24 Temmuz 2015 Cuma

Kitap Alışverişi *_* Selam, Tatlı Kitaplar :3

Baktım da Nisan ayından beri kitap alışverişi yazısı yazmamışım. Aslında bu süreçte dolu kitap aldım ama bazı nedenlerle kitap alışverişi yazmaya küsmüştüm. Bu alışverişi yazmak istedim.
Alışverişimi Okuoku'dan yaptım. Pegasus Yayınları'nda %32 indirim vardı. Nemesis Yayınları'nın birçok kitabı 9.90 TL idi. Shall we begin?


En en güzel kitabımla başlayayım *_* Trenzalore'un ne anlam ifade ettiğini Whovian'lar iyi bilir. O yüzden bu hikayelerin Doctor  Who efsanesinin farklı bir yönünü ele alacağı belli. Ben sipariş verdiğimde önsiparişteydi *_* Gelir gelmez yollamışlar. Yine dolu DW ayracım oldu. *w*
Doctor Who ve Dw Kitaplarıyla ilgili yazdığım tüm yazıları okumak için TIKTIK!


Bu tarz sevdiğim kitapların içini ben çok merak ederim. Aranızda da merak edenler olduğunu düşündüğüm için benim için özel kitapların içeriğini paylaşmadan geçmem. Trenzalore Öyküleri'nin içeriği işte böyle güzel. İçindeki öyküleri de görebilirsiniz. 


Dex Yayınları'ndan tek bir kitap aldım. Gamble Kardeşler serisinin çıkmasını nasıl heyecanla beklediğimi ŞU yazımda yazmıştım. Bu arada kapak enfes olmuş. Kitap incecik 167 sayfa civarı. 3 kitap tek kitap olabilirmiş, o derece :D Görev: Sağdıcı baştan çıkarmak! 


Nemesis Yayınları. Neredeyse tüm kitaplarını aldığım, takip ettiğim bir yayınevi. Elimdeki eksik kitapları bu siparişte aldım. Hafta Sonu Kaçağı'nın yazarından Hiç Hesapta Yokken ve Yasak Sevgili'nin yanı sıra çok sevdiğim yazar Christine Bell'in SevgilimiBuldum.com kitabını da aldım. Sürpriz Balayı'ndaki erkek karakterimizin kızkardeşi Cat'in hikayesini anlatıyor. Bu yazar sevdiğim yazarlar arasına çoktan giriverdi. 


Ve Pegasus Yayınları. En çok almak istediklerimi aldım. Bridget Jones serisinin son kitabını ne kadar beklediğimi vs ŞU yazımda yazmıştım. Şans mıdır nedir, kısa bir süre sonra set halinde seri tekrar çıktı. Diğer kitaplar elimde olduğundan sadece 3. kitabı satın aldım. Çarpışma, Tehlikeli Temas zaten çevrilmesi beklenenlerdendi. Sylvia Day'in ise historical romance'larına bayıldığımı ara ara yazarım. Tek eksik kitabını da siparişe ekledim. Sana Soyundum ve Günaha Davet yorumları için kitap isimlerine tıklayın. 


Ve bu siparişin güzeli Silber *_* Kerstin Gier'in Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisiyle bende apayrı bir yeri vardı. Yeni serisinin çıkması beni inanılmaz sevindirdi. Rüyalar diyor annem *_* 
Ayrıca diğer seri gibi ciltli! Kapak harika ama üzerindeki gözden hiç hoşlanmadım. :D


İç tasarımını da göstereyim.Çok hoş bir iç tasarımı var. Ama şu sevmediğim göz her yerde. :D


Kitapların toplu hali ise böyle. 
Okuoku ayraca doyurmuş bu sefer. 
Bu sipariş beni çok çok mutlu etti. 

Sizler neler okuyor, hangi kitapları almak için sabırsızlanıyorsunuz? 
Sevgiler :* 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

24 Temmuz 2014 Perşembe

Günaha Davet - Sylvia Day



Kitap Adı: Günaha Davet
Yazar: Sylvia Day
Orijinal Adı: Seven Years to Sin
Çeviri: Müge Kocaman Özçelik
Yayınevi: Pegasus Yayınları
 Sayfa Sayısı: 399
Basım: 1. Basım / Mart 2013


"Bazı erkeklerin dokunuşu sadece acı verir..."

Sylvia Day, kitapları ülkemizde yayınlanmadan önce bile ismini duyduğum bir yazardı.
Bu nedenle yetişkin romans türündeki "Sana Soyundum" çıkar çıkmaz almıştım. 
Ancak YORUMUMDA bahsettiğim gibi beni feci hayal kırıklığına uğrattı. Kendimi sorguladım bir nevi. 
Çünkü kitap en başta özgün değildi, bu beni hayal kırıklığına uğratan başlıca nedendi. 

Sylvia Day'in historical romance'larının  apayrı bir yeri olduğunu öğrenince şansımı onlarla denemeye karar verdim.
Kısa süre sonra Pegasus Yayınları Sylvia Day'in historical romance'larını çıkarmaya başladı. Günaha Davet'i aldım, okudum.
Aslında kitabı okuyalı uzun zaman oldu ama yine yorumlamayı unuttuklarımdan biri. Daha doğrusu fırsat da olmadı pek. 
Blog ikizim de bu kitaba başlayınca birlikte yorum girmeye karar verdik ^^
Kendisinin yorumu için TIKTIK!!

Jessica dıştan mükemmel görünen tamamen kontrollü, buzdan bir heykel kadar kusursuz ve soğuk bir kadın. Daha doğrusu öyle görünüyor. Geveze ve hayat dolu kız kardeşiyle sohbet etmek en sevdiği şeylerden biri. Jessica nişanlı ve ertesi gün onun düğün günü. 
Karşılarında kavga ederek şakalaşanlar ise müstakbel kayınbiraderi Michael ve onun en yakın arkadaşı Alastair.

Alastair'in sözlükteki karşılığı "Günah" olmalı. Çünkü akla sadece bunu getirecek kadar çekici.
O akşam Jess, şahit olmaması gereken bir manzaraya şahit olur. 
Yedi yıl sonra Jess'İn kocası öldükten 1 yıl sonra, o manzaranın başrol oyuncusu Alastair tekrar karşısına çıkar. 
7 yıl önce yanmaya başlayan ateşi, çıktıkları deniz yolculuğu söndürmeye yetecek mi?

"Ne harika bir çift olacağız ama! Günahkar bir dul ve tövbe etmiş bir hovarda."

Gerçekten de Sylvia'nın historical romance'ları bir başkaymış. 
Bayıldım kitaba.
Özellikle hem Jess'in Alastair'le yaşadıklarına, hem de bölüm bölüm kızkardeşi Hester'ın yaşadıklarına yer verilmesini çok sevdim. İki hikaye tek kitap ^_^

Alastair'ın da Jess'inde şu anki durumlarını aileleriyle olan olumsuz yaşantıları belirlemiş.
Bunları birbirlerine açış şekilleri, duygularını, düşüncelerini, yaşantılarını yani her şeyi konuşmaları çok hoşuma gitti. "Ben seni seviyorum, sen de beni seviyorsun, bitti!" tarzı bir kitap olmaması kitabı bana daha da çok sevdirdi. Bazı şeylerin erken farkına varılması, üzerinde düşünülme ve konuşulma fırsatını arttırdığı için sanırım.

İddialara çok ama çok güldüm :) Özellikle toplum içinde hal ve tavırlarını değiştirme iddialarının sonucunu hevesle bekledim :p

"Seni zihnime sokmazsam hafızamda yer alabilmen mümkün mü?"


Ama düşündüğümde kitapla ilgili en sevdiğim şey gerçekçiliğiydi. Hatta okuduğum en gerçekçi historical romance buydu!
Okurken direk bir düşünce geçti zihnimden ve dedim ki "Amma toz pembe historicallar okuyormuşuz"

Bunu şöyle düşünmeyin. Eee, süper uyum, her şey mükemmel, sonsuza kadar süren aşk işte hepsinde var. Benim demek istediğim döneme dair ayrıntılar.
Örneğin kadının toplumdaki yerine dair ayrıntı bilgiler, bir leydinin yetiştirilme safhalarındaki acımasız gerçekler, bir ailenin bilmemkaçıncı çocuğu olmanın getirdiği konum vs... 
İyisiyle kötüsüyle o döneme dair her ayrıntının yerli yerinde olduğunu düşündüm, birkaç istisna hariç. 
Bu da benim için önemliydi.

Kitabı bu nedenlerle çok beğendim.
Sylvia Day'in diğer kitapları da elimde mevcut. Okumaya devam :)

Sevgiler...

P.S. : Sylvia Day'in kapaklarına bayılıyorum. Ama bu kitabın kapağında yakut bir yüzük olsa ölürmüşüm herhalde, keşke olsaydı :) 


PUANIM: ♥♥♥♥♥
Devamını Oku »

16 Şubat 2014 Pazar

Kitap Alışverişi ve Tatlı Bir Buluşma ^^


Biricik arkadaşlarım Kitap Tutkusu ve Pudra Tozu'yla buluştuk. Hem de Sevgililer Günü'nde :p Zorlama özel günlere pek önem vermem ben, kişisel özel günler daha önemli benim için.
Bu kez Eminönü'nde buluştuk, Sultanahmet'e yürüdük... İstanbul'dan çoğu şehir kaç km görebildiğiniz bu tabelaya ise bayıldım. Ben kendi ilgimi çeken Seul'e odaklanmışım :p 




Sultanahmet Mado'da kahvaltı yaptık. Daha önce Kadıköy, Taksim birçok şubeyi denemiştik, hem kahvaltı, hem servis harika olurdu ama Sultanahmet şubesi çok ama çok vasattı... Yolunuz düşerse değiştirin derim :) Görüşmeyince özlüyorum kızları :(  Bolca sohbetle geçen günümüzde bol bol kitap alışverişi de yaptık.








Masumiyet Çağı ve Tutku, Pudra Tozu'nun hediyesi ^^  Lisa Valdez'in yeni baskısı malumunuz bulunmuyor. Sabır'ı zar zor bulabilmiştim ancak o serinin 2. kitabı. İlk kitap Tutku'yu bulamadığımdan dert yanıyordum ki, Pudram bulmuş benim için ^^ Nasıl sevindim. 



Diğer kitaplar ise merak ettiklerimden. Sylvia Day'in historical romance'leri güzel oluyor. Elimde Günaha Davet ve Yatağımdaki Yabancı vardı, son çıkan Arzulanan Kadın'ı da aldım, içim rahat. 

Teresa Medeiros'un kalemini çok severim *_* Bu kitabın kapağını görünce Kitap Tutkumla vurulmuştuk: "Mooooooor! *_*"  diye :) Hemen satın aldım. Unutulmaz Öpücük benimdir. ^^ 

Susan Elizabeth Philips dikkat çeken yazarlardan ancak hiç almamıştım. Pudra Tozu çok sever. Onun tavsiyesine güvenerek serinin İlk kitabı "Aşkta İlk Çeyrek"i aldım. 

Arzuların Esiri'ni görüyordum, güzel bir seri olduğunu da çokça duymuştum ama almaya bir türlü cesaret edememiştim, blog ikizimin de etkisiyle aldım ^^

Önerileriyle destek olan arkadaşlarıma çokça teşekkürler :) 
Zevkli bir kitap alışverişi oldu.
Bana da keyifli okumalar olsun ^^ Değil mi? -_- 

Herkese sevgiler... :*



Devamını Oku »

29 Mart 2013 Cuma

Sana Soyundum - Sylvia Day



Kitap Adı: Sana Soyundum
Yazar: Sylvia Day
Orjinal Adı: Bared To You
Çeviri: Ayşe Kaya
Yayınevi: Doğan Kitap
Basım Yılı: Şubat 2013
Sayfa Sayısı: 380
Tür: Yetişkin Romans
Seri: Crossfire Trilogy #1
,Seri Sıralaması: 1- Sana Soyundum
2- Sende Kendimi Buldum
3-Sana Bağlandım



Bu kitap ve yazarla ilgili öyle övgüler duydum ki kitabı çıkar çıkmaz almıştım, ama yorumlamak için o kadar heveslenemedim malesef... 
Kitabın konusundan fazla spoiler vermeden bahsedersek Eva kızımız işe başlayacaktır ve iş yerini işe başlamadan görmek ister ve meşhur Crossfire binasına gider... Tam içeri giderken yaşlı bir teyzenin cüzdanındaki bozuk paralar etrafa saçılır ve fedakar kızımız eğilmiş ona yardım ederken tepesinde dikilen dünya yakışıklısı, harika, ilk bakışta akla yatak getiren über s.ksi bir adam görür. Gideon Cross!! (Klişe! Klişe!)
İkili arasında inanılmaz bir çekim başlar tabi ki... Hiç yabancı gelmedi değil mi?

Aslında yazarın dili hiç fena değil, akıcı, bunu sevdim ama konuyu resmen mahvetmişti... Gideon normalde esmerlerden hoşlansa da sarışın olan Eva'ya tutulur, Eva da daha önce ilişkiler yaşamış olsa da kimseden Gideon kadar etkilenmemiştir. Kitabı köpürtecek olan 3 ana olay vardı ki üçü de resmen katledilmişti!!!

Birincisi iki taraf da travmatik bir geçmişe sahip ama Eva durumu hemen açtı, Gideon saniyenin binde biri kadar sürelik bir tepki verdi ve olay resmen kapandı!! Gideon'un travması olduğunu kabuslarından anladık ama bu olayla ilgili ipucu bile verilmedi ve üzeri kapatıldı!!! Aaa!! Zaten Gideon'un duygularıyla ilgili de hiçbir fikrimiz yok kitap boyunca... 

İkinci olay ikilinin duygusal yakınlaşması olacaktı bana göre ama bu olaydan bir şey anlamadım ben. Resmen kitap boyu yataktan çıkmadılar, 'seni seviyoum'lar uçuştu gibi oldu ama anın yoğunluğunu hiç hissedemedik. Ergence tartıştılar ama ya Eva kaçtı ve Gideon onu yakaladı cup yatak ya da direk yatak! Şöyle oturup adam gibi sorunlarını hiç konuşmadılar! Hayır arkadaşım 50 yıl ıssız adada mı kaldınız? Kurtlar mı büyüttü sizi de saniyesinde daha iki cümle kuramadan yatak?? 
Yani biz duygusal bir yakınlık, bir aşk okuyamadık, üzgünüm!!!

Bence kitabın adında bir eksiklik var. "Sana Soyundum ve Bir Daha Asla Giyinmedim!" olmalıydı kitabın adı...


Üçüncü olay sürpriz eski nişanlıydı! Ben onun da travmatik ve ortalığı karıştıran bir yanı olmasını bekliyordum, ufak bir trip ve kıskançlık oldu; sonra cup yatak mesele halloldu! Yaa, yıllardır süre gelen savaşlar ve adeletsizliklerin meğer bir çözümü varmış da biz bilmezmişiz! Duyun bunları!

Bunları geçtim belki Gideon'un kardeşi Christopher'la veya Eva'nın ev arkadaşı Cary'le ilgili bir şeyler olur dedim ama onlar da yataklı sahnelerle kapatıldı resmen! 
Vay arkadaş, dünya barışının formülünü buldum, açılın!! 
"Savaşma, seviş!" Töbee, tööbe!

Kısacası kitap tam bir hayal kırıklığı ve klişeler abidesiydi!

Kapak konusuna gelirsek üç seçenekten en mantıklısını seçmişler bence haksızlık yapmayalım... 


Ve yine bir felaketten bahsedeyim: Kitabın Dili! Tamam dil akıcı, çeviri de iyi ama   öyle kelime seçimleri var ki beni benden aldı! Bu kadar bayağı kelimeler kullanılamazdı, hele de kadın cinsel organı için kullanılan bir kelime vardı görmez olaydım! Kendisine kelime seçimlerine biraz daha dikkat etmesini salık veririm... 

Hadi gelenekselleşen bir şey yapayım ve seriyi Fifty Shades'le karşılaştırayım. Bir kere kitaplar o kadar benzerdi ki bazı yorumlarda "Ne alaka ki bu iki kitap?" diyenlere şaşırıyorum. Sizin için benzer olması için  sadece karakter adlarını değiştirip aynı kitabı mı yayınlaması gerekiyordu? Gerçi o zaman da "Amaa nesi benzer ki, karakter isimleri farklı işte?" diyenler olacaktır, eminim :) 
Tekrar uzun uzun yazmayacağım, ŞU yazımda yazdığım tüm klişeler bu iki kitapta ortaktır! Yaaa, tam 12 tane!



O zaman farklardan bahsetmek gerekirse Eva sarışın ve ilişkileri olmuş, kafası çalışan, cesur bir kız ama ergen tripleri var; Ana ise esmer, saf, ilişkisi olmamış, sürekli bir sakarlık yapan, kızarıp bozaran buna rağmen her şeye "he" diyen bir kız...
İkisinin de ev arkadaşı var ama Ana efendi efendi kız arkadaşıyla kalırken, Eva'nın iki tarafa da oynayan, erkek bir ev arkadaşı var: Cary... 
Fifty'de BDSM varken, Crossfire'da yok ama çoğul ve eşcinsel ilişkiler sıklıkta...
Bir de Fifty bundan daha çok duygu hissettirmişti...
                       Fifty'deki aşırı tekrarlar burada yok, daha özet geçmiş Sylvia abla :)

Benim tespitlerim buncaaz yani düşünün... 

Puanım:♥♥♥


,Gelelim gelenekselleşen diğer bir olayaaa: Gideon kim olur? Nette Henry Cavill'i yakıştırsalar da ben mavi gözleriyle ve güzel fiziğiyle David Gandy'i uygun gördüm. David Gandy'i Gabriel Emerson olmaya layık görenler olsa da bence Henry Cavill Şu yazımda  yayınladığım resimleriyle Gabriel de olurmuş. Bu ikili kendi aralarında değişse de çok üzülmem ama Christian Grey, Matt Bomer'dan başkası olursa cidden yazık olur... Evet benim hayalimdeki Gideon Cross şudur!:  







"Özel asansöre bindik. Kapılar kapanırken Gideon bana döndü ve derhal elbisemin büstiyerini yukarı doğru çekiştirmeye başladı. 'Dikkatli olmazsan,' diye uyardım. 'Üstten çeke çeke k.ç.mı açıkta bırakacaksın.'


"İnsanın etrafının onu gerçekten görmeyen ya da görmemeyi tercih eden kişilerle sarılı olmasının yarattığı yabancılaşmayı anlıyordum. Olmayı istediğim ama olmadığım birilerini oynamak, bir sahtekar gibi yaşamak yüzünden benim de kendimden nefret ettiğim oluyordu. Ben de, sevdiğim insanların içimde saklı olan gerçek insanı tanırlarsa beni bırakıp gidecekleri korkusuyla yaşamıştım."


Seriye devam etmeyi aslında pek düşünmüyordum ama Scala Kitapçı'dan kazandığım indirim çekiyle daha ilkini okumadan 2. yi sipariş etmiştim... Şimdi mecbur 3 de yarım bırakmamak için okunacak, çünkü yarım bırakmayı hiç sevmem, umarım seri saçma havasından kurtuluyordur devamında... Sevgiler... 
Devamını Oku »

4 Mart 2013 Pazartesi

Yeni Aldıklarım - Şu An Okuduklarım



Kendimden birazcık haberler vereyim. Öncelikle yine kitap aldım ki ben! :)


Nihayet Fatih Hoca'nın Yalnız Gözlerin İçin'i ÇIKTI!!! Kitapta Ephesus'un diğer kitaplarındaki o içe kıvrık kapak (kulaklı kapak diyorlarmış buna:) kullanılmamıştı... Buna üzüldüm. Kitabın kapağı orta şeker. Yazarın ve kitabın adının yazıldığı yazı tipi çok hoş... Artık çıktı ya kapağı olmamasına bile razıydım o derece :) 

Buradan Kitap Sihirbazı sitesine de çok teşekkür ediyorum. Kendileri tam da kitabın önsatışa çıkacağı gün beni aradılar, herhangi bir sorun olup olmadığıyla ilgili. Ki kitap daha kitapyurdu ve D&R da bile önsatışa çıkmamıştı. Ben de kitabın önsatışa çıkmasını beklediğimi söyleyince hemen yardımcı oldular, anında kitap önsatışa çıktı ve kitap hemen herkesten önce bana ulaştı sanırım:) Kendilerine ilgilerinden dolayı çok teşekkürler... 

Sonracığıma  yeni furyaya Doğan Kitap da katıldı ve Sylvia Day'in meşhur Crossfire serisinin ilk kitabı "Bared To You", Sana Soyundum ismiyle yayınlandı. Çok methini duydum, bakalım nasılmış? :)

Cesaretin Var mı Aşka? ise daha ilk yayınlandığında mor kapağıyla beni benden almıştı. Konusu çok güzeldi. Almayı da düşünüyordum, sevgili ikizcanım Kitap Tutkusu okuyup bayılınca, hemencecik sipariş ediverdim. Kendisi okuma süresince yolladığı alıntılarla beni çıldırttı. Buradan kendisini esefle kınıyorum :p

Bu arada kitapları aldıktan sonra fark ettim ki kitap isimlerini resimdeki şekliyle yukarıdan aşağıya okuduğumuzda biraz müstehcen bir mesaj çıkıyor, fark edince bayağı gülmüştüm... :)

İşte bunlar benim yepisyeni son model kitaplarım. 



Şu an ne okuyorum diye sorarsanız "Yalnız Gözlerin İçin" derim! 
Tahir&Güney sizi çok uzun zamandır bekliyordum, gelin şöyle oturun karşıma da neler oldu anlatın bana canlarım...  Tatlı yiyelim tatlı konuşalım diyerekten pastaneden kendime minicik bir pasta almıştım ama dayanamadım resimden önce kremasından bir parmak çaldım, kusura bakmayın :)

Görüşmek üzere, sevgiler... :)
Devamını Oku »