26 Ağustos 2017 Cumartesi

Patron - Vi Keeland





Kitap Adı: Patron
Yazar: Vi Keeland
Çevirmen: Tuba Özkat
Yayınevi: Yabancı Yayınları
 Sayfa Sayısı: 308
Basım: Mayıs 2017


Bu aralar bloga geçme fırsatı olmasa da bir oturuşta bolca kitap bitirdim. 
Bunlardan biri de Yabancı Yayınları’ndan çıkan Vi Keeland’ın kaleme aldığı Patron’du. 

Son Okuoku siparişimde aldığım kitaplardan biriydi. Rast geldikten sonra konusunu beğenip sepete atmıştım. Gelen kitapları üst üste dizip daha sonra yerleştirmek üzere bir kenara koymuştum. Gece uyumadan önce kitap okuma isteği gelince bir anda gözüm bu kitaba takıldı. Neden olmasın diyerek yanımda Patronla yoluma devam ettim. 

Kitap; bu türde dil genelde olduğu gibi basit olduğu için çok akıcı, yer yer komikti. 
Diğer romanslardan benim için ayrılan temel noktalardan biri buydu, eğlenceli ve komik olması.  Klişelerin çok uzağında bir kitap elbette beklemeyin ama kitabı okunulası kılan güzel detaylar vardı. 

Reese yemeğe çıktığı adamdan kurtulmak isteyince restoranın tuvalet sırasında arkadaşını arayarak onu "acil bir telefon"la bu durumdan sıyırmasını istemek niyetindedir. 

"Jules? Ben Reese. Hangi cehennemdesin? Sana ihtiyacım var. Bu şimdiye kadar çıktığım en kötü randevu. Cidden uyudum uyuyacağım. Uyanık kalmak için başımı birkaç kez masaya vurmayı düşündüm. Kan revan içinde kalmamı ve her yerimin morarmasını istemiyorsan, sahte bir acil durumla beni araman lazım. Beni geri ara, lütfen."

Ancak oradaki gizemli adam (Chase) onu iki yüzlülükle suçlar. Yerlerine döndüklerinde onun da restoranda başka bir kadınla yemek yediğini görür. Ve Chase uydurma bir tanışıklık hikayesi uydurarak partneriyle Reese'nin masasına oturur. 
Kitaba dair en sevdiğim detaylardan biri buydu. Chase'in rastgele hikayeler uydurması. O kısımlarda epey güldüm.

Gerçeküstü bazı gelişmelerle Chase, kitabın adının hakkını vererek Reese'in PATRONu oluverir. Ve olaylar gelişir. 
Kitap her bölümde Reese'in ve Chase'in bakış açısından dönüşümlü olarak anlatılıyor. Chase'in bölümleri genelde geçmişe dair. Ve yine bu türdeki klişelerden biri olarak esas karakterin yarasını/travmasını anlatıyor. 

"Korku ölümü durdurmaz, hayatı durdurur."

Reese, Chase'in ona karşı hamlelerini savuşturmaya çalışsa da Chase ufak ufak sızıveriyor çatlaklardan. Bunlar da bana göre hoş ayrıntılardandı. 

"Hasiktir. Gerçekten bu kadar büyük bir gerzek miyim?"
"Hayatım, seni tanıyorum. O duvarı adamı dışarıda tutmak için örmedin. Sana ulaşmak için yıkışını izlemek için ördün."

Sonuç olarak bu ortalama bir yetişkin romanstı. Türe özgü klişe yanları olsa da kendini sevdiren ayrıntıları da mevcuttu. Okurken özellikle ilk yarıda eğlendim. 
Yine sevdiğim şeylerden biri seri değil tek başına bir kitap olmasıydı. 
Kapağını ve renklerini de beğendim. Kapak resmindeki adamın göğsündeki piercing ayrıntısı da hoş çünkü kitaptaki karakterde de mevcut. 

İlla alın okuyun demiyorum ama elinize geçerse ve türü seviyorsanız bir bakabilirsiniz.

Sevgiler. 

 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

11 Şubat 2017 Cumartesi

Şubat 2017 - Okuoku Kitap Alışverişi

Selamlar :)
Bu sipariş aslında 1 Şubat'ta elime geçmişti, gelir gelmez snapchatte (@benherneysemo) video olarak paylaştım her zamanki gibi, bloga ise yeni yazma fırsatı buluyorum. 

Bu sipariş abimin bana doğum günüm için aldığı 2. hediyeydi diyebiliriz. Aslında doğum günüm üzerinden bayağı bir zaman geçti ancak siparişi anca verebildim. :p

Şimdi her kitabı neden aldığımdan bahsetme kısmına geçebiliriz. 



Genelde en son ayraçları eklerim ama bu kez tersten başlayayım. Okuoku'nun klasikleşen çeşit çeşit ayraçları ve kahvesi. Kahveyi 2si 1 arada olarak göndermeleri ise güzel bir jest. 



Önceki resimdeki gözlükten bahsedeyim biraz da. 
Gece kitap okumayı severim ancak gece kitap okurken de film izlerken de ışığın açık olmasından hoşlanmam. Hal böyle olunca okuma yapmak için aparatlara ihtiyaç duyuyorum. Sayfa kenarına tutturulan lambaları seneleeeer önce denemiş hiç sevmemiştim. Sayfa üstüne konan sayfa boyutundaki aydınlatıcıdan memnun kaldım ancak onun eksi yanı ise ne kadar gözünüz gibi baksanız da çizilmesini engelleyemiyorsunuz. Ve sayfanın üzerinde o çizikleri görüyorsunuz. Ben pek takılmıyordum gerçi. Son zamanlarda arka arkaya gelen elektrik kesintilerinde kendisinden bolca faydalandım. Gözlükleri de merak ediyordum, açıkçası gözlüğün yan kısımlarından çıkıp sayfaya yansıyan ışığın rahatsız edici olup olmadığı benim için en büyük merak konusuydu. Ve gözlükten gerçekten çok memnun kaldım. Şimdilik bir kere kullanma imkanı buldum ama bütün bir geceyi okuyarak geçirdiğim düşünülürse oldukça verimliydi. Pil kısmı vidalı olduğu için şimdilik nasıl bir pille çalıştığını bilmiyorum ancak saat pili gibi minik olduğu belli. 


İlk olarak İndigo'dan Kan Sanatı'nı aldım. Bu kitap çıkalı uzunca bir süre geçse de almaya bir türlü sıra gelmemişti. İlk baskıda kesimli bir kapağı olduğunu hatırlıyorum, Sherlock silüeti kısmı pencereliydi. Ancak benim satın aldığım muhtemelen daha sonra çıkan bir baskı çünkü dümdüz. 
Kitap farklı yazarlar tarafından yazılmış Sherlock Holmes kitaplarına da bir örnek. Bu konuyla ilgili yazmaya başladığım yazı dizisinin ilkini okumak için TIKTIK!


Mortena Yayınları'ndan ilk kez kitap alıyorum. 
Jennifer Royce'un Ephesus Yayınları'ndan çıkan ilk kitabı Gözlerinin Esareti'ni yine bir indirimde alıp denemek istemiştim. Ve hasta yatağımda birkaç bölüm okuma imkanı bulmuştum. 
Kendisinin Türk bir yazar olduğunu ve ismini tahminim odur ki Judith McNaught'un Düşler Krallığı kitabındaki karakterleri Jennifer ve Royce'dan aldığını muhtemelen biliyorsunuzdur.
Yazarın baştan sona bir kitabını okumamış olduğum halde daha sonra bu tarz kitapların baskısına ulaşmak zor olduğundan ve hazır indirimdeyken almak istedim. Umuyorum ki yazarı sever ve kitapları vakitlice aldığım için mutlu olurum. :)


Yabancı Yayınları'ndan da iki adet kitap aldım. Lanetler ve Lütuflar hem kapağıyla, hem konusuyla beni vurmuş bir kitap. 

"Romeo ve Juliet’in unutulmaz hikâyesi devam ediyor. 600 yıl sonra bile Bazı aşklar, tomurcuklanmaya başladığı andan itibaren lanetlenir. Bu lanet öyle güçlüdür ki, bütün bir şehrin ayaklanmasına, şerefli ve köklü ailelerin dağılmasına ve nihayet genç âşıkların birbirlerinden sonsuza kadar ayrı kalmalarına neden olur. Bu aşkı ağzına alanlar bile lanetlenecektir. Ama belki de laneti kaldırmanın bir yolu vardır? Cevap, Julie Jacobs’a miras kalan anahtarın açtığı kasada saklı olabilir. Ama Julie’nin, öncelikle atasının acı tarihini öğrenmesi ve soyu üzerindeki bu menem lanetin sebebini bulması gerekmektedir." şeklinde gizemli bir konuya sahip olan bu kitabın kapağı ne kadar klasik olsa da konuyla epey uygun ve ben bayıldım. 
Okumayı gerçekten çok istiyorum. 
One Better Day okudu, kitap hakkında konuşma imkanımız oldu; ondan da en kısa zamanda yorum bekliyorum *_* 
Keşke eskisi kadar sık yazmaya devam etse. 


Bu kitabı neden aldığım konusunda sorsanız çok net bir yanıt veremem. 
Konusu güzeldi, hem de distopya, hem de kısacık bir seri, hem de indirimde, hem de neden olmasınki diye bir şeyler gevelerim ama. :) 
Baskı gerçekten çok güzel görünüyor, umarım cildi dağılmaz. 

Gelelim siparişin büyük bir kısmını kaplayan Novella Yayınları kitaplarına; 



Tarihi bir kitap, hem de bir malikanede geçiyor deyin ve oturup beni seyredin *_* 
Bu tarz kurgulara zaafım var ve bu kitabın çok ama çok ilgi çekici bir konusu var. Almamam mümkün değildi. 


Hazır indirimdeyken serilerimi tamamlamaya devam. Bir de bu seri çok beğenildi, merak ediyorum. 


Seri devamı demişken... :)  Bella Andre ve Marie Force'daki seri kapakları ve renklerindeki bütünlüğe de ayrıca bayılıyorum. 


Yine bir seri devamı. 


Ve siparişimin en sevgili iki kitabından biri. Karanlıkta'yı çok beğenmiştim Yorumum için: TIKTIK!
Devam kitabı Aydınlıkta'yı bekliyordum ve nihayet çıktı. Hem de çok tatlış birinin çevirisiyle. ^^ 
İlk kitap kadar seveceğimi umuyorum. Zaten iki kitaplık bir seri. Ve minicik de bir novellası var. Laura Kaye, Nemesis Kitap'tan da kitapları çıkan bir yazar, şimdilik takip etmeye değer bir yazar olduğunu düşünüyorum. 


Ve ve seriye devam edilmeyecek diye karalar bağladığım  bir dönemde Novella Yayınları seriye devam edeceğini duyurdu. Bu nasıl bir mutluluktur *_* 
Bu dövüşçü serisini sevmiştim çünkü. 

Ancak ufak bir değişiklikle. Yayınevi seri bütünlüğü sağlamak için ilk kitabın kapağını da değiştirmiş. Ben bu yeni baskılarda 2. kitabın kapağını ölmesem de iyi buldum ancak ilkini çok da beğenmedim, bendeki eski baskının kapağını tercih ederim. Salt kapak değişikliği için kitabı tekrardan almayı elbette düşünmüyorum. Bu nedenle serime kaldığım yerden devam ederek 2. kitabı aldım sadece. Seriye devam etsinler de kapak kısmı beni çok da etkilemiyor açıkçası. 

İlk kitap için yaptığım yorumu okumak isterseniz TIKTIK!


Ancak dikkatimi çeken bir şey oldu. 
Birinci kitaplarla ikinci kitaplar arasındaki kalınlık farklı. Evet Aydınlıkta Karanlıkta'ya göre bir parça daha kalın ama iki katı olacak kadar mı bilmiyorum. 
Mesela Nemesis Kitap'ın çıkardığı kitapları kalınlaştırma çabasını başından beri sevmiyorum. Arkaya diğer kitaplardan bir dolu bölüm eklemek, punto büyütmek böylece sayfa sayısını artırmak benim hoşuma gitmiyor. Tam emin olmasam da Novella'nın böyle bir şey yapmayacağını umuyorum sadece.


Unutmadan, ki unutmuşum ve fotoğrafını çekmemişim. Okuoku'nun hediyesi olarak Lady Chatterley'in Aşığı geldi ve böylece elimde bu kitaptan 3 adet oldu. Biri çoooook eski zamanlara ait dili bile anlaşılmayan bir baskısı, biri Olimpos baskısı ve bu. 
Sanırım birini olsun elimden çıkaracağım, ama önce bir incelemem lazım. Tenk yu Okuoku ^^



Son olarak genel bir bakış ataraktan yazımı burada sonlandırırken mahsus selam eder gözlerinizden öperim. :) 
Sevgiler :* 

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

15 Haziran 2016 Çarşamba

Okuoku Kitap Alışverişim - Haziran 2016



Geçtiğimiz aylarda dünyanın kitabını aldım :/ Bu bir yandan elbette güzel bir şey ama bir yandan yer sorunum olduğu için ve battığım için yer yer düşündürücü olabiliyor. 
Ve hiçbirini bloga yazmadığımı fark ettim. Instagram'da ve Snapchat'te birkaçını paylaştım ama düzenli bir şekilde her siparişimi paylaşmadım. Bir süre sipariş vermeyi düşünmediğim için (bu sözler genelde tutulmaz ama bu kez kararlıyım) son siparişimi yazmaya karar verdim çünkü kitap alışverişi yazısı yazmayı seviyorum. 

Ben bu siparişi 2 Haziran'da vermiştim ancak bugün yani 15 Haziran'da elime ulaştı. Normalde elbette bu kadar gecikmezdi, bunun da bir nedeni vardı, onu da aşağıda yazacağım. 



Okuoku'da bazı kitaplar 9.90TL indirimdeydi, bunlardan en çok istediğim Yabancı Yayınları kitaplarını seçtim.  Onun dışındakiler ya daha önce aldığım kitaplardı ya da ilgimi çekmiyorlardı. Yanlış hatırlamıyorsam Yabancı'dan 6 kitap bu indirime dahildi. Benim en çok merak ettiklerim bunlardı. Kupa Altılısı'nın ayracını çok beğeniyordum ama çıkmadı içinden -_- 
Bu arada indirim devam ediyor sanırım, ilginizi çekiyorsa bakabilirsiniz. Benim indirimden aldıklarım bu kadardı. 


Harika serini severek okuyorum ve en merak edilen şey ara kitapların çıkıp çıkmayacağıydı. Ara kitaplar yurtdışında e-kitap olarak yayınlanmış olduğu için o zamanlar ülkemizde basılma imkanı yoktu ancak sanırım bu durum değişti ki ara kitap olan Harika S.rt.k geldi *_* Bu kitabın yayınlanacağı haberini aldığımda çok çok mutlu olmuştum. Aksi takdirde ne kadar sevmesem de İngilizce olarak okuyacaktım. Bu kitap serinin ilk kitabı Harika P.ç'in kahramanları Bennett ve Chloe'nin novellası. Yani 1.5 nolu kitap. Çok merak ediyorum. 
Siparişimin geç gelme nedeni bu kitaptı çünkü önsipariş tarihi 13 Haziran'dı. O yüzden onu temin etmeyi beklediler siparişimi göndermek için. 

İtaatkar isimli kitap Pegasus Yayınları'nın 2016 katalogunda dikkatimi çekmişti. Merak ettiğim için siparişime ekledim. Beni çok çok şaşırtan nokta ise bu kitabın normal kitap boyunda değil, ara boy olması. Yani cepboyla normal kitap boyu arasında. Fotoğrafta da belli oluyordur. Buna çok şaşırdım. Pegasus'un çok eski kitaplarda cep boy görmüştüm ama hiç bu boyda kitaplarını görmemiştim. Hiç sevmedim bu durumu. -_- 


Stephenie Meyer'in olayları Edward'ın gözünden anlatacağı Gece Yarısı Güneşi kitabı yalan olunca  yazar onuncu yıla özel farklı bir fikirle karşımıza çıktı. Bu fikir de karakterlerin hepsinin cinsiyetini değiştirmek. Bu kez vampir olan kız, insan olan ise erkek olacak. 
Bu fikre karşı oldukça nötrüm. Yani fikri berbat bulanlar, kitabı hiç sevmeyenler de oldu, tam tersi de oldu. Ben emin değilim, sanırım okuyup karar vereceğim. 
Ayrıca kitap çift taraflı. Bir tarafından Alacakaranlık'a, diğer tarafından Yaşam ve Ölüm'e başlanıyor. 
Seriye dair anılarımı ve fikirlerimi bu kitabın yorumunda anlatacağım. 


Ve her zamanki gibi okuoku'dan dolu ayraç geldi. ^^ 


Alışverişim bu kadardı. 
Alışveriş yazısı yazmayı özlemişim. 
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

9 Nisan 2015 Perşembe

Aşkın Müziği - Kylie Scott (Stage Dive #1)


Kitap Adı: Aşkın Müziği
Yazar: Kylie Scott
Orijinal Adı: Lick
Çeviri: Müge Hestbaek
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım: 2014
 Sayfa Sayısı: 320
Seri: Stage Dive #1

Seri Sıralaması:
#1 Aşkın Müziği Lick (David & Evelyn)
#2 Aşkın Ritmi / Play (Mal & Anne)
#3 Lead  (Jimmy & Lena) 
#4  Deep (Ben & Lizzy)


Mal bana dönüp göz kırptı. "Demek yüce David Ferris'ten boşanmayı sen istedin?"
"Ona evlendiğimizi söylediğimde üzerime kustu," diye ekledi kocam.
Mal, "Ne?" diye haykırdı. Gülmekten gözlerinden yaşlar geliyordu. "Ciddi misin? H... Bu şahane. Keşke orada olsaydım, var ya."

Yirmi birinci yaş gününü aykırı bir şekilde kutlamak isteyerek Las Vegas'a gelen Evelyn kendine geldiğinde bir otel odasının banyo zemininde kusmaktan kendinden geçmiş bir haldeydi ve önceki geceye dair hiçbir şey hatırlamıyordu. Parmağında devasa bir yüzük vardı ve banyoya giren uzun saçlı adam ilah gibi yakışıklıydı. Ve bu adam Evelyn'le önceki gece evlendiklerini söylüyordu. Adam ise ünlü bir rock yıldızıydı. Evelyn bu haber karşısında adamın üstüne kusmaktan başka bir çare bulamadı! 

Bu kitabın konusunu okuduğum an listeme almıştım. Çünkü inanılmaz keyifli bir konusu vardı. Kazara bir rock yıldızıyla evlenmek, OMG! Ancak kitap, kapak arkası kadar eğlenceli değil. Konuyu okuduğumda daha komik ve eğlenceli bir kitap beklemiştim doğal olarak. Ancak kitabın ilk birkaç bölümü bayağı duyguluydu. Esas karakterin buhranının ortasına düştüm bir anda. Kötü müydü, hayır. Sadece beklediğim gibi değildi. Taşların yerine oturması bayağı bir zaman aldı.

Karakterleri sevip sevmediğimden ise emin değilim. David de Evelyn de  nötr kaldığım karakterler oldu. Sevdim veya sevemedim diyemiyorum tam olarak. Tüm kitap boyunca bu şekilde giden düşüncelerim sonlara doğru birazcık değişti. Tam karakterleri biraz olsun sevmeye başlamış gibiydim ki kitap bitti. Evelyn'in kendi istekleri sorulmadan önceden planlanmış hayatını sorgulamaya başladığı kısımlar Evelyn'i sevmeye başladığım kısımlardı. Açıkçası ben bu  kitapta bir tek Mal'ı sevdim. Şimdiden. O yüzden onun kitabı olan ikinci kitabı daha çok merak ediyorum. 


Kitapta aralarında aşk beklediğim başka bir çift vardı ama yazar öyle bir hale getirmişti ki bu çifti, aşk beklerken hevesle, olmasa daha iyi olurmuş dedim. Sonra onlara da alıştım, tamam artık oldu diye avundum. 
Bu arada kitabın sloganı olan Aşk, S... ve Rock'n Roll'u görünce pek bir yadırgadım. Bu slogana Günahkarlar Turnede serisinden aşinayım ve seri bu sözün karşılığını sonuna kadar veriyor. Bu seride de aynı sloganı görünce hem aklıma Günahkarlar geldiği için olumsuz geldi, hem de bu seri kesinlikle bu sloganı karşılamıyor. Karşımızdaki Rockçılar o kadar! da aykırı değil. 
Bu arada grup dört kişiden oluşuyor. Grubun gitaristi David bu kitabın esas karakteri. Kitapta Baterist Mal'ı birazcık tanıdık, David'in ağabeyi ve yine grubun üyesi olan Jimmy'e de göz attık ancak diğer karakter Ben oldukça gölgede kaldı bana göre. Kitaplar devam ettikçe, üyeleri de daha iyi tanıyacağımıza inanıyorum. 

Sonuç olarak, sanırım hep bir eğlence beklediğimden kitaptan yeterince tad alamadım. 
Bunu bir kenara atsam da bana göre ortalamanın üzerine çıkamayan bir kitaptı. Ne kadar çabalasam da beni sonlara kadar yakalayamadı.  


PUANIM: 3,5



 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

1 Nisan 2015 Çarşamba

İlk Nokta İndirimi ve Sahaf Alışverişi


Mart başı kitap alışverişi yaptım ^_^
Bir tanesini İlk Nokta'dan, diğerini ise Nadir Kitap'tan. 
Kitap alışverişi yapmak gibisi yok :)
Artık iş yoğunluğum normal bir tempoya indiğine göre okumak da çok keyifli olacak.

İlk olarak İlk Nokta Alışverişim:


Yabancı Yayınları kitaplarında 9.90TL kampanyası varken istediğim kitapları alayım dedim. Senin İçin Çırılçıplak'ın devam kitabı. Onun dışında elimde olmayan ve merak ettiğim kitapları aldım. Işıl Parlakyıldız'ı çok uzun zamandır takip ediyorum,  Köle'yi ise Sokak Kitapları zamanından beri almak istiyordum. Kısmet şimdiyeymiş. Köle, Okuoku'dan bu arada. 


Gelelim Nadir Kitap alışverişine: 


YASAL UYARI: Nadir Kitap alışverişi tamamen Doktor Kim  ve Gizli Silah kitabı için yapılmıştır. *_*
Remzi Kitabevi'nin 1975 yılında bastığı Doktor Kim serisini dizdiğimi Şu, Şu ve Şu yazımdan biliyorsunuzdur. 6 kitaplık serinin 3 kitabı elimde One Better Day sayesinde :* vardı. Bu kitabı da görünce hemen sepete attım. Ardından kargo ücretini ödememek için sepete birkaç tane daha kitap ekleyeyim derken ipin ucunu kaçırmışım. o.O  Ondan bahsetmeden önce bu kitabın ciltli olmasına çok şaşırdım :O Artık elimde serinin 4 kitabı mevcut *_* Kaldı 3 ve 4 nolu kitaplar. 

Onun dışında aldıklarıma geleyim. 



Eski basım romans ve polisiyelere bayılıyorum. Ben de böyleyim işte. Hele de ciltli olursa *_* Aşıklar ve Kumarbazların harika bir kapağı var 3:) Konusu da güzel. Ken Follett iyidir iyi. Bir Katedralin Öyküsü var elimde, onun da 2.sini almak istiyorum. Amber'i alma nedenim ise Pudra Tozu'nun sevgili anneciğidir. Geçen seneki İzmir Fuarı'nda misafirleriyken bana önerdiği birkaç kitaptan biriydi. Aldım tabi ki ^_^ 
Hiç Shell Scott polisiyesi okudunuz mu bilmiyorum. Ama görmüşken almadan olmazdı *_* 
Aslında bunlar dışında birkaç kitap daha aldım. 



Metot Üzerine Konuşma benim liseden beri okumak istediğim bir kitaptı. Görünce nasıl sevindim. Hemen sepete attım.
Daha önce bahsettim mi bilmiyorum. Ahmet Altan'la aram pek iyi değildir. Ancak Kristal Deniz Altı çok değerli bir büyüğümün önerisi olduğu için satın almıştım ama bu kitabı kuzenime verdiğim Kitap Sihirbazı alışverişinde almıştım. Freud'u da öyle. Sahte Anı Sendromu çok ilgimi çeken bir şey. Zamanında meslek icabı bayağı içine girdiğim bir konuydu. Kitap halini görünce çok cazip geldi. Onu da aldım. 

İşte böyle canlar. 
Kitap alışverişleri gerçekten terapi gibi geliyor ^_^
Sevgiler :*



 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

21 Nisan 2014 Pazartesi

Asla Başkasını Sevme - Susanna Dubot




Kitap Adı: Asla Başkasını Sevme
Yazar: Suzanna Dubot
Orijinal Adı: Never Love Another
Çeviri: Mehtap Çakır
Yayınevi: Altın Bilek Yayınları
 Sayfa Sayısı: 80
Basım: Temmuz 2012
Kapak: Kendi içinde güzel ancak tarihi bir roman olan kitapla uyumsuz.
---
"Aşk anlaşmanın bir parçası değilse eğer, mutlaka biri üzülecektir."

Bir yanda yüzlerce sayfa işgal edip hiçbir şey hissettirmeyen hikayeler, bir yanda 80 sayfaya sığdırılmış tüm duygular, en başta aşk...

Louise, Felix'i ilk 6 yaşında, düşüp yaralandığında görmüş, Felix mendiliyle yaralarını sardığında aşık olmuştu ona. 6 yaşında bir kızla, 10 yaşında bir çocuk aşık olur mu demeyin.
Onlar büyüdü, aşkları onlarla birlikte büyüdü. Ne var ki Louise basit bir çiftlik sahibinin kızıydı, Felix ise bir baron oğlu. 

Felix'in ailesi Louise ile birlikte olacağına oğullarının savaşa gitmesini daha yeğ tuttular. Yıllar geçti Felix döndü, Louise bıraktığı 17 yaşındaki genç kız değildi; 22 yaşında dul bir anneydi. Ne var ki Felix de aynı kalmamıştı.

"Bu kitap, ülkesi için savaşan askerlere ve tüm zorluklara rağmen onları sevmeyi bir an olsun bırakmayan kadınlara ithaf edilmiştir."

İçinizden hiçbir şey yapmak gelmediği melankolik bir günde, sütünüz ve bebe bisküvinizle okunacak konsantre bir güzellik...
Tek kusuru kısa olması...

PUANIM: 
Kitabı birlikte okuduğumuz

Devamını Oku »