9 Mart 2017 Perşembe

CNR'A GİTMEDİM KONULU KİTAP ALIŞVERİŞİ

Selamlar, 
Açıldığından beri hiç kaçırmadan her sene gittiğim CNR Kitap Fuarı'na bu sene gitmedim. Bu sene Tüyap'a da gitmedim. Nedense fuarları çok seven benim hiç canım istemedi. Ama tam da CNR'a denk gelen dönemde Kitap Yurdu  ve Okuoku'dan kitap siparişi verdim. 

İlk olarak kitap yurdu siparişimle başlayayım. 



NTV Yayınları güzel çizgi romanlar basıyor. Agatha Christie gibi klasik polisiye çizgi romanlarına da el attıklarını biliyordum ancak Sherlock Holmes çıkarmış olduklarını bilmiyordum. Geçenlerde canlarım Fighting & Evil'in Dünyası blogunun sahibeleri Esram ve Kübram bana çizgi roman serisinin ilk kitabı Kızıl Dosya'yı hediye ettiler. Ne kadar şaşırıp sevindiğimi varın siz düşünün. Ben de serinin geri kalan çizgi romanlarını almaya karar vermiştim ve bu siparişimde de bu üçlüyü aldım. *_*


Sonuç çok hoş bir şey oldu +_+ 


Oyun serisi de olan The Witcher kitaplarını okumayı zaten çok istiyordum. Basıldığına o kadar seviniyorum ki. Oynamak dışında okumanın daha bir güzel olacağına dair bir his var içimde. 


Yahu ne kadar tatlı görünen ve isimlendirilen bir seridir bu Artemis! ^_^
Bir süredir almak istediğim bir kitaptı bu. Yanılmıyorsam bir ana bir yan serisi bulunuyor. İlk kitabı aldım. 


Serilerin sıralamasını da merak edenler için bu resmi buraya bırakıyorum. 


Shakespeare ya da klasikleşmiş yazar&karakterlerle ilgili güncel kurguları, zaman yolculuğu hikayelerine bir çekim duyduğum gerçek. :) 
Bu kitap da zaman yolculuğuyla geçmişe giden oyuncu kızımızın bir papaz olan Shakespeare'i baştan çıkarmaya çalışmasını anlatıyormuş. 


Tesadüfen görüp konusunu beğendiğim için almıştım. Çok ilgi çekici bir konusu var. Bakalım beğenecek miyim?


Her fuara gidişimde illa ki Nemesis'ten bolca alışveriş yapardım. Bu kez eksik olmasın değil mi? :) 
Bu kitapları bir önceki fuarlarda alamamıştım. İyi oldu bence. 


Kitap yurdu alışverişimi toplu halde gösterdikten sonra geçiyorum Okuoku alışverişime. 



Aslında bu alışverişin yegane amacı 9.90 indirimine giren Uzak Yıldızlar'dı. Seriden eksik kitabım kalmamış oldu. 


Aşk Peşinde Bir Yıl yine görüp konusunu beğendiğim için aldığım kitaplardan biriydi. Hiç aklımda yoktu. Annesinin vefatından sonra 1 yıl içerisinde çocukken yaptığı ölmeden yapılacaklar listesini gerçekleştirmesi gereken bir kadının hikayesini anlatıyor. 

Tearling Kraliçesi ise henüz ülkemizde yayınlanmadan gözüme kestirdiğim kitaplardan biriydi. Ama bizdeki kapağını hiç sevmedim. Yurt dışı kapağıyla aşk yaşıyordum açıkçası. 


Orijinal kapak buydu. Ben oradan buradan resim çalıp çırpmayayım dedim ama ciltli baskıyla bu kapak harika durmuş, yandan görünüşü de çok güzeldi. Bunun yanında bizdeki maalesef hayal kırıklığı oldu. Yine de okumak istediğim için aldım. 


Dex'ten de seri devamlarımı aldım. Oyuncu, Sağdıç'a göre çok daha kalındı, şaşırdım. 



Aşk Ve Gurur da Okuoku'nun hediyesiydi. Geçen sefer de Lady Chatterley'in Aşığı'nı göndermişlerdi sağolsunlar. Martı Yayınları'nın yeni ciltli baskılarına yer açmak için mi bilemedim ama ben o yeni baskıları hiç beğenmedim. Martı'yı severim ama olmamış :/
Ama hediyem ve sunumu çok hoş ^_^
Teşekkürler Okuoku.


Okuoku alışverişim ise bu şekildeydi. 


Aldığım tüm kitapları da burada toplucana görebilirsiniz. 
Sizin bu kitaplar içerisinde okumak istedikleriniz, merak ettikleriniz var mı?
Sevgiler:*

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

9 Mart 2016 Çarşamba

CNR Kitap Fuarı - 2016


Merhabalar :) 
Dün blog ikizim Kitap Tutkusu ile CNR Kitap Fuarında idik . Aslında fuarlarda Pudra Tozu da bizimle olurdu, ama bu sefer işler yüzünden birlikte gelemedik, bu ayrı geçirdiğimiz ilk fuardı :( 

CNR'ı ilk seneden beri takip eden biri olarak indirim konusunda çok büyük bir beklentim yoktu açıkçası, çünkü Tüyap'tan oldukça farklı oluyor indirim konusunda. 
İlk senelerde gelmeyen Pegasus gibi yayıncılar gelmeye başladılar, bazıları da gelmemeye başladılar :) 
CNR'ın bizim için ifade ettiği şeyi ise yazının sonunda anlatayım o zaman :)



Her zamanki gibi alacağım kitaplar listesi elimde :)
Fuara özel liste yapmıyorum birkaç seferdir, onun yerine zaten alacağım kitapları yayınevlerine göre sınıflandırdığım defterimi  kullanıyorum. Sık sık güncelliyorum, fuar önceleri de tabii :) 
Yani fuar zamanlarımda sanki resmi sponsorum gibi sürekli görüyorsunuz bu defteri :p


CNR'ın en sevdiğim kısmı sahaflar oluyor. 
Özellikle eski tarihi aşk romanlarını bulmak konusunda çok iyi oluyorlar.
Historical basan yayınevlerinden kimler kaldı ki :/
İlk aldığım kitap bu oldu, Gizemli Benedict Derneği serisinin 2. kitabı. Henüz yorum girmemiş olsam da pek bir beğendim, o yüzden zaten listemde olan 2. yi de alıverdim. Bu kitap 10TL idi. 


Sonraki sahaftan bunları aldım. Brenda Joyce'un çıkan kitaplarından tek eksiğim İmkansız Aşk'tı, artık tamamlanmış oldu ^^. Grey'i de aldım, açıkçası almak istiyordum ama 20TL vermeye gönlüm razı olmuyordu nedense. Hazır fırsat ayağıma gelmişken aldım :) 
Diğer 3'ü de aldığım serilerin devam kitaplarıydı. Kathleen Woodiwiss Kurt ve Kumru var elimde, kitaplarını yavaş yavaş toplamaya çalışıyorum o yüzden bu kitabı da aldım.
Bu sahafta 3 kitap 20 TL idi. Bu sahaf Bakırköy'deymiş, kartını aldım, Gençler Kitapçılık adı. 


Julianne Maclean hem Kitap Tutkusu'nun hem benim neden başlamadığımızı bilmediğimiz serilerden. O yüzden ilk kitabı aldık. 

Kat Martin değişik tarzı olan yazarlardan. İlk kitabı Koridor'dan çıkmıştı, Kara Melek. Orta Çağ'da geçen bir tarihi romans. Ardından yazar Nemesis Kitap'a geçti, kendisinin kitaplarına dair yorumlarımı ve röportajımızı BURADAN bulabilirsiniz 

Bunları da tanesi 5TL'den Atlas Sahaf'tan aldım. Hem instagramdan kitap satışı yapıyorlarmış, hem de Bahçelievler'deymiş yerleri. Normalde isimlerine dikkat etmezdim ama kart aldığım ya da sahaflar bilgi verdiği için biliyorum. :)


Harlequin okumayı ne kadar sevdiğimi blogu takip ediyorsanız az çok biliyorsunuzdur, ya da blogun sağındaki etiketlerden Beyaz Dizi- Harlequin etiketine tıklayabilirsiniz. 
Mysterious adı altında fantastik/gizemli seriler çıkarmalarının yanı sıra historical/tarihi serileri de var. Onlarda seri sıralamasına uyamadım maalesef, ki bu da 7 kitaplık bir serinin arasında bir kitap. İsmi ve konusu hoşuma gittiği için aldım. İleride bu konuda da serilere uyarım belki :D 

Sahaf kısmı burada bitti. Toplamda 1 saat dolaştık sahaflarda. Ardından öğle yemeği arası verdik :D 

Aradan sonra yayınevlerinin olduğu kısma geçtik. 
Her ne kadar yayıncılar bu laftan hoşlanmasa da internette aynı fiyata bulacağımız ya da daha uygun fiyata bulacağımız kitapları almamaya karar vermiştik. CNR Tüyap'tan daha yakın olsa da, yine benim için dünyanın bir ucu. O yüzden o kadar yükü taşımaya değmesi gerekiyor, üzgünüm.


İlk uğradığımız yayınevlerinden biri Tübitak'tı. Tübitak kitaplarını üniversiteye ilk başladığım sene okumaya başladım. Sevdiğim tür kitaplar çıkarıyorlar. Çoğu konuda Tübitak'a atarlı olsam da :p okuyorum yapacak bir şey yok. Bilimsel kitapları seviyorum, ama astronomi, uzay, evren kitaplarının yeri bambaşka. Sicim teorisyenlerindenBrian Greene'nin 3 kitabını satın aldım.  İsim ve açıklamalarını da ekleyeyim. 

Evrenin Zarafeti - Süpercisimler, Gizli Boyutlar ve Nihai Kuram Arayışı
Bir şey keşfetmenin insanın yeni bir şey görmesi değil de bakışını biçimlendirmesi demek olduğu söylenir. Evreni sicim kuramı tarafından biçimlendirilmiş bir bakışla gören okurlar yeni manzaranın nefes kesici olduğunu görecek. 

Evrenin Dokusu - Uzay Zaman ve Gerçekliğin Dokusu
Uzay bir varlık mı? Neden zamanın bir yönü var? Uzay ve zaman olmadan evren olabilir miydi? Geçmişe dönebilir miyiz? 

Saklı Gerçeklik - Paralel Evrenler ve Kozmosun Derin Yasaları
Bir zamanlar "evren" var olan her şey anlamına gelirdi. Her şey. içinde akla gelebilecek her şeyin bulunduğu bir bütünlük. Oysa son yıllarda fizik ve kozmoloji alanlarındaki keşifler pek çok bilim insanını evrenimizin aslında çok sayıda evrenden sadece bir tanesi olduğu düşüncesine yöneltti.


Evrenin Yüzde Dördü - Karanlık Madde, Karanlık Enerji ve Kalan Gerçeklik İçin Keşif Yarışı
Bu kitap da yeni çıkanlardanmış, kesinlikle alacaklarımdan ancak bu alışverişimde 3 kitapla yetindim. Konusunu da ekleyeyim 3:)

Gazeteci ve yazar Richard Panek bu kitapta bilim insanlarının, evrenin yüzde 96'sını oluşturan "karanlık maddeyi" ve bununla bağlantılı olarak "karanlık enerjiyi" arayışını anlatıyor. Karanlık madde ve karanlık enerji belki de tüm bilim tarihinin en büyük gizemi. Bu gizemi çözmek için fizik ve gökbilim araştırmacılarının verdiği zorlu ve uzun soluklu mücadele, onlara 2011 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü getirdi. Panek, konuyu, uzman olmayan okurların da kavrayabileceği bir dille anlatırken bilim dünyasındaki rekabeti ve işbirliğini, ekip çalışmalarının sınırsız coşkusunu ve dinamizmini de renkli ayrıntılarla gözler önüne seriyor.


Tübitak'ta %10 indirim vardı, ama biraz indirim daha yaptılar sağolsunlar. 
Bir de Bilimteknik dergisi hediye ettiler :p


Önünden geçerken bu kitaplar dikkatimizi çekti. Yason Yayıncılık klasikleri bu güzel kapaklarla yeniden basmış. Hoşuma gitti kapakları. Özellikle Uğultulu tepeler başta olmak üzere Aşk ve Gurur, Madam Bovary, Jane Eyre kapakları çok hoş. 
Umarım çevirileri de güzeldir. 


Sonra karşımıza Agapi çıkıverdi. Bu seriyi merak ediyordum ama fuarda bulmayı beklemiyordum. 10 TL idi, aldık. İlk Agapi kitabım :) 


Epsilon'da yine 3 kitap 15 tl kampanyası vardı. Oradan da 6 kitap aldım. Ne kadar listemi güncellemiş olsam da Ben Sana Tutsak elimde olmasına rağmen bir kez daha almış oldum :( 
Ki son alışverişlerimden birinde almıştım :( 
Tarihi aşk romanları açlığı çekiyorum sanırım son zamanlarda hepsini topladım. 
Bu arada Pegasus'un stantında hiç historical görmediğimi fark ettim. :/ Ya yoktu ya da ciddi anlamda kısıtlı ve kenar köşe bir yerdeydi. 


Bir stantta bu ayracı gördüğümde almam lazım, dedim *_* Çok sevdim.
1 TL idi :)

Nemesis'ten Aspendos'tan alacağım kitaplar vardı aslında ama aldıklarım yeterince ağır olduğu için onları internet alışverişine sakladım. 
Sarah Maclean'in son kitabını almak istiyordum ama indirime dahil değildi, laters baby dedim :p 
Elbet alırım, henüz Aşk Mevsimi'ni okumadım. 

Yayınevleri kısmını gezmek de 1 saat sürdü. 
Yani fuarda toplamda 2 saat geçirdik. 
Çıktıktan sonra bir kafede oturup sohbet ettik. :)

Fuar gezmeyi, kitap satın almayı seviyoruz ama fuarların en güzel kısmı bu sohbet ettiğimiz hem fuar, hem kitaplar, hem kişisel konular hakkında lafladığımız bize özel zamanlar. 
Tüyap'ta kalabalık ve çok dolaşmak yüzünden bu kısım maalesef daha kısıtlı oluyor ama biz her halükarda birkaç saat ayırıyoruz :)
CNR ise daha tenha olduğu için gezmesi, sohbeti daha rahat ve bol oluyor.
Kitap Tutkusu'yla bayağı derinlere daldık :p 

Rahat bir fuardı.


Toplamda 21 kitapla fuarı noktaladım. Aslında sahaf kısmı olmasaydı daha az kitapla tamamlayacaktım fuarı. 
Kitapların toplu görünüşü ise böyle. 

Siz neler yaptınız, neler gördünüz? 

Sevgiler :* 

Kitap Fuarları Yazılarım:


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

19 Şubat 2015 Perşembe

Chris Greenhalgh İle Ingrid Bergman Ve Robert Capa Üzerine Röportaj


Ingrid Bergman'ı Baştan Çıkarmak kitabının yazarı Chris Greenhalgh'a kitap hakkında merak ettiklerimizi sordum. 
Hem yazarımızı tanıyalım, hem de kitabın yazım sürecine daha yakından şahit olalım. 

Merhaba Chris, seni daha yakından tanımak isteriz. Bize biraz kendinden bahseder misin?

1963 yılında Manchester’da doğdum. Üniversitede İngiliz Edebiyatı bölümü okudum ve Amerikan şair  Frank O’Hara üzerine doktora yaptım. Öğretmenlik yaptım ve şu an Londra’da buna devam ediyorum. İki romanım, bir senaryom (Coco Chanel ve Igor Stravinsky) ve üç şiir kitabım yayınlandı. Eşim Ruth’la iki oğlumuz var.



İnsanlar genelde Ingrid Bergman & Roberto Rossellini ilişkisini bilir, bunun hakkında konuşur. Bizim bu durumdan bir şikayetimiz yok aksine çok sevdik ama sen neden Ingrid Bergman & Robert Capa aşkını yazdın? İlhamın neydi?

Herkes Rossellini hikayesini bilirken bana göre daha ilginç olan Capa hikayesini bilmediklerini fark ettim. İlk romanım duyular üzerineydi ses (müzik) ve koku (parfüm); ikincisi ise görme (Fotoğrafçılık/Sinema) ve dokunma (aşıklar) duyularına hitap etsin istedim. Capa ve Bergman bunun tam karşılığıydılar, hikayelerini savaş sonrası önemli bir tarihi arka planda ve iki ilginç şehirde –Paris ve Hollywood- tekrar anlatmak istedim. 






Araştırma yaparken ne tür kaynaklar kullandın?

Ingrid Bergman’ın filmlerinnden; başlıca olarak Casablanca, Notorious, Spellbound, The Arch of Triumph yararlandım. Capa ve Bergman’ın biyografilerini kullandım; hatta Hitchcock’unkini de.



Kitap yayınlandığında ne tür geri dönüşler aldın?  

Olumlu dönüşler aldım, özellikle de kadınlardan. Hollywood tarafından film yapılma ihtimali var ama göreceğiz.
-İşte bu habere Woww derim! *_* 




Kitap seni değiştirdi mi? Üzerinde ne tür etkileri oldu? Ingrid'e ve onun hayatına başka bir gözle bakmanı sağladı mı?

Beni değiştirmedi ama sanırım olgunlaştırdı ve bir yazar olarak kendimi daha fazla geliştirmeme yardımcı oldu. Ingrid’e farklı bir gözle bakmamı sağladı – onu bir azize gibi saflığın temsili olarak görüyorduk.  Aslında o tutkulu bir kadındı. Bu iki şeyi bir arada uyum içinde tutmak oldukça zor olmuş.





 Ingrid Bergman & Robert Capa gibi başka bir ünlü çift hakkında tekrar yazmayı düşünüyor musun?

Hayır. Şimdiye kadar bunu iki kez yaptığım için bir ihtimal daha az satılsa bile başka bir şeyler yazmayı düşünüyorum.



Türkçe edisyon kapağını nasıl buldun? Yayınlanan kapaklar içerisinde favorin hangisi? 

Kapağı çok sevdim. İngiltere ve ABD kapaklarından daha iyi olmuş. Sanırım en çok renkleri ve resmi sevdim. Bir yandan tarihi görünürken diğer yandan oyunbaz ve eğlenceli görünüyor.






Bize vakit ayırdığın için teşekkürler. Eklemek istediğin bir şey var mı?

İlginiz için gerçekten çok teşekkür ederim. Umarım kitabı sevmişsinizdir.

İnternet sitemde daha fazlasını bulabilirsiniz: chris-greenhalgh.com. Kitap hakkında yapılan 45 dakikalık röportajı da izleyebilirsiniz. Bir sorunuz olduğunda sormaktan çekinmeyin. Sevgiler!  

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!! 

Devamını Oku »

7 Şubat 2015 Cumartesi

Ingrid Bergman'ı Baştan Çıkarmak - Chris Greenhalgh


Kitap Adı: Ingrid Bergman'ı Baştan Çıkarmak
Yazar Adı: Chris Greenhalgh
Orijinal Adı: Seducing Ingrid Bergman
Çeviri: Taciser Belge - Ayşe Anadol
Yayınevi: Doğan Kitap
Basım: Ocak 2015
Sayfa Sayısı: 304



---
"Hatırlasana, benim kaybedecek bir şeyim yok!"
"Ben varım ya!"
---
Yıl 1945. İkinci Dünya Savaşı tüm acımasızlığıyla sahnede. Bir yanda savaş fotoğrafları çeken Robert Capa. Diğer yanda herkesin sevgilisi Hollywood yıldızı aktris Ingrid Bergman. Ingrid, askerlere moral vermek için gittiği Paris'te Robert'la tanışır. Evlidir ama aralarındaki çekime karşı koyamazlar. Aşıklar şehri Paris'te savaşın ve günahın gölgesinde doludizgin bir kaçamak yaşarlar. 

Tarihi romanları çok severim. O yüzden bu kitabın arka kapağını okuduğumda bayılmıştım! Ingrid Bergman'ı çoğumuz tanırız ya da en azından Casablanca'yı izlemişizdir. Hal böyle olunca zamanında yaşamı büyük sansasyon yaratan bir yıldızın yaşamının bir parçasına şahitlik etmek çok değişik bir duygu. 
Kitap bir Ingrid'i, bir Robert'ı anlatıyor. Bu güzel bir tarz. Ancak anlamadığım şey Robert kendi ağzından anlatırken Ingrid'li kısımların üçüncü gözden anlatılmasıydı. Bunu biraz yadırgadım. Bir de şimdiki zamanla yazılmış olması yani -yor dili beni oldukça yordu. 
Kitabı okurken sevilen ve saygı duyulan bir fotoğrafçı olan Robert Capa'yı daha bir sevdim. Yer yer Ingrid'e bilenmemek elde değildi. Değişik duygular... 
Bir döneme tanıklık etmenin tatlı yorgunluğuyla kapattım kapağı. 
Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!! 
Devamını Oku »

6 Şubat 2015 Cuma

Tarih Paparazziliği: Ingrid Bergman’ın Gerçek Aşkı


Ingrid Bergman evli, iki çocuğu olan İsveçli bir kadındır. O dönem Hollywood'a oyuncu ithal etmek pek bir moda. Kendisi dikkat çeker ve Hollywood'a transfer olur bir anda. Güzellik, yetenek, star ışığı; hepsi vardır Ingrid'de. Çok kısa sürede de star olur zaten. Evli, mutlu bir kadın imajı çizer hem; halk onu böyle tanır, böyle sever. İyi de bir film zevki vardır; yeni ve iyi eserleri de araştırır takdir eder. 
O dönem İtalya'da yeni gerçekçilik revaçtadır. Bu işin ustası da yönetmen Roberto Rosselini'dir. Ingrid'in de dikkatini çeker bu isim, izler filmlerini çok etkilenir. Dayanamaz, bir de mektup yazar. Herkesin uğruna kendini paraladığı o kadın, bir yönetmene hayran mektubu yazar. 


"Paisa ve Roma Citta Aperta adlı filmlerinizi izledim, pek beğendim." diye başlayan mektup; şu açık kapı bırakan çarpıcı sözlerle son bulur. "Eğer günün birinde mükemmel İngilizce konuşan, Almancasını çoktan unutmuş olan Fransızcası anlaşılmaz bir şekilde, İtalyancası sadece Ti Amo (Seni Seviyorum) diyebilen İsveçli bir artiste ihtiyacınız olursa, hemen İtalya'ya gelmeye ve sizinle film çevirmeye hazırım."
Hollywood'da bu kadar ünlü olan bir oyuncunun, neden İtalya'ya gitmek istediği bilinmez ama Roberto da yeşil ışık yakıp İngrid'i davet eder. Yönetmenliğini Rosselini'nin  yaptığı, başrolünü Ingrid'in oynadığı bir film çekerler: Stramboli. Film tam bir fiyasko olur, beğenilmez. Bunun şoku atlatılmadan, asıl şok edici olay çıkar ortaya. Ingrid hamiledir! Roberto'dan. Robertino adlı bir bebek getirir dünyaya. Ingrid evli, Roberto evli. Yasak aşkın yasak meyvesi bir bebek. Bebek doğar doğmaz Ingrid kocasından boşanır. Roberto ise boşanamaz, o dönem İtalya'da boşanmak oldukça zordur. Bu olay bomba gibi düşer ortalığa. Ingrid de hiç olmadığı kadar gözden düşer. Zaten Hollywood'u bırakıp İtalya'ya gittiği için duymadığı laf kalmamıştır. Aptallık ettiğini düşünmüştür herkes. 

Rol arkadaşı Humphery Bogart'la aralarında şöyle bir konuşma geçer:

-Rossellini ile evlenmekle çok büyük aptallık ettin. Hayatını mahvettin. Hollywood'da kalsaydın bir numaralı yıldız olacaktın. Burada nesin ki?
-Mesut bir kadın!

Skandaldan sonra o mutlu aile tablosunun arkasındaki günahkar hayat(!) ortaya çıkınca Ingrid tamamen aforoz edilir Hollywood'dan. Hiç teklif almaz. Roberto'nun eşi boşanmayı kabul eder, nihayet Roberto'yla Ingrid evlenir.

Ingrid Bergman & Roberto Rossellini

 Ama bu mutlu aile tablosu uzun sürmez. 7 yıllık evlilik; bir erkek, ikiz kız bebeklerden sonra boşanır bu sansasyonel çift. 
Bu dönem ortaya Ingrid Bergman'ın yerini dolduracak, Ingrid'e dış görünüş olarak da oldukça fazla benzeyen bir isim sürülmüştür: Grace Kelly. Benzerliği görmeniz açısından resim ekliyorum. 


Grace alır Ingrid'in yerini. Bir sürü film çeker, herkesin tanıdığı ünlü bir isim olur. Zirveye ulaştığında yaşadığı tatminden sonra bir prensle evlenerek prenses oluverir. Böylece sinemayı bırakır.  Hollywood yeniden Ingrid'e kalmıştır. Bunca yıldan sonra Ingrid'e teklif götürürler. Ingrid bir anda affedilmiş, yeniden bağra basılmıştır. Amerika'ya dönüp kaldığı yerden devam eder. 


Ardından bir kez daha evlenir Ingrid. Ama yaşadığı en sansasyonel iki aşk Robert ve Roberto'yla yaşadığı aşklardır. Roberto'yla yaşananlar 1950 sonrasına aittir. Bunun bir de öncesi 1945 yılı vardır ki, ilk kocası Petter'la evli olan Ingrid; savaş sonrası askerlerin moralini düzeltmek için gittiği Paris'te ünlü savaş fotoğrafçısı Robert Capa'yla tanışır. 

Robert Capa

Aşıklar şehri Paris'te unutulmaz günler yaşarlar. İkilinin bir araya geliş hikayesini ve yasak aşkın o yüreği ağza getiren heyecanını Ingrid Bergman'ı Baştan Çıkarmak kitabında bulabilirsiniz... 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »