5 Aralık 2020 Cumartesi

Kasım 2020 Kitap Alışverişi / Kitap Sepeti


Merhabalar,
Uzun süredir kitap alışverişlerimi en aza indirdim. Çok istediğim veya emin olduğum serilerin devamı olan kitapları tercih ediyorum. Elimden geldiğince yeni seriye başlamıyorum. Elimde okunmamış pek çok kitap var ve üstüne yer sıkıntım da var. Yer sıkıntısını bir yana koyarsak kitaplığımda sadece görmekten mutlu olduğum kitaplar olsun istiyorum. Bu nedenle sadece elimdekileri okuyup tekrar okumayacağımı düşündüğüm kitapları elden çıkararak devam ediyorum. Bir süre daha böyle devam etmeyi düşünüyorum.

Yine de uzun zaman sonra kitap alışverişi yapınca çok enteresan bir sipariş olmasa da yazmak istedim. Alacağım kitaplar Martı Yayınları ağırlıklı olduğundan Kitap Sepeti'ni tercih ettim. Çok daha uygun oluyor. 



Okuoku, Kitap Sepeti olduktan sonra ilk kez alışveriş yaptım. Öncelikle siteyle ilgili görüşümden bahsedeyim. Kargo çok düzgün bir şekilde geldi. Paketlenmesi, kutulanması çok iyiydi. Kutuya koymadan önce kutuda zarar görmemeleri için özel bir şekilde paketlenmişlerdi. Kitap Sepeti'nin kendine has ayraçlarından vardı. Kısaca memnun kaldım. Kitap alışverişlerinde tüm siteler için genel bir olumsuzluk belirtirsem kargo fiyatları bel büküyor. 




Anne Rice, benim ilk okuduğum fantastik yazarlarından biri. Vampirler denince genelde onun tarzına aşinayım. Vampirliğin doğasını yansıtan vampirler... 
Serinin devam kitapları -Martı sağ olsun- arka arkaya çıkınca ve ben alışverişlere ara verince, bu şekilde bir nevi toplu almış oldum.








 Vampire Chronicles (Vampir Günlükleri) serisinin ilk 3 kitabını Turkuvaz Yayınları basmıştı. Şu an o kitaplar piyasada bulunmuyor ya da ikinci elde fahiş fiyatlara bulunuyor. Bana da çok soran oluyor bu kitapları. 
Bir dönem Martı seriyi bitirdikten sonra başa dönüp bu 3 kitabı da basacak diye bir duyum almıştım. Hâlâ bu fikirdeler mi bilmiyorum ama okurlar açısından pek iyi olur. Ben de sonradan bulmak sorun olmasın diye kalan kitapları aldım. 






Sırayla Kan ve Altın, Blackwood Çiftliği ve Kanlı İlah. Kan ve Altın'ı bir dönem başka bir yayınevi basmıştı, ancak Martı basacak diye beklemiştim. Basması çok da güzel oldu. Serinin tamamlanmasına ise az kaldı sayılır ^_^ 






Alacakaranlık serisini blogu açmadan çok önce okuyup bitirmiştim. Birçok insan için okumaya başlama sebebi oldu bu seri. Beni de 'light' vampirlerle tanıştıran seri olmuştu. Bu seriden önce romantik, yemeğine aşık olan, insanlarla sosyalleşmek için doğasına karşı koyan vampirleri okumamıştım. Anne Rice terktim yani :p
Aşağıda linkini vereceğim yazımda da bahsettiğim gibi döneminde çok sevildi, sonra nefret edildi. Seriyi okuduğum dönemde Bella'nın zihni yoruyordu. O yüzden bu kitabın ilk 12 bölümü sızdığında Edward'ın zihninde olmak bana çok iyi gelmişti. 


Sicilya'da Bir Aşk Hikayesi'ni alma nedenim ise hem kitaplığında bulunmasını istemem hem de kargo ücretini kurtarmaktı. Aslında eskiden kargo ücreti ödememek için belki okurum diye aldığım alakasız kitaplardan sonra bu huyumdan vazgeçtim. Kitaplığımda biriken, okumak istemediğim kitaplardansa kargo ücreti ödemeyi tercih ediyorum artık. Bu seferki gerçekten istediğim bir kitap olduğu için saymıyorum. :) Gotik ortamlar bana neden bu kadar iyi hissettiriyor bilmiyorum. Ama iyi ki varlar. 




Aslında başta yazmasam mı bu yazıyı derken, hem sizlerle tekrar görüşmüş oldum hem kitap alışverişlerinde değişen bazı alışkanlıklarımdan ve görüşlerimden bahsetmiş oldum hem de biraz nostalji yaptık beraber. 

Sizlerin kitap alışverişi alışkanlıklarınızda yaşadığınız değişimler var mı? Benimle paylaşır mısınız? :) 

Sevgiler.


Unutmadan;




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

26 Eylül 2020 Cumartesi

(Tarafını Seç #1) Edward Mı? Jacob Mı? (Tarihin Tozlu Raflarından Bir Tartışma)


Merhabalar.
Aman aman, nerelere geldik; diyebilirsiniz. :)
Madem ben taslaklarımı düzenleyip yayınlıyorum. Madem Gece Yarısı Güneşi kitabının çıkmasıyla bu konu tekrar gündeme geldi. Madem ben okuduğum diğer serilerle ilgili de bu tarz yazılar yazmayı uzun yıllardır istiyorum. Neden olmasın? :)

Yukarıdaki anlamsız paragrafı görmezden gelirsek eğer, malumunuz Alacakaranlık serisinin çok uzun zamandır beklenen üyesi Gece Yarısı Güneşi çıktı. Bu seri pek çok kişiye okuma alışkanlığı kazandırmasının yanı sıra benim gibi o güne kadar dark, gotik, acımasız vampirler okumuş bir okuyucuyu da light vampirlerle tanıştırdı. :p
Ve çoğu popüler seri gibi döneminde çok sevildi, ardından nefret edildi.
Bu seriyle yatıp kalktığını bildiğim insanlardan dahi daha sonra olumsuz şeyler duydum. :)

Ben bu seriyi yanlış hatırlamıyorsam 2008 sonlarında almıştım. Henüz ortada bir çılgınlığı yokken okumak insanın bakış açısını etkiliyor. O yüzden hiçbir bilgim yokken okuduğum için ben bu seriyi sevmiştim. Hala da severim. Blogu açmadan çok önce yaşandığı için bunlar blogumda maalesef yorumları yok. 4. kitabı heyecanla beklediğim zamanları hatırlıyorum mesela :) Ardından yazarın Edward'ın da ağzından bir kitap yazdığını duyduğumda sevinmiştim. Seri acayip tutmuştu ve bırakın kaymağını yemeyi dibini ekmekle sıyırmak bile normal bir davranıştı.


Gelin görün ki Gece Yarısı Güneşi'nin 12 Bölümü Stephanie Meyer'in bilgisayarından sızdırıldı ve yayıldı. O zaman ne yalan söyleyeyim ben de okumuştum bu 12 bölümü ve Bella'nın sıkıcı zihnindense Edward'ınkini yeğlemiştim. :) Aslında devamını da okumak istemiştim ama yazar kitap unutulana kadar ara vereceğini, bu ruh haliyle yazarsa tüm Cullenları öldürebileceğini söylemişti. Ve böylece kitap pek çok okurca unutulup gitti. 
Daha önce Bree Tanner'ın İkinci Hayatı adında ek bir kitap yayımlayan yazar 10. yıla özel Yaşam ve Ölüm adında bir ek kitap daha çıkarttı. Bunun nedeni Alacakaranlık'tan sonraki kitaplarının bu kadar ilgili görmemesi olarak düşünülebilir mi, kararı size bırakıyorum. Yaşam ve Ölüm'de Edward ve Bella bir nevi yer değiştirmişti. Ve kitap Alacakaranlık kitabıyla birlikte bir yüzünde Alacakaranlık, diğer yüzünde Yaşam ve Ölüm olacak şekilde basılmıştı. Hoş bir düşünceydi. Ben de bu kitabı almıştım ama hâlâ okumadım. Okuyanlardan da genel olarak geçer bir not almadı. Ama ben okuyup kendim karar vermek istiyorum. :)
Alışveriş yazımda da bu kitaptan bahsetmiştim. Okumak için TIKLAYIN!

Yine Epsilon sayfasından aldım resmi. :)


Ve günümüz. Tam unutuldu dendiği anda Gece Yarısı Güneşi çıkıverdi. Kapağını pek sevmedim. Bana iyi duygular vermiyor. Ama alıp okumayı düşünüyor muyum, evet düşünüyorum. 
Blogda bu kitaplarla ilgili yazdığım alışveriş yazısı dışındaki tek yazı olduğu için biraz çenem düşmüş olabilir. Affedin. :)

Tarafını seç kısmına gelelim.
Bu tarz aşk üçgeni bulunan kitaplarda ve serilerde okuyucular genelde ikiye bölünürler. Edward'ı çok seven ve Bella'yla onun olması gerektiğini düşünenler. Jacob'ı çok seven ve aslında Bella'yla onun olması gerektiğini düşünenler. 
Bir de benim gibi ikisinin de kaçıp kendini Bella'dan kurtarması gerektiğini düşünenler. :p 
Gördüğünüz gibi "Kızım Bellam sen ne düşünüyorsun? Bu hayat senin," diyen yok. 

Kitapları baz alacak olursam ben Team Edward'ım. Jacob'ı iyi bir arkadaştan öteye göremiyorum maalesef. Ve Bella'nın seçimine de saygı duyuyorum. :p 

Filmleri düşünecek olursam çok büyük Edward antisiyim ama Jacob'a da yakın hissetmiyorum. Filmler için hepsi kaçıp birbirinden kurtulsun düşüncesindeyim. :p 

Bir de pek Kurtadam düşkünü olmadığım ve Vampirleri daha çok sevdiğim için biraz taraflı bakıyor olabilirim. Edward'ın aşırı sahiplenici tutumları kitap çerçevesinde hoşuma gitmiş olsa da gerçek hayatta asla tahammül edemiyorum.
Aklıma sürekli Biri Beni Isırdı filminin (Alacakaranlık parodisi) finali geliyor. Mantıklı buluyorum :p

Siz kimin tarafındasınız? Lütfen düşüncelerinizi yorum olarak belirtin. Biraz nostaljinin kimseye zararı olmaz. :)  

Bu yazıyı sonuna kadar okuyan olduysa ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. ^_^
Kendimi daha genç ve ergen günlerime dönmüş gibi hissediyorum. :p

Sevgiler.




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

15 Haziran 2016 Çarşamba

Okuoku Kitap Alışverişim - Haziran 2016



Geçtiğimiz aylarda dünyanın kitabını aldım :/ Bu bir yandan elbette güzel bir şey ama bir yandan yer sorunum olduğu için ve battığım için yer yer düşündürücü olabiliyor. 
Ve hiçbirini bloga yazmadığımı fark ettim. Instagram'da ve Snapchat'te birkaçını paylaştım ama düzenli bir şekilde her siparişimi paylaşmadım. Bir süre sipariş vermeyi düşünmediğim için (bu sözler genelde tutulmaz ama bu kez kararlıyım) son siparişimi yazmaya karar verdim çünkü kitap alışverişi yazısı yazmayı seviyorum. 

Ben bu siparişi 2 Haziran'da vermiştim ancak bugün yani 15 Haziran'da elime ulaştı. Normalde elbette bu kadar gecikmezdi, bunun da bir nedeni vardı, onu da aşağıda yazacağım. 



Okuoku'da bazı kitaplar 9.90TL indirimdeydi, bunlardan en çok istediğim Yabancı Yayınları kitaplarını seçtim.  Onun dışındakiler ya daha önce aldığım kitaplardı ya da ilgimi çekmiyorlardı. Yanlış hatırlamıyorsam Yabancı'dan 6 kitap bu indirime dahildi. Benim en çok merak ettiklerim bunlardı. Kupa Altılısı'nın ayracını çok beğeniyordum ama çıkmadı içinden -_- 
Bu arada indirim devam ediyor sanırım, ilginizi çekiyorsa bakabilirsiniz. Benim indirimden aldıklarım bu kadardı. 


Harika serini severek okuyorum ve en merak edilen şey ara kitapların çıkıp çıkmayacağıydı. Ara kitaplar yurtdışında e-kitap olarak yayınlanmış olduğu için o zamanlar ülkemizde basılma imkanı yoktu ancak sanırım bu durum değişti ki ara kitap olan Harika S.rt.k geldi *_* Bu kitabın yayınlanacağı haberini aldığımda çok çok mutlu olmuştum. Aksi takdirde ne kadar sevmesem de İngilizce olarak okuyacaktım. Bu kitap serinin ilk kitabı Harika P.ç'in kahramanları Bennett ve Chloe'nin novellası. Yani 1.5 nolu kitap. Çok merak ediyorum. 
Siparişimin geç gelme nedeni bu kitaptı çünkü önsipariş tarihi 13 Haziran'dı. O yüzden onu temin etmeyi beklediler siparişimi göndermek için. 

İtaatkar isimli kitap Pegasus Yayınları'nın 2016 katalogunda dikkatimi çekmişti. Merak ettiğim için siparişime ekledim. Beni çok çok şaşırtan nokta ise bu kitabın normal kitap boyunda değil, ara boy olması. Yani cepboyla normal kitap boyu arasında. Fotoğrafta da belli oluyordur. Buna çok şaşırdım. Pegasus'un çok eski kitaplarda cep boy görmüştüm ama hiç bu boyda kitaplarını görmemiştim. Hiç sevmedim bu durumu. -_- 


Stephenie Meyer'in olayları Edward'ın gözünden anlatacağı Gece Yarısı Güneşi kitabı yalan olunca  yazar onuncu yıla özel farklı bir fikirle karşımıza çıktı. Bu fikir de karakterlerin hepsinin cinsiyetini değiştirmek. Bu kez vampir olan kız, insan olan ise erkek olacak. 
Bu fikre karşı oldukça nötrüm. Yani fikri berbat bulanlar, kitabı hiç sevmeyenler de oldu, tam tersi de oldu. Ben emin değilim, sanırım okuyup karar vereceğim. 
Ayrıca kitap çift taraflı. Bir tarafından Alacakaranlık'a, diğer tarafından Yaşam ve Ölüm'e başlanıyor. 
Seriye dair anılarımı ve fikirlerimi bu kitabın yorumunda anlatacağım. 


Ve her zamanki gibi okuoku'dan dolu ayraç geldi. ^^ 


Alışverişim bu kadardı. 
Alışveriş yazısı yazmayı özlemişim. 
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

23 Nisan 2016 Cumartesi

Her Yönüyle... Roman, Vampir, Mitoloji, Einstein



Merhabalar,
Bir süredir ortalarda olmadığımı biliyorum. Ancak her seneki gibi geleneksel bahar alerjimi yaşamakla meşgulüm. Geçen sene çok hafif, neredeyse hiç diyebileceğim derecede geçtiğinden sanırım bu sene oldukça ağır geçiyor.

Yazmak istediğim dolu yazı var, bloguma hasret çekiyorum. :/

Birazcık nostalji yapayım diyerek, Arkadaş Yayınevi'nden çıkan bir dizi kitaptan bahsetmeye karar verdim. Ki bu kararı vereli biraz zaman oluyor. :p
Her Yönüyle... diye başlayan bu kitaplar ilgi alanlarınıza göre bazı başlıklar seçiyorlar. Siz de ilginizi çeken  konuyu çoğu yönüyle ele alan bu kitapları zevkinize göre seçiyorsunuz :) 



Bu seriyle, seri demek istemiyorum sanki aynı yazar, aynı tarz vs gibi geliyor kulağa ama neyse seri veya dizi diyerek devam edeceğim mecburen. Ama yazarları, temel konuları tamamen farklı. Bu seriyle ilk olarak Her Yönüyle Roman yazımı isimli kitapla başladım. Blogda ŞU yazıda bu kitaptan bahsetmiştim. Linke tıklayıp okuyabilirsiniz.



Okuma yazmayı öğrendiğim günlerden, belki daha öncesinden beri kitap yazmak hayalim olduğu için bununla alakalı ilgimi çeken kitapları karıştırabiliyorum. Maalesef hepsi ilgimi çekmiyor -_-
Bu kitap size bir kitap yazmaya karar verdiğinizde fikri kafanızda şekillendirmekten bitirdikten sonra bastırma sürecine kadar kitap yazmayı ele alıyor. Bazılarını bildiğiniz, bazılarını ilk kez duyacağınız, bazıları ise bizde yayın dünyası böyle değil diyeceğiniz ip uçlarıyla dolu. Ben bu tarz kitapların içeriğinde ne olduğunu çok merak ederim, o yüzden size içindekiler bölümlerini de ekleyeceğim, resimlere tıklarsanız büyüyorlar, böylece kör olmadan umarım ki okursunuz. :) 


Sonradan bir de Vampirler üzerine bu tarz bir kitap olduğunu görmüş hemencecik listeme eklemiştim -_- 
Bir dönem hatırlarsınız Vampirler konu olarak çok popülerdi. Vampirli filmler, diziler, kitaplar  ayyuka çıkmıştı. 
Ben temel konu olarak vampirleri severim. Özellikle de zamanla klişelerden arınan, sınırları zorlayan vampir konulu kitaplar çıkmaya başladığında mest olmuştum. :p 


Bu kitapta da Vampir efsanelerinin doğuşu, popüler vampirler Dracula vs gibi bir çok konuya değinilmiş. Yine aynı şekilde resme tıklayıp büyütüp ana başlıkları görebilirsiniz. 
İçlerinde en sevdiklerimden biri bu :p 
Vampirlere benim gibi "Asla eskimez" :p gözüyle bakıyorsanız seveceğinizi düşünüyorum.


Sevdiğim ana başlıklardan biri de mitolojidir. Mitolojiye dair okuma yapmayı, bu efsaneler üzerine kurulmuş romanları okumayı da çok severim. Hem Yunan, Hem Mısır mitolojisini severim (ne kadar hem fikir olmasak da:p), aynı zamanda eski medeniyetlerin mitleri üzerine okumaktan da keyif alırım. 
Uygun bir zamanda Mitoloji temelli fantastik romanlar üzerine bir yazı yazmak istiyorum, umarım o gün de gelir :p. 


Bu kitabın içindekiler bölümü de bu şekilde. İsminden de anlaşılacağı üzere kitap Yunan Mitolojisi'ni ele alıyor. Yunan Mitolojisi hakkında okuduğumu hatırladığım ilk yazı Paris ve Helen hakkındaydı, çocuk aklımla bile hoşuma gitmişti ve bu konuda daha fazla okumaya başlamıştım.
Tabii bu Yunan Mitolojisine dair her şeyi sevdiğim ya da mantıklı bulduğum anlamına gelmez :p


Son kitap ise Her Yönüyle Einstein. 
Aslında şahsi olarak Einstein hayranlığım yüzünden değil de araştırma konularına duyduğum hayranlık nedeniyle aldım bu kitabı. 
Severek okuyacağımı umuyorum. 


İçindekiler bölümü ise bu şekilde. Mitoloji ve Einstein üzerine olanı alalı çok uzun zaman olmadı. Denk gelince almak istedim ama. :) Sonra da böyle bir yazı yazayım dedim. 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutlarım.:)
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

11 Şubat 2015 Çarşamba

Kitap Alışverişi ^^



Uzun zamandır alışveriş yazısı yazmıyordum. Fuardan sonra toplu sipariş vermedim. Arada tek tük aldığım kitaplar oldu (ki onlar da o kadar fazlaydı ki kolayca bir yazı çıkardı) yazmak istemedim. Sonra Pegasus Yayınları ve Artemis Yayınları'ndan toplu alışveriş yapınca, alışveriş yazısı şart oldu dedim. Böyle dediğime bakmayın aslında yine yazmayacaktım, bu yazıyı Kitap Tutkusu'nun baskı ve tehditleriyle, ardından ona katılan One Better Day'in de tepkileriyle yazıyorum -_- Bu alışveriş yazısındaki kitapların hepsi bir kerede alınmadı bu arada. 



Pegasus Yayınları'ndan merak ettiğim kitapların ilk kitaplarını, okuduğum serilerin devam kitaplarını aldım. Candace Camp çok severim. İlk kitabı çıktığında ben üniversitedeydim ve ta o zamanlar okumuş, tek başına bir çöpçatanlık müessesesi olan Lady Francesca'ya bayılmıştım. Ardından ikinci kitabı alıp okumuştum, hatta alışveriş yazısı blogumda hala mevcut; ancak okumak için alınıp bir daha gelmeyince serimi tamamlamak için tekrar aldım. Bu arada henüz okumadığım 3. ve 4. kitabı da alarak serinin çıkmış kısmını tamamladım. 
Sylvia Day'in historicallarını seviyorum; Tutku Oyunları olmazsa olmazdı. 
Dönüşüm serisi deyince aklıma One Better Day geliyor. Neredeyse tanıştığımız günden beri bu serinin lafı geçiyor. Zihnimde OBD ile özdeşleşmiş. Onun gönderdiği alıntıların da *_* etkisiyle seriye başlama kararı aldım. 
Ölüm Oyunu dedikçe blog ikizim Kitap Tutkusu ile kalp atış hızımız iki katına çıkıyor. 
Labirent serisini kimi sevdi, kimi sevmedi. Kendim karar vermeyi tercih edeceğimden alıverdim, çok merak ediyorum!
Cadıların Keşfi'ni sırf adı için bile alırdım. Cadılar kalp ben!
Ve Bu Bir Oyun Değil *_*
Bu kitabın tanıtımını gördüğüm an kalbim yerinden oynadı! Zamanında online oyun müdavimi olduğumu ara ara yazarım. Ki yeniden o günlere dönebilme ihtimalim var gibi >.< Çünkü çok özlediğimi fark ettim. Bu kitabın konusu sanki beni o günlere döndürdü. O yüzden günlerce D&R'ı yol ettim ama bir türlü bulamayınca sipariş verdim. Artık benim *_*



Pegasus'ta olduğu gibi Artemis Yayınları'nda da serilerimi tamamlamaya öncelik verdim, bazı serilerin de başlangıç temellerini attım. Mesela bu alışverişle Sookie Stackhouse/Güneyli Vampirler, Ölümcül Oyuncaklar, Divergent/Uyumsuz serisini tamamladım. Diğerlerinin devamlarını aldım. Yeni olarak da 2 seriye başladım. 



Bu alışveriş de çok karmaşık yerlerden oldu. Vahşi Bir Lordun Kollarında serideki tek eksik kitabımdı, tamamlanmış oldu. Nicole Jordan Günah Prensi'yle NJ'da hiçbir eksiğim kalmadı. Ahlaksız Teklif elimde cep boy olarak vardı, büyük  halini bulunca aldım. Mektubumu Aldın Mı? da üniversite dönemi okuduğum historicallardan; ama elimde yoktu onu da aldım. Anna Campbell *_* Ölürüm. Tersyüz de Okuoku indiriminden.


Yine ordan burdan yapılan alışverişlerden :p


Bu seriyi de merak ediyordum ama almak nasip olmamıştı. Şimdiyeymiş. Aslında bakmayın hiç vaktim yok ama >.< 


İşte başımdan böyle alışverişler geçti canlar. 
Umarım siz de okumak istediğiniz kitaplara en kısa zamanda kavuşursunuz. 
Mesela ben;


Alır almaz buna başladım bile *_*
Bu bir kitap değil! Efsane!
Umarım devamında da aynısını düşünürüm.

Herkese bol kitaplı günler!
(Evet, bu lafı ikizimden çaldımdı -_- )

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!! 
Devamını Oku »

29 Aralık 2014 Pazartesi

Yıldız Avcısı - Claudia Gray (Evernight Akademisi #2)



Kitap Adı: Evernight Akademisi / Yıldız Avcısı
Yazar: Claudia Gray
Çeviri: Sevinç Seyla Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
 Sayfa Sayısı: 310
Basım: Aralık, 2014
Seri:  Evernight #2

Seri Sıralaması: 
#3 Hourglass / Kum Saati
#4 Afterlife
#5 Balthazar


"Bu beni ürküttü çünkü dünyada sevdiğim insanların sadece çok azının yanımda kalabileceklerini öğrenmiştim. (...) Bu yüzden yanımda tutabileceklerimi düşünmeye başladım. Her zaman yanımda kalabilecek bir şey varsa tabi"
"Yıldızlar. Yıldızların her zaman seninle olacağını anladın."
(...) Beni kollarının arasına aldı ve öyle sıkı sardı ki Lucas'ın da sonsuza dek benimle kalacağından emin oldum.

Birinci kitabı okumamış olanların yorumumu okumasını önermem.

Akademide hayat devam ediyor *_*
Lucas'ın ardından Bianca hiçbir şey olmamış gibi davranmalıdır. Öyle de yapmaya çalışır. Lucas'tan gelen notları hemen yakar, hayat normalmiş gibi devam eder. 
Okulda ise insan öğrencilerle, vampir öğrenciler kaynaştırılmak için eşleştirilerek aynı odalara konur. 
Madem akademi vampirlerin bir tür sığınağıdır, neden okul müdiresi Bayan Bethany okula insan öğrencileri de kabul etmektedir?
İşte bana göre kitabın en merak edici sorusu! Lucasla Bianca ne olacak, Balthazar ne zaman Bianca'yı boş verip bize gelecek; gibi soruların yanında en çok ötekini merak ettim. Balthazar da en yakın zamanda gelse fena olmaz gerçi ama *_*
Diğer kitap merak unsurundan çok ters köşeler üzerine kurulmuştu. Magazin programları gibi şok üstüne şok, flash haber üstüne flash haber. Bu ise daha çok sorular ve merak edilen cevapları üzerine kuruluydu, temposu hiç düşmedi. 
Lucas'ın, vampir avcısı Siyah Haç'ın üyesi olduğunu ilk kitapta öğrenmiştik ancak gruba dair çok fazla bilgimiz yoktu. Bu kitapta bu tarz ilk kitapta eksik bırakılan konuları da derinlemesine öğrenmiş olduk.

Zevk alarak okudum.
Hala Balthazar adlı kitabı merak etmekteyim çünkü seride favorim kendisi. *_* 
Serinin kapaklarını ve renklerini de ayrı bir seviyorum.

Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

2 Kasım 2014 Pazar

Şehir Ölüsü - Charlaine Harris (Güneyli Vampirler #2)



Kitap Adı: Şehir Ölüsü
Yazar: Charlaine Harris
Orijinal Adı: Living Dead In Dallas
Çeviri: Yiğit Değer Bengi
Yayınevi: Artemis Yayınları
 Sayfa Sayısı: 352
Basım: 1. Basım / Temmuz 2009
Seri:  Güneyli Vampirler / The Southern Vampire Mysteries #2
ya da
Sookie Stackhouse #2

Seri Sıralaması: 
 #2 Living Dead in Dallas / Şehir Ölüsü
#3 Club Dead / Kulüp Ölüsü
#4 Dead to the World / Cadı Ölüsü
#5 Dead as a Doornail / Ölüler Ölüsü
#6 Definitely Dead / Yılın Ölüsü
#7 All Together Dead / Hepimizin Ölüsü
#8 From Dead to Worse /Kötünün Ölüsü
#9 Dead and Gone / Peri Ölüsü
#10 Dead in the Family / Aile Ölüsü
#11 Dead Reckoning / Patron Ölüsü
#12 Deadlocked
#13 Dead Ever After



Bill'in bir tür hastalığı olduğuna inandığım günlerde, aslında daha mutluydum. Ama artık mitoloji ve efsaneler diyarına hapsettiğimiz bir takım yaratıkların, ortaya çıkıp gerçeklerini ispat etmek gibi kötü bir huya sahip olduğunu biliyordum. 

Garson kız Sookie Stackhouse'un maceraları devam ediyor!
İlk kitapta nihayet hayalini kurduğu vampir erkek arkadaşa sahip olan Sookie bu kez kusur gördüğü telepati özelliğini bir yetenek olarak görmeyi öğrenmek zorunda!
Erkek arkadaşı nam-ı diğer Sünepe Bill'le :p bir önceki kitapta vampirlerin bölge şerifi Eric Northman için bir iyilik yapmışlardı. Bu kez Sookie sözde hayatını kurtaran Eric'in isteği üzerine Dallas'a bir olayı aydınlatmaya gidiyor. Hayatı zaten Eric yüzünden tehlikeye girmiş olduğuna göre buna hayat kurtarma denirse tabi!
Bunların yanında iş arkadaşı LaFayette ölü bulunmuştur. LaFayette söz konusu olduğunda bu cinayetin bir çok nedeni olabilir ama şimdilik kimse gerçek nedeni bilmiyor. Dallas'taki görevi ise kayıp bir vampiri bulmaktır ve Sookie, her zamanki gibi başını belaya sokmayı başarıyor.

Bu kitapta Bill gerçekten etkisiz elemandı. Eric ise göz doldurmaya devam ediyor :)
Kitap akıcıydı. Olaylar ivme kazanmaya başladı. 
Dizide sıkı bir Lafayette fanı olarak, bu kitapta ölüvermesine çok üzülmüştüm. Kitabın ilk sayfalarında öldüğünden spoiler saymıyorum :)
Serinin 7 kitabını okudum ama birikmiş çok fazla yorum olduğundan malesef vakit buldukça girmeye çalışıyorum. Yoğun günler :( 
Devamını kısa sürelerle yayınlamak istiyorum. 

Sevgiler :*

PUANIM: ♥♥♥♥

Not: Elma - limon suyu sever misiniz? Ben bayılırım ^_^

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »