21 Eylül 2013 Cumartesi

OKK 10. Blog Tur: Ayaklı Bela - Jamie McGuire - YORUM



Kitap Adı: Ayaklı Bela
Kitabın Orijinal Adı: Walking Disaster
Yazar Adı: Jamie McGuire 
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı:  472
Basım Yılı: 2013


İlk kitapta Abby'den dinlediğimiz hikayeyi bu sefer olayın esas kahramanı Travis'ten dinliyoruz. Aslında yaptığı hataları neden yapmış, ne düşünmüş, ne hissetmiş... 

İlk kitapta Abby'nin bakış açısını malesef ki sevmemiştim. Ancak bu sefer olayların büyük bir kısmını yeniden  Travis'ten dinliyoruz. Ben normalde kitap sonlarında erkek karakterin gözünden anlatılan 1-2 bölümlük kısmı sever, kana kana içeri gibi okurum. Ama kitabın yarısından çoğunu yeniden yeniden okumak ne kadar Travis'in bakış açısını ve anlatışını daha çok sevmiş olsam da beni sıktı. Tabi kitap ilk kitabın tekrarından ibaret değil. Tatlı Bela'nın devamında ne olduğunu da bu kitapta öğreniyoruz, hem de daha uzun bir zaman diliminde geçenleri... 


Olaylar beni yine içine çekemese de Travis'in daha ayrıntılı, duygu ve düşüncelerine daha fazla yer veren doğal anlatımını Abby'nin tek düze, ayrıntısız anlatımından çok daha sevdiğimi belirtmeliyim. Bu kitap benim için Tatlı Bela'dan bir adım daha öndeydi... 

Puanım: 3.5


Yabancı Yayınları'na teşekkürler...


Devamını Oku »

18 Eylül 2013 Çarşamba

OKK 10. Blog Tur: Ayaklı Bela - Jamie McGuire



Okuyan Kızlar Kulübü 10. Blog Turuyla karşınızda. Konuğumuz Jamie McGuire'ın Tatlı Bela kitabının devam kitabı Ayaklı Bela... Tur kapsamında ilk kitap Tatlı Bela'yla ilgili de postlarımız olacak.

-Kitabı Tanıyalım-

Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et. 

Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı 
Bela'da esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan? 

Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...
(Tanıtım Bülteninden)



TUR TAKVİMİMİZ

18 Eylül 2013

Tanıtım ve Çekiliş
Pudra Tozu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
The Reading Lady
Kitap Tutkusu
Çekiliş: 
Fighting!!!



19 Eylül 2013

Tatlı Bela Kitap Yorumu



20 Eylül 2013

Christian Grey'in Kayıp Erkek Kardeşini Bulduk!: Travis Maddox - Pudra Tozu

Beni Kimden Dinlemek İstersin? Abby? Travis? - Kitap Tutkusu

Beautiful Disaster (Tatlı Bela) Çılgınlığı - TATTOO - Pudra Tozu

Yurtdışı Kapakları - Fighting!!!
21 Eylül 2013

Ayaklı Bela Kitap Yorumu 

Yabancı Yayınları'na katkıları ve samimi jestleri için teşekkürler...



Devamını Oku »

27 Ağustos 2013 Salı

Tatlı Bela - Jamie McGuire ve Bir Kitaptan Soğutuluş Hikayem


 Kitap Adı: Tatlı Bela
Yazar: Jamie McGuire
Orijinal Adı: Beautiful Disaster
Çeviri:  Boran Evren
Yayınevi: Yabancı Yayınları
 Sayfa Sayısı: 427  
Basım: 2013


Bu benim bir kitaptan nasıl soğutulduğumun hikayesidir... 

Kitap ilk çıktığında güzel kapağı ve ilgi çekici hikayesiyle dikkatimi çekmişti. Ve alınacaklar listeme de eklemiştim. Sonra kitapla ilgili yorumlar okumaya başladım, çünkü merak ediyordum...  Yorumları okuduktan sonra kitabı listemden sildim. Neden?

Sadece Travis'i baz alarak yapılan 'öldüm bittim'li çocukça yorumlar yüzünden. Tamam, ben de dahil olmak üzere çoğumuz bir kitap karakterine vurulup bu tarz şeyler yazıyoruz. Benim lafım kesinlikle buna değil, yanlış anlaşılma olmasın lütfen. Demek istediğim kitapta Travis'ten başka kimse yokmuşçasına yapılan yorumlar. Sadece Travis'in kasları, dövmeleri yok bu kitapta sonuçta, değil mi? Hoş öyle bile olsa, anlatımını, çeviriyi, üslubu irdeler insan. "Vampir Günlükleri'ni sadece Damon için izliyorum." diyen birinden farkı yok benim gözümde. Bazen fazla ateşli yorumların insanı soğuttuğu ciddi bir gerçek. Eminim benim gibi fazla popülerleşen kitaplara böyle soğukluk hissedenler vardır. Oh, konuştum rahatladım. :) 

İşte bu ahval ve şerait altında kitapla arama biraz mesafe koymaya karar verdim. Evet, yine de okumak istiyordum ama aradan biraz süre geçmesini bekleyecektim. Sonra -uzun bir süre sonra-  kitabı indirimde görünce dayanamadım aldım. Biraz daha bekledikten sonra nihayet elime alabildim. 

İlk cümlem okurken: "Abartıldığı kadar da değilmiş ya!" oldu. 
Zaten beklentiyle başlamanıza neden oluyor bu yorumlar, bu da beğeniyi düşürüyor. Aslında kitap kendi tarzında -new adult- hiç fena bir kitap değil. Ama bana göre abartıldığı kadar da değil.  Şimdi neden böyle irdeleyelim :) 

ABBY

Kitabın arka kapağında Abby'den fazla iyi bir kız gibi bahsediliyor. Açıkçası ben buna katılmıyorum. Hele içki kullanmıyor falan! Bu kız kitap boyu kaç kere sarhoş oldu, uhuu... Karanlık geçmişiyle arasına mesafe koyduğu söylense de sadece iyi olmaya çalışıyor diyebilirim Abby için, geçmişten bir çok huyunu devam ettiriyor bence. Neyse kızımız can sıkıcı geçmişinden kaçmak için gelmiş bu diyarlara, arkadaşı America'yla -nam-ı diğer Mare-  . Ama hiçbir şeyi arkada bıraktığı yok yani... Hele saçma sapan, gelgitli davranışları insanı insanı sinir krizine sokabilir, dikkat!


TRAVIS

Kendisi bir bad-boy , sözde! Dövmeler tamam, yaralar tamam, karanlık görünüş tamam, kızları sadece tek gecelik kullanıp atmak -terbiyesiz, rezil- tamam, bahisle dövüşme tamam... Bütün bunlar Travis'in ilk etapta kötü çocuk imajını güçlü göstermeye yetiyor tabi. 

SHEPLEY

Travis'in aynı evde yaşadığı kuzeni, America'yla sevgililer. Travis'i kollayan, Mare'i deliler gibi seven , kitaptaki herkesten daha stabil olan karakter... 

AMERICA

Abby'nin geçmişini arkada bırakmasına destek olmuş, Abby'e karşı inanılmaz anaç ve sahiplenici, normalde deli dolu, Sheply'le sevgili olan, arada cadı tırnaklarını çıkaran yan karakter. Sheply'le oldukça iyi bir çift bence. 

TRAVIS&ABBY

Yukarıda bireysel yazdığım özellikleri bu ikili bir araya geldiğinde lütfen unutun! Travis anaç ve kılıbık, hanımevladı ağlak bir genç. Abby de içip içip sapıtan; bugün çok seviyorum deyip, yarın olmuyor diyen tuhaf bir tipe dönüşüyor. Kısaca kendilerini çift olarak çok yadırgadım ben.

----

Genelden bahsedersek kitabın anlatımının akıcı olduğunu kabul ediyorum ama kitapta hiç "Vay be!" dedirten, heyecan oluşturan bir olay yoktu. Bir kaç kere heyecan yaratmak denenmiş ama
ama malesef başarısız ve vasat olmuş. Günlük olaylar üzerine ve bir ayrık, bir barışık aşk sahneleri üzerine kurulu tüm kitap. Bu da tekrar ve sıkıcılık demek... Kitabın ilk yarısını daha çok sevmiştim. İkinci yarısı gereksiz uzatmaydı.  

Travis için de ölüp bitemedim malesef. Sıradan bir kitap karakteri olarak kaldı benim için. Özellikle orta kısımlarda bir yerde iyice sinirlendim ona. Bahisli bir dövüşe davet edebilirdim o derece...  Çok fazla kişilik değiştirdi, ben adapte olamadım bu nedenle bir türlü karaktere. 

Peki kitapta hiç mi sevilecek bir şey yok? Var tabi ki. 
 Travis'in Abby'e "güvercin" diye hitap etmesi de hoş ayrıntılardandı. Travis'in erkek kardeşlerini ve babasını çok sevdim. Böyle samimi ve curcunalı aileleri seviyorum. İki farklı karaktere sahip insanın bir araya gelme çabalarını okuduğum kısımlarını da sevdim. 

Sonuç olarak benim için orta karar bir kitaptan öte gidemedi. Bakalım 2. kitap nasıl olacak... 

PUANIM: 

ALINTILAR:

"Benim evim sensin."

---

Parker'a hala onun olduğumu kanıtlamak istemişti. Onun. Boş odaya, "Ben kimsenin değilim!." dedim. Az önce söylediklerimin tam olarak ne anlama geldiğini anlattıkça geceden gelen keder üstüme çöktü. Ben kimseye ait değildim. Hayatımda hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim...  

Devamını Oku »