16 Mayıs 2015 Cumartesi

The 100 - Kass Morgan (The Hundred #1)


Kitap Adı: The 100
Yazar: Kass Morgan
Çevirmen: Arın Zengin
Yayınevi: Go! Kitap
 Sayfa Sayısı: 297
Basım: 2014
Seri: The Hundred #1

Seri Sıralaması:
#3 Eve Dönüş / Homecoming



"O seni seviyor Clarke. Çoğu insanın hayatı boyunca aradığı bir sevgi bu."
"O zaman, senin iyiliğin için söylüyorum, umarım öyle bir şey bulmazsın."


Dünya'da yaşanan nükleer bir felaketin ardından insanlar 300 yıldır yörüngedeki bir uzay gemisinde yaşamaktadırlar. Kaynaklar kıt olduğu için çok sıkı önlemler alınmaktadır. Örneğin; birden fazla çocuk sahibi olmak ölümle cezalandırılır. Ancak bu sonsuza kadar bu şekilde devam edemeyeceği için çözüm yolları aramak zorundadırlar. 300 yıl sonra Dünyanın yeniden yaşanabilir bir hale gelip gelmediğini, radyasyon durumunu öğrenmek için 100 suçlu çocuğun dünyaya deney ve keşif amaçlı gönderilmesine karar verilir. Zaten çocuk suçlular 18 yaşını doldurduktan sonra idam edilmektedir. 

Dünya'nın yaşanabilirliğini araştırırken hayatta kalma mücadelesi veren The 100'ün farkında bile olmadığı çok büyük gerçekler vardır. Ayrıca gemide de işler hiç yolunda gitmemektedir. 
İnsanlığın kaderi artık bu yüz çocuğun elindedir. 

Kitap dört karakterin ağzından günümüz ve flashbackler şeklinde anlatılmaktadır. Bu benim çok hoşuma gitti. Olayları ve o olaylara neden olan şeyleri farklı bakış açılarından etraflıca öğrenebildik. 
Bu karakterler Glass, Clarke, Wells ve Belamy'dir. 
Glass, son dakika yerine geçen (olaylar olaylar) Belamy nedeniyle gemide kalmıştır. 
Diğer üçü ise Dünya'ya gitmiştir. 
Böylece hem Dünya'daki, hem de gemideki gelişmeleri takip edebildik. 

Karakterleri de sevdim ama bayıldığım, favori bir karakterim olmadı. En az hoşlandığım ise Clarke oldu maalesef. 

Bir solukta okunabilecek bir kitap. İnanılmaz akıcı ve karmaşadan uzak. Okuduğum son kitaptan o kadar etkilendim ki ondan sonra azıcık basit geldi. Ama konuyu ve işlenişini sevdim. Tam bir Genç Yetişkin romanı. Sonu da hem Dünya, hem gemi açısından çok can alıcı bir yerde bitti. O yüzden hemen 2. kitap 21. Gün'e başladım. 
Özellikle gemideki gelişmeleri çok merak ediyorum. 

Sevgiler :* 

PUANIM: 
3,5'tan 4



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

4 Ocak 2015 Pazar

Aklımı Başımdan Aldın! İçerikli Kargo :3


Geçenlerde doğum günümdü yine :p
One Better Day'den aklımı başımdan alan bir kargo geldi *_*
Hem el emeği, hem ince sempatik düşünceler, hem de baş döndüren dolgun kısımla *_* dört dörtlük bir kargoydu ^_^

Bir de ben bu kargoyu kamerada canlı yayında açtım :p 
Hahaha tepkilerimi yayınlayacak olsam hepiniz benden bir soğurdu :D 
Hayal edin: Üzerinde  pijamalarla uykuya hazır bir tip.
Karşısında her bir paket numaralandırılmış, sırayla açılması gereken, bir sürü harika notla bezeli bir kargo.
Açtıkça kahkahalar, tuhaf tepkiler uçuşuyor. En son üstteki paketin kurdelesini loğusa kurdelesi gibi saçıma takmıştım onu hatırlıyorum :p
Hayal etmez olaydım dediniz değil mi? :D 


Aslında ilk bunu açmadım ama ilk kitaplardan bahsetmek isterim. Blogda sadece ŞU kitabın yorumu olsa da Anne Rice okumayı çok severim. Vampir Kraliçesi *_* 
Serinin son çıkan kitabı Merrick hariç Beden Hırsızı'm eksikti. One Better Day aldı *_* 
Nicole Jordan da eksik tek kitabımdı. O ve Kalp Hırsızı kendisinin son anda dahil olduğum sahaf alışverişinden :p
Baltacı ile Katerina/Katerina'nın Göz Yaşları - Cilt 2  ise benim ricamdı. One Better Day'e yakın bir sahafın sitesinde bulduğum için benim için almasını rica ettim, beni kırmadı *_* Birinci Cildi çook uzun yıllar önce okumuştum, belki yaşımın bile kurtarmayacağı yıllarda. 2.yi bulamamıştım, şimdi ellerimde ^_^
Bir gün bu iki kitap üzerine de bir yazı yazacağım umuyorum ki :)
Yeni ve kıymetli kitaplarım *_*


Bilmem söylemiş miydim? 
One Better Day bir örgü kraliçesi *_*
Bir bakışta çözemeyeceği, yapamayacağı bir örgü yok!
Artık kupa bardaklarım asla üşümeyecek ^_^


Bu da benim iki yüzlü, fesat ayracım. :p
Önden inek tipli, gözlüklü, halim selim, çalışkan, sempatik bir tip ama arkadan gördüğünüz gibi tam bir maganda :D 


Pandammmm *_* 
Pandalara olan sevgimden Şu Mim yazısında bahsetmiştim. 
Panda bir kumbara bu arada. İçinde onlarca ufak not vardı *_* 
Fuar parası biriktirmeye başlasam iyi olacak :p

Ve...
Diğer favori hayvanım Kuzgun *_* Tam Kuzgun Prens kupası olmuş. 
Bayıldım. 
İlk yorumum: Büyülü Ayraç'a hava atcam, hıh! :p oldu :D 
Kihkihkih! 
Çok güzeeeeelllll! *_*


Yine pandalar ^_^
Şunların tatlılığına bir bakınnnn! :3
Severek kullanıyorum. 


Ve ve ve ve!
Tutun beni kalpten giderim!!! +_+ 
Be-be-be-ben ölürüm bunlara!
Beni kamerada şekilden şekile sokan kısım... 
İki adet 1975 basım Doktor Kim kitapları *_*
Ki ilki de One Better Day'in hediyesiydi. 
6 kitaptan 3'ü tamamlanmış oldu. Doctor Who kitapları hakkındaki yazım için TIKTIK!
Çıldırdım resmen. Yıllar sonra evladına kavuşmuş anne modu bağrıma basıp durdum. 
Ve o harika Tardis ayracı *_*
One Better Day'in örgü, kesme, yapıştırma, çizme yetenekleri harikadır!
Bu ayraç da onun el emeği. Üstelik tahribata uğramasın diye (kutudan çıkar çıkmaz en son dişlerimin arasındaydı o kadar söyleyeyim) kendisi pvc kaplattırmıştı :D 
Süper!
Ve en dokunaklı kısım arkasındaki One Better Day ve Blog İkizim Kitap Tutkusu'nun birlikte yazdığı o harika not! 
Mendiller çıksın lütfen. 
Çünkü çarptı resmen. 
Sizle paylaşamadığım için affedin. 



Sevdiği insanlardan aldığı, düşünce ürünü güzel hediyeler insanı nasıl da mutlu ediyor. 
Kamera falan derken harika anlardı. 
Zihnimin en güzel kısımlarına kazındı bile *_*
Teşekkürler OBD! :**

Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

24 Ekim 2014 Cuma

Başkadeniz'e Dönüş - Danielle Martinigol (100Dünya Üçlemesi #2)



Kitap Adı: Başkadeniz'e Dönüş
Yazar: Danielle Martinigol
Orijinal Adı: L'envol de l'abîme
Çeviri: Azade Aslan
Yayınevi: ON8 Kitap
 Sayfa Sayısı: 191
Basım: Ağustos, 2014
Seri: La trilogie des Abîmes series /100Dünya Üçlemesi

Serinin Diğer Kitapları: 
#3 L'appel des abîmes // Abislerin Çağrısı




"Önceki akşam mürettebatını Ejderha'nın ateşinden kurtaran Abis'in incisi olsaydım, Başkadeniz'e döner, onu Rheia bölgesindeki gemi şantiyelerine götürürdüm. Ejderha'nın gazlarının ek karın plakalarının altına sızıp sızmadığını denetlemek için onu sırtüstü çevirirdim. Her şeyi milimi milimine kontrol eder; sonra da onu ne kadar çok sevdiğimi göstermek için plakalarının birinin altından Abis'imin gövdesini okşardım ve sonra da uçmasına izin verip, onu doğduğu dünyanın göklerinde özgür bırakırdım. Abis'im geri dönene kadar, onun olmaktan mutlu, yolunu gözlerdim."

Corian, 100Dünya Topluluğunun en fakir gezegenlerinden Djauze'de yaşıyordu. Genellikle kaçakların yerleştiği gezegen, çöplük gibi görülüyordu. Zaten Corian'ın babası da bir kaçaktı. Corian gelincik sarmaşığı toplarken bir yandan bir Abisin pilotu, daha doğrusu incisi olduğunu hayal ederdi. Babasının da sık sık hatırlattığı üzere bu imkansız bir hayaldi. 
Sonra bir gün Başkadeniz'de abislere seçim için sunulacak inci adaylarını galaksinin dört bir yanından toplamak üzere gezen abis, onların gezegenine indi. Corian, yıllardır kurduğu hayallerinin gerçekleşmesini dilerken, aslında hayallerinin birçok emele de alet edildiğini görecekti. 

---

İlk kitabın karakteri Sandiane üzerinden devam edeceğini sandığım ikinci kitapta bambaşka biriyle karşı karşıyayız: Corian.

Sandiane ve yaşadıklarının üzerinden on yıldan fazla geçmiştir. Sandiane artık evli ve Aëla isimli bir de kız annesi bir incidir. Yıllar önce başına gelenler nedeniyle artık abisler sadece Başkadenizlilerin değil tüm dünya halklarının da katılım şansı olduğu bir şekilde incilerini seçeceklerdi.
Corian, bir abis tarafından seçilmeyi beklerken aslında onu bambaşka şeyler bekliyordu. 

---

İlk kitaptan daha çok sevdim bu kitabı. İkinci kitapta Sandiane'in devam eden hayatına da şahit oluyoruz bir yandan. Ancak Corian serinin ruhuna uygun olarak yine genç bir karakter. 
Yazar, bu kitapta beni oldukça şaşırttı ve ters köşe yaptı. 
Kitap basit bir şekilde: "Corian hep bir inci olmayı hayal ederdi ve ne garip ki tüm abisler bir anda ayaklarına kapandı ve Corian hemen bir inci oluverdi. Haydi hoşça kalın." temasına sahip olsaydı, hayal kırıklığına uğrardım. O yüzden yazarın olayları bağlayışını çok sevdim.
Corian, Cem ve Aëla  arasında gelişen dostluk ise beni çok duygusal bir yerden yakaladı. 
Mel'in ailesinin başına gelenleri de öğrendik. :(

Gelelim kitabın mesajlarına. 
Ne kadar gençlere hitap eden bir bilim kurgu olsa da verdiği mesajların oldukça "yetişkin" olduğundan bahsetmiştim. Bu kitapta yine iliğime kadar hissettim.
İlk kitapta irdelenen haber alma özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliği meselelerinden sonra bu kitapta da medyanın gücünü, verilen haberlerin "doğruluğunu", manipülasyonu, politikaya nasıl alet edildiğini yakinen görüyoruz. 
Uzun uzun medyanın aslında nelere hizmet ettiğini düşünürken bulabilirsiniz kendinizi benim gibi. 
Ve yazar bunu gençlerin gözünden, o kadar basit düzeyde  anlatıyor ki. 

Olayların belki bir nevi yaşıma göre basit kaldığı bu seriyi sevme nedenim sanırım alt metinler. 

Başkadeniz'de ve 100Dünya Topluluğunda işler beklemediğim yönlerde değişti. Serinin son kitabı bayağı alevli gibi. 
Sevgiler. 

PUANIM: 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!


Devamını Oku »

14 Temmuz 2014 Pazartesi

100Dünya'nın Gizli Yüzü - Danielle Martinigol (100Dünya Üçlemesi #1)


Kitap Adı: 100Dünya'nın Gizli Yüzü
Yazar: Danielle Martinigol
Orijinal Adı: Les Abimes D'Autremer 
Çeviri: Azade Aslan
Yayınevi: ON8 Kitap
 Sayfa Sayısı: 189
Basım: Temmuz, 2014
Seri: La trilogie des Abîmes series /100Dünya Üçlemesi

Serinin Diğer Kitapları: 

#3 L'appel des abîmes // Abislerin Çağrısı


Haber alma hakkı, yaşam hakkının önüne geçtiğinde; 
zararı kimler görür?

Sürekli görüp, kıyısında dolandığım ON8 Kitap'ın ilk kez bir kitabını okuma fırsatı buldum. 
Yayınevinin çeviri, edisyon, tasarım olarak üzerimde bıraktığı etki bu kitaptan yola çıkarsam olumlu. :)
100Dünya Üçlemesi bir bilim kurgu serisi ancak ağır bir seri değil. Doğru telaffuz edersek teenage bilim kurgu. Ancak eleştirileri oldukça "adult"!

Önce konudan bahsedersek Sandiane Ravna 16 yaşında çetin bir muhabir. Aslında ünlü bir muhabir olan Sten Ravna'nın kızı ve hayali büyük bir muhabir olmak. Annesi ve babası boşanınca babasıyla birlikte haber stüdyolarında büyümüş, en yakın ve tek arkadaşı uçarkamı (uçan kamera) Seeone. Yalnız bir gençten bahsediyoruz yani. Ancak hayalleri çok büyük. Bu yüzden haber yakalamak için her şeyi yapmayı göze alabilir. Bu başkalarının özel hayatına gizlice sızmak, bir nevi casusluk yapmak olsa da. Bu özelliğini biraz da babasından almış diyebiliriz.

Samanyolu Galaksisindeki gezegenler birleşmiş ve 100Dünya Topluluğunu oluşturmuştur. Buna Galaksi Birliği de deniyor.
Babasıyla ve kameramanları Biggy Borg'la haber peşinde koşan Sandiane, bu kez de kaza geçiren bir uzay gemisindedir ve çekim yapmaktadırlar. GB'ndeki gezegenlerden biri olan Başkadeniz'den bir kurtarma gemisi gelir, daha doğrusu bir Abis. Abisler, Başkadenizlilerin özel uzay gemisidir ve bayağı üstdüzeylerdir. Ve bugüne kadar hiçbir Abis'in pilot kabini veya pilotun Abis'i kullandığı an kameraya çekilememiştir. Bu gizlilik tabi ki muhabirlerimizin ilgisini çeker. Hazır bir Abis'in içinde olan Ravnalar, bunu çekebilmek için her şeyi denerler, ancak iş göründüğü kadar basit değildir. Elde ettikleri bilgi, tüm Galaksi Birliği'ni karıştırabilecek, Başkadenizlileri tehlikeye atabilecek kadar büyüktür.
Haber alma özgürlüğü mü, kişisel hak ve özgürlükler (özel hayatın gizliliği) mi?

Sandiane, Abis pilotu olan Paul ve Mel ikilisiyle tanışır; yakın yaşlarda olsalar da Paul, Mel'in amcasıdır. Üstelik bu tarz ikilemler içindeyken Sandiane, Mel'den hoşlanmaya başlar. Hoşlanmaya başladığın birine karşı casusluk yapmak mı? Sırları derinlere gömmek mi?
Doğruluk mu, şeffaflık mı?
Mel ise kendi insanlarının sırrını saklamakla, Sandiane olan hisleri arasındadır.
Aşk mı, sadakat mi?

Bir şehirde, ülkede, hatta gezegende yaşamak insanı daha üst düzey, daha elit yapan bir şey midir?

189 sayfalık kitapta anlatılacak bu kadar şey bulana da "benherneysemo" denir -_-
Kısacık, üstelik daha çok gençlere hitap edecek bir kitapta, yazar güzel mesajlar vermiş.
Bunları çok beğendim.

Sandiane ve babasına başlarda nasıl sinir oldum, nasıl! Ne işkenceler hayal ettim, ne işkenceler... Zamanla Sandiane'e olan hırsım geçti çünkü neler yaşadığını gördükçe, bu kadar materyalist olmasını anladım ama ama Sten Ravna -_-
Mel başta olmak üzere, Mel ve Paul'ü çok sevdim. 

Bir de çok fazla gelecek insanının anlayabileceği tabirler kullanılıyor; staza girmek, uçarkam, çekimkırıcı, bati, abis vs gibi. Bunlar başta göz yoruyor ve okuma hızını yavaşlatıyor; ancak okudukça alışıp, hızını yakalıyorsun.

Aksiyonun yanı sıra üstünde kafa yormaya değecek konular işlenmiş.
Devamını gerçekten çok merak ediyorum.

EK BÖLÜM
Hayal gücü geniş okuyucudan tespitler:
Paul ve Mel'in birlikte ortama ilk giriş yaptıkları yerde gözümde Vampire Night'taki Kaname ve Zero canlandı. Yok artık demeyin ama saçlardan vs bahsederken feci benzettim. Hoştu ama ^_^ Arka planda da opening müziği çaldı zihnimde :p
---
Ana temayı Doctor Who'nun 11. Doktorlu bir bölümüne feci benzettim *_* 
Ama hem Doctor Who izlemek, hem bu kitabı okumak gerekiyor, spoiler veremem, en ana şeylerden biri :(

İşte hayal gücüm beni böyle yollara da soktu :p


PUANIM: 


Devamını Oku »