27 Kasım 2012 Salı

Gabriel'in Cehennemi - Sylvain Reynard



Kitap Adı: Gabriel'in Cehennemi
Yazar: Sylvain Reynard
Orjinal Adı: Gabriel's Inferno
Çeviri: Belkıs Dişbudak
Yayınevi: Optimum Kitap
Basım Yılı: 2012
Seri: Gabriel's Inferno kitap 1
Sayfa Sayısı: 650

Seri:
#1 Gabriel'in Cehennemi
#2 Gabriel Arafta
#3 Gabriel'in Cenneti

Harika ve içe işleyen bir aşk kitabıydı. Hem de tüm yazım yanlışları ve çevimenin kitabı mahvetmeye çalışma çabalarına rağmen... 

İlk önce sıkıcı olan teknik kısımlardan bahsedeceğim. Öncelikle kitapta özellikle ilk kısımlarda bir çok yazım yanlışı vardı. Onun dışında çevirmene kitap boyunca bol bol seslendim. Evet, çevirmen eski kelimeler, yani günümüzde çok fazla kullanmayan kelimeler tercih etmişti kitap boyunca. Başta beni rahatsız etmemişti, çünkü tarihsel bir yönü de olan Dante ve Beatrice anlatılırken o kelimeler gözümü tırmalamamıştı. Ancak daha sonra malesef kasti seçimler olduğunu düşündürecek kadar göze batıcı oldu. 

Kitap Dante ve Beatrice, ve hatta tarih, edebiyat ve sanatla ilgili terimsel bilgilerle dolu. Bu kısımda gözlerim malesef ki çevirmen notu aradı ama bulamadı. Ben yine Dante'nin yeri bende biraz ayrı olduğu için az çok bir şeyler biliyordum, çok yadırgamadım. Ama benim de takıldığım bir çok teknik mesele oldu ve okuma sürecimi sıkıntıya soktu... Kısaca 2. kitabın çevirilmesinde çevirmen bunlara dikkat etme teveccühü gösterirse beni ihya eder... :)

Ve ve ve en çok takıldığım kısım. S.ktir et kelimesini rahatça yazan çevirmenin 'ditmek' tabiri kullanması oldukça komikti. Hele de üzerinde yetişkin romanı yazan bir kitapta... Orjinalinde böyle bir sansür var mıydı bilmiyorum ama bir çok kişiye de bana geldiği gibi trajikomik geldiğine eminim... Ve o "itoğlu it", "eşeklik etmek" tabirlerinin hangi kelime kalıplarından çevirildiğini de şahsi olarak merak ediyorum.

Gelelim bu sorunların bile mahvetmeyi başaramadığı o kitaba... Reklam amaçlı olsa bile Fifty Shades serisiyle karşılaştırılması beni üzdü. Bu kitaptaki o aşkın yanında Fifty Shades'teki sadece tensel bir ilişki  kalıyor, üzgünüm... Ki bu kitapta karakterlerimiz sadece bir ilişki yaşıyor, o da kitabın sonunda... Ortak yön ararsak sadece uysal ve saf kızımız; zengin, yakışıklı, kibirli ama geçmişinden büyük bir yara taşıyan oğlumuz. Tek ortak nokta sanırım bu, ve bu ortaklığa uyan onlarca kitap sayılabilir... 

Gabriel'e kitap başında çok kızdım. Tam bir ZÜPPEydi çünkü. Marka merakı olan, sürekli kendini öven, ki bunu karşıdakini yerin dibine sokarak yapan bir züppe hem de. Ama olaylar çözüldükçe, Gabriel'in aslında nasıl bir 'Cehennem'de yaşadığını anlıyorsunuz... Birbirlerini eskiden tanıma olayları da kitabın duygu yükünü ve romantizmini arttıran harika bir ayrıntı. Ve Julia... Saf görünen kızımız da aslında Gabriel'den aşağı kalır bir cehennemden çıkmış değil. 

Gabriel geçmişten beri kendisini sürgün ettiği cehennemde Julia'nın yardımıyla bağışlanma arayacak. Julia ise o gerizekalı Simon'la yaşadıklarına rağmen gerçek aşkı yeniden bulacak ve kendini sevmeyi yeniden öğrenecek. Geçmişin hayaletleri ve şeytanlarıyla yüzleşemeden bir araya gelemeyecekler... 

Julia'nın dua ettiği enteresan tanrılar da gülümseten kısımlardandı. Örnek: "Ah, köpeklerin yaşayamayacağı pahalı dairelerin tanrıları, ne olur, beni rahat bıraksın..." 

Kitaptaki Dante&Beatrice aşkına atıf ise kitabın edebi değerini arttıran bir özellik, benim de keyif aldığım bir yandı. Ah, Gabriel'in o sözü: 'Yarın cennetten kovuluyorum, Beatrice. Tek umudumuz, daha sonra senin beni bulman. Beni cehennemde ara.'

Son sözüm: Her şeye rağmen yine de tavsiye edilir, hem de nasıl... 
PUANIM: 

P.S.: Yazıyı yazarken ise kitapta da geçen anlamı güzel şu güzel parçayı dinliyorum...

Alıntılar: 

'Sende yalnızca aksilikleri çeken bir mıknatıs var,  Bayan Mitchell, bende ise  günahları çeken bir mıknatıs var.'
...
Aslında yakından tanıyanlar tarafından Gabriel'ın poker oyuncusu falan olamayacağı biliniyordu. İçindeki fırtınaları pek çok yolla, pek çok küçük ayrıntıyla açığa vuruyordu. Öfkelendiğinde gözlerini yumardı. Çaresizlik hissettiğinde yüzünü ovalardı. Sıkıntıları varsa, korkuyorsa volta atardı. 
...
Gabriel'in züppece zevklerinden: Altın dolma kalem :)
Montblanc dolmakalemini alıp kapağını yavaşça açtı. (Rachel): "Normal insanlar da böyle kalemler mi kullanır, yoksa yalnız Orta Çağ uzmanları mı? (...) Hokkayla divit kullanmayışına şaştım."
Gabriel kaşlarını çattı. "Bu kalem Meisterstück 149," dedi. Bunun bir anlam ifade edeceğini sanıyordu. 
...
'Gabriel bana hediye vermek istemiş. Benim için bir şeyler hissediyor olmalı... Sadece acıma olsa bile. Şimdi artık fotoğraftan başka bir şeyim daha oldu. Sonsuza kadar benim olacak bir şey daha.'
... 
Ve fifty'e ufak bir gönderme olan kısım. Okuyanlar bilir Fifty Shades'de Ana Thomas Hardy hayranıdır, özellikle Tess. 
(Julia): 'Evet, çünkü bence Thomas Hardy'den bir şeyler yüzeyin altında kıpırdanıyor. Ondan ne kadar nefret ederim, bilirsin. İnsanların aklını oynatan manyak.'
...

Ve gelelim yine fanların kim kime benzer muhabbetlerinden bir demete. Bilirsiniz ben de Christian Grey'e Matt Bomer'i uygun olduğunu düşünenlerdenim.


Gabriel O. Emerson'a gelince benim hayalimdeki Gabriel biraz daha farklı olsa da sevdiğim oyunculardan olan Henry Cavill'in de özellikle resimdeki halleriyle çok güzel uyduğu. Ayrıca Sylvia Day'in Bared To You serisine de True Blood'dan tanıdığımız Joe Manganiello uygun görülüyormuş. Malesef seri henüz Türkçe'ye kazandırılmadığı için ve de okumadığım için bilemiyorum. Ama bakın abileri/ablaları Henry Cavill'in şu halleri ne tatlı ve de Gabriel'e uygun. 


Ve bu da o papyonlu hallerine atfen :) Sevgiler... Sizin aklınızda kimler var peki?

İkinci kitap için beklemedeyiz :)



10 yorum:

tarih84 dedi ki...

ahh bu da mı seri valla isyandayım artık seri kitap almak beklemek çile. Kitap kapaklarında not düşülse bu bir seridir diye iyi olacak. sitelerde gördüğüm bir kitaptı sizin yorumunuz sonrası listeme ekledim ama devamını beklemek çile. Bne takip etme sorunu yaşayanlardanımdır off bak canım sıkıldı yine:(
Bu arada not: grey kesinlikle matt olmalı.

Benherneysemo dedi ki...

Seri kitaplar çoğaldıkça ve yayınevleri de kitapları unuttururcasına yılda bir kitap çıkarınca tadı gerçekten kaçıyor. Yayınevleri düzgün çıkaramayacakları seri işlerine hiç girmemeliler... Ben de sıkıldım seri takip edip beklemekten. Ama Optimum Kitabın dediğine göre 2. kitabın çevirisi bitmiş, son hazırlıklar yapılmakta. Umarım ki ilk kitaba göre daha düzgün bir çeviridir ve de fazla beklemeyiz. Şuan zaten iki kitap, 3. çıkacakmış sanırım. Ama 15-20 kitaplık serileri beklemek gerçekten işkence. Not: Kesinlikle katılıyorum :)

tarih84 dedi ki...

3. de mi çıkacak Allahaşkına kaç kitaplık seri bu Gabrilenin çilesi:))) kitap serisi tam çıksın öyle alayım bari yeterrrrr :)))

Benherneysemo dedi ki...

:D Başta ben de 2 kitap sanıyordum ama sanırım ki 3 leme olacak... İlk kitap bile yeter bence tüm seriye çok güzeldi :)

tarih84 dedi ki...

3. çıksın ben de toplayıp okuyayım bari.

Benherneysemo dedi ki...

3. daha yurtdışında da çıkmadı henüz ama gönül rahatlığıyla ve kesinlikle tavsiye ediyorum :)

Kitap Tutkusu dedi ki...

Merak ettiğim bir kitap. Bir dahaki siparişime (Büyük ihtimal 2. de çıkar o zamana) sepetime ekleyebilirim :)

Benherneysemo dedi ki...

Umarım en yakın zamanda çıkar da ben de fazla beklemem, seri beklemek sıkıntılı... :)

Kitap Tutkusu dedi ki...

Kesinlikle :) Ama beklemek sıkıntılı olsa da en sevdiğim şey seri kitaplar okumak:)

Benherneysemo dedi ki...

Malesef ki öyle, yoksa bu çileye can mı dayanır :)