21 Ocak 2016 Perşembe

Beni Bu Soğuk Havalar Mahvetti! -Ne Yaparım? Ne Okunur? Ne İzlenir?


Merhabalar,
Aslında bu yazıyı sonbahar başlangıcında Beni Bu Yağmurlu Havalar Mahvetti olarak taslağıma kaydetmiştim. Sonbahar ve Kış benim en sevdiğim mevsimler ve özellikle o dönemlerde okuma ritüellerime daha bir önem veriyorum ve keyifli oluyor. Ancak ben o yazıyı hazırlayana kadar kış geldi çattı. (ki gidiyor) Bu yazıları bir seriye dönüştürmeyi ve her mevsim başlangıcında yazmayı düşünüyorum bu arada. Yani Mart ayında Beni Bu Güzel Havalar Mahvetti* yazısı gelecek :)

2015'de maalesef  çok az kitap okuyabildim. Benim okuma ortalamamın çok çok altında bir rakamdı. :( Yeniyıla ritüellerle ilgili bir yazıyla başlayıp kendimi motive edeyim bari dedim:)


Yeniyıla karla girdik, yeme de yanında yat bir okuma ortamı geldi. Kış aylarında sabahlamayı ayrı bir seviyorum, o yüzden ev sevdiğim kitap okuma ortamı yatağın içi oluyor. Normal saatlerde de uyusam, geç de uyusam sabahları erken kalkarım. Keyif bile yaptıysam en geç 9'da uyanmış oluyorum. Evdeki herkesten önce uyanıp yatağımın sıcaklığına gömülerek kitap okumak kışın en sevdiğim şey. Bilirsiniz bu mevsimde uyandığınızda yorganınızın sıcaklığı sizi resmen kendine hapseder, dünyanın en güzel hissidir. Onun dışında pofuduk battaniyelerin altında, evde polar pijamalarla ve panduflarla okumanın tadı da bir ayrı oluyor. :)

Aslında kışları sevdiğim bir okuma ortamı daha var, ama onu ayrı bir yazı olarak yazmak istiyorum çünkü nostalji olarak ekleyeceğim :) Eklediğinde na şuraya link koyarım.

Soğuk havalarda okul veya iş aralarında kafelerde kitap okumak da keyifli oluyor. Ben odaklandığımda çevresini gözü görmeyen biri olduğum için kışın arkada boğuk konuşma sesleri gelirken kitap okumayı da çok seviyorum. Ama iyi havalarda kafelerde kitap okumaktan hiç hoşlanmıyorum.

Bir de otobüs meselesi var :) Toplu taşıma araçlarında önceden çok kitap okurdum, ilk duraktan bindiğim için çoğu zaman otururdum ve yolum çok uzun olduğu için kolay kolay bölünmeden sayfalarca kitap okurdum. Otobüste en rahat kışın kitap okuyorum. Ama aman aman favorim değil tabii ki :)


Cam önü klişesine gireyim mi? Bakın klişeden ölen var :p
En popüler şeylerden biri ise sıcak içeceğimizi, kitabımızı alıp cam önünde yağan karı/yağmuru izleyerek okumaktır. Belki bu kadar popüler olmasının sebebi bu kadar güzel olmasıdır. Örneğin en çok istediğim şeylerden biri de cam önü divanıdır. Sanki pencerenin içindeymiş gibi oturmak. Ama maalesef şimdilik öyle bir imkanım yok.

Mesela eskiden şömine hayalim de vardı, ama hayaller şömine hayatlar soba :) Daha da klişeleşmek istemiyorum. :p


İçecek olarak kışa en çok yakışan şeyler çay- kahve ikilisi dışında sıcak çikolata, süt, salep gibi yoğun, iç ısıtan içeceklerdir, bitki çayları da çok iyi gider.
Şurada tarifini verdiğim dondurmalı sıcak çikolatayı kesinlikle denemenizi öneririm ^_^

Mum ışığının da en çok bu havalarda tadı çıkıyor.



Kışın ne okunur?
Aslında çoğu zaman canımız ne isterse onu okuyoruz :) En azından ben öyle yapıyorum. Ama özelleştirmek gerekirse, kışın daha gotik, karanlık, kış mevsiminde, dağ evlerinde, loş şatolarda, ürkütücü malikanelerde geçen hikayeleri seviyorum. Daha ağır hikayeler okuyorum. Kar veya yağmur altında geçen romansları, kendini şatosuna kapatmış dükleri anlatan tarihi aşk romanlarını, İskoç romanlarının soğuk kalelerini, epik fantastiklerin aykırı dünyalarını okumanın da kışın ayrı bir tadı oluyor.

Hemen farklı türlerden bir iki örnek vereyim ^_^


Kış Sarayı
Rus Sarayı'nda geçen bol entrikalı tarihi bir roman. Kapağı ve kitap ismi zaten mevsimi hissettiriyor. 
Kış Sarayı Yorumu İçin TIKTIK!


Otranto Şatosu
Gotik türde de bu kitabı örnek vermek istedim çünkü ben de Gotik Okumalar serisi yazıma bu kitapla başlayacağım. Gotik edebiyatın ilk kitabı sayılan bu eseri es geçmeyin derim, yorumumu yakında gireceğim. :) 


Lucian
Severek okuduğum bu etkileyici fantastik hikaye de kış okumaları listesine alınacaklardan. Herkese uyar mı emin olamadığım için sizi yorumuma yönlendiriyorum.


Mekanik Melek
Fantastiklerden gidiyoruz madem bu seri de tam bu mevsimlik. Steampunk havasında, eski Londra sokaklarında dolaşırken mevsimi de iliklerinize kadar hissedeceksiniz. 


Tanrıça Serisi
Mitoloji üzerine kurulmuş güzel bir fantastik seriydi bu da. Ki serinin son kitabını henüz okumadığımı hatırlayıp inceden üzüldüm. 


Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer Serisi
Bu seriyi ayrı bir seviyorum. Zaman yolculuğunu konu alan inanılmaz keyifli bir seri. 


Kralların Yolu
Bir epik fantastikle fantastik kısmına son veriyorum. Türü seviyorsanız pişman olmayacağınızı düşünüyorum. 


Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri
Dünya Klasikleri Romans kategorisinde en çok bilinen isimlerden biri olan Charlotte Bronte üzerine Syria James'in yazdığı kaliteli bir kitap. Çay saatinde, bol tarçınlı saleple harika gidiyor ^_^ Çay saatinde neden salep onu hiç bilmiyorum. :p


Jane Austen'ın Kayıp Anıları
Aynı yazarın elinden çıkmış, yine romans klasikleri içinde sevilen yazarlardan biri olan Jane Austen üzerine bu kitap da. Bu kitabı satın aldım, ancak henüz okumadım. Ama ilk kitabı referans alarak bu listeye alıverdim. 


Yedi Gece 
Tarihi aşk romanlarına geçersek kış vakti bir kalede geçen bu romanı yazarın da hayranı olarak çok sevmiştim. 


Güllerin Fısıltısı
İskoçlar, kaleler deyince aklıma gelen kitaplardan biri de bu oldu. Bunda da soğuk rüzgarlar esiyordu :p Oldukça da duygusal bir kitaptı. Tarihi Aşk Romanı kategorisinde güzel bir kitaptı.


Gelin
Yorumunu yazamadığım tarihi aşk romanlarından biri daha. Bu listeye almak istedim. 


Kar Tanelerinin Bir Bildiği Var
Geçen sene yeni yıl kitabı olarak çıkmıştı. 
Kapağı ve adıyla mevsime uyan bu hikaye içinizi ısıtacak. 


Sweeney
Linda Howard'ın birçok kitabını bu kategoriye alabilirdim aslında. Ama ben Sweeney kitabını seçtim örnek olarak. İçinde aşk, polisiye, fantastik ögeler kısaca her şey olan bir hikaye. :) 

Karlı Dağın Ateşi
Bir kayak merkezinde geçen bir beyaz dizi. Bol karlı. :) 
Yazarı Sally Wentworth


Hayalet
Charlotte Lamb'ın yazdığı gizemli havası olan, yer yer ürpertici bir beyaz dizi. 

Kitap kısmına burada son veriyorum. Birkaç kitap dedim ama bayağı olmuş. :)



Yine kışın bol abur bucurlu yorgan altı aktivitelerinden biri de film/dizi seansları. Bakınız Bridget Jones'un İzinde Yazım :) 
Özellikle gece yarısı yapıldığında bu aktivitenin tadı ikiye katlanabilir. Mısır da patlattık mı değmeyin keyfimize. :)


Ben izlediğim, okuduğum şeyleri tekrar tekrar izlemeyi, okumayı severim.
Her kış illa ki bir kere Bridget Jones'un Günlüğü'nü tekrar izlerim. 



Bir de Doctor Who'nun The Doctor, The Widow and The Wardrobe isimli yılbaşı özel bölümünü. :) 
Sherlock Yılbaşı özel bölümü de ilaç gibi geldi tabii. :) Bölüm hakkındaki yazımı okumak için TIKTIK!


Aslında kışın izlemesi en eğlenceli dizilerden biri Game of Thrones olsa da baharda çıkan yeni sezonu kışa kadar hiçbirinizin beklemeyeceğini biliyorum. O yüzden benim gibi tekrar tekrar aynı şeyleri seven biriyseniz neden olmasın diyorum. :)
Kış aylarında sezona giren dizilerden bu sene en çok ilgimi çekenlere örnek veriyorum.


Marco Polo 
2015 bu dizinin ilk sezonu ekranlara geldi. Yeni dizilerden biri. 10 bölümlük. Konusu kısaca şöyle: Ünlü Venedikli gezginin gençlik yıllarını ekranlara getiren dizi, Kubilay Han’ın hüküm sürdüğü 13. yüzyıl Çin’inde geçmekte... Bilmediği bir coğrafyada siyasi hesaplaşmaların ortasında kalan kahramanımız, Kubilay Han’ın imparatorluğunu korumaya çalışıyor. İtalyan aktör Lorenzo Richelmy'nin başrolde olduğu yapım; Malezya, Kazakistan ve İtalya gibi farklı ülkelerde çekildi.


Benim beğendiğim, konusu ilginizi çekiyorsa (bence çekmiyorsa da -_-) denemeniz gereken bir dizi. 




Banshee 
Bu dizi de yenilerden. Bir girdi pir girdi bana göre. Konusunu aşağıda vereceğim bu diziye de bir kez olsun bakmanızı öneriyorum.

Bir zamanlar ülkenin en ünlüleri içinde yer alan bir mücevher hırsızı hapishaneden yeni çıkmıştır. Yeraltı dünyasından bir arkadaşının yardımı ile, hapishaneye düşmesine sebep olan soygundan kazandıklarına sahip olan eski ortağının peşine düşer. Fakat aradan 15 sene geçmiştir ve Anna olarak tanıdığı bayan bundan böyle Carrie ismini kullanan saygın bir emlakçıdır. Kadın Bölge Başsavcısı ile evlidir ve iki çocuğu bulunmaktadır. Peki ya soygundaki pırlantalara ne oldu?
Bu sırada, bizim mücevher hırsızımız kasabaya yeni şerif ile aynı anda gelir fakat birkaç olaydan sonra kahramanımız şerif Lucas Hood kılığına girer ve kasabaya kendisini öyle tanıtır. Banshee korkunç derecede kanunsuz bir kasabadır. Hood da derhal bu durumu benimser ve bölgenin mafya babasına karşı doldurulur. Fakat bir yerlerde Bay Tavşan ismiyle tanınan bir patron daha bulunmaktadır. Bu adam da  15 sene önce pırlantalarını çalan ikiliyi aramaktadır.


Penny Dreadful
Ve son olarak favorimle bitiriyorum. 
İçinde çoğu korku edebiyatı karakterlerini bulabileceğiniz, yok yok bir dizi. Gotik havasına bayılıyorum.
Bunlar dışında Da Vinci's Demons, Hemlock Grove, Poldark ve Vikings de bu mevsimde güzel giden dizilerden. 

Kore dizisi olarak da Monstar, Master's Sun, Gu Familybook, Flower Boy Next Door, Iris, Bride of Century (tabii izlemeyen kaldıysa :D ) kış mevsiminde izleyip zevk aldığım dizilerden. 



Yazıyı burada bitiriyorum. 
Umarın sevmişsinizdir. 
Öpücükler :* 


*Başlık ismi Orhan Veli'nin şiirinden esinlenilmiştir.
 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

8 yorum:

Ebrar Şeyban dedi ki...

Çok harika bir yazı olmuş. Önerdiğin kitaplar bir harika gerçekten içlerinden sadece 2 tanesini okumuşum, diğerlerini de listeme ekliyorum hemen. :) Önerdiğin diziler de bir harika, en kısa zamanda izlemeye başlayacağım. :) Bu yazınla canım kahve+kitap ikilisi çekti. Gidip biraz okuyayım. :)

Benherneysemo dedi ki...

Çok mutlu oldum bu yorumla ^_^ çok teşekkür ederim. Keyifli okumalar dilerim, yazıyı yayınladıktan sonra ben de hemen yorgan altına sığındım :D

Büyülü Ayraç dedi ki...

Yazından o kadar keyif aldım ki anlatamam, şahane olmuş BAYILDIM! <3 <3 Bu aralar tarihi aşk romanlarıma yenilerini eklemek istiyordum önerdiklerinin hepsini listeme aldım çok teşekkürler tatlı kıs. :** Orada Lucian'ı görünce yüreğime bir acı düştü ah herkes hissedemez o kitabı.. :( Penny Dreadful'u sevdiğini bilmiyordum, tanrım ne kadar çok ortak noktamız var <3 :D Bayadır film izlemiyorum kısmetse yarın akşam bir şeyler izleyeceğim ve içecek tariflerin çok ilgimi çekti, özellikle dondurmalı sıcak çikolatayı çok merak ettim ehiehiehi. İyi ki yazıyorsun cümlelerini okumayı seviyorum <3 Ben şimdi bütünleme çalışmama geri döneyim, iyi geceler, musmutlu rüyalar kedişim ^_^

One Better Day dedi ki...

Harika bir yaziii. Ellerine sağlık ♥_♥
uzun zamandır kitap okumamış, okuyamamış olsam da şuan feci canım çekti. Koca bir demlik çay ve beni içine hapsedecek bir hikaye özlemi duydum. :D
Dizi önerilerini düşünecek ben. Marco Polo hikayesini çok severimm. Diziyi merak ettim. ^^

Benherneysemo dedi ki...

Omoo *_* çok mutlu oldum ^_^ Ne kadan ortak noktamıs var demiş kız :D o kadan güzel bir yorum ki 2 kere okudum *_* sınavında başarılar dilerim! :*

Benherneysemo dedi ki...

Teşekkür ederim *_* Hehe çay ve sen :D bence seversin diziyi. Kuzu :*

elçin akkaş dedi ki...

Yazıyı keyifle okudum.Son zamanlarda en büyük yakınmam geceleri uzun süre kitap okuyamamam oluyor.Malesef hemen uyku moduna geçiyorum.Ah dedim içimden sabahlara kadar kitap okuyanlar var ne mutlu.Kitap önerileri için teşekkürler.Benimde her kış tekrar tekrar izlediğim favori filmim Cameron Diaz ve Jude Law Tatil filmidir.Tavsiye ederim.Bu arada bloğuma da beklerim.Sevgilerimle...

Benherneysemo dedi ki...

Merhaba, mutlu oldum Teşekkür ederim :) eskiden daha çok sabahlardım ama özellikle bu aralar o kadar yoğun bir tempodayım ki yatağa ulaşamadan sızıyorum ama neyse ki erken uyanıp okuyarak arayı kapatıyorum :) eklemeyi unutmuşum kış mevsimlerinde romantik komedi izlemeyi ayrı seviyorum. Tekrar tekrar izlediğim belli filmlerim vardır. Tavsiye ettiğiniz filmi izlemedim, en kısa zamanda bir gece seansı düzenleyeceğim 3:) Teşekkürler