23 Haziran 2013 Pazar

OKK 4. Blog Tur - Aşk Kokan Çiçekler - Sherryl Woods - Yorum



Klavyemdeki bozuk tuşlar nedeniyle uzun ve çileli bir şekilde yazdığım bir yazımdan daha herkese merhabalar ;) 
Geçenlerde 1. kitabını okuduğum Chesapeake Kıyıları serisi 2. kitapla geldim şimdi de... 
İlk kitapla ilgili yorumum için lütfen TIKLAYIN...

Kitap Adı: Aşk Kokan Çiçekler
Yazar: Sherryl Woods
Orijinal Adı: Flowers on Main
Çeviri: Selen Tekalp
Yayınevi: Ephesus Yayınları
 Sayfa Sayısı: 398
Basım: 2013
Seri: Chesapeake Kıyıları Serisi #2

#2 Aşk Kokan Çiçekler

Öncelikle yazıma yayınevine ufak bir eleştiriyle başlamak istiyorum naçizane... Bu kitap bize tur kapsamında geldiği için tabi ki yayınevinin hediyesi. Yayınevleri olumsuz kullanım için kitaplara 'x yayınevinin hediyesidir, parayla satılamaz' gibi bir uyarı mührü basıyor, buna da lafım yok. Olmasa daha iyi olur tabi ama bir önlem madem, olsun. Ancak bu sefer ki beni malesef  rahatsız etti, çünkü hem aşağıdaki resimde görüleceği üzere kitabın direk ilk sayfasında hem de kitabın yan kısmında vardı belirgin bir şekilde. 


Bu kadar koyu renkle, birden fazla kere ve en can alıcı yerlere basılması malesef beni biraz üzdü. Yayınevinin dikkat etmesini diliyorum. Ve tamam tamam sıkıcı kısmı geçiyorum, az da ağlak yapayım yani ne var? :(
Bu arada ayaç ne tatlı değil mi? :)


Biraz şeklinden bahsedersek ne kadar tatlı bir kapağı var bu kitabın, cıvıl cıvıl... İnsana çilekli dondurmaları anımsatıyordu, ben de okurken bol bol yedim. Tamam, kitap kapağından dondurma düşünen biri anca benim gibi diyetteki bir dondurma canavarı olabilir... 

Kitabın konusundan ŞURADA bahsedilmişti. Ama ben kendimce bahsedersem. İlk kitaptan tanıdığımız O'Briens ailesinin ortanca kızı Bree, Chicago'da oyun yazarı olarak çalışır ve oyunun yönetmeni kendisinden yaşça büyük gıcık Marty'le birliktedir. Küçük kızkardeşi Jess'in otelinin açılışı için yıllar sonra yuvası sayılan Chesapeake Kıyılarına döner ve Chicago'ya geri dönmek istemez çünkü son oyunu çok eleştiri almıştır ve Marty ile de işler yolunda gitmemektedir. Bu nedenle bir süre yuvasında kalmaya  ve boş bir dükkan bulup çiçekçi açmaya karar verir. Ancak çiçeklerini alacağı fidanlık 6 yıl önce sorunlu bir şekilde ayrıldığı eski sevgilisi Jake'e aittir. İkili eski defterleri kapatıp,  bir araya gelebilecek midir? Ya da o defterleri hiç açmadan profesyonel bir şekilde iş yaşamlarını sürdürebilecek midir?


Seri O'Brien kardeşleri anlatıyor. Büyük abla Abby'nin hikayesi ile Bree'nin hikayesinin o kadar ortak yanı vardı ki aynı hikayenin başka bir versiyonunu okuyor gibi oldum. Bree'nin hikayesini biraz daha fazla sevdim, ancak tekrar aynı kitabı okuyor gibi hissettiğim için rahatsız da hissettim. 
Bree; içine kapanık, kalem-kağıtla arası iyi, çiçek aranjmanları yapma konusunda yetenekli, kimseye kolayca açılamayan ama çok fazla yanlış yapmış biri... 
Jake ise dünya tatlısı ama biraz inatçı bir karakter, sürekli kaçıyor ve malesef büyük yaraları var, Bree tarafından açılmış.  
Jake, Will ve Marty'nin arkadaşlıklarını okumak çok keyifliydi... 
Kitapta 2 ayrı yan hikaye vardı, onları okumak da çok hoştu... 

Beni rahatsız eden tekrarlara gelince; yine bir kızımız doğduğu şehre zoraki nedenlerle geliyor, yine kalmak zorunda kalıyor, yine geldiği yerde onu yaralamış bir erkek var. Yine döndüğü yerde yıllar önceden bitmemiş ama aynı duyguları hissettiren, hala devam eden bir aşk var. Yine engeller sihirli değnek değmiş gibi kalkıyor... Yine insanlar kolayca değişiyor. Yine yan karakterler ilişkiyi kurtarmak adına destek veriyor, çabalıyor. Spoiler vermemek adına daha fazla devam etmiyorum... 

Kısaca serinin diğer kitabında yazar bunları yapmamalı diyorum. İlk bu kitabı okumuş olsam çok daha fazla beğenirdim diyor ve konuyu kapatıyorum... 

PUANIM: 3,5
 
"Bazen geçmiş yakana yapışmanın bir yolunu bulur..."

  ***Ephesus Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkürler...***
Devamını Oku »

22 Haziran 2013 Cumartesi

OKK 4. Blog Tur * AŞK Kokan Çiçekler - Sherryl Woods

Merhabalar,
Uzun bir aradan sonra Okuyan Kızlar Kulübü olarak yeniden sizlerleyiz... 
Ülkemizdeki üzücü olaylar nedeniyle bir süre ara vermiştik, şimdi ise üzerimize aldığımız görevi sürdürüyor ve aranıza dönüyoruz. 

Kitabımız ise Ephesus yayınlarından çıkan Sherryl Woods'un Chesapeake Kıyıları serisi 2. kitabı; Aşk Kokan Çiçekler... O'Brien ailesinin büyük kızı Abby'nin hikayesini anlatan Aşka Şans Ver'den sonra sıra ortanca kız kardeş Bree'de... 

Konusu:
Son iki oyunu üzücü bir şekilde başarısızlığa uğrayan yazar Bree OBrien, Chicagoyu terk edip büyüdüğü yer olan Chesapeake Kıyılarına geri döner. Aniden karşısına çıkan bir fırsatı değerlendirerek, keyif aldığı çiçeklerle uğraşabilmek için yepyeni bir heyecanla Çiçekçi Dükkânını açar. Ne var ki, boşanmış annesi ve burnundan soluyan eski aşkı etrafındayken Chesapeake Kıyıları düşündüğü kadar sakin ve huzurlu değildir…

Jake Collinsin, Breeyi hayatından uzaklaştırmak için birçok nedeni vardır. Ancak bu yine de ondan uzak durması için yeterli değildir; çünkü hâlâ ona sırılsıklam âşıktır. Sevdiği kadının sonsuza dek yanında olacağını bilse, geçmişteki tüm kırgınlıkları unutmaya hazırdır.

Peki, Bree sonsuza dek onunla kalacak mı?

Bunu öğrenmenin tek bir yolu vardır; inadından vazgeçip, geleceğe doğru riskli bir adım atmak...


Tur Takvimi:
1. Gün - 22 Haziran 2013

2. Gün - 23 Haziran 2013
Kitap Hakkındaki Yorum ve Değerlendirmeler

Bizden ayrılmayın e mi?
Sevgiler...
Devamını Oku »

21 Haziran 2013 Cuma

Aşka Şans Ver - Sherryl Woods



Kitap Adı: Aşka Şans Ver
Yazar: Sherryl Woods
Orijinal Adı: The Inn At Eagle Point
Çeviri: Selen Tekalp
Yayınevi: Ephesus Yayınları
 Sayfa Sayısı: 421
Basım: Nisan 2012
Seri: Chesapeake Kıyıları Serisi #1


Yasal Uyarı: Kitabın arka kapağından daha fazla spoiler içermez, gönül rahatlığıyla tüketiniz... 


Bir zamanlar -aslında günümüzde :p - Chesapeake diye bir kasaba varmış. Bu kasabayı aslen kuran kişi Mick O'Brien ve kardeşleriymiş. Kasabadaki çoğu yapıyı mimar olan Mick yapmış... Mick işinde ne kadar başarılıysa aile hayatında o kadar sorunluymuş. Ailesini öyle ihmal diyormuş ki bir gün eşi dayanamamış ve onu terk etmiş. Bu olaydan sonra Mick daha da işe sığınmış ve en küçüğü 7 yaşında olan 5 çocuğu Abby, Kevin, Bree, Connor ve Jess'i daha da ihmal etmiş. Çocuklarla büyükkanne Nell ve ailenin anaç çocuğu Abby ilgilenmiş. Yıllar sonra hepsi ne kadar güzel olursa olsun kötü anılara sahip oldukları bu kasabayı terk edip ülkenin 4 bir yanına dağılmışlar, henüz 22 yaşında olan  en küçük kardeş Jess hariç... 

Abby sayılarla arası iyi, biraz inatçı, çokça anaç ve ara bulucu bir karakter. Kocasından ayrılmış, finans sektöründe çalışıyor ve birbirinden tatlı 5 yaşında ikizleri var. Bir gün kızkardeşi Jess'ten yardım isteyen bir telefon alıyor ve Chesapeake'e dönüyor. Jess'in ne kadar gururlu ve yardım edilme kapalı olduğu düşünülürse Abby'nin neden koşa koşa kasabaya döndüğü anlaşılabilir... 

Abby kızkardeşine yardım ederken yıllar önce -15yıl- terk ettiği sevgilisi Trace'i de görür kasaba da. Trace de öyle bir erkek ki, tut kolundan nikah dairesine götür öyle aşık, öyle düşünceli, öyle aile babası... Abby de dönünce bu durumu görüp : 'Vay arkadaş, ben bu taş mahluku terk ettim ya kafamı hangi taşlara vurayım.' diye düşünmeli bence. 

Abby kızımız bir yandan Jess'in sorunlarıyla bir yandan Trace'le uğraşırken işin içine bambaşka yan olaylar da giriyor ve Chesapeake bildiğin Cennet Mahallesine dönüyor, tam curcuna... Yeminle şu seviyesiz benzetmeden sonra kendimden soğudum. Neyse, iyi niyetli, becerikli, anaç, sığınacak liman diye bir kadına da bu kadar yüklenmez arkadaşlar...

Kitapta neyi sevdim?
Tabi ki Trace'i... Yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü... 
Chesapeake Kıyılarını... Öyle anlatılıyor ki her kısmı gökkuşağı gibi rengarenk, cennet gibi, sürekli serin hafif bir rüzgarın yüzünüzü yaladığı bir kasaba canlanıyor zihnimde... 
İkizleri.. Abby'nin ikizleri tam olay, öyle diyaloglar var ki büyümüş de küçülmüş gibiler...
Trace'in 'istediğiniz kadar dondurma yeme' kuralını... Çok ihtiyacım var bebeğim...
Jess'in psikolojisinin incelenişini... 
Kasabanın kalbinin attığı yer Sally'nin lokantası.

Neyi sevmedim?
Abby'in eski kocası Wes'i... Manipülatif yanı olan, insanın kendini sorgulamasına neden olan olumsuz karakterlerden... Muhtelif zamanlarda dövülesi... 
Olayların çözülme şeklini... Bir kitap engelli bir koşuysa; karakterler ya o engeli atlar aşar, ya da takılı düşer bilirsiniz... Ancak bu kitapta biri o engelleri tek tek kaldırdı sanki ortadan. Bu da beni oldukça rahatsız etti. 2. kitabı okuduğum için onda da aynı durum mevcut. Örnek vereyim, kasabada küçük daire lazımsa aniden önünden geçer bulursun, hop tam istediğin gibi kiralık daire. Büyük, Mick'in yaptığı, gözlerden uzak bir eve ihtiyaç olur, hop uçurum kenarında tam ihtiyaçlarına uygun bir ev çıkar. Biriyle yıllara dayanan bir husumetin, sorunun vardır, derindir; gider yüzüne alakasız 2 cümle kurarsın hoop tüm yanlışlarını anlayıp sana hak verip, daha iyi biri olur... Kişilerin aniden 180 derece dönme olayı var yani. Rahatsız olunmayacak gibi değil. Birilerinin sihirli değneği var da bizim mi haberimiz yok? Aşk olsun... 

Bu nedenle ben orta karar bir kitaptı diyorum.  Yani ne 4 vermeye gönlüm razı oldu ne de 3 vermeye. O yüzden 3.5 puan :)
İkincinin yorumu çok yakında... 

PUANIM: 
Devamını Oku »

30 Mayıs 2013 Perşembe

Akşam Okuması - Aşka Şans Ver - Sherryl Woods ve Mistik Chai Diye Bir Şey



Sherryl Woods ablamızın Chesapeake Kıyıları serisine başlamış bulunuyorum. Serinin ikinci kitabı Aşk Kokan Çiçekler de sırada :) Kitaptan daha önce bahsetmiştim. Okuokudan yaptığım 100Tl lik bir alışveriş sonucu hediye gelmişti. Sadece bana diye düşünmeyin, kampanya vardı o zaman. Yoksa ben 100 Tl üzeri alışveriş yapsam da okuoku bana ayraç bile göndermezdi.  

Akşam okuması olarak Aşka Şans Ver'i seçtim. Yanında mistik chai'ım la beraber. (Bu saatten sonra gece okuması oluyor gerçi) 

Hazır laf sırası gelmişken size mistik chai'dan bahsedeyim, ne zaman birilerinin yanında içsem olay oluyor çünkü... Olay deyince eller havaya bir şey düşünmeyin, "Bu ne beee?" bakışı oluyor yani :)


Mistik Chai, Chai Tea Latte de denilen bir bitki çayı. "Ayy, bitki çayı mı? Hiç de sevmem..." diyerek burun kıvırıp kaçmayın, yakarım! :) Bu bitki çayı biraz tuhaf. İçinde karanfilden zencefile bir çok bitki içeren mistik chai su+sütle yapılıyor. Sütle bitki çayı, valla bakın :) 1/3 kadar süt, 2/3 kadar su, itiraf: ben sütünü biraz daha fazla koyuyorum... 


Bu çayı bir-iki sene önce nerden duydum hatırlamıyorum, duydum ve hayatım değişti :p O kadar olmasa da yeni şeyler denemeye bayılan ve de ilkokuldan beri bitki çayı müptelası olan bendeniz hemen almaya markete koştum... Çoğu yeri gezdim ve bir zaman sonra büyük bir markette buldum. Ne saadet... Ben Doğuş marka kullanıyorum, Doğadan Büyülü Bohça serisinde de çıkardı bunu, ama onu denemedim... 



Benim özellikle kışın severek içtiğim çaylardan biri... Kitap Tutkusu bir muhabbette duyunca "Aa, o ne be?Çok ilginç. Tadı nasıl?" dedi, tarif edemedim tabi , ahaha... :) Benim saçmalamalarımdan sonra hemen denedi.  Aslında şaşırdım, öyle bir tarife, ben olsam gidip almam, ne idüğü belirsiz çayımsı şey diye :) Ve hatırladığım kadarıyla da beğenmişti. Sonra ikimiz ortak bir tarif yapmıştık: " Bitki çayı gibi ama değil gibi de. Coffee Latte gibi ama değil gibi de...." Sanırım bizden pazarlamacı olmaz, soğumayın hemen çaydan yahu :) Ayrıca mis gibi vanilya kokuyor ve ara ara salep tadı da veriyor :) Yani; "Ayh, canım sıcak bir şeyler istiyor, bitki çayı mı yapsam yok ya o değil, latte mi yapsam, yok o da değil, salep mi içsem, o da değil, hiçbiri değil, daha farklı bir şey istiyorum." derseniz Ağaoğlu gibi, bunu deneyin, seveceksiniz :) 

Kısaca sevdiğim bir çay diyeyim siz anlayın :p 

Ve gideyim kitabıma gömüleyim izninizle... Bakalım nasıl bir kitapmış. Sonucu yakında bildiririm:p
Serinin ikinci kitabı da sırada.

Sevgiler... :)


Devamını Oku »