12 Ağustos 2015 Çarşamba

En Çok Beni Sev - Julia Quinn (Bridgertons #2)


Kitap Adı: En Çok Beni Sev
Yazar: Julia Quinn
Orijinal Adı: The Viscount Who Loved Me
Çeviri: Ayşe Bekoğlu
Yayınevi: Epsilon Yayınları
 Sayfa Sayısı: 416
Basım: 2. Baskı: Ağustos 2011
Seri: Bridgertons Serisi




"Ve siz, Bayan Sheffield , siz benim için en nefis meydan okuma olacaksınız."
Kate bilerek ve isteyerek olağanca gücüyle vikontun ayağına bastı.  Anthony acıyla viyakladı.  (...)
"Siz, Bayan Sheffield, siz gerçek bir baş belasısınız."
"Ve siz, Lord Bridgerton kendinize daha kalın çizmeler alsanız iyi edersiniz. 

Julia Quinn kitaplarının genel tarzının eğlenceli diyaloglar olduğunu biliyoruz.  Serinin ilk kitabından çok iyi tanıdığımız Anthony Bridgerton'ın hikayesi anlatılıyor bu kitapta. Ben ilk kitapta Anthony'i çok sevmiştim hatta yorumumda paylaştığım alıntı Anthony'le ilgiliydi. Yukarıdan kitabın ismine tıklarsanız okuyabilirsiniz. 

Anthony'nin kitabı bu yüzdendir ki merak ettiğim kitaplardan biriydi. 
Serinin her kitabının başında karakterlerden birinin geçmişine dair bir anı alıyor. Bir önceki kitapta bu anı Simon'ındı. Anthony'nin iç dünyasındaki bazı inançların kaynağını bu anıdan öğreniyoruz. 
Bu mantıksız inancı nedeniyle bu sezonda evlenmeye karar veriyor.  Bu nedenle o sezonun en gözde genç kızına kur yapıyor.  Bu gözde de Edwina Sheffield. Edwina, üvey ablası Kate ve annesi Mary'le yaşıyor. Kate'i Edwina'nın annesi Mary büyütmüş.  Kate, Mary'i annesi gibi görüyor. Aile olarak da birbirlerini çok seviyorlar.
Edwina dönemin normlarına göre bir güzelliği olduğu için daha çok göze çarpan kişi ve Kate genelde onun gölgesinde kalıyor.  Ama kız kardeşinin çok iyi bir evlilik yapmasını istiyor. Paraya ihtiyaçları olduğu için değil de sevdiği biriyle olmasını istiyor. 
Erkekler Edwina'naya pervane.  Kate onun yanında görünmezlik pelerini giymiş gibi adeta. Edwina katıldıkları bir etkinlikte ablasının onayını almayan biriyle evlenmeyeceğini söylediğinde herkes bu sefer Kate'in gönlünü kazanmaya çalışıyor Edwina'ya ulaşmak için.
Anthony'nin kardeşi Colin  onu Kate ile tanıştırıyor çünkü Edwina'ya giden yol Kate'ten geçiyor. Bu kitapta Colin'e bayıldım. Çok eğlenceli bir karakterdi. Ailenin zıpır çocuğu diyebiliriz ona. Benedict daha efendi, ağır bir portre çizdi. Onu da sevdim. Onların kitaplarını çok merak ediyorum. Eloise de dahil oldu bu kitapta tanınanlar kervanına. Diğer kardeşler henüz küçümen oldukları için onları pek tanımıyoruz şimdilik. 
Konuya dönersek  Kate kardeşinin iyi bir evlilik yapmasını istiyor demiştik. Onu seven, aldatmayacak, ona iyi bakacak, kardeşinin de sevdiği biri olmasını istiyor. Ama Anthony  ona göre asla olmayacak biri çünkü Anthony hovardalıklarıyla, çapkınlıklarıyla ünlü.  Ve bir hovarda asla adam olmaz.  

O zaman Kate'e ne diyoruz kitaptan alıntımızla: 

Bir kitabı kapağına bakarak değerlendiremezsin. 

Böylece ikisi arasında bir çekişme başlıyor. Anthony Kate'i  Edwina konusunda ikna edeceğine söz veriyor, Kate Anthony'i kardeşinden uzak tutacağına söz veriyor. Bir şekilde zıtlaşıyorlar ve kitap boyunca sürecek çekişmeli ve eğlenceli diyaloglar başlıyor. Kitabın en güzel kısımları.  Kate'in köpeği Newton'a da bayıldım. 
Keyifli bir hikayeydi. 
Buruk yanları da vardı.
Hani bazen insanlar bir şeylerden korkar veya üzülür. Bunun temelde çok mantıksız olduğunu bilir, birine söylediğinde kulağa aptalca geleceğini bilir çünkü öyledir ama inanmaya devam eder. 
İki karakterin de bu şekilde düşünceleri vardı. 
Kitabın ilk kısmı çekişmeler üzerine kuruluyken ikinci kısmı bu inançlar üzerine kuruluydu. 

Anthony'i sevdiğimi söylemiştim. Kitabı da çok sevdim ama kapattığımda Anthony üzerine daha iyi bir hikaye yazılabilir miydi diye düşündüm. 
İlk yarısını daha çok sevdim. 

Kitabı okuyanların anlayacağı, kitabı okumayanlara spoiler olmayacak şekilde en sevdiğim kısımlar ise şunlardı.
İlki Bridgertonların Kriket Oyunu geleneği :D  Ölüm sopası ve pembe sopa :) 
İkincisi Newton'ın Hyde Park gezisi :) 


Ve kahkaha attığım bir diğer kısmı alıntı olarak vermek istiyorum. Özellikle ilk kitabı okuyanlar çok iyi anlayacaktır. 

"Eğer siz Edwina'nın ağabeyi olsaydınız, sizin gibi bir adamla evlenmesine müsaade eder miydiniz?" (...)
"Bunun konumuzla bir alakası yok."
"Cevabımı aldığımı düşünüyorum."
"Benim kız kardeşim, Hastings Dükü ile evli. Namını duydunuz mu?"
"Eşine duyduğu sadakatle ünlü birisi."
"Demek ki namını duymamışsınız. Yeni evlenmeden öncekini duymamışsınız."
"Eğer zamparaların iyi birer kocaya dönüşebilecekleri konusunda beni ikna etmeye çalışıyorsanız, emin olun bunu başaramazsınız."

Aklıma ilk kitaptaki Anthony-Simon çekişmelerini getirdiği için bu kısımda da çok güldüm. 


Aslında bu kadar uzun bir yorum yazacağımı düşünmüyordum. 
Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Seriyi okuyan herkesin merak ettiği konu tabi ki gazete yazarı Lady Wistledown'ın kim olduğu. Ben de henüz kim olduğunu bilmiyorum. Ama aklına kim geliyor derseniz; ilk kitapta Lady Bridgerton olacağını düşünmüştüm çünkü dul bir anne ve 8 çocuğunu evlendirmek zorunda. Bir şekilde onlara itici güç oluşturduğunu düşünmüştüm. Ama sonra dedim ki bence Lady Wistledown'ın bir kitabı olmalı. Ben bunu çok istiyorum. Bu yüzden Lady Wistledown'ın Bridgerton kızlarından biri ya da aileye gelin gelecek kızlardan biri olduğunu düşünüyorum. Henüz bu konuda spoiler yemediğim için şanslıyım sanırım. Çünkü merak edip varsayımlarda bulunmak çok eğlenceli. 

Kitabı çok beğendim ama gözüm farklı birkaç şey de aradı. Bu nedenle 

PUANIM: 4,5


P.S: Bir defada okuduğum Benedict'in kitabı Son Söz Aşkın yorumunu da en kısa zamanda gireceğim. ^^ 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!


Hiç yorum yok: