5 Aralık 2020 Cumartesi

Kasım 2020 Kitap Alışverişi / Kitap Sepeti


Merhabalar,
Uzun süredir kitap alışverişlerimi en aza indirdim. Çok istediğim veya emin olduğum serilerin devamı olan kitapları tercih ediyorum. Elimden geldiğince yeni seriye başlamıyorum. Elimde okunmamış pek çok kitap var ve üstüne yer sıkıntım da var. Yer sıkıntısını bir yana koyarsak kitaplığımda sadece görmekten mutlu olduğum kitaplar olsun istiyorum. Bu nedenle sadece elimdekileri okuyup tekrar okumayacağımı düşündüğüm kitapları elden çıkararak devam ediyorum. Bir süre daha böyle devam etmeyi düşünüyorum.

Yine de uzun zaman sonra kitap alışverişi yapınca çok enteresan bir sipariş olmasa da yazmak istedim. Alacağım kitaplar Martı Yayınları ağırlıklı olduğundan Kitap Sepeti'ni tercih ettim. Çok daha uygun oluyor. 



Okuoku, Kitap Sepeti olduktan sonra ilk kez alışveriş yaptım. Öncelikle siteyle ilgili görüşümden bahsedeyim. Kargo çok düzgün bir şekilde geldi. Paketlenmesi, kutulanması çok iyiydi. Kutuya koymadan önce kutuda zarar görmemeleri için özel bir şekilde paketlenmişlerdi. Kitap Sepeti'nin kendine has ayraçlarından vardı. Kısaca memnun kaldım. Kitap alışverişlerinde tüm siteler için genel bir olumsuzluk belirtirsem kargo fiyatları bel büküyor. 




Anne Rice, benim ilk okuduğum fantastik yazarlarından biri. Vampirler denince genelde onun tarzına aşinayım. Vampirliğin doğasını yansıtan vampirler... 
Serinin devam kitapları -Martı sağ olsun- arka arkaya çıkınca ve ben alışverişlere ara verince, bu şekilde bir nevi toplu almış oldum.








 Vampire Chronicles (Vampir Günlükleri) serisinin ilk 3 kitabını Turkuvaz Yayınları basmıştı. Şu an o kitaplar piyasada bulunmuyor ya da ikinci elde fahiş fiyatlara bulunuyor. Bana da çok soran oluyor bu kitapları. 
Bir dönem Martı seriyi bitirdikten sonra başa dönüp bu 3 kitabı da basacak diye bir duyum almıştım. Hâlâ bu fikirdeler mi bilmiyorum ama okurlar açısından pek iyi olur. Ben de sonradan bulmak sorun olmasın diye kalan kitapları aldım. 






Sırayla Kan ve Altın, Blackwood Çiftliği ve Kanlı İlah. Kan ve Altın'ı bir dönem başka bir yayınevi basmıştı, ancak Martı basacak diye beklemiştim. Basması çok da güzel oldu. Serinin tamamlanmasına ise az kaldı sayılır ^_^ 






Alacakaranlık serisini blogu açmadan çok önce okuyup bitirmiştim. Birçok insan için okumaya başlama sebebi oldu bu seri. Beni de 'light' vampirlerle tanıştıran seri olmuştu. Bu seriden önce romantik, yemeğine aşık olan, insanlarla sosyalleşmek için doğasına karşı koyan vampirleri okumamıştım. Anne Rice terktim yani :p
Aşağıda linkini vereceğim yazımda da bahsettiğim gibi döneminde çok sevildi, sonra nefret edildi. Seriyi okuduğum dönemde Bella'nın zihni yoruyordu. O yüzden bu kitabın ilk 12 bölümü sızdığında Edward'ın zihninde olmak bana çok iyi gelmişti. 


Sicilya'da Bir Aşk Hikayesi'ni alma nedenim ise hem kitaplığında bulunmasını istemem hem de kargo ücretini kurtarmaktı. Aslında eskiden kargo ücreti ödememek için belki okurum diye aldığım alakasız kitaplardan sonra bu huyumdan vazgeçtim. Kitaplığımda biriken, okumak istemediğim kitaplardansa kargo ücreti ödemeyi tercih ediyorum artık. Bu seferki gerçekten istediğim bir kitap olduğu için saymıyorum. :) Gotik ortamlar bana neden bu kadar iyi hissettiriyor bilmiyorum. Ama iyi ki varlar. 




Aslında başta yazmasam mı bu yazıyı derken, hem sizlerle tekrar görüşmüş oldum hem kitap alışverişlerinde değişen bazı alışkanlıklarımdan ve görüşlerimden bahsetmiş oldum hem de biraz nostalji yaptık beraber. 

Sizlerin kitap alışverişi alışkanlıklarınızda yaşadığınız değişimler var mı? Benimle paylaşır mısınız? :) 

Sevgiler.


Unutmadan;




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

26 Eylül 2020 Cumartesi

(Tarafını Seç #1) Edward Mı? Jacob Mı? (Tarihin Tozlu Raflarından Bir Tartışma)


Merhabalar.
Aman aman, nerelere geldik; diyebilirsiniz. :)
Madem ben taslaklarımı düzenleyip yayınlıyorum. Madem Gece Yarısı Güneşi kitabının çıkmasıyla bu konu tekrar gündeme geldi. Madem ben okuduğum diğer serilerle ilgili de bu tarz yazılar yazmayı uzun yıllardır istiyorum. Neden olmasın? :)

Yukarıdaki anlamsız paragrafı görmezden gelirsek eğer, malumunuz Alacakaranlık serisinin çok uzun zamandır beklenen üyesi Gece Yarısı Güneşi çıktı. Bu seri pek çok kişiye okuma alışkanlığı kazandırmasının yanı sıra benim gibi o güne kadar dark, gotik, acımasız vampirler okumuş bir okuyucuyu da light vampirlerle tanıştırdı. :p
Ve çoğu popüler seri gibi döneminde çok sevildi, ardından nefret edildi.
Bu seriyle yatıp kalktığını bildiğim insanlardan dahi daha sonra olumsuz şeyler duydum. :)

Ben bu seriyi yanlış hatırlamıyorsam 2008 sonlarında almıştım. Henüz ortada bir çılgınlığı yokken okumak insanın bakış açısını etkiliyor. O yüzden hiçbir bilgim yokken okuduğum için ben bu seriyi sevmiştim. Hala da severim. Blogu açmadan çok önce yaşandığı için bunlar blogumda maalesef yorumları yok. 4. kitabı heyecanla beklediğim zamanları hatırlıyorum mesela :) Ardından yazarın Edward'ın da ağzından bir kitap yazdığını duyduğumda sevinmiştim. Seri acayip tutmuştu ve bırakın kaymağını yemeyi dibini ekmekle sıyırmak bile normal bir davranıştı.


Gelin görün ki Gece Yarısı Güneşi'nin 12 Bölümü Stephanie Meyer'in bilgisayarından sızdırıldı ve yayıldı. O zaman ne yalan söyleyeyim ben de okumuştum bu 12 bölümü ve Bella'nın sıkıcı zihnindense Edward'ınkini yeğlemiştim. :) Aslında devamını da okumak istemiştim ama yazar kitap unutulana kadar ara vereceğini, bu ruh haliyle yazarsa tüm Cullenları öldürebileceğini söylemişti. Ve böylece kitap pek çok okurca unutulup gitti. 
Daha önce Bree Tanner'ın İkinci Hayatı adında ek bir kitap yayımlayan yazar 10. yıla özel Yaşam ve Ölüm adında bir ek kitap daha çıkarttı. Bunun nedeni Alacakaranlık'tan sonraki kitaplarının bu kadar ilgili görmemesi olarak düşünülebilir mi, kararı size bırakıyorum. Yaşam ve Ölüm'de Edward ve Bella bir nevi yer değiştirmişti. Ve kitap Alacakaranlık kitabıyla birlikte bir yüzünde Alacakaranlık, diğer yüzünde Yaşam ve Ölüm olacak şekilde basılmıştı. Hoş bir düşünceydi. Ben de bu kitabı almıştım ama hâlâ okumadım. Okuyanlardan da genel olarak geçer bir not almadı. Ama ben okuyup kendim karar vermek istiyorum. :)
Alışveriş yazımda da bu kitaptan bahsetmiştim. Okumak için TIKLAYIN!

Yine Epsilon sayfasından aldım resmi. :)


Ve günümüz. Tam unutuldu dendiği anda Gece Yarısı Güneşi çıkıverdi. Kapağını pek sevmedim. Bana iyi duygular vermiyor. Ama alıp okumayı düşünüyor muyum, evet düşünüyorum. 
Blogda bu kitaplarla ilgili yazdığım alışveriş yazısı dışındaki tek yazı olduğu için biraz çenem düşmüş olabilir. Affedin. :)

Tarafını seç kısmına gelelim.
Bu tarz aşk üçgeni bulunan kitaplarda ve serilerde okuyucular genelde ikiye bölünürler. Edward'ı çok seven ve Bella'yla onun olması gerektiğini düşünenler. Jacob'ı çok seven ve aslında Bella'yla onun olması gerektiğini düşünenler. 
Bir de benim gibi ikisinin de kaçıp kendini Bella'dan kurtarması gerektiğini düşünenler. :p 
Gördüğünüz gibi "Kızım Bellam sen ne düşünüyorsun? Bu hayat senin," diyen yok. 

Kitapları baz alacak olursam ben Team Edward'ım. Jacob'ı iyi bir arkadaştan öteye göremiyorum maalesef. Ve Bella'nın seçimine de saygı duyuyorum. :p 

Filmleri düşünecek olursam çok büyük Edward antisiyim ama Jacob'a da yakın hissetmiyorum. Filmler için hepsi kaçıp birbirinden kurtulsun düşüncesindeyim. :p 

Bir de pek Kurtadam düşkünü olmadığım ve Vampirleri daha çok sevdiğim için biraz taraflı bakıyor olabilirim. Edward'ın aşırı sahiplenici tutumları kitap çerçevesinde hoşuma gitmiş olsa da gerçek hayatta asla tahammül edemiyorum.
Aklıma sürekli Biri Beni Isırdı filminin (Alacakaranlık parodisi) finali geliyor. Mantıklı buluyorum :p

Siz kimin tarafındasınız? Lütfen düşüncelerinizi yorum olarak belirtin. Biraz nostaljinin kimseye zararı olmaz. :)  

Bu yazıyı sonuna kadar okuyan olduysa ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. ^_^
Kendimi daha genç ve ergen günlerime dönmüş gibi hissediyorum. :p

Sevgiler.




Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

15 Haziran 2016 Çarşamba

Okuoku Kitap Alışverişim - Haziran 2016



Geçtiğimiz aylarda dünyanın kitabını aldım :/ Bu bir yandan elbette güzel bir şey ama bir yandan yer sorunum olduğu için ve battığım için yer yer düşündürücü olabiliyor. 
Ve hiçbirini bloga yazmadığımı fark ettim. Instagram'da ve Snapchat'te birkaçını paylaştım ama düzenli bir şekilde her siparişimi paylaşmadım. Bir süre sipariş vermeyi düşünmediğim için (bu sözler genelde tutulmaz ama bu kez kararlıyım) son siparişimi yazmaya karar verdim çünkü kitap alışverişi yazısı yazmayı seviyorum. 

Ben bu siparişi 2 Haziran'da vermiştim ancak bugün yani 15 Haziran'da elime ulaştı. Normalde elbette bu kadar gecikmezdi, bunun da bir nedeni vardı, onu da aşağıda yazacağım. 



Okuoku'da bazı kitaplar 9.90TL indirimdeydi, bunlardan en çok istediğim Yabancı Yayınları kitaplarını seçtim.  Onun dışındakiler ya daha önce aldığım kitaplardı ya da ilgimi çekmiyorlardı. Yanlış hatırlamıyorsam Yabancı'dan 6 kitap bu indirime dahildi. Benim en çok merak ettiklerim bunlardı. Kupa Altılısı'nın ayracını çok beğeniyordum ama çıkmadı içinden -_- 
Bu arada indirim devam ediyor sanırım, ilginizi çekiyorsa bakabilirsiniz. Benim indirimden aldıklarım bu kadardı. 


Harika serini severek okuyorum ve en merak edilen şey ara kitapların çıkıp çıkmayacağıydı. Ara kitaplar yurtdışında e-kitap olarak yayınlanmış olduğu için o zamanlar ülkemizde basılma imkanı yoktu ancak sanırım bu durum değişti ki ara kitap olan Harika S.rt.k geldi *_* Bu kitabın yayınlanacağı haberini aldığımda çok çok mutlu olmuştum. Aksi takdirde ne kadar sevmesem de İngilizce olarak okuyacaktım. Bu kitap serinin ilk kitabı Harika P.ç'in kahramanları Bennett ve Chloe'nin novellası. Yani 1.5 nolu kitap. Çok merak ediyorum. 
Siparişimin geç gelme nedeni bu kitaptı çünkü önsipariş tarihi 13 Haziran'dı. O yüzden onu temin etmeyi beklediler siparişimi göndermek için. 

İtaatkar isimli kitap Pegasus Yayınları'nın 2016 katalogunda dikkatimi çekmişti. Merak ettiğim için siparişime ekledim. Beni çok çok şaşırtan nokta ise bu kitabın normal kitap boyunda değil, ara boy olması. Yani cepboyla normal kitap boyu arasında. Fotoğrafta da belli oluyordur. Buna çok şaşırdım. Pegasus'un çok eski kitaplarda cep boy görmüştüm ama hiç bu boyda kitaplarını görmemiştim. Hiç sevmedim bu durumu. -_- 


Stephenie Meyer'in olayları Edward'ın gözünden anlatacağı Gece Yarısı Güneşi kitabı yalan olunca  yazar onuncu yıla özel farklı bir fikirle karşımıza çıktı. Bu fikir de karakterlerin hepsinin cinsiyetini değiştirmek. Bu kez vampir olan kız, insan olan ise erkek olacak. 
Bu fikre karşı oldukça nötrüm. Yani fikri berbat bulanlar, kitabı hiç sevmeyenler de oldu, tam tersi de oldu. Ben emin değilim, sanırım okuyup karar vereceğim. 
Ayrıca kitap çift taraflı. Bir tarafından Alacakaranlık'a, diğer tarafından Yaşam ve Ölüm'e başlanıyor. 
Seriye dair anılarımı ve fikirlerimi bu kitabın yorumunda anlatacağım. 


Ve her zamanki gibi okuoku'dan dolu ayraç geldi. ^^ 


Alışverişim bu kadardı. 
Alışveriş yazısı yazmayı özlemişim. 
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »