23 Eylül 2016 Cuma

Bridget Jones'un Bebeği (Film Yorumu)


Bridget Jones serisine olan sevgimden ŞU yazımda bahsetmiş, kitaplarına ve filmlerime dair düşüncelerimi anlatmıştım.

Ben o yazıyı yazdıktan sonra sihirli bir değnek değmiş gibi bazı şeyler değişti. Önce Bridget Jones serisinin haklarını Pegasus Yayınları aldı ve 3 kitabı set olarak tekrar bastı. Bende tek eksik 3. Kitap olduğu için "Deliriyorum Bu Çocuğa" ismiyle çevrilen 3. kitabı satın aldım sadece. Seri yan yana uyumsuz göründü ama yapabileceğim bir şey yok maalesef.

Bridget Jones'un Bebeği isimli üçüncü filmden de haber yok demiştim o yazıda ve film birkaç gün önce vizyona girdi. Ben de ilk fırsatta senelerdir beklediğim bu filme gittim. Sıcağı sıcağına filmle ilgili düşüncelerimden bahsedeyim dedim. 

Seans saatinin gelmesini beklerken ben ^^
Öncelikle sinema salonu gerçekten çok enteresandı. Filmi biz de dahil 4 kişi izledik desem? Resmen sinema salonunu kapatmış gibiydik ve hal böyle olunca rahatça gülüp şakalaşabildik.  

Filmle ilgili hem çok büyük beklentilerim hem de çok büyük şüphelerim vardı. Seneler sonra film nihayet geliyor  heyecanı bambaşkaydı, diğer yandan oyuncuların yaşı başı aldı gitti, inandırıcı olacaklar mı; araya uzun yıllar girdi, eski rollerini tekrar tutturabilecekler mi şüphesi vardı. 


Film beklediğimden çok daha iyiydi. 

Bridget artık 43 yaşındadır ve hala bekardır.
Seneler süren kuraklıktan sonra hiç beklemediği bir şekilde hamile kaldığında ise kendini yine iki erkeğin arasında bulur. 
Ve babanın kim olduğunu bilmiyordur. 

Söz konusu Bridget'se kaos her zaman vardır zaten. :)

Filmde bu kez Daniel rolünü oynayan Hugh Grant bulunmuyordu, kendisinin akıbeti filmde verilmişti. :) Onun yerine Patrick Dempsey rol almıştı filmde. Kendisini Grey's Anatomy dizisinden tanıyorduk zaten. Nasıl olur diyordum, ki eleştiriler de görmüştüm izleyicilerden kendisinin oynaması konusunda. Ama ben filme çok yakıştırdım, Hugh Grant'in eksikliğini çok fazla hissetmedim. 
Çok hoştu. ^^

Ama benim adamım her daim Mark Darcy olagelmiştir. :)


Bu filmde de bolca güldüm, hatta bazı kısımlarda kendimi kaybettiğim oldu. Bu sahne de kendimi kaybettiğim kısımlardan biriydi örneğin. Eski filmlerden görüntülerin aktığı bir sahne vardı onu da çok sevdim. 

Filme dair ilk başta yadırgadığım tek şey oyuncuların yaşının artık kemale ermesi oldu. Ben daha önce bahsettiğim gibi önceki filmleri sık sık izlediğim için bir anda seneler ileri akmış gibi hissettim. 
Dile kolay ilk filmden bu yana 15, ikinci filmden bu yana 12 yıl geçmiş. 

Ama bu yadırgamayı bir süre sonra atlattım. 
Kendimi Bridget'in trajikomik hayat hikayesine yeniden kaptırdım. 

En sevdiğim şeylerden biri de önceki filmlerin karakterleri olan Bridget'in patronu, annesi, babası, çetesi gibi oyuncuların aynı şekilde muhafaza edilmiş olmasıydı. Hepsini yeniden görmek beni çok mutlu etti. 

Velhasıl-ı kelam, tekrar tekrar izleyeceğim bir film daha oldu. 
Ben seriyi ayrı bir  şekilde seven biri olduğum için beğenim yüksek olmuş olabilir ancak yanımda önceki iki filmi izlememiş bu seriden bihaber bir arkadaşım vardı ve o da filmi çok beğendi, bolca güldü. 

Bu tür filmleri seviyorsanız seveceğinizi düşünüyorum. Bridget Jones hayranıysanız da film sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır diye var sayıyorum. 
Sizin fikirleriniz nedir?
Sevgiler:*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

24 Temmuz 2015 Cuma

Kitap Alışverişi *_* Selam, Tatlı Kitaplar :3

Baktım da Nisan ayından beri kitap alışverişi yazısı yazmamışım. Aslında bu süreçte dolu kitap aldım ama bazı nedenlerle kitap alışverişi yazmaya küsmüştüm. Bu alışverişi yazmak istedim.
Alışverişimi Okuoku'dan yaptım. Pegasus Yayınları'nda %32 indirim vardı. Nemesis Yayınları'nın birçok kitabı 9.90 TL idi. Shall we begin?


En en güzel kitabımla başlayayım *_* Trenzalore'un ne anlam ifade ettiğini Whovian'lar iyi bilir. O yüzden bu hikayelerin Doctor  Who efsanesinin farklı bir yönünü ele alacağı belli. Ben sipariş verdiğimde önsiparişteydi *_* Gelir gelmez yollamışlar. Yine dolu DW ayracım oldu. *w*
Doctor Who ve Dw Kitaplarıyla ilgili yazdığım tüm yazıları okumak için TIKTIK!


Bu tarz sevdiğim kitapların içini ben çok merak ederim. Aranızda da merak edenler olduğunu düşündüğüm için benim için özel kitapların içeriğini paylaşmadan geçmem. Trenzalore Öyküleri'nin içeriği işte böyle güzel. İçindeki öyküleri de görebilirsiniz. 


Dex Yayınları'ndan tek bir kitap aldım. Gamble Kardeşler serisinin çıkmasını nasıl heyecanla beklediğimi ŞU yazımda yazmıştım. Bu arada kapak enfes olmuş. Kitap incecik 167 sayfa civarı. 3 kitap tek kitap olabilirmiş, o derece :D Görev: Sağdıcı baştan çıkarmak! 


Nemesis Yayınları. Neredeyse tüm kitaplarını aldığım, takip ettiğim bir yayınevi. Elimdeki eksik kitapları bu siparişte aldım. Hafta Sonu Kaçağı'nın yazarından Hiç Hesapta Yokken ve Yasak Sevgili'nin yanı sıra çok sevdiğim yazar Christine Bell'in SevgilimiBuldum.com kitabını da aldım. Sürpriz Balayı'ndaki erkek karakterimizin kızkardeşi Cat'in hikayesini anlatıyor. Bu yazar sevdiğim yazarlar arasına çoktan giriverdi. 


Ve Pegasus Yayınları. En çok almak istediklerimi aldım. Bridget Jones serisinin son kitabını ne kadar beklediğimi vs ŞU yazımda yazmıştım. Şans mıdır nedir, kısa bir süre sonra set halinde seri tekrar çıktı. Diğer kitaplar elimde olduğundan sadece 3. kitabı satın aldım. Çarpışma, Tehlikeli Temas zaten çevrilmesi beklenenlerdendi. Sylvia Day'in ise historical romance'larına bayıldığımı ara ara yazarım. Tek eksik kitabını da siparişe ekledim. Sana Soyundum ve Günaha Davet yorumları için kitap isimlerine tıklayın. 


Ve bu siparişin güzeli Silber *_* Kerstin Gier'in Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisiyle bende apayrı bir yeri vardı. Yeni serisinin çıkması beni inanılmaz sevindirdi. Rüyalar diyor annem *_* 
Ayrıca diğer seri gibi ciltli! Kapak harika ama üzerindeki gözden hiç hoşlanmadım. :D


İç tasarımını da göstereyim.Çok hoş bir iç tasarımı var. Ama şu sevmediğim göz her yerde. :D


Kitapların toplu hali ise böyle. 
Okuoku ayraca doyurmuş bu sefer. 
Bu sipariş beni çok çok mutlu etti. 

Sizler neler okuyor, hangi kitapları almak için sabırsızlanıyorsunuz? 
Sevgiler :* 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Bridget Jones'un Günlüğü Serisi - Eskileri Yad Etmek


Yine taslaklarımdaki onlarca yazıdan birinin daha tozunu alıyorum. Bu yazının taslağını geçen kış yani 2014 kışında yazmıştım. :D Ve evet, benim için dondurma yemenin mevsimi yoktur. :)

İlk Bridget Jones kitabımı okuduğumda liseye başlamamıştım sanırım henüz. Ya da yeni başlamıştım. Kitaptan önce filmi izlemiştim tabi ki :) O nedenle kitabı gördüğümde almıştım. Annem de vardı yanımda hala hatırlarım :p 

Romantik Komedi okumayı pek sevmediğimi her daim söylerim blogda. İzlemeyi severim ve tercih ederim.  Bridget'i ise izlediğim anda sevmiştim. Onca zamandır da vazgeçemedim. İlk film, ikinci film derken kitaplar takip etti. 


Kitapları da filmleri de arşivime aldım tabi ki. 
Şimdilerde bile, hatta çok uzun zamandır; ne zaman canım az sıkılsa, ya da eskileri yad etmek istesem, canım istediğinde açar izlerim Bridget Jones'u. 
Hemen söyleyeyim Team Mark'ım ben *_*
Helen Fielding'in sıkı bir Jane Austen hayranı olduğunu, Mark Darcy'nin de Jane Austen'ın Mr. Darcy'sinden esinlenme olduğunu bir çoğunuz biliyorsunuzdur zaten.
Bana göre iki filmdeki rolü de Colin Firth'in oynaması çok hoştur. Güzel şeyler hissettirir bana.

Artık replikleri ezberlemiş olsam da, karakterlerle birlikte senkronize söylemeye başlamış olsam da; yılda birkaç kez Bridget izlemek bende ritüel halini aldı sanki :) 

Sevdiğim şeyleri tekrar tekrar okur, izlerim bu arada. Tanıdık bir dosta sığınmak, o duyguları tekrar hissetmek gibi. 

Şimdi bu ritüelin tarifini veriyorum :D 

Malzemeler: 
-Gece Yarısı saatleri
-Filmi izlemek için muhtelif bir adet ekran
-Bir adet bürünülecek battaniye veya yorgan
-Üniforma olarak pijamalar
-İsteğe bağlı pofuduk terlikler,
-Dondurma, cips, patlamış mısır, çikolata, puding vs. gibi bolca abur cubur,
-Ve filmi izlemeye uygun bir ruh hali... 

Ana malzemelerimiz böyle, siz lezzetlendirmek için kendinize uygun malzemeler de katabilirsiniz. 

Modern kadının 'yaş bunalımı'nı anlatır Bridget. Okumuşsun, çalışıyorsun, belli bir yaşa gelmişsin ama hala bekarsın. Aman Allah'ım! Sanki herkesin sevgilisi vardır da bir senin yoktur, sanki herkes çift yaratılmıştır da bir tek sen tek. Birlikte okula gittiğin herkes, tüm yaşıtların evlidir sanki. Hepsi eşlerini, bebeklerini gözüne gözüne sokarlar gibi. Belli bir zaman sonra hayatında kimseyi istemiyor olsan da, bir ilişkiye hazır hissetmesen de bir anda etrafın gazına gelmiş bulursun kendini. Bir anda her şey evliliğin, sevgili bulmanın etrafında döner. Neredeyse kendin olmaktan çıkarsın. 
Aslında çok da yabancı bir hikaye değil, değil mi? 

Eklemek gerekirse, seri 3 kitaptan oluşuyor. Gendaş Kültür'den çıktı.

1- Bridget Jones'un Günlüğü / Bridget Jones's Diary
2- Mantığın Sınırı / The Edge of Reason
3- Mad About The Boy



Son kitap henüz Türkiye'de çıkmadı. Çıkacağına dair söylentiler uzun zamandır dolaşıyor. 
Ayrıca ilk iki filmden sonra Bridget Jones'un Bebeği adlı bir film daha yapılacağı duyurulmuştu ama o da kayıplara karıştı. 


Ne dersiniz güzel olmaz mıydı? :D 

Kitabı çıkarsa ilk alanlardan, filmi çıkarsa ilk gidenlerden biri olacağımı biliyorum sadece. :D 
Bazı tarz kitaplara kendimi yakın hissetmem, ama hissettim mi de tam hissederim.
Bridget de buna örnek. 

Aslında filmlerle, kitaplarla ilgili söyleyecek çok şeyim vardı ama böyle bir iç döküş yapmak istedim. 
Söyleyecek o bir sürü şeyimi yazmaya hazır olduğumda bu yazının iki numaralısıyla buralarda olurum. 

Dipnot: Bridget'e ŞU yazımda bir selam çakmıştım zamanında. :D 

Sizin neler düşündüğünüzü merak ediyorum. 
Sevgiler :* 

EDİT: 3. kitap çıktı, film geldi, yeni bir yazı yazıldı. Bu konudaki yazımı okumak için TIKTIK!

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »