş resimler var. 


Cevat Fehmi Başkut'un Buzlar Çözülmeden adlı eseri Kemal Sunal'ın oynadığı Deli Deli Küpeli isimli filme uyarlanmış. Ailecek o filmi pek bir severiz, özellikle annem defalarca izlese sıkılmaz. Kitabının da elimde bulunmasını istedim. 


Bu kitabı hem tanıtımını gördüğümde hem de D&R mağazasında karıştırdığımda beğenmiştim. Bu siparişimde satın aldım. Güzel bir konusu var. 


Bazen bazı kitapları alma nedenim sadece daha sonra o kitapları bulamayacağımı düşünmek oluyor. Ki Dex'in İthaki'nin bile bazı kitaplarını bulamıyoruz şu an. Bundan sadece birkaç sene önce aldığımız kitapları hem de. Öyle olunca serilerimi tamamlama içgüdüm oluşuyor. Laurelin Paige'in Fixed serisi ilk kitabı Sana Kapıldım'ı daha önce blogda yorumlamıştım. Okumak için TIKTIK!
Ki elimde 2. kitap da vardı. 3'ü nedense almamışım. Elf yayınları ortadan kayboluverdi. Hal böyle olunca seriyi tamamlayayım dedim. Aslında serinin Hudson ve Chandler isimli 4. ve 5. kitapları var. Hudson'da olaylar (artık moda oldu) erkek karakterin ağzından anlatılıp boşluklar dolduruluyor. Chandler ise isminden anlaşılacağı gibi farklı bir karaktere ait bir kitap ve bunlar ülkemizde basılmadı. Ama esas seri 3 ile biteceği için seriyi tamamlamak istedim. 

Sonuç bu. 
Elf yayınları ilk kitabı o zamana göre büyük bir cesaretle orijinal kapakla basmıştı ve korkusuzca orijinal kapak basarak bu şekilde devam edeceklerini  açıklamıştı. Ama serinin devam kitapları farklı kapaklarla basıldı.

Kitap Yurdu siparişimde aldığım kitaplar bu şekildeydi. 

Gelelim D&R siparişime. 



Bu siparişi sadece Doctor Who kitapları için vermiştim aslında. 
Son 2 kitabı hâlâ almamıştım. Sağolsun instagramdan Elif bana D&R'da  Ölüm Şehri'nin 9.90 TL olduğunu haber verince alayım dedim, Savaş Doktoru'nda da iyi indirim vardı. İkisini birden sipariş ettim.  


Gezinirken dayanamadım 9.90 indiriminden 3 de tarihi aşk romanı aldım. 


Evet, ben aldım. Bunları aldım. -_-



D&R siparişlerim de bu şekildeydi. 

Mart ayında bu kitapları aldım. Nisan ayında aldığım kitapları da yakın zamanda paylaşırım diye umuyorum. 

Sevgiler :*


9 Nisan 2017 Pazar

Kapağı Değişengillerden Takvim Kızı



Selamlar,
Biliyorsunuz geçenlerde Arkadya Bitter, Audrey Carlan'ın Takvim Kızı serisini değiştirme kararı aldı ve Ocak ile Şubat aylarını basmış olduğu seriyi sıfırdan kapak değiştirerek yeni bir konseptle bastı. 

Serinin konusu esas kız Mia'nın babasının borcunu ödemek için her ay farklı bir erkeğe eşlik eden bir eskort oluşu ve bu adamlarla maceraları. 
Her kitap bir ayı anlatıyor. 
Mia cemiyetin yeni takvim kızı. 

Arkadya Bitter, Arkadya Yayınları'nın yetişkin romans kitapları basan kolu olunca kitaplarda erotizm olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. 

Ancak yayınevi bu seriyle kapak konusundaki tarzından ödün verdi, hatta klasik tarzını tamamen yıktı.
Sade kapaklarla ve benzer renklerle seri algısı yaratarak çıkardığı kitapların çerçevesinden çıkıp pop-art tarzında bastı bu kitapları. 


Ve hatta resimde görebileceğiniz gibi serinin adına uygun olacak şekilde bir de takvim yapıldı. Gerçekten güzel bir düşünce. (İlk kitabı yorumladığım yazıyı okumak için TIKTIK!)



İlk iki ay bu şekilde devam ettikten sonra yayınevi sürpriz bir şekilde serinin kapaklarını değiştireceğini açıkladı ve önceki iki kitabı da yeni tasarımla yeniden bastı. 
Kapaklar Arkadya Bitter'in alışılmış tarzında ve kitapları birbirinden ayıran tek şey kapaklardaki ay ibaresi. 


Hal böyle olunca okurlar da 2 ana gruba ayrıldılar. 
Yeni kapakları beğenenler ve yeni kapaklardan nefret edip eski kapaklardan devam edilmesi gerektiğini düşünenler. 

Ne oldu da Arkadya Bitter bir anda kapak değiştirmeye karar verdi net bir bilgimiz yok. 
Ancak öne sürülen fikir şöyle ki kitaplarda erotizm olmasına rağmen kitaplar kapaklarından ötürü yaşı küçük okurları da kendine çekmiş. Fuarlarda satın almak istemişler. Bu yüzden kapak değişikliğini canı gönülden destekleyenler var.

Diğer taraf ise haklı olarak seri bütünlüğü konusunda kaygılı. Yani ellerinde bu kapaklar varken yeni kapaklarla devam etmek malumunuz seriyi uyumsuz hale getirecek. Bu da bir sorun. Onlar da kapaklara +18 ibaresi konularak bu sorunun önüne geçilebileceği kanaatindeler. 

Benim fikrime gelirsek; ben eski kapakları beğeniyordum ve onlarla devam edilmesini tercih ederdim. Ama diğer tarafın öne sürdüğü şey de gerçekten bir sorun olduğu için +18 ibaresinin bulunmasını da talep ederdim. 
Yeni kapakları görsellerde hiç beğenmemiştim. Ancak kitapları elime alınca bir nebze daha çok sevdim çünkü benim sevdiğim gibi şömizsiz, kapak direkt cilt üzerine basılı. Ve malzemesini tam olarak bilmediğim dokuma gibi çok hoş bir cildi var. Basılı hali bir tık daha güzel yani. 

Kapaklar konusunda fanatik değilim ama yine de gönlümden geçen ilk kapaklarla devam edilmesiydi.
Hem bırakalım bunları, sonuçta mühim olan muhteviyatı, ki seriyi devam kitaplarında sevip sevmeyeceğimi gerçekten merak ediyorum. Ama işin vitrin kısmının da biz okurlar için önemi olduğu yadsınamaz.

Sizin kapaklar hakkındaki düşünceniz nedir? 

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

25 Mart 2017 Cumartesi

BELGESEL: Sistemi Kandır (Hacking The System)



Merhabalar,
Daha önce belgesel izlemeyi sevdiğime dair 1000 yıllık klişelere girdiğim bir yazı yazmıştım, giriş olarak böyle bir yazı yazma mecburiyetinde hissetmiştim nedense, hem de yorumladıklarımı alt alta  o yazıda birleştiriveririm demiştim. Yazıyı okumak için TIKTIK!


Orada ev ahalisinden farklı olarak hayatta kalma hileleri, bak şu şunun püf noktası belgesellerini sevdiğimi söylemiştim. Bir gün böyle böyle gezinirken epey vakit oluyor bir belgesele rastladım. National Geographic'te 10 bölüm yayınlanmış, 20 küsur dakikalık bölümlerden oluşan bir seri. İsmi de Sistemi Kandır (Hacking The System).



Hemen ilgimi çekti ve bölümleri indirdim. Önce ben izledim, izlerken abim de gördü, sonra birlikte izledik. Sonra ben bir daha izledim. Aradan biraz zaman geçince blogda neden yazmıyorum deyip kopup geldim. :) (Ki yazı bir süredir de taslaklardaydı, belgeselin üzerinden uzun zaman geçti :p)






Serinin  sunuş şekli şu: 

"«İnternetin haylaz çocuğu» ya da «baş belası Mgyver» diye de bilinen Brian Brushwood, bilim insanlarının, casusların, sahtekarların ve kalpazanların yöntemlerini çok iyi bilmesiyle tanınıyor. Şimdi ise günlük yaşamınızda sizi öne geçirecek gizli bilgilerden oluşan bu ansiklopedisini ekrana taşıyor. 
Hayatta üstünlük sağlamak için sistemi kandıran insanlardan nasıl kaçınacağınızı, yasal ipuçlarını, hilelerini ve kısa yollarını bu programda öğreneceksiniz." 


Ve bir de uyarı var. Bunları denemek tehlikeli ve sakıncalı olabilir, sorumluluk sizde yani. :)





Her bölümde farklı bir alanda hileler sunması güzel yanlarından biri, diğeri de oldukça eğlenceli ve komik bir şekilde bilgi veriyor olması. Brian'ın best friendi Jason ise burada hile kullanmayan kişiyi temsil ediyor, azıcık da şaşkın bir tip. :) Ve tabii sürekli zor durumda kalıyor. 


Biraz da bölüm bölüm bakalım mı? Zaten 10 bölümcük, ortalama 20 dk. :)





1. Bölüm: Kazanmanın Yolları
Bu bölümde birçok şans oyununda ya da farklı müsabakalarda nasıl kazanacağınızı gösteren hileler var. Karnaval oyunlarından, lunaparkta peluş oyuncaklara, at yarışına kadar birçok yönle ele alınmış.
Şans oyunları oynuyor olsaydım at yarışı hilesini denerdim. :p 






2.Bölüm: Kişisel Güvenlik
Benim de  dikkat etmeye çalıştığım şeylerden biri bu, kişisel güvenlik. Kişisel bilgilerimizin nasıl çalınmaya çok müsait olduğundan ve hangi yollarla çalınabileceğinden bahseden bir bölüm. Bilgi hırsızlığı üzerine bir iddia üzerine kurulmuş bölüm, oldukça eğlenceliydi.




3.Bölüm: Doğadayken
İlgimi en çok çeken 2. konu başlığı bu. Doğada nasıl hayatta kalabiliriz, ufak ipuçları veren bir bölüm. Tabii kısa olduğu için sizi her türlü duruma karşı donanımlı hale getirmiyor ama işe yarar birkaç hile vardı. İdrarla ateş yakmaktan, kampınıza yılan girmesi durumu, sivrisineklerden korunma, yön bulma gibi. Bu tarz ünlü belgeseller gibi olaylar olaylar bir bölüm değil yani :) Yine de sevdiğim konu başlıklarından biriydi.  Zaten genel olarak bu belgesel için İnsan Doğaya Karşı'nın modern hayat versiyonu diyebiliriz. Ben doğada yaşam belgesellerini izlemeyi de seviyorum ^^







4.Bölüm: Hayat Kurtaran Hileler
Bir felaket durumunda evde mahsur kaldığınızı, yiyecek ve suyunuzun kısıtlı olduğunu, belki hiç olmadığını düşünün. Bu tarz durumlar için hileler içeriyor. Bu benim en sevdiğim bölümdü. Bu tarz şeyleri izlemeye bayılıyorum. Bu konuda bana program/belgesel önermekten lütfen çekinmeyiniz. 







5.Bölüm Dolandırıcılara Dikkat
Uyanık insanlar her yerde ve farklı hilelerle sizi kandırıp paranızı alabiliyorlar. Oto tamircilerden karaborsacılara, falcı ve medyumlara nasıl sizden daha fazla para kopardıklarından bahseden bir bölüm. Sahte paranın nasıl ayırt edileceği ve birinin size yalan söylediğini nasıl anlayabileceğinizle sonlanıyor.







6.Bölüm: Hırsızlar İfşa Oluyor

"İnsanların olduğu yerde suç da vardır. Araç hırsızlığından, soygunculuğa, yan kesiciliğe şehirde dolandırılmanın birçok yolu var," diyor Brain. Şehir içinde sahte vale stantlarından, dikkatinizi dağıtan numaralarla ya da takip edilerek soyulmanın ayrıntılarından bahsediyor. 






7.Bölüm: Restaurant Kurnazlıkları

Gıda sektörü her zaman sömürülmeye oldukça açık olan bir alan. Burada hem müşteri olarak nasıl avantaj kazanacağınız hem de restoranların müşterilere karşı ne tür uyanıklıklar peşinde olduğunu iki taraflı anlatan bir bölüm.





8.Bölüm: Tatil Hileleri
Özel günlerde, bayram tatillerinde neler yapılır, nasıl eğlenceli hale getirilirle ilgili ipuçları içeriyor. Kendinize bu özel günlerde nasıl partner bulacağınızdan bile bahsediyor. :)




9.Bölüm: Para Hileleri
Paranızı nasıl korur, nasıl birikim yapabilirsiniz? Nelerden tasarruf edebilirsiniz? Aslında nerelere boşuna para saçıyorsunuz? Tamamen para ve alışveriş üzerine bir bölüm







10.Bölüm: Yolculuk Numaraları

Hava alanlarındaki, güvenlik noktalarındaki hengameyi düşünün. Yolculuklarda ufak menfaatler elde etmek üzerine numaralar içeriyor. Bir ara fazla yüksekten uçup özel jetle nasıl uçabileceğiniz üzerine taktikler verse de onu es geçip bavul hazırlamak numaralarını alabiliriz. Ayrıca trafik, şeritlerde ve sıralarda nasıl daha hızlı akış sağlanacağı üzerine de bilgiler mevcut. Bonus olarak oteller ve otel kasalarının güvenliğiyle ilgileniyor.


Belgeselde bol bol bahisler, iddialar, kazanma çabaları var. Ara ara da mini testler oluyor. Sevdiğim şeylerden biri de buydu. Bolca zihinsel manipülasyon ve kurnazlık içeriyor. 

***

Ben zaman zaman daha uzun olmasını, daha fazla şey sunmasını istedim izlerken. Bazılarını not alsam, vay be cidden güzelmiş derken, bazılarının da asla işe yaramayacağını düşünüyorsunuz. Yine de izliyorsunuz. 





Ben severek izledim ve izlerken çok eğlendim. 

Bu tip belgesellerden hoşlanıyorsanız es geçmeyin derim. ^_^


Not: Bu belgeseli yayınlandıktan kısa süre sonra izlemiş olmama ve hakkında yazı yazmaya uzun zaman önce niyetlenmiş olmama rağmen maalesef ki anca düzenleyip yayınlayabiliyorum. Taslaklardan bir yazı daha eksilmiş oldu :) 
Sevgiler :* 



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

16 Mart 2017 Perşembe

Nedensiz Yere Hüzünlendiren Şarkılar / Gece & Uzun Yol Şarkılarım



Selamlar ^_^
Öylesine aklıma gelmiş bir yazı bu aslında.
Arada Bir Şarkıyla Aşk Yaşıyorum adında yazılar yazmışlığım vardı gerçi.

Hani bazı şarkılar vardır, bazen sözleriyle, bazen melodisiyle, bazen sizdeki anılarıyla uzun yolda  ya da sabahladığınız gecelerde dinlenmek için yazılmış gibidir.

Türkçe veya başka bir dilde ayırmaksızın, bende bu duyguyu oluşturan şarkılardan bahsedeyim dedim.

Bu ne yahu da diyebilirsiniz ya da denemiş olursunuz :)


Pilli Bebek - Fotoğraf

Bu şarkıyı daha önce blogda paylaşmıştım. Özellikle geceleri dinlemeyi sevdiğim bir şarkı. Beni alıp götürenlerden. 04.15 ile 04.30 arasını ayrı bir seviyorum.

Hem sözlerini hem müziğini çok seviyorum. Ama özellikle müziğini. Sözleriyle de sokaklardaki maceralarımızı hatırlatıp ayrı bir nostalji yaşattığı da bir gerçek.



Ai Otsuka - Planeterium (Hana Yori Dango OST)

Hana Yori Dango dizisini izlemiş miydiniz? Hani Kore versiyonu var: Boys Over Flowers. Diğer ülke versiyonlarını henüz izlemedim ama Hana Yori Dango'nun yeri apayrıdır bende ve tekrar tekrar izlesem de aynı duyguları aynı canlılıkla yaratan dizilerden biridir.
Müziklerini de severim. Hele ki Planeterium. Yolda, evde; gecei gündüz fark etmez; dinlediğim her an hüzünlendirir beni. Türkçe alt yazılı halini paylaşıyorum, sözlerini de çok severim. Çevirenlerin ellerine sağlık. :)


"Sayısız yıldızla dolu gökyüzü hala burada, sonsuza kadar.
Ağlamayacağım, çünkü seninle birlikte gördüğüm gökyüzü güzeldi."






Teoman - Ağır Kapı

Murathan Mungan şiirlerini severim. Teoman'la ilgili de ŞÖYLE bir yazı yazmıştım. Her şarkısını ezbere bilirim. Kısacası onun seslendirdiği bir Mungan şiirini de sevmem kaçınılmazdı zaten. Ama ben bu şarkıyı, çok, pek çok sevdim.

"Hangi meydan, hangi sokak buluşturur bizi,
Hangi yalan, hangi yasak karşılar bizi."

Harika değil mi? Ayrıca tam buradaki müziği de ayrı bir seviyorum.



Kalafina - Lacrimosa

Kuroshitsuji benim en sevdiğim animelerden biridir, belki de en sevdiğim. Bu şarkıyı da o anime sayesinde tanıdım. Çok uzun bir süre yolculuk şarkım buydu. Ayrıca bir manzaram vardı, karanlıkta o manzaraya bakarak dinlediğim çok olmuştur. Hayır, kimseyi dikizlemedim. :)
Girişini çok sevmekle birlikte 2.45- 3.15 arası gibi iniş çıkışlı yerlerini de sevmekteyim. Ya da 3.50- 04.00. Zaten Lacrimosa'nın Yasta, kederli, gözü yaşlı gibi bir anlamı var. Bir de bu şarkının ekürisi Gloria vardır, o da güzeldir. Güzel bir grup bence, Kagayakusoranoshijimaniha vs. de dinlenilebilir. Gothic havalarda, eski tarz kıyafetlerle çektikleri klipleri de aksiyon açısından yavan ama görsellik açısından iyidir.




Multitap - Ben Anlarım
Battaniyem şarkılarıyla tanıyıp, aaa ne tatlı grup demiştim. Ama favorim uzun zamandır bu şarkıları. 
Sözleri güzeldir. :) Dinlerim. 

Flört - Şakalar (Ama kötü şakalar diyen versiyonu, yenilenmiş iyi diyen hali değil), Leyla The Band - Yokluğunda gibi şarkılar da sayılabilir. Hatta upuzun bir liste de yapılabilir. Ama fazla uzatmak da istemiyorum. 

Sizi hüzünlendiren, alıp götüren, özellikle geceleri ya da uzun yolda dinlediğiniz şarkılarınız var mı? Önerirseniz seve seve dinlerim :)
Sevgiler :* 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

9 Mart 2017 Perşembe

CNR'A GİTMEDİM KONULU KİTAP ALIŞVERİŞİ

Selamlar, 
Açıldığından beri hiç kaçırmadan her sene gittiğim CNR Kitap Fuarı'na bu sene gitmedim. Bu sene Tüyap'a da gitmedim. Nedense fuarları çok seven benim hiç canım istemedi. Ama tam da CNR'a denk gelen dönemde Kitap Yurdu  ve Okuoku'dan kitap siparişi verdim. 

İlk olarak kitap yurdu siparişimle başlayayım. 



NTV Yayınları güzel çizgi romanlar basıyor. Agatha Christie gibi klasik polisiye çizgi romanlarına da el attıklarını biliyordum ancak Sherlock Holmes çıkarmış olduklarını bilmiyordum. Geçenlerde canlarım Fighting & Evil'in Dünyası blogunun sahibeleri Esram ve Kübram bana çizgi roman serisinin ilk kitabı Kızıl Dosya'yı hediye ettiler. Ne kadar şaşırıp sevindiğimi varın siz düşünün. Ben de serinin geri kalan çizgi romanlarını almaya karar vermiştim ve bu siparişimde de bu üçlüyü aldım. *_*


Sonuç çok hoş bir şey oldu +_+ 


Oyun serisi de olan The Witcher kitaplarını okumayı zaten çok istiyordum. Basıldığına o kadar seviniyorum ki. Oynamak dışında okumanın daha bir güzel olacağına dair bir his var içimde. 


Yahu ne kadar tatlı görünen ve isimlendirilen bir seridir bu Artemis! ^_^
Bir süredir almak istediğim bir kitaptı bu. Yanılmıyorsam bir ana bir yan serisi bulunuyor. İlk kitabı aldım. 


Serilerin sıralamasını da merak edenler için bu resmi buraya bırakıyorum. 


Shakespeare ya da klasikleşmiş yazar&karakterlerle ilgili güncel kurguları, zaman yolculuğu hikayelerine bir çekim duyduğum gerçek. :) 
Bu kitap da zaman yolculuğuyla geçmişe giden oyuncu kızımızın bir papaz olan Shakespeare'i baştan çıkarmaya çalışmasını anlatıyormuş. 


Tesadüfen görüp konusunu beğendiğim için almıştım. Çok ilgi çekici bir konusu var. Bakalım beğenecek miyim?


Her fuara gidişimde illa ki Nemesis'ten bolca alışveriş yapardım. Bu kez eksik olmasın değil mi? :) 
Bu kitapları bir önceki fuarlarda alamamıştım. İyi oldu bence. 


Kitap yurdu alışverişimi toplu halde gösterdikten sonra geçiyorum Okuoku alışverişime. 



Aslında bu alışverişin yegane amacı 9.90 indirimine giren Uzak Yıldızlar'dı. Seriden eksik kitabım kalmamış oldu. 


Aşk Peşinde Bir Yıl yine görüp konusunu beğendiğim için aldığım kitaplardan biriydi. Hiç aklımda yoktu. Annesinin vefatından sonra 1 yıl içerisinde çocukken yaptığı ölmeden yapılacaklar listesini gerçekleştirmesi gereken bir kadının hikayesini anlatıyor. 

Tearling Kraliçesi ise henüz ülkemizde yayınlanmadan gözüme kestirdiğim kitaplardan biriydi. Ama bizdeki kapağını hiç sevmedim. Yurt dışı kapağıyla aşk yaşıyordum açıkçası. 


Orijinal kapak buydu. Ben oradan buradan resim çalıp çırpmayayım dedim ama ciltli baskıyla bu kapak harika durmuş, yandan görünüşü de çok güzeldi. Bunun yanında bizdeki maalesef hayal kırıklığı oldu. Yine de okumak istediğim için aldım. 


Dex'ten de seri devamlarımı aldım. Oyuncu, Sağdıç'a göre çok daha kalındı, şaşırdım. 



Aşk Ve Gurur da Okuoku'nun hediyesiydi. Geçen sefer de Lady Chatterley'in Aşığı'nı göndermişlerdi sağolsunlar. Martı Yayınları'nın yeni ciltli baskılarına yer açmak için mi bilemedim ama ben o yeni baskıları hiç beğenmedim. Martı'yı severim ama olmamış :/
Ama hediyem ve sunumu çok hoş ^_^
Teşekkürler Okuoku.


Okuoku alışverişim ise bu şekildeydi. 


Aldığım tüm kitapları da burada toplucana görebilirsiniz. 
Sizin bu kitaplar içerisinde okumak istedikleriniz, merak ettikleriniz var mı?
Sevgiler:*

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!