23 Mart 2025 Pazar

Emanet Çocuk - Claire Keegan (Kitap Yorumu)


Adı: Emanet Çocuk
Yazar: Claire Keegan
Yayınevi: Jaguar Kitap
Çevirmen: Behlül Dündar
  Sayfa Sayısı: 80
Basım: 2010
Türkçe Basım: Mayıs 2021

1980’lerin başında, İrlanda kırsalındayız. Küçük, isimsiz bir kız çocuğu, kendi ailesi tarafından daha önce hiç tanışmadığı çocuksuz Kinsella çiftine bırakılır. “Emanet çocuk”, yeni ve geçici evindeki ilk günlerinden itibaren kendi iç dünyası ve duygularını tanımanın yanı sıra, “aile” ve “ev” denilen şeylerin daha önce hiç tecrübe etmediği olanaklarını, özellikle de dalgalı yaşam denizindeki yol göstericiliğini ve iyileştirici yanlarını da keşfetmeye başlar.
Çağdaş İrlanda edebiyatının en parlak isimlerinden Claire Keegan Emanet Çocuk’ta, bir kız çocuğunun gözünden İrlanda’nın yemyeşil vadileri ve parlak gökyüzüyle bezeli pastoral yaşamını, hırçın rüzgâr ve dalgalarla falezler misali yontulmuş taşra insanlarını son derece dokunaklı ve yalın bir dille anlatıyor.
“Emanet Çocuk’ta görkemli bir dizi biçimsel güzellik, derin ve verimli bir yetenek tarafından resmediliyor. Claire Keegan, okuyucuya basit hikâye diye bir şey olmadığını ve sanatın insan yaşamı için ne kadar elzem olduğunu hiç unutturmuyor. Keegan doğru kelimeleri seçme konusunda heyecan verici bir içgüdüye sahip; yaşamın sonsuz ihtimallerine ve kesinliğine karşı sabırlı bir özen göstermekte ise son derece mahir.” Richard
Ford

Tası suya daldırıp dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı. Tası yeniden daldırıp güneşin suda yansıdığı yere kadar kaldırıyorum. Altı yudum içip, utancın ve sırların barınmadığı bu yerin, şimdilik, yuvam olmasını diliyorum.

    Tesadüfen görüp aniden okumaya karar verip bir oturuşta okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Uzun zaman sonra bir oturuşta kısa da olsa bir kitabı okumak eski günlerin hazzını verdi sanki. 

    Kitap; İrlanda kırsalında pazar günü kiliseden çıktıktan sonra babasıyla bir araba yolculuğuna çıkan bir kız çocuğuyla başlıyor. Olaylar ismini bilmediğimiz, kitap boyunda da bize söylenmeyen o kız çocuğunun bakış açısıyla anlatılıyor. Onun zihnindeyiz, onun gözüyle görüyor, onun eliyle kavrıyor, onunla hissediyoruz. Sanki biz o'yuz. Yazar bize aslında o kızın hikayesini anlatmıyor da yaşatıyor. Bu hoş bir bakış açısıydı. Her şeyi onunla birlikte öğreniyoruz ve onun çocuksu bakış açısıyla, algısıyla deneyimliyoruz. 

    Konuyu uzun uzun anlatmak istemiyorum, arka kapakta yeterince bahsedilmiş. Eğer okumaya karar verirseniz siz de o çocukla birlikte öğrenin isterim. Ama yine arka kapakta bahsedildiği gibi ev ve yuva kavramlarının farkını sorgulatan bir kitap. Bir çocuğun zihninde onun korkuları, kaygıları, sevinçleri, hayattaki en ufak şeyi bile yeni deneyimlediği andaki o hissiyatı, hiçbir yere tam olarak ait hissedememek... İnsan gelişen, değişen bir varlık. Bir yerden gittiğimizdeki biz ile döndüğümüzdeki biz aynı kişi olmuyoruz. Öğrenen, bilen insan bir daha asla eski bilmediği haline dönemiyor. Dönmemeli de belki de. 

"Bir yerde sır varsa, orada utanç vardır. Utançsa ihtiyacımız olan bir şey değil."

    Beni en çok etkileyen anlardan biri çocuğun Kinsella' nın kucağında otururken çok oturduğundan, bacağını ağrıttığından endişe duyduğu o andı. İçine doğduğumuz ailenin kuralları, hayata bakışı içimize o kadar işliyor ki, başka bir ihtimalin varlığı bile bazen bizi şaşırtabiliyor. 

    Kitabın içeriğinden çok bahsetmek istemiyorum. Ama olaydan çok bir durum öyküsü gibi. Okurken İrlanda kırsalını yaşıyorsunuz. Bir çiftlik evinin kokusu, günlük işleri, kuyudan su çekerken çocuk sesinin duvarda yaptığı yankı... Yazarın kendisi de 1968' de çiftçi bir ailenin kızı olarak İrlanda' da doğmuş, kitap da 1980lerde tam da onun çocukluğunda geçiyor. Yazarın tarzını sevdim ve diğer kitaplarını da araştırdım. Türkçeye çevrilmiş iki kitabını daha buldum.


                                                  

    İlk çevrilen kitabı Yüz Kitap'tan Mavi Tarlalardan Yürü isimli öykü derlemesi. Çevirisi çok beğenilmemiş. Ama Emanet Çocuk' un çevirisi Jaguar Kitap'tan Behlül Dündar' ın çevirisini ben beğendim. Diğer kitap Böyle Küçük Şeyler de Jaguar Kitap'tan. Bunları da okuma listeme aldım. Jaguar Kitap' ı biraz araştırdığımda kapak tasarımlarını beğendim. Minimalist ama vurucu kapakları var. Hoşuma gitti.

Şimdilik bu kadar. Sevgiler :*



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder