8 Mayıs 2020 Cuma

Biz Evleniyoruz - Julia Quinn (Bridgertons #8)


 Adı: Biz Evleniyoruz
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: On The Way To The Wedding
Çeviri: Tuğba Şabanoğlu
Yayınevi: Epsilon Yayınları
  Sayfa Sayısı: 453
Basım: Mart 2013
Seri: Bridgertons Serisi #8




"Gördüğüm en mutsuz gelinsin."
"Mutsuz değilim. Ben sadece şey hissediyorum..."
Ama ne hissettiğini bilmiyordu. Ne hissetmesi gerekiyordu ki? Kimse bunun için eğitmemişti onu. Bütün eğitimi boyunca; dadısı, mürebbiyesi ve Bayan Moss'un Okulu'nda geçirdiği üç yıl boyunca kimse ona bunun dersini vermemişti.
Neden kimse bunun dikiş nakıştan ve yerel danslardan daha önemli olduğunu fark etmemişti?
"Ben..." Artık anlamıştı. "Ben veda ediyormuş gibi hissediyorum."
Hermione hayretle gözlerini kırpıştırdı. "Kime?"
Kendime.
Öyleydi de. Kendine ve olabileceği her şeye veda ediyordu. 


Merhabalar :)
Yine okuduğum ama yorumunu henüz yazmadığım bir kitapla geldim. Alıntıların fotoğrafını çektiğim tarihten baktığım kadarıyla bu kitabı 04.01.2019'da okuyup bitirmişim. Burada bir taslak oluşturmuşum ama yazmamışım. Şimdi yarım bıraktığımız işleri tamamlayalım. ^^

Biz Evleniyoruz, Bridgerton Serisi'nin 8. ve son kitabı. 8. kardeşle seriye veda ediyoruz. Bu kitabın kapak tasarımını Epsilon'un ilk yayınladığı günü dün gibi hatırlıyorum. Bu kapaktaki çizimin suratını hiç beğenmemiştim. Bana çok gudubet gelmişti. :) Ama genel olarak bu serinin kapak tasarımlarını çok beğeniyorum ve serinin ruhuna uygun buluyorum. Maalesef ki Epsilon bu serinin kapaklarını değiştirme gaflet ve delaletinde bulundu. 


Yeni kapaklar bunlar. Epsilon'un hesabından aldım.:)
Kapaklar kendi başlarına kötü olmasalar da Bridgertons'a uygun olmadığını düşünüyorum. Martı bir dönem klasikler için bu tarz kapaklar kullanmıştı, onlar da hoşuma gitmemişti. Bu kapaklarla ilgili yorum sizin. Ama ben elimde eski kapakların olmasından mutluyum. 

"Ben bir hiçim.(...) Sensiz bir hiçim."
(...)
"Mübalağa ediyorum belki, ama hepsi bu. Beni daha iyi kılıyorsun. Bana dilekler diletiyor, umut ettiriyor ve ilham veriyorsun. Bir şeyler yapmayı istememi sağlıyorsun. Tanıdığım en iyi insansın sen, tanıdığım en onurlu insan. Beni güldürüyorsun. Ve düşündürüyorsun. Ve ben... Seni seviyorum."

Gregory ailenin en küçük erkeği. İçlerinde de en az tanıdığımız ayrıca. Zaten diğer kardeşlerin kitaplarında küçük bir çocuktu. Seride en çok 7. kitaptı tanıma fırsatı bulmuştuk. 
Yazar bu kitapta farklı bir şey denemiş. Bu kez erkek karakter Gregory, Hermione'a aşık oluyor ve onun için mücadele ediyor. Ancak Hermione başka birine aşıktır ve arkadaşı & refakatçisi Lucy bunun bir felaket olduğunu düşünüyordur. Hermione'u bu durumdan kurtarmak için Gregory'e Hermione'un kalbini çalma konusunda yardım etmeye karar verir.
Lucy gerçekten güçlü bir kadındı. Sevdiğim kadın karakterlerden biri oldu ama ailesine karşı boynu eğriydi :/ Amcası ona daha önceden ayarlanmış bir evliliği dayatmaktadır. Lucy ise yardımcı olduğu Gregory'e meyletmeye başlamıştır bile. 

Gregory, serideki erkek karakterler içinde en normal olandı. Bu hoşuma gitti. Gerçek aşka inanan, onu arayan, onun için mücadele eden zeki, ilgili, sevecen bir adam. Aşktan korkmuyordu; geçmişten gelen yaralar/ travmalar, karşı tarafı bir itip çekmeler yoktu. :)

Buna rağmen duygu geçişleri çok keskindi. Ve konu epey sallanmıştı. Diyaloglar bildiğimiz Quinn diyaloglarıydı ama bu konunun gereksiz uzayıp sallanması kitabı birazcık da olsa sönük kılıyordu. 

Sonu ise gerçekten çok güzeldi. Çok beğendim. Gregory'nin aşkı için savaşması ve abilerinin göze alamayacağı bir şekilde aşkına sahip çıkması çok hoşuma gitti. Bir seri de böylece bitmiş oldu. İlerleyen zamanlarda genel bir seri yorumu da yazacağım. :)
Mutlu sonlarınız daim olsun efenim. ^^




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

17 Ocak 2019 Perşembe

Öpüşünde Saklı - Julia Quinn (Bridgertons #7)



Adı: Öpüşünde Saklı
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: It's in His Kiss
Çeviri: Banu Belgi
Yayınevi: Epsilon Yayınları
  Sayfa Sayısı: 383
Basım: Mayıs 2014
Seri: Bridgertons Serisi #7



"Eğer bir erkeğin seni sevip sevmediğini bilmek istiyorsan, emin olmanın tek bir yolu vardır. Öpüşünde saklıdır... Tüm hissettikleri, öpüşünde saklıdır."

Serinin sonuna yaklaştıkça Bridgerton ailesinin küçüklerine, diğer bir deyişle 'elimizde büyümüş' üyelerine  geliyoruz. Hyacinth de onlardan biri, hatta en küçüğü. Seri boyunca sivri ve bir o kadar kıvrak diliyle ağabeylerini, ablalarını çileden çıkarmasıyla ünlü, erkeklere atfedilen işleri yapmaya hevesli, nakış konusunda berbat, bir parça sinir bozucu karakterimizde sıra. 
Hyacinth sosyeteye takdim edileli uzun zaman olmuştur, tam 3 yıl. Ve bir kaç gereksiz kişi hariç doğru dürüst bir evlilik teklifi alamamıştır. 
Gününü biraz üstte anlattıklarımızla, diğer yandan 'yakın arkadaşı' haline geldiği ve bir nevi gençliğini temsil ettiği Lady Danbury ile geçirmektedir. Ona kitap okumaktadır. 
Bir müzikalde Lady Danbury'nin torunu Gareth St. Clair ile tanışır. Gareth'ın büyükannesine ait olan İtalyanca günlüğün çevirisi için yardıma ihtiyacı vardır. Ama alelade bir çevirmen tutamayacağı kadar hassas bir durum vardır ortada. O yüzden Hyacinth'e güvenir, ondan yardım ister. Hyacinth içinse gökte ararken yerde bulduğu bir maceradır bu. 
Gareth'ın babasıyla ciddi sorunları vardır. O kısımlar gerçekten etkileyici ve güzeldi. Gareth'ın başlarda Hyacinth'in yanında yer alması bir nevi babasına meydan okumak içindir.
Anthony ile konuştuğu kısım ise en çok güldüğüm kısımlardan biriydi. Serinin ilk kitabı ailenin en büyük kızı Daphne ile Anthony'nin arkadaşı Simon'ın kitabıydı. Anthony'nin Simon'a tavrını ŞU YAZIMDA paylaşmıştım. Geçen uzun yıllar Antony'yi epey yormuş olmalı ki Gareth'a tavrı bambaşkaydı: 
Anthony kendi kendine, "Bu harika bir gün," diye mırıldandı. "Harika bir gün." Keskin bakışlarını Gareth'a çevirdi. "Hiç kız kardeşin yoktu değil mi?"
Gareth, "Hayır," diyerek onayladı. 
Anthony kadehinin üçte birini tek dikişte içerek, "Benim tam dört tane var," dedi. "Dört. Ve artık hiçbiri benim sorumluluğumda değil. İşim bitti. Artık özgürüm."
Gareth dayanamayıp, "Ama kızlarınız var, öyle değil mi?" diye hatırlattı. 
"Sadece bir tane ve o da henüz üç yaşında. Bütün bunları tekrar yaşamama yıllar var daha. Şanslıysam Katolik olur ve kilisedeki rahibelere katılır.

Anthony'nin bu tepkilerine çok gülüyorum.:)

Julia Quinn'in zaten bolca kinayeli, esprili bir dili var. Bu, zaten sivri dilli olan bir karakterle (hatta Lady Danbury'i sayarsak iki karakterle) birleşince epey eğlenceli bir hal alıyor. 
Sevdim. :)



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

16 Aralık 2018 Pazar

Sana Muhtacım - Julia Quinn (Bridgertons #6)




Adı: Sana Muhtacım
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: When He Was Wicked
Çeviri: Yasemin Kılınç
Yayınevi: Epsilon Yayınları
  Sayfa Sayısı: 376
Basım: Nisan 2012
Seri: Bridgertons Serisi #6




"Her hayatta bir dönüm noktası vardır. Bu öyle muazzam, keskin ve belirgin bir andır ki insan kendini göğsünden vurulmuş gibi hisseder, nefesi kesilir ve bilir... Şüphenin en ufak gölgesi olmaksızın hayatının bir daha asla aynı olmayacağını kesinlikle bilir. Michael Stirling için bu dönüm noktası Francesca Bridgerton'u ilk kez gördüğü andır."


Ne zaman bazı sorunlardan ötürü okumaktan uzaklaşsam ki son birkaç yıldır oluyor bu sadece, bu yazar hep benim kurtarıcım oluyor. Bu kez de öyle oldu. Yine arka arkaya kısa sürede okuyuverdim 6. ve 7. kitabı. Teşekkürler Julia :)

Bu kitabın konusunu aslında arka kapak yazısı çok güzel özetliyor; "Londra'nın Neşeli Hovardası Michael Stirling için dönüm noktası, Francesca Bridgerton'u ilk kez gördüğü andır. Evet, kalbinin hiçbir zaman birine bağlanmasına müsaade etmeyen Michael ona bir kez bakmış ve aşık olmuştur. Bununla birlikte karşılaşma vesileleri kuzeninin bu genç bayanla evlenecek olmasını kutlamak adına düzenlenen bir yemektir. Hayat işte böyle ironiktir."

İnsanız; hepimizin ikilemleri, bocaladığımız, doğruyla yanlışı birbirinden ayıramadığımız zamanlar; zaaflarımız var. Bu iç çatışmaları çok güzel yansıtan bir kitap. Sevgi, dostluk, aşk, kardeşlik,minnet, bağlılık; insanların üzerinde epey baskı kuran hisler.

Bu tarz konular normalde oldukça ağır olur, insanı birkaç yaş yaşlandırır, şakaklarına aklar düşürür. Ama söz konusu Julia Quinn'in kalemiyse böyle yoğun bir kedere düşmeyeceğinizi söyleyebilirim. Kendisi de tüm eğlencesinin yanında sizi arada durup düşündürüp hüzünlendirse de bu bir seviyeye kadardır.

"Ve bir erkek sana evlenme teklifi ettiğinde, onu kendi meziyetlerine göre değerlendirmelisin, daha önceden belirlediğin rastgele standartlara göre değil."

Francesca bu kitaba kadar çok derinden tanıdığımız bir Bridgerton değildi. Kaldı ki gürültücü kuş sürüsü gibi olan Bridgerton'lar içinde bazen kendisini onlardan biri değilmiş gibi hissettiği bile olurdu. Kendisinin yağmur çamur demeden yürüyüş merakında kendimi buldum.
Michael ise sevdiği insanı bulduğu gün kaybeden, acı çeken ama hovardalık ününden de ödün vermemesi gereken bir karakterdi, sevdiğim de bir karakter oldu. Uşağı Reivers beni çok eğlendirdi. :p

Diğer Bridgerton kitaplarına hem benziyordu, hem de ayrı olduğu kısımlar vardı. Örneğin 5. kitap Bridgertonlar geçidi gibiydi ama bu kitapta arada Hyacinth'in sivrilmesi haricinde pek göremedik kendilerini. 

Kitabın sonundaki yazarın notu kısmı çok hoşuma gitti. Kendisini bir kez daha takdir ettim haddim olmayarak. :) 
Ve iyi hissederek kapattım kitabı.
Hızımı alamadım hemen 7. kitabı, "Öpüşünde Saklı"yı okudum.
Onun yorumunda görüşmek üzere.
Sevgiler :*




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

24 Eylül 2016 Cumartesi

Sonsuz Sevgilerimle - Julia Quinn (Bridgertons #5)



Kitap Adı: Sonsuz Sevgilerimle
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: To Sir Phillip With Love 
Çeviri: Murat Sarlıcalı
Yayınevi: Epsilon Yayınları
 Sayfa Sayısı: 356
Basım: Mayıs 2014
Seri: Bridgertons Serisi



Eğer insan aşkı bulmamışsa, yalnız kalmak daha mı iyiydi?

Okunup yorumlanmayan kitaplarda bugün. :)
Okuyalı uzunca bir süre geçmişti ve taslaklarda bekliyordu bu kitap; okunup yorumlanmamışlara da bir el atayım dedim. 

Eloise Bridgerton 28 yaşına gelmiş, sayısız evlilik teklifi reddetmiştir. Artık ona sosyetenin kriterlerine göre evde kalmış denebilir. Aslında Eloise bundan çok da şikayetçi değildir. Elbette seveceği bir eşi, güzel bir yuvası olmasını o da ister ama daha önce buna yaklaşan bile biriyle karşılaşmamıştır. O sürekli yazdığı mektuplarıyla ve daima mürekkepli elleriyle bekar hayatından memnundur. 

Ömrünü birlikte geçirmeyi düşündüğü, kendisi de evde kalmış en yakın arkadaşı Penelope evlenince Eloise bir anda boşluğa düşmüş hisseder ve bir yıla yakındır mektuplaştığı Sör Phillip'in tanışma ve birbirlerine uygun olup olmadıklarını öğrenme teklifini kabul ederek ailesine haber vermeden kaçar ve soluğu taşradaki Ramsey Malikanesi'nde alır. 

Sör Phillip mektuplarındakine hiç benzemiyordur, üstelik Eloise'e mektuplarında bahsetmediği bazı durumlar içerisindedir. 

***
Bir kadına kur yapmayı istemek, bunu nasıl yapacağını bilmek anlamına gelmiyordu.

***


Eloise  geveze, aceleci, tuttuğunu koparan, inatçı bir kişilik. Bir önceki kitapta ona sinir olduğum kısımlar  olsa da bu kitapta kendisini pek bir sevdim. Özellikle çocuklara yaklaşımı şefkati, buna rağmen göze göz, dişe diş halleri çok hoşuma gitti, bazı yerleri içime dokundu. 

Phillip'in kendi çocuklarına yaklaşamaması, onlarla arasına mesafe koyuşu, bocalamaları etkileyiciydi. Güçlü, iri, akıllı, becerikli bir erkeğin söz konusu geveze bir kadınla, yaramaz iki çocuk olunca yaşadığı çaresizlik okunmaya değerdi.

Mutlu bir ailenin ne kadar önemli olduğunu hem Bridgertonlara her bakışında hem de Phillip'in yaşadıklarını okuyunca görüyor insan. 
Bu kitapta da Bridgerton erkeklerinin toplandıkları sahneyi çok sevdim, çok güldüm. :) 
Bridgertonlar bambaşka ve harika bir aile gerçekten. 

***
Soru soran bir kadından kork, çünkü asla doğru cevap veremezsin.

***

Bridgertons serisi kitaplarında sevdiğim ayrıntılardan biri bu kitapta da vardı. Bölüm başlarındaki eklentiler. Sonsuz Sevgilerimle'de de mektup yazmayı seven Eloise'in daha önce yazdığı mektuplardan konuyla alakalı alıntılar vardı ve hoşuma gitti. ^^

Bridgertons serisi sevdiğim ve hala okumamış olan varsa türü sevenlere okumasını önerebileceğim tarihi aşk romanı serilerinden biri. :)
Sevgiler :*


 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

1 Eylül 2015 Salı

Rüyalar Gerçek Olsa - Julia Quinn (Bridgertons #4)


Adı: Son Söz Aşkın
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: Romancing Mister Bridgerton
Çeviri: Elif Dinçer
Yayınevi: Epsilon Yayınları
  Sayfa Sayısı: 406
Basım: Mayıs 2014
Seri: Bridgertons Serisi #4



Genç adam en sonunda ayağa kalktı, elbiselerinin üzerindeki çamuru elinden geldiğince silkeledi ama gidip genç kıza çatmadı. Kırıcı sözler sarf etmedi, bağırmadı, hatta ters ters bakmadı bile. 
Kahkaha attı.
Kahkahalara boğuldu.
Penelope daha önce bir erkeğin kahkaha attığını görmemişti ve bildiği kadarıyla bu hiç de nazik bir davranış değildi. Ama bu adamın gözleri - koyu yeşile çalan o gözleri- yanağına bulaşmış bir topak çamuru silmeye çalışırken utanç değil aksine neşe doluydu. Adam şöyle diyordu: "Bu işi pek iyi başaramadım galiba, değil mi?"
İşte Penelope o an aşık oldu. 

Penelope'yi serinin başından beri tanıyoruz. Bridgerton kızlarının biricik arkadaşı olur kendisi. Annesi ona asla yakışmayan renkte ve kıyafetlerde giyinmesi için ısrar ettiğinden bolca Lady Wistledown'ın alay konusu olur. 
Serini en başından beri de severim Penelope'yi. Tüm sessiz ve ilgi çekmeyen halinin yanında oldukça zeki ve eğlenceli biridir. 
Ve Penelope 16 yaşından beri Colin Bridgerton'a aşıktır. Bridgerton ailesinin neşeli, vurdumduymaz, gülüşüyle herkesi dize getirebilecek erkeğine. Ancak yıllar geçmiştir ve Colin onu hiç fark etmemiştir. 
Colin'in bu neşeli ve umursamaz tavrının altında aslında ne aradığını bulamamış, bocalayan biri vardır. En büyük ağabeyi Anthony ailenin ve vikontluğun varisidir, işleri başından aşkındır. Diğer ağabeyi Benedict hayatının amacını sanatta bulmuştur ve resimleri birçok galeride sergilenmektedir. Ancak Colin hayatının amacını bulamamıştır. 
Bu yüzden seyahatlere çıkmakta, yılın büyük bir bölümünü İngiltere'den uzakta egzotik ülkelerde geçirmektedir. 

Colin son seyehatinden döndüğünde artık 30'unu aşmıştır ve evlilik yaşı gelmişir. Penelope ise 28 yaşında bir kız  kurusu olmuştur. Evde kalmışlığı artık tescillenmiştir.  Penelope Bridgerton'ların evine geldiği bir gün masanın üzerinde açık bir defter görür. Bu bir seyahatnamedir. Colin'in seyahatlerinde tuttuğu günlüğü yani. Onun ortamın güzelliğini aktarırken duygularını da içine katması ve anlatımının güzelliği Penelope'yi büyüler. Bu adamı yıllardır sevse de bilmediği birçok özelliği olduğunu anlar. 
Colin Penelope'yi suç üstü yakalar. 

İkili birbirlerinin hayatlarına dahil olurken, bir yandan da daha önce hiç fark etmedikleri şeylerin farkına varırlar. 
Colin Penelope'yi görür, Penelope ise gerçek Colin'i tanımaya başlar. 

Colin'i çok severim. Ailenin zıpır çocuğu derim hep. Ancak bu kitapta Colin'in neşeli halinin altındaki bocamalarını, güvensizliklerini, onaya ihtiyaç duyuşunu, öfkesini, amaç arayışını çok güzel görüyoruz. Zaten neşeli insanların hep sıkıntısı olan insanlar olduğuna inanmışımdır. Colin'in aslında ne kadar öfkeli biri olduğunu görmek beni bile ürküttü :D 
Penelope'ye gelince o da uzaktan uzağa aşık olduğu bu adamı  her yönüyle tanımaya başladı. 
Bu kısımları da oldukça sevdim.
Colin'in günlüğüne bayıldım. ^^ 
Colin'in artık Penolope'yi fark ettiği ve aralarındaki çekimin başladığı kısımlar çok güzeldi. 
Julia Quinn'in her zamanki tarzı yine ortadaydı, kitap oldukça eğlenceliydi. 
Elioise'in hikayesinin temelleri de bu kitapta atıldı. 
Odasına kapanıp kapanıp işler çeviriyor ^_^
Onun kitabını da çok merak ediyorum *_* 

PUANIM 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »