15 Mart 2014 Cumartesi

DOCTOR WHO Kitapları ve Almak İstediklerim ^^


Ne zamandır Almak İstediklerim yazısı yazmıyordum. Ancak böyle almak için evimi barkımı satacağım derecede istediğim bir kitap olmadıkça aklıma gelmiyor. En son ŞU yazımda Everest Yayınları'ndan çıkan Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes Cilt 1 i istediğimi yazmış, onu da çok kısa bir süre sonra almıştım. Fan olmak zor azizim :p  Şimdi bir diğer beni benden alan noktaya gelelim. Doctor Who'yu 2005 yılında başlayan modern seriden ibaret sananları -_- bir kenara  atarsak Doctor Who biliyorsunuz geçtiğimiz aylarda (2013 Kasım) 50. yılını kutladı. Ama ama ama hepsinden öte kitaplar *_* 



Bizde de zamanında kitapların bir kısmı Türkçe'ye çevirilmiş. Daha bir çoğumuzun doğmadığı yıllarda :p 
Şu serinin güzelliğine bakar mısınız *_* Aşk yaşanacak derecedeler. 
Tabi artık basımları yok. Onca sahaf gezdim hiç denk gelmedim :'(  Yoksa kandırılıyor muyuz? -_-
Hepinizi istiyorum *_*   

Yazının  bu kısmına gelince bunlar ne len? Umudumuzu yıktın demeyin nütfen! Ben sevgi kelebeği, umut kaynağı bir blogger'ım. Ve bu cümleden sonra kendimden soğudum -_- 
Neyse -_-

Müjdeyi verelim :) 
Şu an alıp okuyabileceğiniz Doctor Who kitapları da mevcut. Ülkemizde satışa çıkan orijinal kitapları es geçersek:


İlki 2012 basımlı 246 sayfalık Kalkedon Yayınları'ndan çıkan Doctor Who - Efsane Devam Ediyor - Mark Campbell kitabı. Konusunu da okuyunca bunun bir Doctor macerası olmadığını anlayacaksınız ama bence kesinlikle okunmaya değer. Adeta bir Doctor Who el kitabı. İstiyorum *_* 

 KONUSU

Doctor Who kimdir? Gallifrey gezegeninden, on üç hayatı olan bir Zaman Lordu? Çürümüş diktatörlükleri deviren ve ezilenleri özgürleştiren asi bir ikon kırıcı? Veya 26 yıldır plastik canavarlarla savaşan beceriksiz, tuhaf bir tip?



Doctor Whonun hikayesi, İngiliz televizyonunun bu yüzyılın son üç çeyreğindeki hikayesidir. O aynı zamanda, 60ların karşı kültüründen, 90ların sığ sularına kadar çeşitli kuşaklardan çocukların ve yetişkinlerin umutlarının ve korkularının hikayesidir. 

Bütün bu yol boyunca, dizide sarsıcı sonlar, melodramatik olaylar ve her zaman mizah 
oldu (bazen isteyerek, bazen istemeyerek); kalp kırıklıkları, hayal kırıklıkları 
ve ölüm de. Doctor Who dünyasında hiçbir duygu atlanmadı. 

Bu kitap basitçe, dizinin yayınlanmaya başladığı ilk günden beri bütün bölümlerin hikayelerini, bu bölümlerde emeği geçen yapım ekibini ve oyuncuları, yayın tarihlerini, teknik detayları, hikayelerin etkilerini ve etkilendiklerini ve Doctor Who evrenindeki kitapları, filmleri ve internet sitelerini teker teker anlatmaktadır.


 Diğeri ise tazecik! Görür görmez her bir yere "Benim olacaksın! -_-" yazdığım bir kitap. İthaki Yayınları'ndan çıkan Doctor Who Douglas Adams'ın Kayıp Macerası SHADA *_*  Bu ise epic! Bayıldım. Douglas Adams'ın olması, konusu. Of diyorum ve konuyla baş başa bırakıyorum sizi. 


KONUSU
Kendine has üslubuyla tanıdığımız usta bilimkurgu yazarı Douglas Adams, efsanevi Doctor Who dizisi için yazılmış ancak televizyonda yayınlanma fırsatını yakalayamamış bir senaryoyla karşımızda. Doctor Who takipçilerinin yakından tanıdığı yazar Gareth Roberts'ın ustaca romanlaştırdığı bu eserde, bizi sürükleyici bir macera bekliyor.Doktor'un eski dostu, Zaman Lordu Profesör Chronotis emeklilik hayatını Cambridge Üniversitesi'nde sürdürmektedir - yanında birkaç zararsız eşya da getirmiştir. Fakat bunların arasında, Gallifrey'in Muhterem ve Kadim Yasalar'ı da vardır. Üstüne üstlük bu kitabı, dünyadan haberi olmayan yüksek lisans öğrencisi Chris Parsons'a pervasızca ödünç vermiştir. Muhterem ve Kadim Yasalar evrendeki en tehlikeli eserlerden biridir ve yanlış ellere geçmesi felaketle sonuçlanabilir. Sinsi Skagra'nın kitabı elde etmesi ise, olabilecek en kötü şeydir. Skagra, evrene hükmetme eğilimli iflah olmaz bir sadist ve egoisttir. Üstelik Cambridge'e doğru yola çıkmıştır:

Hedefi de kitap ve Doktor'dur.
--
Bitirmeden bir vurucu darbe daha! Neil Gaiman, Doctor Who kitabı yazıyor *_*  11. Doktor  için yazılacak bir kitapmış. Deli oldum! :) 

Allons-y! ^^
Devamını Oku »

15 Aralık 2012 Cumartesi

Yeni Aldıklarım ve Almak İstediklerim

Genelde kendimi kaptırdım mı bir kere koca kitapları hızlıca bitiririm. Ama kitap alma hızım kitap  okuma hızımdan da fazla demiştim sanırım. Aklımdaki bir kaç kitaptan sonra uzun bir süre kitap almamayı planlıyorum. Planlıyorum çünkü dayanabileceğimi pek sanmıyorum. :) 
Çoğu serim de bitmişken şuan için çıktıklarında Fatih Hoca'nın Yalnız Gözlerin İçin ve Erin Lurus'un Bataklık hariç uzun bir süre kitap almamaya çalışacağım... (Başarılı olacakmış gibi... :)


Neyse efenim... Bugün bir kargom daha geldi ve NİHAYET bana uzun zamandır alamadığım İçinde Aşk Saklı'mı getiriverdi... Yine hepsiburada'nın indirim kampanyasından 2 kitap daha sipariş ettim. Onlar yarın gelecek ama ben şimdiden yazayım tek başlık altında toplayım istedim... :)


Yarın gelecek iki kitabın ilki ilk Rita Hunter kitabım: Tatlı Tuzak. Yazarı net hikayesi olarak yayınlanan Yağmurla Gelen'le tanımıştım. Bu arada yazarımız Türk. Rita Hunter onun takma ismi. Kendisi historical romance'de kendi tarzını oluşturabilmiş bir yazar. Dönem aşklarını esprili de bir dille anlatıyor... 


Diğeri ise benim daha okuma yazmayı ilk söktüğüm zamanlarda, abimin ise ilkokul zamanlarında birlikte defalarca okuduğumuz bir yerel efsaneler kitabı: Ali Püsküllüoğlu - Efsaneler... O kadar çok okumuştuk ki kitap inanılmaz yıpranmıştı. Favorimiz de Yunus Balığı Sırtındaki Çocuk'tu... Yıllar sonra kitabı görünce abimle kendim için sipariş ediverdim... 





Kitapsihirbazında iptal edilen kitabım yerine kesilen hediye çekiyle alınacak kitaplar da bunlar. Şu an sepetimde, henüz sipariş vermedim. Lux serisi çok merak ettiğim bir seri, hemencecik edinmem lazım :) Bu sözü yazdıktan sonra dayanamadım, siparişi verdim :)

Almak istediklerim ise... 


Benim için ayrı bir yeri olan yazar Anna Campbell... Şuan yayınlanmış olan 3 kitabı da bende mevcut, henüz iki tanesini okudum. Anna Campbell erkekleri hep aşırı yaralı olur... Klasik historical romance'lerden daha farklı bir çizgisi olan ve kalemini çok sevdiğim bir yazar...  Kapağını da çok beğendim bu arada, renk ambiyansı harika!

Ve çocukluğumdan beri hayranı olduğum sanatçı Türkan Şoray... Hem oyunculuğuna, hem havasına, hem kişiliğine hayran olunası insanın, sanat hayatını anlattığı kitabı çıktı. Kapakta da benim en sevdiğim resimlerinden biri. İsim rengi harika... 
İstiyorum... İstiyorum.. 


Bu gidişle ilk paragrafta bahsettiği kararını uygulamakta çok ama çok zorlanacağı şimdiden belli olan benherneysemo, kaçıyor... Sevgilerle... 
Devamını Oku »

25 Kasım 2012 Pazar

Almak İstediklerim - How to Think Like Sherlock Holmes...


Mastermind
How to Think Like Sherlock Holmes
Maria Konnikova

Sen benim aradığım kitapsın, Türkçe ol artık ne olur... :)


Edit: Sherlockseverlerle Martı Yayınlarına yaptığımız ricalar bugün sonunda yerine ulaştı gibi görünüyor. Martı yayınları facebook sayfasında şu mesajı yayınladı: 

Merhabalar,

Sevgili okurlar, ilginiz için teşekkür ederiz. Talepte bulunduğunuz kitap (How to think like sherlock holmes) ile alakalı çalışmalarımız var. Lütfen teker teker taleplerinizi yinelemeyiniz. 

Saygılar


Ah, ne güzel bir gün... :)

Devamını Oku »

19 Kasım 2012 Pazartesi

31. Tüyap Kitap Fuarı


Cuma günü bir türlü gelmek bilmiyor... Arkadaşımın izin günü sorunu nedeniyle ancak cuma günü gidebileceğim fuara... Ama yerimde duramıyorum, bütçemi de geliştirebilmek için yollar arıyorum falan... :) Şimdiden sözde bir liste yaptım ama ben biliyorum ki tüm kitapları, stantları ve stant görevlileriyle birlikte eve getirmek isteyeceğim. Yani listedekiler alınacak ama kalan paranın tümü de harcanacak :)

Ephesus, Pegasus, Epsilon, Artemis, Dex, Martı, Yakamoz, Arkadya, Arunas, Koridor, Martı ve Sokak Kitapları kesinlikle uğranacak olanlardan... Fuar izlenimlerimi de paylaşacağım... Görüşmek dileğiyle... 
Devamını Oku »

4 Kasım 2012 Pazar

Almak İstediklerim - Can Yayınları Gotik Edebiyat Seti


Bu seti gördüğüm an vuruldum resmen... 

Bu set benim olmalı... Can yayınlarından çıkan Gotik Edebiyat setinin normal fiyatı 100 TL. Ancak şuan kitapyurdu.com'da indirimde 70TL.  





Kitaplar çok güzel. Baskerville'nin Köpeği elimde var, Carmilla'yı da bir arkadaşım okurken beni bulmuş bazı yönleriyle sanırım, çok istemişti okumamı. Üstünkörü okumuş, araştırmıştım da ama çok fazla hatırlayamıyorum. Yine de çok olumlu yorumlar yaptığımı hatırlıyorum. Alıp yeniden sindire sindire okumayı da çok istiyorum çünkü üzerinden çok zaman geçti... 


Kitap listesi ise şöyle : 

Sicilya'da Bir Aşk Hikayesi
Gece Tabloları
Undine
Hayaletgören
Sardinya Efsaneleri
Otranto Şatosu
Böcek
Dr. Jekyll ve Mr. Hyde ve Diğer Fantastik Öyküler
Carmilla
Baskerville'nin Köpeği

Devamını Oku »

29 Eylül 2012 Cumartesi

Almak İstediklerim - Anne Rice

Çok ama çok almak istediğim bir seri var. Anne Rice'ın Vampir Günlükleri Serisi... 




1- Vampirle Görüşme 


Serinin ilk kitabı... Orjinal ismi Interview With The Vampire olan kitabın konusu ise şöyle: 
Bir otel odasında gazeteci ile 200 yaşında bir vampir olduğunu iddia eden biriyle bir röportaj yapar. Vampir ona hayat hikayesini anlatır. (Anne Rice'ın kitaplarında hava genelde böyle vampirlerimiz içlerini dökmek istiyorlar ve Vittorio'daki gibi sesli bir şekilde ya da Pandora'daki gibi bir günlük alarak hayat hikayelerini anlatıyorlar. Gerçi henüz Pandora'yı okuyamadım ama...)

Ayrıca kitabın Vampirle Görüşme isimli filmi de mevcut. Başrollerini Tom Cruise, Brad Pitt ve Antonio Banderas oynamış... Anne Rice başta  Tom Cruise'u uygun bulmasa da sonra performansını beğenmiş ve özür mektubu yazmış... 



Gelelim 2. kitaba:Vampir Lestat


Arka Kapak: 
Tüm zamanların en çok okunan ve vampir edebiyatında yeni bir çığır açan Vampir Günlükleri üçlemesinin ikinci kitabı Vampir Lestat, Paris, Mısır ve Amerika'da geçen tüyler ürpertici bir öykü… 
Vampir Lestat, ölümsüzlerin en yeteneklisi, en küstahı ve en yakışıklısı. Omuzlarına dökülen sarı saçları, gri mavi gözleri ve uzun boyuyla, 1780'lerin Paris'inde herkes ona hayrandı. Şimdiyse tüm dünya ona deli oluyor çünkü o bir rock star. Lestat bu durumun keyfini çıkarsa da diğer vampirler bundan hiç memnun değiller. Özellikle de Kraliçe Akasha: sinemaya da uyarlanan, dizinin üçüncü kitabı Lanetliler Kraliçesi'nin kahramanı çekici ama acımasız vampir…
Üçlemenin ilk kitabı olan Vampirle Görüşme'nin kültleşen filminde dünyanın en ünlü vampiri Lestat'ı canlandıran Tom Cruise unutulmaz bir performans sergilemişti. 
'Baş döndürücü bir öykü… İlki kadar dâhice ama daha eğlenceli, daha vahşi ve daha rahatsız edici.'
New York Times



Ve 3. Kitap : Lanetliler Kraliçesi 



Arka Kapak

Vampir edebiyatının en ünlü yazarı Anne Rice'ın Vampir Günlükleri serisinin üçüncü kitabı, Lanetliler Kraliçesi. Tüm zamanların en çok okunan ve vampir edebiyatında yeni bir çığır açan dizisi, okurlarını soluk soluğa okunacak yeni bir serüvene davet ediyor. 



Sinemaya da uyarlanan Lanetliler Kraliçesi'nde, altı bin yıllık suskunluğunu bozan, dünya üzerindeki bütün vampirlerin annesi ve lanetliler kraliçesi Akasha, uykusundan uyanıyor ve tüm lanetini serbest bırakıyor.



Ölümsüzlerin en yeteneklisi, en dayanılmazı olan Vampir Lestat'ın konserinde bazı vampirler yanmaya başlıyor ve nedeni bir türlü anlaşılamıyor

.

Kraliçe Akasha'nın korkunç bir planı var. Lestat da bu planın bir parçası. İnsanlığın mı yoksa vampirlerin mi sonu geliyor?..



"Kötülük, gizem, şiddet ve erotizmin sınırlarında dolaşan bir şehvetle dopdolu." 

Publishers Weekly



Bir de seriyle alakalı sayabileceğimiz yan kitaplarımız mevcut: 
Vittorio
Pandora
Şeytanla Dans
Beden Avcısı

Bende şuan sadece Vittorio ve Pandora bulunmakta. Vittorio'yu okudum ama Pandora'yı okumadım... 

Ve bu seriyi gerçekten çok istiyorum ancak kitapları cidden çok pahalı, onu da belirtmeden geçemeyeceğim... :)



Devamını Oku »

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Almak İstediklerim

Bilmem kaçıncı kez yazıyorum bilmiyorum ama Sherlock Holmes hayranıyım. Sir Arthur Conan Doyle'un yazdığı orijinal hikayeleri okudum, okuyorum...
 Artık Sherlock Holmes ile ilgili yazan diğer yazarların da kitaplarını edinmeye başladım. Serüven devam ediyor yani. Örneğin bahar aylarında Sonsuz Kitaptan çıkan Luca Martinelli'nin yazdığı Sherlock Holmes'un Dönüşü (Akıl Dışında Her Şey Gelip Geçicidir) 

adlı kitabı almıştım. Henüz okumadım. Konusu ise şöyle: Onun Reinbach şelalelerinde baş düşmanı Prefesör Moriarty ile birlikte öldüğüne inanılıyordu... Bugüne kadar...

Katil Resmi Çizer, Ben Altına İmzamı Atarım!

"İtalya'da olanlara dair tüm gerçeği, kendimi ölmüş göstererek her şeyi ansızın terk ettiğim o dönemi öğrenmek sizi memnun edecek. Hayır, Watson... Sizden rica ediyorum, lütfen sinirlenmeyin. Şimdi koltuğunuza oturun, sigaranızı yakın ve sakin bir şekilde okumaya başlayın. Biraz okuduktan sonra anlayacaksınız ki yaşamış olduğunuz o acı, engel olunamaz ve gerekli bir şeydi. Her şey bir yana, kraliyet tarafından bana verilmiş olan görev, son derece hassas ve hayati önem arz etmekteydi. Bu sebepten dolayı farklı bir şekilde hareket etmemin imkânı yoktu. Üzgünüm dostum..."

"Sherlock Holmes'un İtalya'da geçen ilk ve tek macerası! Bu sıra dışı cinayet hikâyesinde Luca Martinelli, bizi 1891 yılının Siena ve Floransa'sına götürüyor."
-Corriere Fiorentino- 

"Sherlock Holmes'un dönüşü muhteşem oldu! Tarihî Siena şehrinde geçen hikâyede Sherlock Holmes'un sahte ölümü ve İtalya'ya kaçışıyla ilgili tüm gerçekler açığa çıkıyor... Kaçırılmayacak kadar sürükleyici bir macera."
-Thriller Magazine-

"İtalya'da kıvrak zekâsı, sezgisi ve olaylara farklı bakış açısıyla bir bilinmezi daha çözüyor. Özlemiştik..."
-La Feltrinelli-



Ancak buna benzer almak istediğim yeni kitaplar var...


Şuan Martı Yayınlarından çıkan Tracy Barrett'ın yazdığı iki Sherlock kitabı var. Sherlock Dosyaları 1: 100 Yıllık Sır ve Sherlock Dosyaları 2: Kara Tepenin Laneti. Bu iki kitabı da çok istiyor ve merak ediyordum. İnternetten alışveriş yaptığım kitap sitesinde sepetime attım bile. Ancak bu arada Sherlock Dosyaları 1'in daha önce İlyada Yayınları Tarafından basılmış halini buldum. Bütçeme daha uygun olduğu için onu sepetime atmayı uygun gördüm. Bunların konusu ise şöyle:

Sherlock Dosyaları 100 Yıllık Sır:

Eğer o gün o Oyunu oynamasalardı ve Xena o gizemli notu beş dakika sonra okusaydı belki tüm bunlar başlarına gelmeyecekti. Fakat iş işten geçmiş, artık olanlar olmuştu Amerikadan gelip Londraya yerleşen Xena ve Xander Holmes kardeşler, burada çok sıkıcı bir hayat süreceklerini düşünürler. Fakat bir gün öğleden sonra ellerine geçen gizemli bir notla kendilerini büyük büyük büyükbabaları Sherlock Holmesun sonlandıramadığı bir vakanın tam ortasında bulurlar. Bu not ve ardından yaşanan olaylar sayesinde hayat artık onlar için çok daha heyecanlıdır 21. yüzyılın iki dâhi çocuğu Xena ve Xander kardeşler, acaba Sherlock Holmesun yarım bıraktığı bu araştırmayı tamamlayabilecekler midir?










Sherlock Dosyaları 2: Kara Tepenin Laneti


SHERLOCK DOSYALARI
DÂHİ DEDEKTİF SHERLOCK HOLMESUN
HEYECAN DOLU HİKÂYELERİ BU MUHTEŞEM SERİ SAYESİNDE
YENİ NESİLLERLE BULUŞUYOR
KARA TEPENİN LANETİ

Xena ve Xander kardeşler, huzur dolu Blackslope kasabasında geçirecekleri tatil için oldukça sabırsızlardır. Fakat uzun zaman önce kasabaya büyük korku saçan dev canavarın tekrar ortaya çıkmasıyla, iki küçük dedektif kendilerini çözülmesi imkânsız gibi görünen bir olayın içinde bulurlar. Xena ve Xanderin örnek aldıkları büyük büyük büyükbabaları Sherlock Holmes, korkunç Blackslope canavarıyla ilgili yaklaşık yüz yıl önce bir araştırma yapmıştır.
Acaba bu araştırma, 21. yüzyılda geçerliliğini yitirmiş midir? Yoksa dedektif kardeşler, Sherlock Holmesun onlara tuttuğu ışık sayesinde sonuca ulaşıp, kasaba halkını bu korkunç canavarın lanetinden kurtarabilecek midir?



Bir diğer Sherlock da Rodolfo Martinez'in yazdığı İthaki Yayınlarından çıkan Sherlock Holmes ve Şairin Ayak İzleri kitabı. Rodolfo Martinez'in yazdığı ikinci Sherlock kitabı. Ancak ben Ölülerin Bilgeliğinden önce bunu almak istedim. Bunu da uzun süredir sepetimde tutuyorum... Sanırım Bayramdan sonra sepetimi satın alacağım :) Konusu ise şöyle :
Sherlock Holmes ve Ölülerin Bilgeliğinin ardından Rodolfo Martínez, Conan Doyle ve Lovecraftın kurgularını şaşırtıcı bir gerçekçilikle birleştirmeye devam ediyor.

Ünlü İngiliz dedektif Sherlock Holmes bu kez İspanya İç Savaşının ortasında!
Hayatı cehenneme çevirebilecek bir kitap: Necronomicon. Sherlock Holmes ve ekibi bu önemli kitabı düşmanlarından önce ele geçirmek zorundadır. Aksi takdirde zaten savaş alanına dönmüş olan dünyadan insanlığın izleri tamamen silinecektir
H. P. Lovecraft, Robert Capa, Clark Kent, Jorge Luis Borges gibi isimlerin de Holmesa eşlik ettiği sıradışı maceralarla dolu bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Rodolfo Martínez bir kez daha başarmış: Daha yaşlı, daha samimi bir Sherlock Holmes İspanya İç Savaşının ortasında en eski tanrıları günümüz tanrıları ile iç içe sokan bir olayı çözmeye uğraşıyor.
Rafael Marín, Elemental, querido Chaplin
Conan Doyle aramızdan ayrılmış olsa da Sherlock Holmes yaşamaya devam ediyor...
Elia Barceló

Rodolfo Martínez, 1965 yılında İspanyada doğdu. Türleri karıştırmayı sevmesi, ilk göze çarpan alamet-i farikası. Birçok kez roman, kısa roman ve öykü dallarında Ignotus Ödülü kazandı, anlatıları İspanyada yayımlanan hemen hemen tüm fantastik edebiyat dergilerinde yer aldı.





Yine Sherlock tarzında gidersek araştırma yaparken Türklerin Sherlock'u adıyla çıkış yapmış Ebüssüreyya Sami'nin kaleme aldığı Amanvermez Avni hikayelerine rastladım. Merak ederekten onun da Körebe adlı kitabını sepetime atmış bulunmaktayım... Konusu ise şöyle:
Amanvermez Avni, Türklerin Sherlock Holmes´u!.. Bir doğum ve ardından gelen bir cinayet... İşindeki becerisiyle nam salmış Avni Bey´in, doğum ardından meydana gelen olaylar yumağını usta bir dedektif zekasıyla çözmesi ve amanvermezliğini bir kez daha kanıtlaması... Civarın meşhur ebe kadını bir gece gizlice doğuma götürülür; ne gittiği yeri bilmektedir ne de doğum yaptıracağı kadını tanımaktadır. Ebe kadın doğumu gerçekleştirir, fakat sapasağlam doğan bebeğin sonradan öldüğünü öğrenir... Ve bunun ardından olaylar peş peşe gelir; bebeğe ne olmuştur, ebe kadını neler beklemektedir?.. Ebussüreyya Sami´nin kısa ama ustaca planladığı bir kurguyla ortaya koyduğu Amanvermez Avni, polisiye severler için farklı bir dil ve üsluba sahip bir öykü... 
Ebussüreyya Sami, Türk edebiyatında sıkça rastlamadığımız bir tür olan polisiyenin ilk örneklerinden biri olarak Amanvermez Avni´nin maceralarından ilkini Körebe adıyla okura sunmakta...





Umarım en kısa zamanda bu kitaplara kavuşurum. Görüşmek dileğiyle :)




Devamını Oku »