27 Haziran 2013 Perşembe

Akşam Okuması - Kış Sarayı - Eva Stachniak ve Yine Ramen


Yepisyeni bir kitaba başladım. Merak ederdim bu kitabı... Kapağı çok güzel ama kitabın anlatımındaki vuruculuk ve iddia kapakta malesef yok. Henüz çok az okumama rağmen  şimdiden beğendim, özellikle çarpıcı anlatımını, umarım devamında da bu şekilde gider...

"Beni dinle. 
Ben biliyorum. 
En tehlikeli casus, şüphelenmediğindir."



Ve yine ramen :) 
ŞU yazımda ramen faciamı anlatmıştım... İlk deneyimimdi ve cidden çok kötüydü. Ancak piyasadaki ramenle alakası olmayan, en kötü marka olarak lanse ediliyor Kung Fu ve ben de katılıyorum. Leader bulamadım ancak İndo Mie diye bir marka keşfettim, o da leader kadar iyi denmişti. 2. deneyimim onun tavuklusuylaydı, abimle deneyip çok beğendik. Ve bu benim 3. ve en iyi ramen deneyimim. Fırsat bulmuşken anlatıyorum. 2. şansa deneyimimle rameni sevince -ki abim elimden alıp hepsini yemişti:( - hemen atladım marketlere... En çok dikkatimi bu domatesli-tavuklu çekmişti. Bunu, sebzelisini, körilisini ve bilimum çeşitlerini aldım. Bu sefer chopstick yani hashi sorun oldu. Satan bir yer bulamadım, internetten sipariş edeyim dedim bir sürü sorun çıktı. En son elimi yüzüme aldım, bana yakın olan sushico adlı uzak doğu lokantasına gittim, rica ettim. Tabi ben mahcup mahcup 'ücretini öderim' falan diyorum, görevli bir yardımcı bir yardımcı oldu, boynuna atlayacaktım o derece - hayır canım, çocuğun çok tatlı olmasıyla falan alakası yok, Spartacus'daki Crixus'a benzemesiyle alakası da yok tamamen sevinçten- :p neyse bir sevindim bir sevindim. Ve ramene bayıldım, sade tavuklu bunun yanında yavan kalır o derece. Çok lezzetliydi, doyamadım, suyunu içecektim annem bana aşağılayıcı bir şekilde bakmasaydı, bunlar hep sosyal baskı işte... Chopstickleri elime alır almaz, 40 yıllık dizilerde tencere kapağında ramen yiyenler gibiydim, öyle rahat kullandım ve inanılmaz zevkli. Çatalla hiç tadı olmuyordu. Kısaca çok güzel bir deneyimdi a dostlar, aldığım diğer türleri de yakında yazarım... Ama domatesli tavuklu şu anki favorimdir... 
Yeni hedefim kimbap ve kimchi yapmaktır, duyrulur. Deneyen ve başarılı olanlar tarif yazarsa veri hepi olurum... :)

EDİT: Unutmuşum, bu ramenden alırsanız kesinlikle içindeki tüm sos ve bilimum katkıları koyun, tam oluyor o zaman tadı, az koymuştum başta tatsız olmuştu, hepsini dayayınca harika oluyor :)

Görüşmek üzere, beni özleyin anacım :)

Devamını Oku »

30 Mayıs 2013 Perşembe

Akşam Okuması - Aşka Şans Ver - Sherryl Woods ve Mistik Chai Diye Bir Şey



Sherryl Woods ablamızın Chesapeake Kıyıları serisine başlamış bulunuyorum. Serinin ikinci kitabı Aşk Kokan Çiçekler de sırada :) Kitaptan daha önce bahsetmiştim. Okuokudan yaptığım 100Tl lik bir alışveriş sonucu hediye gelmişti. Sadece bana diye düşünmeyin, kampanya vardı o zaman. Yoksa ben 100 Tl üzeri alışveriş yapsam da okuoku bana ayraç bile göndermezdi.  

Akşam okuması olarak Aşka Şans Ver'i seçtim. Yanında mistik chai'ım la beraber. (Bu saatten sonra gece okuması oluyor gerçi) 

Hazır laf sırası gelmişken size mistik chai'dan bahsedeyim, ne zaman birilerinin yanında içsem olay oluyor çünkü... Olay deyince eller havaya bir şey düşünmeyin, "Bu ne beee?" bakışı oluyor yani :)


Mistik Chai, Chai Tea Latte de denilen bir bitki çayı. "Ayy, bitki çayı mı? Hiç de sevmem..." diyerek burun kıvırıp kaçmayın, yakarım! :) Bu bitki çayı biraz tuhaf. İçinde karanfilden zencefile bir çok bitki içeren mistik chai su+sütle yapılıyor. Sütle bitki çayı, valla bakın :) 1/3 kadar süt, 2/3 kadar su, itiraf: ben sütünü biraz daha fazla koyuyorum... 


Bu çayı bir-iki sene önce nerden duydum hatırlamıyorum, duydum ve hayatım değişti :p O kadar olmasa da yeni şeyler denemeye bayılan ve de ilkokuldan beri bitki çayı müptelası olan bendeniz hemen almaya markete koştum... Çoğu yeri gezdim ve bir zaman sonra büyük bir markette buldum. Ne saadet... Ben Doğuş marka kullanıyorum, Doğadan Büyülü Bohça serisinde de çıkardı bunu, ama onu denemedim... 



Benim özellikle kışın severek içtiğim çaylardan biri... Kitap Tutkusu bir muhabbette duyunca "Aa, o ne be?Çok ilginç. Tadı nasıl?" dedi, tarif edemedim tabi , ahaha... :) Benim saçmalamalarımdan sonra hemen denedi.  Aslında şaşırdım, öyle bir tarife, ben olsam gidip almam, ne idüğü belirsiz çayımsı şey diye :) Ve hatırladığım kadarıyla da beğenmişti. Sonra ikimiz ortak bir tarif yapmıştık: " Bitki çayı gibi ama değil gibi de. Coffee Latte gibi ama değil gibi de...." Sanırım bizden pazarlamacı olmaz, soğumayın hemen çaydan yahu :) Ayrıca mis gibi vanilya kokuyor ve ara ara salep tadı da veriyor :) Yani; "Ayh, canım sıcak bir şeyler istiyor, bitki çayı mı yapsam yok ya o değil, latte mi yapsam, yok o da değil, salep mi içsem, o da değil, hiçbiri değil, daha farklı bir şey istiyorum." derseniz Ağaoğlu gibi, bunu deneyin, seveceksiniz :) 

Kısaca sevdiğim bir çay diyeyim siz anlayın :p 

Ve gideyim kitabıma gömüleyim izninizle... Bakalım nasıl bir kitapmış. Sonucu yakında bildiririm:p
Serinin ikinci kitabı da sırada.

Sevgiler... :)


Devamını Oku »

15 Nisan 2013 Pazartesi

Şu an Okuduklarım - (Akşam Okuması) Anlaşma - Fatih Murat Arsal

Elimdeki müthiş Judith McNaught kitabı yanında akşam okumalarına devam :) 
Fatih Murat Arsal - Anlaşma... 
P.S: Yavuz benim favori FMArsal karakterlerimden biridir;)




Fırtınalı bir günde, çalıştığı kafede, fırtınadan daha dehşetli bir teklif aldı Merve... Annesinin boğucu baskılarından artık bunalan bir müşteri eline telefonu tutuşturmuştu.


“Telefonda şimdi annem var! Onunla konuşmanı istiyorum. Ne sorarsa ‘Evet’ de… Tamam mı? Nazik ol! Söz veriyorum, iyiliğinin karşılığını alacaksın!” dedi genç adam sakince. 

Genç kız, bu asık suratlı adamdan telefonu alıp da annesinin...

"Oğlumun dediği doğru mu? Onu sormak istemiştim…?” dediğini duyduğunda ne dediğini önce anlamadı.

Ama onun her soruya ‘Evet’ demesini istediğini kesinlikle hatırladı. 

“Evet, doğru…!” dedi sakince. Sorun değildi. Evet demek o kadar da zor olmazdı. Karşı tarafta gerçek bir sessizlik olmuştu. Bunun üzerine tam telefonu adama geri verecekti ki, telefondaki kadın yine konuştu.

“Yani… gerçekten evleneceksiniz… Öyle mi?”
Devamını Oku »

20 Aralık 2012 Perşembe

Akşam Okuması - FMArsal - Zoraki Koca Şahane Gelin 1

Gece olup da ışıklar sönünce e-book reader'dan kitap okumak inanılmaz pratik oluyor. Geçen postlarımdan birinde de bahsettiğim gibi Fatih Hoca'nın e-book şeklindeki romanlarından ilkini yeniden okumaya başladım bile, çok özlemişim kendisinin kalemini... 


Bu da yarılamış olduğum okuma seansımdan bir kare... Sevgilerle... 
Devamını Oku »

12 Aralık 2012 Çarşamba

Akşam Okuması :)

Elma Çayı ve Eti Puf eşliğinde akşam okuması... :)



If I’m an angel, paint me with black wings…
                                                                      Armand
Devamını Oku »

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Yeni Aldıklarım - Şuan Okuduklarım

Bugünlerde A-101 marketlerinde kampanya vardı. Bir önceki kampanyada Olimpos yayınlarının kitapları 3.95TL 'ye satılıyordu ve ben o zaman şevkle 7 kitap almıştım :)



Bu seferkinde Nemesis Yayınlarının kitapları vardı. Rachel Gibson'ın tüm kitaplarını almak istememe rağmen (malesef bu aralar çok fazla kitap alacak durumda değilim) sadece 2 kitap alabildim. Biri Cenk Çalışır'ın Zehr-i Katil kitabı. Hakkında çok güzel şeyler okuduğum bir polisye yazarı Cenk Çalışır. İlk kitabı Satranç Cinayetleri'ni almıştım. Bu kitabını da görünce indirimde hemen aldım.

Rachel Gibson'un da hokey oyuncuları hakkında yazdığı serinin ilk kitabı olan Tutkulu Aşk'ı da aldım. İlk kitabını almakla yetinmek zorunda kaldım malsef ki...



Şuan ise biricik imzalı kitabım Okyanus'a başlamış bulunmaktayım :) Çok güzel gidiyor...
Devamını Oku »