25 Mayıs 2017 Perşembe

Minik Alışveriş, Minik Kitaplar


Bir önceki yazımda blog ikizim Kitap Tutkusu ile buluşmamızdan ve yeni denediğimiz Kore restoranından bahsetmiştim. (Okumak için TIKTIK!)
Ki bu buluşma 8 Nisan'da olmuştu. O gün ayrıldığımızda neden hiç bilmiyorum şu İstanbul ürünleri satan klasik dükkanlardan birine girdim. Metro girişindekine. (Aslında daha önce denediğim sabunlara bakıyordum.)
Derken yukarıda resmini gördüğünüz standa denk geldim. Minicik basılmış Türk ve Dünya klasikleri vardı. Çok şirinlerdi. 

Biraz içimi dökmem gerekirse bu konuda; ben zamanında Türk ve Dünya klasiklerini neredeyse hatmettim. O yüzden şu sıralar yayınevlerinin sürekli ve karton/cilt/bez gibi şekillerde klasikleri yeniden yeniden basmaları şimdilik beni heyecanlandırmıyor. İleride ne olur bilmiyorum tabii ki. Bu yarışın klasik sevmeyen okura klasikleri gerçekten sevdireceğini umuyorum sadece. ^_^



Standın önünden hiçbir şey almadan geçemedim bir türlü. O yüzden tercihimi Stefan Zweig'den yana kullandım. 2 kitapla çıktım dükkandan.
Kitapların baskısını, sayfa yapısını beğendim. Rahat okunacağını düşünüyorum. 


İlki klasik basmaya başlayan yayınevlerinin ilk tercihini, basmayanı dövüyorlar kategorisinden Satranç. :)


Resmin üzerine tıklayarak konuyu okuyabilirsiniz. 


Diğer kitap ise Bir Kadının Yaşamından 24 Saat. 



Aynı şekilde bu resme de tıklayarak konuyu okuyabilirsiniz. 

Üzerinden zaman geçmesine rağmen bu minik alışverişten bahsetmeden edemedim.
Sevgiler :*

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

7 Mayıs 2017 Pazar

Tebek Korean Restaurant


Merhabalar,
Ne zamandır buluşma yazısı yazmıyordum. Aslında atladığım birçok buluşma oldu. 
Bunu yazma nedenim ise bu kez farklı bir Kore restoranı denemiş olmamız. :)
Bu buluşma 8 Nisan 2017'de gerçekleşti ancak bir ay sonra yazabiliyorum -_-

Şimdi biraz geriye dönüş yanisi flashback -_- yapacağız. 

Daha önceki Kore restoranı yazılarımı okuduysanız genelde Taksim Korean restorana gittiğimizi biliyorsunuzdur. Ancak bir, hatta uzunca bir süre önce orası kapandı. 

Kapanış nedenine dair bilgim şu şekildeydi. Dükkan sahibinin kiraya zam yapması, karşılığında restoran sahiplerinin yemeklere zam yapması ki son gidişlerimizde bunu hissetmiştik Kitap Tutkusu ile. Sonuç olarak müşteri kaybı ve kapanış.

Bu kez nereye gidelim diye düşünürken aklıma adını duyduğum ama daha önce gitmediğimiz Tebek geldi. Daha önce Gaya'ya, Sultanahmet'teki Seoul restorana gitmiştik. Eğer bulamazsak ya da bu da kapanmışsa Gaya'ya gideriz diye düşünüyorduk. Ama kapanan restoranın azıcık ilerisinde bulduk. Kendisi Taksim Lion otelin tam karşısında. 


Genelde burayla ilgili gördüğüm yorumlar yemeklerinin güzel mekan dekorasyonunun kötü olduğu yönündeydi. 
Mekan hayallerimin dekorasyonuna sahip diyemem ama beni rahatsız edecek bir şey yoktu. Bir evin salonundaymışız gibi hissettiğim oldu arada ama olumsuz hiçbir duygu yaşamadım. Hani vardır ya, İstanbul'un turistik yerlerinde bambaşka bir İstanbul vardır. Tüm dükkanlarda. Normalde her restoranın öyle olmadığını bilirsiniz, turistleri eğliyorlar dersin. Sonuçta işin raconu bu. 
Gaya ve Taksim Korean'da bir Kore restoranındaymış havasını yakalıyordunuz. 
Sultanahmet Seoul'de biraz pideci tarzı vardı. 
Burası ise normal bir restoran havasında. Amanın da  hanboklu garsonlar hizmet etsin bize gibi bir beklentim olmadığı için dekorasyon da benim için normaldi. 


Bu kez yeni bir şey söylemedik. Özlediğimiz standart menümüzü söyledik. Tabii önce mezeler geldi. Sağdan sola sıralarsam, 
Kimchi: diğer yerlere göre daha acıydı, ama bana uyar, sadece ikisim fazla acı sevmez. 
Kabak mezesi: Her zamanki gibi güzeldi. Sadece azıcık tuzluydu. Bak, bu konuya değineceğim. 
Ispanak mezesi: Oldukça lezzetliydi. 
Salatalık Kimchisi: Bu da çok güzeldi. 
White Kimchi de denen acısız kimchi: Bu tam ikizimlikti. Baharatsız acısız. Oldukça güzeldi. 
Yumurta Rulosu: Bu bizi şaşırttı. Çünkü sıcacıktı. Diğer yerlerde buz gibi gelmişti. Bayıldık. 
Patates Mezesi: Bu da diğer denediklerimize göre daha güzeldi. 

Kısacası mezeleri genel olarak beğendik. Bir kısmı daha önce gittiğimiz yerlerde denediklerimize göre güzeldi. Servis takımını da beğendik bu arada. 




Standart menümüze gelince, ilk olarak Kimchi Jjigae. Bu genelde menümüzün vazgeçilmezlerinden biri. Çok beğendik. Yine ister istemez daha önce denediklerimizle karşılaştırdık. Bu biraz daha güzeldi diyebilirim. 


Vazgeçilmez 2, Kimbap. Bunu da çok beğendik, buz gibi olmaması da güzeldi. Ama biraz tuzluydu. İşte bu bize biraz enterasan geldi. Türk damak tadına uyum sağlaması için biraz tuz atıyor olabilirler. İlk kez deniyor olsak belki gözümüze batmazdı ama biz tuzsuz bir beklentiyle yediğimiz için bize tuzlu geldi. 




Ve son olarak Japchae. Bunu da beğendik. Diğer yediklerimizden farkı içinde farklı malzemeler de olmasıydı. Güzeldi. 


Sonuç da bu şekildeydi. 

Bir ara blog ikizimle sohbet ederken konu diğer restoranın kapanma muhabbetine denk gelmişti, ben de yukarıda bahsettiğim kısmı ona naklettim derken tanıdık bir yüz gördük. Diğer restorandan tanıdığımız garson abi burada çalışmaya başlamış. Diğer restoranın kapanış nedenini kendisi de doğruladı. Tamamen kapandığını söyledi. Kimbilir belki bir gün başka bir yerlerde açılır yine. 
Kaldı ki burası abinin eski patronunun yeriymiş. 

Kapıdan girdiğimde fark ettiğim şeylerden biriydi bu. Diğer yeri de bir ajumma işletiyordu, burada da bir ajumma vardı. Bunun esprisini yapmıştık, hoşumuza gitti yani. 




Tuz meselesini geri bildirim olarak söyledik bu arada. Çok skandal bir şey değildi, hafif bir tuzdu zaten. 

Bir de diğer yerde büyük boy su isteyip birlikte içiyorduk. bu gez iki ayrı minik su geldi ki cam şişe olanlardan. Büyük boy su sanırım yoktu. Bize yetmedi pek. :)



Bunu çekmeyi sevdiğim için çektim sadece :p 

Oradan kahve içmeye gittik. İkizim ısmarladı. :) 
Esprisini yaptığımız bir durum vardı. Yatırım amaçlı ısmarladı; bir ısmarlayıp bin almak için :D 

Genel olarak; 
Restoranı, yemekleri, fiyatları beğendik. Fiyatlar genele oranla normal/uygun gibiydi. 
Biraz tuz ve su olayı ufak olumsuzluklardı. 
Mezelerin sıcak gelmesi çok hoşumuza gitti. 

İkizimin eklemek istediği kısım ise WC'nin çok temiz olduğu ve midesi hassas bir insan olarak yemeklerin ona dokunmadığıydı. 

Kısacası bu deneyimden memnun kaldık. Düzenli gittiğimiz Kore restoranımız artık burası olabilir dedik. 

Sevgiler :*


 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!