4 Mart 2018 Pazar

Sinema ve Ben // MİM


Merhabalar,
Bu mimi yapmayan bir tek ben kalmış olabilirim belki ama Gezegenin Sihri blogundan İrem sağolsun sıra bende. :) Gölgelerin gücü adına! 
1) Sinemada izlediğin ilk film? 
Henüz 10 yaşındayken ilkokul öğretmenimiz sağolsun bizi Atatürk'ün hayatını anlatan bir filme götürmüştü. Sinema salonu epey büyülü görünmüştü bana. :) Filmden aklımda kalan en çarpıcı sahne Kubilay'ın şehit edildiği sahneydi, nasıl içime işlediyse hala hatırlarım. :(
2) Film en güzel ......'de/a izlenir.
Evde film izlemeyi daha çok seviyorum. Pijama, koltuk, atıştırmalık üçlüsüyle çok keyifli oluyor. Atıştırmalık şart değil, her zaman aramam. Bu devirde maazallah mısır patlatırken ev yakanlar var. :) Kısaca rahatlık ararım. %70 ev, %30 sinema diyelim.  
3)Film izlerken olmazsa olmazların var mı? Varsa nelerdir?
Yukarıda biraz bahsettim aslında. Rahatlığı seviyorum. Kışın yorgan altında kışa uygun atıştırmalıklarla mısır, kakaolu süt gibi; yazın sereserpe bir şekilde dondurma veya buzlu kahveyle... İlla atıştıracak bir şey olması şart değil, güzel bir film olsun yeter. :) 
4) Tek başına mı, kalabalık mı? 
Kalabalıktan kasıt kafa dengi insanlar ise %50 - %50 diyebiliriz. Tek başıma izlemeyi de severim, kalabalıkla goygoy yaparak izlemeyi de severim. :) 
5) Mısır mı, cips mi?
MISIR! 
6) İki boyutlu mu, üç boyutlu mu? 
Benim hiç üç boyutum olmadı. :( 

7) AVM sineması mı, sokak sineması mı?

Avm'lere arada mecburen gitsem de onları pek sevdiğim söylenemez. Ama sinema konusunda ikisi arasında çok bir fark görmedim. Aslında ben eski usul yazlık sinemayı denemek isterim. ♡ 

8) Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi, yorumlarını okumak mı?

Fragmanı izlemeyi tercih ederim. Çok muallakta kalırsam yorumlara bakarım ama spoiler yeme korkusundan pek de yaklaşılmıyor.

~~☆~~

Mim yapmayı özlemişim. Şu an bu yazıyı okuyan herkes davetlimdir. 
Sevgiler :* 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

31 Ağustos 2017 Perşembe

MİM: İşte Bütün Mesele Bu


Merhabalar,

Mim yapmayı pek bir seviyorum, mamafih mimlendikten sonra unutup gidiyorum. Bu yüzden kendime çok kızıyorum. O nedenle mimlenir mimlenmez hemen taslağa atmaya çalışacağım ki unutmayayım. 

Bu ise 
Blue Things'in oluştuğu bir mim.  Sağ olsun beni de mimlemiş. ^_^


Blog dünyasını bir apartman gibi düşünerek sorulara cevap veriyoruz. 
Ancak benim çoook geniş bir çevrem yok bu camiada. Hele de özelden yazıştıklarım iki elin parmaklarını geçmeyeceği için diğer arkadaşların yaptığı kadar dolu dolu olmayacağını şimdiden öngörüyorum. Yine de ortaya ne çıkacak ben de merak ediyorum. 

1-) Bu apartmanın başkanı kim?

Bizim başkanımız yok. Hepimiz eşit derecede söz hakkına sahibiz sanırım. Bu soruyu bu şekilde cevaplama nedenim aklımda kimsenin adının yanmaması da olabilir tabi. :)

2-) Apartmanın kütüphanecileri?

Kütüphanesi en geniş kişiler kimler diye düşünüyorum da hepimiz kendi aramızda yer azlığından ve kitap çokluğundan bahsediyoruz. Çünkü benim çevrem hep kitap blogu :) 

3-) Apartmanın en tatlı anneleri?


Hem bir kitapsever, hem bir anne; bir zamanların Okuma Sean blogunun sahibesi geldi hemen aklıma. Keşke yazmaya devam etse. :*

Aklıma gelen ikinci isim ise tanıyalı çok uzun zaman olmamana rağmen Dağınık Anne oldu. :)



4-) Sohbeti en tatlı olanlar?

Elbette en yakın olduğum Kitap Tutkusu, One Better Day, Fighting Blog, Evilin Dünya, Okuma Sean bu listenin başında geliyor. 
Aklıma gelen diğer isimleri bir sonraki maddeler için düşündüğümden eklemiyorum. 

5-) Her şey hakkında yazanlar?


Her şey hakkında yazan ve yazmaya devam etmesini istediğim One Better Day -_-

6-) Bu apartmanın en bakımlıları?

Ne kadar da hiç makyaj/kozmetik blogu takip etmeyen bir kız demişler :/

7-) Önerilerine çok güvendiğiniz komşular?


Madde 4'te saydıklarım dışında elbette ki Büyülü Ayraç ^_^

Tam bir tatlı kıs ve zevklerimiz çoğu konuda örtüşüyor. 

8-) "Öykü dinlemeye, kahve içmeye giderim." dediğiniz komşular?



Belle'nin Kütüphanesi'ne giderdim. Kendisiyle vikitap'ta tam bu şekilde konuşmalarımız vardı :)
Bir de bende hep bıcır bıcır bir insan izlenimi uyandıran, sevilesi Kuzey Işıkları var. <3

9-) Yeni taşınsa da, çok samimi olan ve alıştığınız komşular?

Beni mimleyen Blue Things ve Kitabın DNA'sı ile yeni yeni tanışıyor sayılırız ancak çok şirin olduklarını düşünüyorum. :)


10-) Bu apartmanın sağlıkla çok ilgilenenleri, bu konuda yazanları?


Yine aklıma kimsenin gelmediği bir kategori :/


11-) Anime delisi olan komşun?

Aslında buradaki birçok kategoriye girebilecek olsa da buraya sakladığım sevgili Bir Otakunun Dünyası ^^

12-) Kendine en çok benzettiğin ve koşulsuz şartsız en sevdiklerinden olan komşuların?


Buraya bir sürü kişi yazabilirim. Onlar kendilerini biliyorlar. :*


Böylece bir mimin daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Mimleyenin eli dert görmesin ve de canı çeken herkesin yapması dileğiyle. <3 




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

2 Mart 2017 Perşembe

MİM: Uyarlamaca



Merhabalar :)
Belle'nin Kütüphanesi beni mimlemiş, sağolsun. Mersilerden bir demet :* 

Ne zamandır mim yapmıyordum, iyi oldu bence ^_^




 1- Uyarlama dizi/film seyretmeyi sever misiniz? Ne sıklıkta uyarlama dizi film seyredersiniz?




Okuduğum bir kitabın dizisini/filmini izlemek konusunda pek heves duymuyorum. Ya hiç izlemiyorum ya da aradan uzun bir zaman geçtikten sonra izliyorum. İstisnası pek nadirdir. 





 2)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz uyarlama film hangisiydi? Cevabı neye göre verdiniz?



 Bu zamana kadar yanlış hatırlamıyorsam kitabını okuduğum sadece 2 uyarlama filmden sonra iyiymiş dedim kendi kendime. 

Bunlardan biri Zülfü Livaneli'nin Mutluluk kitabıydı, diğeriyse enteresan ama Açlık Oyunları serisi. Enteresan çünkü okurların genelde filmi sevmediklerini biliyorum. 
Cevabı neye göre verdiğime gelince Mutluluk için yazarın boğulduğu dehlizlerde boğulmadan tek mesajla ilerlemesi ve daha beklenilesi bir sonla bitmesi derim. Açlık Oyunları için ise kitaba olabildiğince sadık kalmasını öne sürebilirim. 



 3)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz, uyarlamayı yapanlara "neden yaptınız bunu neden?" diye sorduracak uyarlama film hangisiydi? Neden böyle düşünüyorsunuz?

 Aklıma ilk olarak Ölümcül Oyuncaklar serisinin ilk filmi geldi. Sadece biraz ileri sarıp göz gezdirerek bile kasvetli havasını, oyunculuğu ve muhtemelen hiçbir şeyini sevmediğimi fark ettim. Bu yüzden izlemeye tahammül edemedim zaten. Belki bir gün izlemeyi yeniden denerim. 

Diğer aklıma gelen film ise Grinin Elli Tonu oldu. ŞURADA bir şeyler yazmıştım zaten o yüzden çok üzerinde durmayacağım. Ama kitabı okuyan birinin filmi beğenme ihtimalinin çok düşük olduğunu düşünüyorum. 


 4)Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz dizi uyarlaması hangisiydi? Neden?

 Poldark canlandı gözümün önünde. Oradan yürüyeyim. Gerçi Poldark'ın ilk olarak dizisiyle başlamıştım, kitabı daha sonra çevrildi ülkemizde. 
My Mad Fat Diary dizisinin de kitabından daha başarılı olduğunu düşünüyorum.
True Blood da zaman zaman eleştirsem de takip ettiğim dizilerden biriydi. 
Sherlock'a hiç girmiyorum :D  
Kitabının yerini asla asla tutacağına inanmasam da Aydan Şener'li 6 bölümlük Çalıkuşu dizisi de güzeldi bence. 


 5)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz uyarlama diziyi nedenleri ile birlikte söyler misiniz? 



The Vampire Diaries -_- 

Hatta hem kitabının hem dizisinin hayal kırıklığı olduğunu düşünüyorum. 
Hakkını yemeyeyim dizi yine kitaplardan bir nebze daha iyi. Ancak ben 2 sezondan sonra izlemek istememiştim, kuzenimle başladığımız için onun zoruyla 4. sezonu bitirmiştim. Sonra yüzüne bakmadım. Sırf bir şeyleri yarım bırakmayı sevmiyorum diye bir gün bitirmeye çalışır mıyım acaba? -_-

 6)Diziye veya filme uyarlansa çok güzel olurdu, kesin izlerdim, uyarlanmasını isterdim dediğiniz bir kitap var mı?

Bu soruyu biraz düşündüm. Aklıma aslında birçok kitap geldi ama onların başarısının dilinde olduğunu düşündüğüm için hemencecik aklımdan çıkardım. 
Dönem kitaplarını seviyorum ve görsel olarak izlediğimde de bana hitap edeceğini düşünüyorum. O yüzden Historical Romance serilerim film/dizi olsa güzel olur diye düşündüm bir an. Bir Brenda Joyce kitaplarını, ne bileyim Sarah Maclean, Elizabeth Hoyt, Julia Quinn kitaplarını izlemek hoşuma giderdi sanırım. Bu cevabı vermemdeki neden, bu satıraları yazarken hemen sağ tarafımda Tarihi Aşk Romanlarımın olduğu kitaplığın bulunuyor olması olamaz, değil mi? :) 

*********

Sevgili Belle'e beni mimlediği için tekrar teşekkür ediyorum ^_^ 
Cevaplarken eğlendim ve tamamen o an aklıma gelen cevapları verdim. 

Ben de;
Kitap Tutkusu, One Better Day, Fighting! Blog, Evil'in Dünyası, Büyülü Ayraç, Bir Hayalperestin Kütüphanesi başta olmak üzere mimi gözüne kestiren herkesi davet ediyorum. :) 

Sevgiler :*

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

8 Eylül 2016 Perşembe

MİM: Bu Yazın En'leri


Merhabalar, 
Canım blog ikizim Kitap Tutkusu ve tatlı kıs Büyülü Ayraç beni bu mime davet etmişler. Sağolsunlar, varolsunlar :* 
Mim resmini benim için çeken One Better Day'e öpücükler :*

Son zamanlarda çok fazla kitap okuyamadığımın farkındayım, aksilikler, olaylar, yoğunluklar yakamı bırakmıyor. Ama son haftalarda güzel kitaplar okuyabildim en azından teselli olarak. 

O yüzden bu mime kısıtlı bir çerçeveden yanıt verebileceğim maalesef. 

1) Bu yaz okuduğun en güzel kitap: Taştan Kalp - Jill Marie Landis. Atmosferini sevdiğim kitaplardan biri oldu. İlk fırsatta  bloga yorumunu da gireceğim. 

2) Bu yaz keşfedip okuduğun en güzel kitap: Tam olarak yazın mı keşfettim emin değilim ama Hayatta Kalma Rehberi - Hugh McManners. Survivor olaylarını çok sevdiğim için bu kitabı da çok zevk alarak okudum. 

3) Bu yaz okuduğun ve sana en büyük hayal kırıklığını yaşatan kitap: Bu yaz çok büyük hayal kırıklığına uğratan bir kitap okumadım ama Harika S.rt.k - Christina Lauren kitabını çok hevesle beklediğim için sanırım beklediğim kadar sevmedim. Yine güzeldi ama beklentimin aşağısında kaldı. 

4) Bu yaz izlediğin en güzel film: Film sorularına cevap verme konusunda hiç iyi değilim. Ama bu yaz uzun zamandan sonra Kore dizilerime döndüm. W Two Worlds izlemeye başladım ve çok beğendim izlediğim kadarını. 

5) Bu yaz dinlediğin en güzel şarkı: Son zamanlarda takıldığım ve günde 500 kez dinlediğim şarkıyı buraya yazsam blogdan toplu ayrılmalar olacağını düşünüyorum. :) Verecek havalı bir cevabım yok şimdilik. :)

6) Bu yazı bir kelime ile tarif et:  İşkence. :/ Bu yaz bana işkence gibi geldi, moralim hep düşüktü. :/ Olaylar olaylar.

Bir mimin daha sonuna geldik. Mim yazıları yazmayı seviyorum ^_^
Umarım siz de okurken keyif almışsınızdır. 
Ben de One Better Day'i, biriciğim Fighting! Blogundan Esramı ve Evil'in Dünyası'nı mimliyorum. Ayrıca ne güzel bir mimmiş bu, keşke benim de olsa diyen herkesi de. 
Sevgiler :* 

 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

25 Haziran 2016 Cumartesi

Güney Kore: Sevmediğim Çiftler

Merhabalar, 
Aslında bu yazıyı blog ikizim Kitap Tutkusu  kişisel bir yazı olarak yazmıştı, sonrasında mim olarak herkes yapabilir demişti, ben de mim olarak addedip yapayım dedim. Zira konu çok güzel ^^  Ben de şöyle bir düşünürken ilk aklıma gelenleri seçtim. Sevmediğim çiftlerden ziyade dizi, filmlerde yakıştıramadığım çiftler diyeyim. 


Boys Over Flowers 
Bu dizi annemin çok sevdiği dizilerden biridir, malum Lee Min Ho :) Benim içinse ortalama bir diziydi. Geum Jan Di ses tonunu pek sevemesem de (sonra eskaza TRT okuldaki seslendirmesine denk gelip şükretmiştim) aman aman nefret ettiğim bir karakter değildi ama Gu Jun Pyo ile oldum olası yakıştıramamıştım. Bunun nedeni Jan Di'nin Gu Jun Pyo yanında fazla çocuksu, çığırtkan ve ufak tefek kalması olabilir, emin değilim. Zaten bu dizinin varyasyonları içinde favorim her daim Hana Yori Dango olarak kalacaktır.


Flower Boy Next Door
Bu dizi ikizimin listesinde de vardı. Bu diziyi temelde sevme nedenim Park Shin Hye'nin yani dizideki adıyla Go Dok Mi'nin  içine kapanık, kendini dış dünyadan tamamen soyutlamış dünyasını izlemekten hoşlanmış olmamdı. Enrique ile Go Dok Mi taban tabana zıttılar, somurtuk Dok Mi'nin karşısında sürekli 32 dişiyle gülen Enrique. Pek yakıştıramamıştım. Ama karakterden hoşlanmadığımdan değil. Bir de sevdiğim kısımlardan biri Enrique'nin Dok Mi'yi gerçek hayata çıkarmaya çalıştığı kısımlardı. Yine de çift olarak yakıştırdığımı söyleyemem. Sanki sevgiliden çok yakın arkadaş gibiydiler. Bir de eminim bir çoğunuz benim gibi Dok Mi'nin webtoon yazarı çocukla olmasını istemiştir, buna inanmak istiyorum. :)



Flower Boy Ramyun Shop
Bu dizinin ilk birkaç bölümünde gerçekten çok gülmüştüm. Sonra nedense biraz saçmaladı ve boş bir dizi olarak bitti. Yalnızca zaman öldürdüklerimden oldu yani. Kızımız Yang Eun Bi ile  oğlumuz Cha Chi Soo'yu ise maalesef yakıştıramamıştım. Ama esas kızımızın hayal kurduğu kısımlar oldukça eğlenceliydi. Bu dizide de ikinci erkeği daha çok sevmiştim. 





Nail Shop Paris
Bu dizinin ahım şahım bir dizi olmadığını biliyordum izlemeye başlarken. Thunder yüzünden izlemiştim. Zaten 10 bölümlük kısa bir diziydi. Buradaki sorun esas kızımız Yeoju'yu esas oğlana yakıştıramamaktan ziyade kadın oyuncu olarak diziye yakıştıramamış olmam. o.O Erkek halleri çok iyiydi ama ne zaman ki kadın rolüyle ortaya çıkıyordu, iste o zaman nedense yadırgıyor, sevemiyordum. Ama yazarlıkla ilgili kısımları ve kurgu hayalleri çok eğlenceliydi. 



100 Days With Mr. Arrogant
Yazıya bir de film koyayım dedim. İlk izlediğim Kore filmi yanlış hatırlamıyorsam buydu. Ha Ji Won'a bayılmam ama iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum ve bolca rol aldığı yapım izlemişliğim var. Bu filmde daha genç, hatta neredeyse çocuk bir Ha Ji Won görüyoruz. Ama bu filmde Kim Jae Won'un da parladığı zamanlar olmasa da yakıştıramamıştım. 

Benden şimdilik bu kadar. Dediğim gibi düşünürken aklıma ilk gelen dizi/fimleri tercih ettim. Bu yazıyı bir mime çevirelim bence diyor ve Fighting! blogunun sahibesi V. Esra'mı, Evil'in Dünyası blogunun sahibesi Ü.V. Kübra'mı, bu aralar biraz boşlamış olsa da canım One Better Day'i ve yapmak isteyen herkesi davet ediyorum. Yazarsanız seve seve okurum, lütfen haberdar edin.
Sevgiler. :*


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

24 Nisan 2016 Pazar

MİM / Yak, Yeniden Yaz, Tekrar Oku


Merhabalar,
Belle'nin Kütüphanesi beni bu mime etiketlemiş. Sağolsun, var olsun :) 
Ben de vakit kaybetmeden yapayım dedim çünkü üzerinden vakit geçince unutuyorum. :( 

Kurallarımız şöyle:

Okumuş olduğunuz kitaplardan üç tanesini rastgele seçin.

Bunlardan birini yakmayı, birini yeniden yazmayı, birini de tekrar okumayı tercih edin.

Bunu (en az) üç tur tekrarlayın.

P.S: Bu benim için çok zor olacak gibi görünüyor. Kitap yarım bırakamazken bir de yakmak :O
O yüzden en azından kurbanları kendim seçmeyeyim dedim ve blogda son yorumladığım 12 kitabı seçtim. 


1. TUR 


Yak: So Ji Sub'un Yolu
İlk elden üzülmeye başladım işte. Yaktım caanım kitabı. Severek okuduğum bir gezi kitabıydı halbuki. Bence düzeltmeye ihtiyacı yoktu. Güzel bir kitaptı ama kendisini nasılsa ekranda da izleyebiliyoruz. Hoşça kal So Ji Sub :(

Yeniden Yaz: SevgilimiBuldum.Com
Christine Bell çok sevmeme rağmen bu kitabın ona yakışmadığını düşünüyorum. Okuduklarım içinde en kötü kitap buydu. Aslında kolayca yakabilirdim. Ama Christine Bell hatrına Cat'e düzgün bir kitap yazmak gerektiğini düşünüyorum. 

Tekrar Oku: Teslimiyet
Bu kitabı çok sevmiştim. Seve seve tekrar okurum ^_^

2. TUR 


Yak: Kiralık Sevgili
Aslında bu SevgilimiBuldum.com'dan çok çok daha iyi bir kitaptı ama iki kişilik bir kitap olması üzücüydü. Düzeltmeye çalışmaktansa yakmayı seçtim :( Elveda. 

Yeniden Yaz: Yatağımdaki Serseri
 Jarrett'ın kitabından çok daha büyük umutlarım vardı. Güzel bir kitaptı ama yeniden yazsak mükemmel olabilir ^_^

Tekrar Oku: Tatlı Hesaplaşma
Serinin aksiyon olarak son kitabı çok güzeldi, çok sevmiştim bu kitabı. Kai'nin gözünden bir kitap daha olacak ama ekşın kısmı bitti. Seve seve tekrar okurum ^_^

3. TUR



Yak: Mimkinatı Yok
Mimkinatı yok bu 3 kitaptan birini yakamam. İstemeyin yapamam :( 

Yeniden Yaz: Üçü birden olabilir
Bu kitapların üçünü birden yeniden yazabiliriz. Karanlıkta çok sevmiştim ama minicik bir kitaptı. Aşka Tutunan Kalplerde görmek istediğim birkaç şey vardı. Yedi Gece'den bir şeyler çıkarılabilir, bir şeyler eklenebilirdi.

Yeniden Oku: Üçü birden olabilir
Karanlıkta'nın cazibesi kısa olmasındaydı belki de. O minnacık kitaba bile dolu şey sığdırılmıştı. Marie Force ve Anna Campbell çok sevdiğim yazarlar. Bunlar da keyifle yeniden okunabilir. 

4. TUR 


Yak: Rüyalar Gerçek Olsa
Colin'in kitabından beklentilerim yüksekti ama hiç beklediğim gibi olmadı bu kitap. Sevmediğim birçok yönü vardı, yine de iyiydi :) Hoşça kal Colin :/

Yeniden Yaz: Çarşambaya Kadar Eşim Ol
Bu kitabı severek okumuştum. Belki birkaç ayrıntı üzerinde oynanabilir. 

Yeniden Oku: Son Söz Aşkın
Bu kitabı bir değil on kere yeniden okuyabilirim, öyle seviyorum. Ki muhtemelen okuyacağım da. 

Beni mimleyen Belle'nin Kütüphanesine teşekkür ederek One Better Day'i, Fighting Blogunu, Evil'in Dünyası'nı, Büyülü Ayraç'ı mimliyorum. 
Biraz da siz kıvranın diyorum -_- 
Böyle de kötü bir insanım. 

Sevgiler :*


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

13 Mart 2016 Pazar

MİM: Kişisel Blog Yazarları Ne Düşünüyor?


Merhabalar,
Fighting! blogu canlarım beni bu mime etiketlemişler. Sıkı bir şekilde çalıştığım şu anda ufak bir mim yaparak ara vereyim dedim. Teşekkürler ediyorum ve bloguma dair kişisel sorulara geçiyorum :) 

1-Yakın çevrenizde ki insanlara blogunuzdan söz ediyor musunuz?
Hayır! Elimden geldiğince anonim kalmaya çalışıyorum. Genelde blog yazdığımı çok yakınlarım biliyor. Ailem ve yakın arkadaşlarım. Ailem de zaten girip okumuyor. :p
2-Neden blog yazıyorsunuz?

Blogda bundan birkaç kez bahsetmiştim. Etrafımda kitap okuyan hiç kimse yoktu ve ben yine de insanları esir alıp saatlerce kitaplardan bahsederdim :p Blog yazmaya hem bu sevgimi paylaşmak, hem de kişisel bir arşiv tutmak için başladım.
3-İlk yazınız ile son yazınız arasında nasıl bir fark var?

İlk yazım Beyaz Dizi'ler üzerineydi. Aslından bir sene öncesinde blogcu üzerinden (blogcu ne alakaysa -_-) aynı isimle bir blog açtım ve sadece tek bir yazı yazdım ve bir daha yüzüne bakmadım. Blogcuyu sevmemiştim. Tam bir sene sonra blogspotta tekrar blog açtım, eski blogum kişisel olacakken bu blogun kitap blogu olmasına karar vermiştim. Gerçi bu blogda da dolu kişisel yazı bulabilirsiniz. 
Asıl soruya gelirsek çok büyük farklar olduğunu düşünmüyorum. Tabii insan yazdıkça gelişiyor, bunu da inkar edemeyiz. 

4-Blog yazmak normal yaşantınıza ne kattı?

Çok güzel insanlarla tanıştım, bir o kadar kötüleriyle de karşılaştım. Elimden geldiğince kendi halimde kalmaya çalışsam da farklı tür birçok insanla karşılaşabiliyorsunuz. 
Hem blog üzerinden hem özelden rahatça kitapları seven insanlarla kitaplar hakkında konuşabiliyorum, bu da güzel bir şey.
Onun dışında ben hâlâ benim. 
Ama yazmak ve içimi dökmek inanılmaz güzel bir şey!
5-Yakın arkadaşlarınıza blog yazmalarını önerir misiniz?

Başlarda çok önerdim, ama blog yazmaya başlayanlar olsa da düzenli bir şekilde devam ettiren pek kimse olmadı.
6-  Hangi kaynaklardan ilham alıyorsunuz?

İlham kısmını anladığım gibi cevaDekkoayım, blogda kitaplar, dizi/filmler hakkında çokça yazıyorum (ilham sayılıyor mu?), ayrıca hobilerime ve sevdiğim şeylere dair yazılar da yazıyorum (burada ilham kendim oluyorum sanırım). Bana dair ne varsa, blogda da o var.

7-Diğer blog sahipleri ile iyi iletişim kurabiliyor musunuz?

Okuyan Kızlar Kulübü kızlarıyla zaten 7 gün/24 saat iletişimdeyim :p 
İyi iletişim kurduğumuza inandığım bloggerlar elbette var ^_^
Onun dışında kendimi çok fazla ortalara attığım söylenemez. 
8-Şikayetçi olduğunuz konular var mı?

Neye dair şikayet? Blogger'ın kendine mi? Blogculara mı? 
Blogger arada kafayı yese de memnunum. 
Blog yazarlarına dair hoşlanmadığım tek şey uyarı vermeden lap diye spoiler veren insanlar.
Blog kişisel bir alan elbette ama sosyal medyada ya da önünüze kolayca düşecek kaçamayacağınız yerlerde devasa spoiler yazılmasından hiç ama hiç hazzetmiyorum.
Yoksa takibi bırakırsınız olur biter, ki ben de öyle yapıyorum.  

İşte blog dünyasına karşı böyle bir bakış açım var, siz neler düşünüyorsunuz?

Mimlediklerime gelince Fighting! yine benim etiketleyeceğim herkesi etiketlediği için -_- tek tek isim sunamıyorum :p 
O yüzden mimi gözüne kestiren herkes yapabilir :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

26 Şubat 2016 Cuma

Mim: Nihayet Güney Kore Hakkında Bir Mim ^^



Bazen mimleri, tagleri unutuyorum :( 
Kendime çok kızıyorum. 
Sonra aaa ben bunu yapacaktım diyorum da aklım başıma geliyor. 
Fighting Blog'una bu mime beni etiketlemesi için tehditte bulunmuşken aklımdan çıkmış gitmiş. :( 
Şimdi neden aklıma geldi hiç bilmiyorum ama eninde sonunda mimlendiğim şeyleri yapıyorum. Arada gözden kaçanlar varsa lütfen hatırlatın. ^^

Bu mimse Güney Kore hakkında yehuuuu! 

Haydi bekletmeden sorular gelsin! 


İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumunuz?

Kore dizisi izlemeye yıllar önce TRT sayesinde başlayanlardanım. İlk Kore dizim Denizler İmpratoru'ydu muhtemelen ama pek bir gençtim, bir kaç sahne dışında hiç hatırlamıyorum diziyi. O yüzden offical :p olarak ilk Kore dizim Saraydaki Mücevher'di (Dae Jang Geum). Ki şu sene olmuş, diziyi hâlâ hatırlıyordum, geçen sene annemle tekrar izledik, nostalji yaptık. Çok severek izlemiştim. Sarayın İncisi kadar olmasa da :) 

İlk oppanız, unniniz?

Kızlarla arada kendi aramızda şakalaşmalarımız hariç oppa, unni muhabbetine giren biri değilim. Zaten bu muhabbetleri de çok sonradan öğrendim. :) Ha ilk dikkatinizi çeken erkek oyuncu diye sorarsanız ilk izlediğim diziden ötürü Ji Jin Hee derim. Ki yıllar sonra izlediğim Sarayın İncisi'nde (Dong Yi) çok çok daha beğenmiştim kendisini. Ki Sarayın İncisi'ndeki partneri Han Hyo Joo'yu Saraydaki Mücevher'deki  Lee Young-ae'den daha fazla severim. 

OST'unu en beğendiğiniz dizi?

OST dinlemeyi çok seviyorum, o kadar çok seviyorum ki... Ki sadece Kore dizileri için geçerli değil bu, Animeler ve diğer sevdiğim dizi/film'ler de dahil. Sarayın İncisi'nin bir tarihi diziye göre güzel müzikleri vardı. En çok A Gentleman's Dignity'nin müziklerini seviyorum. City Hunter'ın da müzikleri güzeldi, Masters Sun'da da güzel parçalar vardı. Queen In Hyun's Man'in parçaları çok duygusal-romantik'ti. Kısaca izlediğim her diziden illa bir iki parça kaparım. :D 



Oyunculuğunu en çok beğendiğiniz Koreli Aktör ve Aktrisler?

Jang Dong-gun *_* 
Yenilerden de Lee Joon ve Yoon Doo Joon'un iyi gittiğini düşünüyorum. ^_^ 
Park Yoo Chun, Kim Woo Bin, Jae Joong, Hyun Bin, Kim Woo Bin, Jang Geun Suk, Lee Hong Ki, Song Joong Ki, Seo In Guk gibi isimleri de izlemeyi seviyorum.
Annemse Lee Min Ho'ya bayılıyor -_- 

Aktrislerden Kim Ha-neul'u seviyorum. 
Yoo In na'yı da şirin buluyorum. 
Ha Ji Won'u izlememe rağmen bir türlü ısınamıyorum. 

İlk izlediğiniz Anime, ilk izlediğiniz Kore filmi?

İlk animem Pokemon ve Şeker Kız Candy :D 
Çocukken çizgi film niyetine izliyorduk tabii. 
Resmi olarak ilk animem yanlış hatırlamıyorsam: Skip Beat :D
Mangasından seriye devam etmiş olduğum doğrudur. -_-

İlk Kore filmim ise Bay Kibirli ile 100 gün. Ve evet yine Ha Ji Won -_- Sonra da Bir Milyoner'in ilk Aşkı'nı izlemiştim diye hatırlıyorum. Normalde özel bir şey olmadıkça ilk ne yaptım ne ettim hatırlamam da :D

 

En son izlediğiniz Kore dizisi?

Annemle en son bir türlü izleyemediğimiz Love Rain'in ortasındayız. Ancak benim iş durumları yüzünden seanslarımıza ara verdiğimiz için yarım kaldı. O bitince Oh My Venüs'e başlayacağımızı umuyorum. 

İlk izlediğiniz tarihi dizi?

Bakınız ilk soru :) Ama en sevdiğimi sorarsanız Sarayın İncisi. Empress Ki'yi bir türlü izleyemedim ya, dertliyim. 



Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

İzlediğim dizilerin hem bir defterde, hem bilgisayarda listesini tutuyorum ^_^ Bir sürü dizi izledim, net rakam versem mi? :p
Ama son yarım/bir yıldır doğru dürüst bir şey izleyemiyorum. O yüzden moraller bozuk :( 
Ve onlarca dizi içinde değişmeyen bir numaram: A Gentleman's Dignity. *_* 
Sarayın İncisi'nden elli kere bahsettim zaten, Lets Eat serisini de seviyorum. Masters Sun güzeldi. Queen In Hyun's Man'in yeri ayrı. The Rooftop Prince'in ilk bölümlerinde gülme krizlerine, sonra sinir krizlerine girmiştim -_- Reply 1997 bambaşkaydı. ^^ Sungkyunkwan Scandal çok şirindi. Gu Family Book gumiholar üzerineydi, bayılarak izlemiştim. Flower Boy serisini de seviyorum. Bu arada Flower Boy Next Door'da Park Shin Hye'nin rolünde kendimi buluyorum :D Beautiful Man abimin favorisi. Lee Min Ho'nun tüm dizileri annemin favorisi, ama o özellikle BOF ve City Hunter seviyor. Ki bence de LMH'nin en iyi dizisi City Hunter'dı, bir de Personal Taste. Bırakırsanız böyle gideceğim :D Zaten bir türlü niyet ettiğim Kore dizisi yorumlamaya başlayamadım, o yüzden hevesimi  böyle alıyorum :D 

Sıkıldığınız diziler?

Çok çok sıkıldığım, yeter yarım bırakalım dediğim çok fazla dizi olmadı, ağlaya inleye de olsa bitirdik ama bazılarını diğerlerine nazaran daha az sevdiğimiz bir gerçek. Örneğin Flower Boy serisini sevsem de Ramyun Shop'un ortalarında annem çok sıkıldı, ben de biraz sıkıldım, neyse ki bağlandı bitti :) Ama yine de severim ben o diziyi, manyaklık işte. :p Annem Playful Kiss'e bayılmıştı, ben kendimi jiletleme seviyesine gelmek üzereydim, çünkü Kim Hyun Joong'a katlanamıyorum. Yine de izledim annemle :) Ayıcıkların hatrına ek bölümleri bile izledik, annem de taze gelin Oh Ha Ni'yi pek bir seviyordu :)



Hangi dizi karakterlerine tekme tokat dalmak istediniz?

Nice Guy'daki Han Jae Hee'yi boğmak istemiştim -_- Sarayın İncisi (evet, yine o dizi -_-)'ndeki Leydi Chang, ki buna rağmen oyunculuğu çok hoşuma gidiyordu, olmazsa olmaz karakter. Boys Over Flowers'taki Ji Hoo (yani Kim Hyun Joong -_-). The Rooftop Prince'deki Hong Se-Na, hani esas kızın üvey kız kardeşi -_- Bir üst sorudaki cevabımı da ekleyip Baek Seung Jo. 

Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Spoiler'e girer mi diye düşünmeden edemiyorum.
Elimden geldiğince girmeyeceğim. 
Kore dizilerinin çoğunun anlamsız ve havada bitmesine alışığız, bunu çoğu zaman sevmiyorum. Hani sonucu bize bırakacaksanız da az yere bassın değil mi?
Sonunu en çok beğendiğim dizi A Gentleman's Dignity :) 500 milyonuncu kez tekrar izleyesim geldi. 



Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

Ben bu sorunun cevabını hatırlamıyorum. Shinee veya Suju olma ihtimali çok yüksek. 

Sevmediğiniz unni ve oppalar?
Sevmediğim ünlüler...
Aslında bu sorunun cevabını birçok kez verdim.
En başından beri Kim Hyun Joong'tan ciddi anlamda rahatsız oluyorum. Ne müzik, ne dizi hiçbir alanda sevmiyorum. Hani görmezden gelebileceğim bir düzeyde değil. 
Ha Ji Won pek sevmiyorum buna rağmen izlerken sinirlerim bozulmuyor, yine de kendimi kaptırıp izliyorum, izledim, izleyeceğim :) 
Siwon'dan da hoşlanmıyorum. Oyunculuğunu da şarkıcılığı gibi kazulet buluyorum :p 
She Was Pretty'de kendini inanılmaz geliştirdiği söyleniyor, izleyeceğim. 
(Saydığım kişilerin hayranları lütfen alınmasın ^^)



Korece-Japonca-Çince?

Korece. Animelerden ve Japon dizilerinden Japonca'ya da aşinayım ama Korece daha çok hoşuma gidiyor. Hem öğrenmesi de kolay ;) En azından bu 3 dili birbirinden ayırt edebiliyorum deyip sevineyim :D

Allah hepimize Park Shin Hye şansı versin diyerek mimi bitirip, etiketleme kısmına geliyorum. 

---

Kimleri mimlediğime gelince;
Beni mimleyen Fighting'ime teşekkür ediyorum, kendisi blog ikizim Kitap Tutkusu'yla canısı One Better Day'i etiketlediği için ben etiketleyemiyorum. 
Bir Otaku'nun Dünyası'nı her ne kadar etiketlesem de beni görmüyor :D 
Büyülü Ayraç'a hitap etttiğini düşünmüyorum.
Yani elim böğrümde kaldı :)
Yapmak isteyen herkes davetlidir, yapınca bu yazının altına link bırakırsanız severek okurum. 
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »