25 Nisan 2015 Cumartesi

2015 - 20. İzmir Kitap Fuarı Ayağıma Geldi :)


Fuar yazısı yazmayı seviyorum. :) Geçen sene İzmir Kitap Fuarı'na gitmiş, canım Pudra Tozu'nun misafiri olmuştum. 2014 İzmir Kitap Fuarı yazımı okumak için TIKTIK!
Bu sene fuara gidemedim, malum iş güç. Ama Pudra Tozu fuarı bana getirdi ^_^
Hiç şikayet etmeden dolu kitap aldı bana, oyy :3



O bana cesaret verdikçe, ben de listemi uzattıkça uzattım. ^^
Kargoyla yolladı kitaplarımı Pudram, kargoyu açınca bir duygulandım, bir duygulandım çünkü Pudram'ın sevgili anneciği kitaplar zarar görmesin diye ikişer üçer poşetlemiş, sarmış sarmalamış, düzgünce dizmişti. ^_^ Oyyy... Kendi de kitap sever olunca böyle oluyor. 



Fuarlarda asla es geçmediğim yayınevlerinden biri Nemesis Kitap. 
Christine Bell'in For Hire serisi ikinci ve son kitabı Kiralık Sevgili'yi aldım.
 İlk kitap Kiralık Eş yorumu için TIKTIK. 
Bu seriyi sevmekle birlikte yazarın Dare Me serisi ilk kitabı Sürpriz Balayı'yı daha çok sevdim. Yorumum için TIKTIK. Christine Bell takip edeceğim yazarlardan biri. 

Sarah Maclean'i gerçekten çok seviyorum. Mükemmel bir kalem. O da vazgeçilmez yazarlarımdan biri. Serinin son kitabıyla kumarbazlarımıza veda ediyoruz.
İlk kitap İntikam Ateşi yorumu için TIKTIK.
İkinci Kitap Geçmişten Gelen Mutluluk yorumu için TIKTIK.
Üçüncü kitap Aşk Affetmez yorumu için TIKTIK.

Kat Martin'in ise gerçekten farklı bir kalemi ve konu seçimi var. Seven de var sevmeyen de. Kalıp historicallardan sıkıldıysanız hoş bir değişiklik olacaktır. Kolye üçlemesi ikinci kitap Şeytanın Kolyesi de aldıklarımdan biri oldu tabi ki. 
Kolye Üçlemesi ilk kitap Gelinin Kolyesi yorumu için TIKTIK.
Kalp (Heart) serisi ilk kitap Kalpten Kalbe yorumu için TIKTIK
Kat Martin'le röportajımı okumak için TIKTIK. 

Shannon Stacey ve Victoria Michaels'in ise ikinci kitapları oldu aldıklarım :) 
Harika görünüyor hepsi birlikte *_*




Fuarlarda kitap almayı sevdiğim bir diğer yayınevi ise Aspendos Yayınevi. Aspendos boşladığı historicallara yeniden bir ışık yakıp Koruyucu'yu çıkardı. Hayallere Dokunmak, Sınırları Zorlamak adlı kitabın devamı. Diğer yazarları ise denemek istiyorum. 



Koridor Yayınları'nın tatlı yazarlarından Pamela Clare'ın bize göre yeni serisinin ilk kitabı. 
Kapağı ve konusu ise harika!


Ephesus Yayınları'na gelelim.
Kötü Çocuk henüz çıkmadan birkaç alıntısını görüp almaya karar vermiştim. CNR'da biz fuardayken kitap henüz çıkmamıştı. Şimdi elime fırsat geçti, deneyeceğim.
Ejder serisini tamamlamaya da devam. 


Epsilon Yayınları'nda yine bazı kitaplarda tane 5 TL, 3 kitap 12 TL kampanyası varmış. İlk iki kitap o kampanyadan. Üçüncü kitap ise başka bir stanttan. Bendeki Yatağımdaki Serseri ikinci el olduğu için durumu oldukça kötü. Pudra başka bir stantta rast geldiğinden bahsedince almak istedim. Süper oldu. 
 Fuar alışverişim böylece tamamlandı. 

Bunun dışında,


Geçenlerde Pudra'yla buluştuk. Kitapçılara da uğramadan edemedik tabi ki. 3 kitap 20 TL idi. Kendime iki kitap, çok sevdiğim bir arkadaşıma da 1 kitap aldım ^_^ Yani seri tamamlamaya devam.
Onları da buraya ekleyeyim dedim. 

Gelelim gelenekselleşen toplu görüntümüze: 



İşte bir fuar da böyle geçti. Ben gidemesem de Pudram ve anneciği sağolsunlar, fuar ayağıma geldi. ^^ Mutluluk, mutluluk... :) 


Kitap Fuarları Yazıları:

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

7 Mart 2015 Cumartesi

Göremediğimiz Tüm Işıklar - Anthony Doerr // Alıntılar


***

Gözlerinizi açın ve sonsuza kadar kapanmadan önce onlarla ne kadar çok şey görebilirseniz görün.

***

Bilim, evladım, hatalardan oluşur; ama bunlar yararlı hatalardır, çünkü insanı adım adım gerçeğe götürür. 

***

Radyo: Milyonlarca kulağı tek bir ağıza bağlayan araç. 



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!! 


Devamını Oku »

4 Mart 2015 Çarşamba

OKK 44.Blog Tur: Göremediğimiz Tüm Işıklar - Anthony Doerr // Tanıtım ve Çekiliş


Herkese merhaba!
OKK’nın 44. blog turunun konuğu Koridor Yayınları’ndan çıkan Anthony Doerr’in yazmış olduğu Göremediğimiz Tüm Işıklar romanı!

Kitabımızı Tanıyalım:


Marie-Laure, bir müzede kilit ustası olan babasıyla birlikte Paris'te yaşamaktadır. Gözleri gün geçtikçe daha az görmeye başlayan Marie-Laure, altı yaşına geldiğinde kör olur. Babası ona yaşadıkları mahallenin mükemmel bir minyatürünü yapar, böylece her yeri parmaklarıyla ezberler ve artık dışarı çıktığında evinin yolunu bulabilecektir. Fakat bir sabah savaşın kara bulutları şehrin üzerine çökünce, yanlarında müzeye ait içi sırlarla dolu bir taş ile, Saint-Malo'da deniz kenarında bir evde yaşayan, yirmi yıldır dışarı adım atmamış olan amcalarının yanına gitmek zorunda kalırlar.
Almanya'da bir maden kasabasında kız kardeşi ile birlikte bir yetimhanede büyüyen Werner'in önündeki tek seçenek, on beş yaşına geldiğinde babasının öldüğü madende çalışmaktır. Işık kadar beyaz saçları ve sonsuz merak içinde yüzen zihni ile Werner özel bir çocuktur. Bir gün şans eseri eski bir radyo bulup onu çalışır hale getirince ve karşılaştığı her elektronik aleti dakikalar içinde tamir edince, bir subay tarafından keşfedilir ve sonradan bir katil ordusu olduğunu öğreneceği özel bir okula gitme fırsatı elde eder. Orada dâhi olmasının bedelini ödeyip, hayatın acı taraflarına tanıklık ederken, kendisini Marie-Laure ile kaderlerinin kesişeceği Saint-Malo'da bulur.
Göremediğimiz Tüm Işıklar, okuyanların birbirlerine tavsiyesiyle kısa sürede bir milyondan fazla sattı, yılın en çok konuşulan kitabı oldu.



Tur Takvimimiz

04.03.2015
Tanıtım
05.03.2015
Pudra Tozu - Gün Işığım Sönerse - Yeni Hayat.
Kitap Tutkusu – Göremediğimiz Tüm Işıklar Kitabının Aldığı Ödüller.
Fighting!! – Yirmi Bin Fersah.


06.03.2015
Yorumlar


4 kişiye hediye ettiğimiz kitabımızı kazanmak isteyenleri Okuyan Kızlar Kulübü Facebook sayfasına bekliyoruz ;) 

Bol Şans^^



Katkılarından Dolayı Koridor Yayınevi'ne Teşekkürler.

Devamını Oku »

4 Aralık 2014 Perşembe

Bir Tur Böyle Geçti! -Monica McCarty - İhanet-



Bir proje turu daha sona erdi. Proje turlarını ayrı bir seviyoruz. Konu Monica McCarty 
olunca akan sular durur tabi, aylarca bekledik gün saydık. Bu süreçte neler yapabiliriz diye düşündük ve bir kıvılcım diğerini getirdi, ortaya böyle bir tur çıkıverdi.

Biz çok fazla sohbet eden, ve görüşen bir grubuz. Ve sohbetlerimizin, Kore Restorantı kaçamaklarımızın konularından biri de Monica oluverdi. Beyin fırtınası yaptık, verdiğimiz emeğin yanı sıra çok da eğlenip güldük. Bazı uçuk fikirleri duymanızı bile istemeyiz ^^  Yayınevinden an be an gelişmeleri aldık, onlar da kapağa kadar fikirlerimize değer verdiler, desteklerinden ötürü teşekkür ederiz.

Tur sürecine dönersek; İskoç erkekleri mevzusu biraz laçkalaştığından tüm ciddiyetimizi takınıp olayı yerinde görelim dedik ve onların gündelik hayatlarına bir dalış yaptık. Dönem ne menem bir dönemmiş, Skye Adası nasıl bir yermiş araştırdık yazdık.



E madem sofra kuracağız ahşapsız, bakırsız olmaz dedik. Çiçekli masa örtüsü de olmayacağından eskilere, hasırlara dönüş yaptık. Ara ara nerde hasır çuval derken Fighting blogunun ikizlerinin abisi bizim için aradı taradı buluverdi. Her sabah uyandığımda okuduğum ikizler ve Pudra arasındaki komik çuval diyalogları da malesef son buluverdi.

Ekmeksiz olmaz derken Söke Un ve Lezzet Danışmanı Dilek Yetkiner'in de katkılarıyla karşılaşıverdik. Ben ekmek makinesinde yaptım ve ortaya kocamaaaan bir ekmek çıkıverdi. Akdeniz ekmeği nasıl bir şeydir yahu? Hayatımda bu kadar mis kokulu bir ekmek görmedim ben. Ve tadı da en az kokusu kadar mükemmeldi! En kısa zamanda Trabzon ekmeğini de deneyeceğim.



Öncesiyle sonrasıyla harika bir turdu. Ama tam ortasında biz yine boş durmadık, Blog ikizim kıymetlimiz Kitap Tutkusu'nu nişanlayıverdik :D  Pudra'yla birlikte katıldığımız ve Fighting ikizlerini de hep yanımızda hissettiğimiz çok ama çok neşeli, kurdele kesilirken bol duygulu bir nişan töreniydi. Geceyi Pudra'da geçirdim. İzmir'deki günlerimizdeki gibi kahvelerimizi alıp hem geceyi konuştuk, hem yeni projelerin temellerini attık 3:) Ertesi gün de Çengelköy'de kahvaltıyla başladı ve yağmurun da güzelliğiyle bol sohbetle devam etti.

Hem emek verdiğimiz, güzel olması için çalıştığımız, hem de çok keyif aldığımız bir tur süreci oldu.
Bakalım yeni günler neye gebe?

Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

3 Aralık 2014 Çarşamba

İhanet - Monica McCarty (Highland Guard #4)


Kitap Adı: İhanet
Yazar: Monica McCarty
Orijinal Adı: The Viper
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: Koridor Yayınları
 Sayfa Sayısı: 435
Basım: 2014, İstanbul
Seri: Highland Guard #4

Seri Sıramalası
 #2 Tutsak (The Hawk) - Erik MacSorley & Elyne de Burgh
#3 Gazap (The Ranger) - Arthur Campbell & Anna MacDougall 
#5 The Saint - Magnus MacKay & Helen Sutherland
#6 The Recruit - Kenneth Sutherland & Mary of Mar
#7 The Hunter - Ewen Lamont & Janet of Mar

#7,5 The Knight - James Douglas & Joanna Dicson (Novella)
#8 The Raider - Robert Boyd & Rosalin Clifford
#9 The Arrow - Gregor Macgregor & Cate of Lochmaben


İskoç Muhafız Alayı ve Uzmanlıkları: 

Tor “Lider” MacLeod: Ekip lideri ve kılıç ustası.
Erik “Şahin” MacSorley: Denizci ve yüzücü.
Lachlan “Engerek” MacRuairi: Gizlilik, sızma ve kaçırma.
Arthur “Korucu” Campbell: Keşif ve araştırma.
Gregor “Okçu” MacGregor: Nişancı ve okçu.
Magnus “Aziz” MacKay: Hayatta kalma uzmanı ve demir silah dövmecisi.
William “Tapınakçı” Gordon: Simya ve patlayıcılar.
Eoin “Vurucu” MacLeon: Korsan ve savaş taktiklerinde strateji uzmanı.
Ewen “Avcı” Lamont: İz sürücü ve insan avcısı.
Robert “Akıncı” Boyd: Fiziksel güç ve teke tek savaş.
Alex “Ejderha” Seton: Hançerler ve yakın dövüş.

----------------------

"Davranışlarım için asil sebepler uydurmaya çalışma, leydim. Sadece hayal kırıklığına uğrarsın."

İskoç Muhafız Alayımızın hikayesi en merak edilen karakterlerden biri olan Lachlan MacRuairi ile devam ediyor. İskoç Muhafız Alayı kurulduğundan beri bağımsızlığı ve asiliğiyle dikkat çeken Lachlan nam-ı diğer Engerek, Robert the Bruce'un emriyle Kontes Bella MacDuff'ı kaçırmak ve Bruce'un taç giyme törenine yetiştirmek zorundadır.
İskoç Kralına taç giydirebilme yetkisi MacDuff'lardadır. Ancak Bella'nın zalim bir eşi ve arkada bırakamayacağı bir kızı vardır. 

Krala ve ülkesine olan bağımlılığı nedeniyle Bella kendini bu büyük tehlikenin içine atar ve Bruce'a taç giydirir. Yıllardır sadece dişi olarak görülen, eşi tarafından türlü eziyetlere maruz kalan, onun şüpheciliği yüzünden acı çeken Bella, kızını geride bırakmak istemese bile Lachlan'ın sözüne güvenerek kızını geride bırakmış olur. 


Taç giydirme töreninden sonra Bella artık hem eşi, hem İngiliz Kralı tarafından aranan bir kaçağa dönüşmüş ve en sonunda yakalanmıştır. Lachlan ise onu kurtarmak için her şeyi yapacaktır. 

Kimsenin güvenmediği, bağlılığı olmayan, korsan ve hain olarak bilinen bir adamı böyle yapan nedenleri öğrenmeye, bilinenin altında başka bir adamla tanışmaya; sadece çekici bir tatmin aracı, soğuk, etkisiz eleman bir kadının tarihin seyrini nasıl değiştirdiğini görmeye hazır mısınız?

---
Bella: Topraklar kız kardeşine geçmiş olabilir, ama hala klan lideri olabilirdin. Neden klanına sırtını döndün?
Lachlan: Konteslere eşlik etmek daha keyifli bir iş.
---

Monica'nın bu serisine hayranım. Gerçeklik temelli, derin anlatımlı, etkileyici bir hikayeyle yine baş başa bırakmış bizi yazar. Muhafız Alayımızın kalplerinin mühürlerinin sökülmesi bir yana, İskoçların bağımsızlık mücadelesinin de bambaşka bir seyir aldığı bir kitap bu. Lachlan'ı tanımak hem çok acılı, hem de çok güzeldi. Bella da tarihin ona biçtiği role karşı gelen etkileyici bir karakterdi. 
Muhafız Alayımızın diğer üyelerini de görmeye devam ettik tabi ki. 
Kitabın ilk yarısında mağarada Lachlan, MacKay, Gordon arasında öyle bir konuşma geçti ki Gordon ve MacKay'in kitaplarını merakla bekliyorum. Özellikle İhanet'ten sonra gelecek olan MacKay'in kitabı The Saint'te bu düğüm çözülecek. Heyecan!

---Bu konuşma ufacık spoiler içeriyor olabilir---
-Ona nasıl baktığını gördüm. İyi bir kadın. Evli ve iyi bir kadın ve sen ardında salyalarını akıtmazsan bile yapacağı şey yüzünden başı yeteri kadar derde girecek.
-Onu istiyor olsaydım, bir evlilik sözleşmesinin beni engelleyeceğini de nereden çıkarıyorsun?
-MacLeod haklı. Sen bir yılan kadar namussuzsun.
-Olabilir, ama en azından en yakın arkadaşımın nişanlısını istemiyorum.
----

Monica McCarty'nin kalemine yeniden tutsak olduğum, hayran kaldığım bir kitap oldu. 
Sevgiler. :*

PUANIM: ♥♥♥♥♥

Hayalgücü fazla çalışan okuyucunun ufak notu: Karakteri yine Midnight Breed serisinden biriyle özdeşleştirdim kafamda o.O Sarışın baş belası Tegan'la *-* Evet, fazla uçuyorum, ama çok benziyorlar o.O

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

28 Kasım 2014 Cuma

Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!


Proje turlarının en sevdiğimiz yanı! Bolca beyin fırtınası, komik sohbetler ve hamarat çalışmalar sonrası ortaya çıkan şeyden aldığımız keyif! :3

İskoç romanlarına ve Monica McCarty'e, ıı.. şeyy.. bir de karakterlere bayılırken, tüm Muhafız Alayını özel bir sofrada bir araya getirelim dedik. Hem belki az biraz Robert the Bruce dedikodusu yaparız, İngiltere'yi çekiştiririz ^^

Madem konuk olan biziz, oturduğumuz sofrayı, şartları bir anlatıverelim.






İskoç beslenme düzeni genellikle protein ağırlıklı yiyecekler üzerine kuruludur. İskoçların bu kadar yapılı ve güçlü olmalarının bir nedeni de bu aslında.
 Bu yiyeceklerden başlıcası ettir. Ancak kırmızı et genellikle yazın tüketilmez, kış için kurutulur ve tuzlanırdı. Çünkü yazın daha çok balıkçılık ve avcılık yapılır, adada yaşamanın nimetlerinden sonuna kadar faydalanılırdı. Ancak kış ayları çok çetin ve balıkçılığa imkan vermeyecek şekilde geçtiğinden kırmızı eti kışa saklamak en mantıklı olandı.  
Tarım neredeyse yoktu! Çok fazla ot ve sebze yetiştiriciliği olmadığından imkan oldukça soğan, şalgam yenir ve ısırgan gibi bazı yabani otlar tüketilirdi.



 Çiğ süt ise onlar için çok önemlidir. Yaz aylarında çiğ süt tüketen İskoçlar sütün fazlasını kış ayları için peynire ve tereyağına dönüştürürdü.

Gelelim mis kokulu ekmeğe!
Tarifi ve izlenimleri bir tur böyle geçti yazısında anlatacağım ^^
Ada koşulları sadece yulaf ve arpaya izin veriyordu. 
Bunlar da genelde ekmek ve bazen yulaf lapası olarak tüketiliyordu. 

Bu nedenle dönemin şartlarına en azından görsel olarak uygun Söke Un'un Akdeniz ekmeğini seçtim. Koyu renkli, içinde bolca baharat ve diğer malzemelerden bulunan mis kokulu bir ekmek çıktı ortaya. Sadece kokusu  bile yetti bize resmen *_*  Bir ekmeğin bu kadar lezzetli olması haksızlık -_-

Heyecanla, belki bazen hevesle okuduğumuz dönemlerin zorluğunu kavramak açısından çok hoş bir çalışma oldu. Tor'un kaledeki yemek yenilen mekanı geldi aklıma hazırlarken ve yerken. Kendimi orada oturup, klanla birlikte yiyormuş gibi hissettim ^_^

Çok hoş düşünceler bunlar. 

Ayrıntılar Bir Tur Böyle Geçti yazısında olacak!
Sevgiler :*

Kızların sofra yazıları için:
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

25 Kasım 2014 Salı

OKK 41. BLOG TUR: İhanet - Monica McCarty (Tanıtım ve Çekiliş)


Herkese merhaba!!
OKK’nin 41. blog turunun konuğu Koridor Yayınları’ndan çıkan, Monica McCarty’nin yazmış olduğu İhanet romanı! Bu kez turumuz Koridor Yayınları ve Söke Un sponsorluğunda bir proje turu olacak! Highland Guard serisinin 4. kitabı İhanet ile Syke Adası'na konuk oluyoruz! Hem adayı, hem de kitabın geçtiği dönemi tanımaya, tanıtmaya çalışacağız. Ve klan liderleriyle birlikte geleneksel İskoç sofrasına oturacağız. Proje turumuzu takip etmek için bizden ayrılmayın! 


Kitabımızı Tanıyalım

Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?
Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı "Yılan" lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff'ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır.
Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce'a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir.


Tur Takvimimiz


25 Kasım 2014 
Duyuru – Takvim – Çekiliş
Çekiliş için tık tık!!
10 tane İhanet – Monica McCarty kitabı hediye ediyoruz, kaçırmayın!!

26 Kasım 2014
Pudra Tozu – Skye Adasına Dair
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Serinin Dayandığı Tarihi Gerçeklik: İngiliz - İskoç Savaşı

27 Kasım 2014
Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!
Sakız Enginar Blogunun sahibi Lezzet Danışmanı Dilek Yetkiner konuğumuz.

28 Kasım 2014
Kitap Tutkusu – Yazar ve Seri Bilgisi
Fighting!! – Önokuma ve Alıntılar

29 Kasım 2014 
Yorumlar 
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu 
Kütüphanemden Kitap Manzaraları 
Fighting!! 

30 Kasım 2014
Bir Tur Böyle Geçti







Katkılarından dolayı Koridor Yayınları ve Söke Un’a teşekkür ederiz.



Devamını Oku »