10 Mart 2021 Çarşamba

Bir Takım KDramalar - BCP Şubat

Korkunç kapak fotoğrafım için özür dilerim :p 

-
Merhabalar,
Malumunuz Blogları Canlandırma Projemizin Şubat ayı konusu "Uzak Doğu" idi. Bu yazı da bu konuda olacak. BCP hakkında bilgi almak isterseniz yazının sonuna link bırakacağım. 
Ne yazayım diye çok düşündüm. 
Anime de yazabilirdim, Uzak Doğulu bir yazara ait kitap da, manga da, webtoon da. Hepsi için epeydir niyetliyim aslında. Ama aklıma en temel konu geldi. Yıllardır Güney Kore, Japon, Tayvan, Tayland, Çin dramaları izliyorum. Bu sene buna deneme amaçlı Vietnam ve Filipinler de ekledim. Ama blogda bu konuda yazılmış yalnızca iki yazım var. Tee 2013'te yazmışım aslında bu konuda bir yazı.
Nasıl izlemeye başladım, ne izledim, klişeler nelerdir? Bunu temel alan bir yazıydı. Tabii seneler geçti, Kore dizisi izleyen büyük bir çoğunluk var artık. Ne yazsam modası geçmiş gelecek çoğunuza :p  

Bu süreçte bir şey daha keşfettim. Eski bir defter. Onlarca Uzak Doğu dizisi izledim, büyük çoğunluğu Güney Kore. Büyük bir kısmını da annemle izledik. :) Sıkı izleyicilerdendir. Ve ilk günlerden beri tam bir Lee Min Ho hayranıdır, yıllardır vazgeçmedi. İzlediğim dizileri neden yazmadım diye kendime çok kızdığım zamanlar oldu. Sonuçta burası bir nevi benim kişisel arşivim de. 

Eski bir defter demiştim. Müsvedde bir defter buldum. Ben bu deftere izlediğim dizilerle ilgili ufak ufak notlar almışım. O kadar mutlu oldum ki. Defter tutma alışkanlığının faydaları. Birkaç diziyi bir yazıda olmak üzere ufak ufak yazarım diyordum. Ama bir yandan da çok eski dizilerden bahsetmek biraz saçma mı olur diye düşünmeden edemiyorum. Neyse çok uzattım yine :p Onlarca dizi izledim ama 2017 - 2019 dönemi birkaç taneden fazla dizi izlemedim, bloga ara verdiğim gibi bir nevi her şeye ara vermişim.

Pandemiden hemen önce dizi izlemeye az çok dönmüştüm. Pandemiyle birlikte tekrar izlemeye başladım. Biraz daha hızlandım. Bu yazıda çok gerilere gitmeden son izlediğim 3 diziyi yorumlayacağım. Ancak bu diziler de maalesef çok güncel sayılmaz. Sadece ben yeni izledim. Şimdi geçelim dizilere.



1- CINDERELLA AND FOUR KNIGHTS (2016 - 16 Bölüm)

Bu diziyi çıktığı dönemlerde izlenecek listeme almışım ancak sonra ara verdiğimde unutup gitmişim. One Better Day ve Kitap Tutkusu sağ olsun tekrar hatırladım ve izledim.  Çok kısa konusundan bahsedip hemen fikirlerimi söyleyeceğim. 
Eun Ha Won (Park So Dam) yani esas kız ilgisiz babası, gaddar üvey annesi ve üvey kardeşiyle yaşayan evde hor görülen ama özünde neşeli, çalışkan bir genç kız.

Paraya ihtiyacı olduğu bir zaman yaşlı ve zengin bir adamla tanışır. Adam Haneul / Sky House / Gökyüzü Malikanesi artık ne derseniz adlı eve taşınıp üç haylaz torununu eğitmesi karşılığında ona para teklif eder. Bu üç torunun arası çok kötüdür. Bir tanesi şirketlerin varisi şımarık Kang Hyun Min (Ahn Jae Hyeon), bir tanesi gayrı meşru ve asi torun Kang Ji Woon (Jung Il Woo), diğeri ise müzisyen ve diğerlerine göre daha yumuşak başlı olan Kang Seo Woo (Lee Jung Shin)'dir. Kızımızı burada bolca sürpriz beklemektedir.  

Dizinin adından fazlası var, eksiği yok. Tam bir Sindirella hikayesi. Dizide de masala bolca gönderme var. Uzakta baba, kötü üvey anne ve üvey kardeş, onu prens gibi çocukların arasına gönderen "peri büyükbaba:p" Kang Ji Woon karakterini canlandıran Jung Il Woo'yu severim. Buradaki huysuz oyunculuğu çok iyiydi. Tam bir zampara olan Hyun Min'e çocukluğundan beri aşık olan Hye Ji'ye bir türlü ısınamadım. Çok yapmacık geldi bana. İyi biriydi ama itti beni. Sempatik şarkıcı Seo Woo için diyeceğim tek şey de dizinin kendi kadar klişe bir söz: "Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir." 

Benim bu dizide favorim kimdi derseniz: Bay Lee. Kore dizlerindeki 2. adamlara karşı zaafım var, çok severim. Ama Bay Lee bu dizideki 2. adam bile değil, 4. adam. Ciddi, sadık, çalışkan, anlayışlı, koruyucu bir karakter. Mimiksiz suratı, yemek yapışı ve giydiği takımlarla dizide 1 numaram o oldu. Peri büyükbaba ve gudubet karısına karşı nötr kaldım diyeyim. Klasik Kore dizisi yaşlısıydı. Geçmişten ders almamış, hırslarının kurbanı. Aradaki sempatik hareketleri olmasa hiç çekilmezmiş. 

Kısaca, Kore dizilerinin tüm klişelerini görebileceğiniz eğlenceli, yer yer duygusal bir romantik komediydi. 


2- LEGEND OF THE BLUE SEA (2016 - 20 Bölüm)

Annemin favori Koreli oyuncusu olması nedeniyle Lee Min Ho'nun bir dizisi çıkarsa bizde izlenmeden olmaz. Annemin favorisi olanları pandemide tekrar izledik ve izlemediğimiz bu diziye geçtik. Son izlediğimiz Lee Min Ho dizisi The Heirs'ti ve orada LMH'ya ne olmuştu bilmiyorum. Ama yüzüne dolgu mu yaptırmıştı, hiçbir fikrim yok ama epey değişik gelmişti bize. Min Ho'suna laf söyletmeyen annem bile yadırgamıştı. Bu dizide yüzü biraz daha oturmuştu. Anormallik hissetmedik. Saç modelini ve giyimini de çok beğendik. Oynadığı üç kağıtçı karakteri ve bu tarzıyla Sıkıysa Yakala filminden fırlamış gibiydi. 

Heo Joon Jae (Lee Min Ho) bir dolandırıcı. Ekibiyle birlikte illüzyondan kılık değiştirmeye, hatta hipnotik transa kadar her şeyi kullanıyorlar. Sim Chung (Jun Ji Hyun) ise karada yaşamayı bilmeyen saf bir deniz kızı. Bu dizi de çoğu dizide karşılaştığımız şekilde reenkarnasyon içeren, geçmişle günümüzü birbirine bağlayan bir dizi. Kuşaklar ötesinden karakterleri bağlayan bir şey var; bir bileklik. 

Ne kadar klişe olsalar da geçmiş - günümüz şeklinde ilerleyen dizileri seviyorum. Geçmişin günümüze yansımaları ve birbirlerini etkilemeleri. Deniz kızını oynayan Jun Ji Hyun beğendiğim bir oyuncu. İlk Man From Stars'ta izlemiştim. Oradaki güçlü kadından sonra daha saf ve aşık bir kadın olarak görmek de güzeldi onu. Ama insanların dilini biraz çabuk öğrenmesi soru işaretiydi. Joon Jae'nin evi asma kat şeklinde bir evdi, çok güzeldi. Havuzu bile vardı :p Joon Jae'nin ekibinde bilgisayar işleriyle ilgilenen çocuk favorimdi. Klasik bir tip olsa da çok şirindi. 

Su altı görüntüleri çoğu insanı rahatsız etmiş ama benim çok hoşuma gitmişti. Belki talassofobileri tetiklenmiştir :( 

Dizide geçmişle günümüzü bağlayan bir olay var. Yani romantik komedi hissi verse de gizemler ve olaylarla sizi epey geriyor. Bu başta çok güzeldi. Hem duygusal, hem gerilim olarak zirveyi görüyorsunuz. Ama 20 bölüm olması büyük talihsizlik.  16. bölümden sonra gözünün içine baktım bitsin artık diye. 16 veya en fazla 17. bölümde bitse çok iyi olacakmış. Sonrasında sizi çok yoruyor ve bunaltıyor. Bu da yüksek beğeniyle başladığım dizinin sabrımı tüketirken beğeni seviyemi de aşağılara çekmesine neden oldu. 


3- SUSPICIOUS PARTNER (2017 - 20. Bölüm)

Pandemi döneminde izlediğim en iyi Kore dizisi buydu yanılmıyorsam. One Better Day sağolsun :) Komedi, aşk, gerilim, polisiye, adli olaylar; hepsini bünyesinde çok güzel bir şekilde taşıyan bir diziydi. 
Adli stajyer olan Eun Bong Hae (Nam Ji Hyun) çok çalışkan biridir. Üzerine bir cinayet suçu kalınca kendini aklamaya çalışırken yolu eski savcı, yeni avukat No Ji Wuk (Ji Chang Wook) ile kesişir. İkili, bir yumak gibi çözdükçe gelmeye devam eden olaylar zincirinin içinde bulurlar kendilerini. 

Öyle bir dizi ki azıcık bir şey bile anlatsam spoiler'a girer gibi geliyor bana. Ama yukarıda bahsettiğim türlerin hepsine öyle dengeli bir şekilde yer veriyor ve duyguları hissettiriyor ki kendinizi kaptırıyorsunuz. Gerilimin dozu hiç düşmüyor. Siz de her saniye ne olacak diye tetikte bekliyorsunuz. Esas kızı oynayan Nam Ji Hyun'u çok beğendim. Aslında iki başrolü de aşırı beğendim :p Nam Ji Hyun bana her zaman izlediğim Koreli aktristlerden çok farklı geldi ve hoşuma gitti. İki oyuncunun da başka dizilerini kesinlikle takip edip izleyeceğim. Yan karakterler de gerçekten harikaydılar, diziyi bu kadar eğlenceli hale getirenler onlardı.

Kısaca, uzunluğunu göz ardı edebilirseniz başarılı bir dizi. Ve üç parça takım elbiseler aşkına :p 

***
Muhtemelen izlemişsinizdir bu dizileri. Sizler nasıl buldunuz? 
Sevgiler :*



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com.tr" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

23 Ekim 2017 Pazartesi

Güney Kore Dizilerinden Uyarlama Kitaplar

Merhabalar,
Güney Kore kültürüyle ilgili insanlar için -ki ben de bu gruptanım- dizi/filmler, müzik, yemek kültürü vs. gibi başlıklar dışında Güney Kore edebiyatı da ilgi çekici durumda. Daha önce Koreli yazarların kitapları ülkemizde yayınlandı. Bunların bir ayağı da sevdiğimiz dizilerin sayfalar şeklinde karşımıza çıkmış hali; Güney Kore dizilerinden uyarlama kitaplar. 

Ve bu ayağı da Olimpos Yayınları temsil ediyor. Yayınevinin çıkardığı bu kitapları kısaca tanıtayım. 


Gizli Bahçe / Secret Garden

Birçok kişinin ilk Kore dizisidir bu dizi. :) İlk cilt şeklinde bizlerle buluştu. 

Konusu ise şöyle: 

Diziyi sevdiyseniz, kitaba bayılacaksınız!
Önceden fark edemedikleri benliklerini, ancak ruhları yer değiştirdikten sonra fark eden iki kişinin kendi vücutlarını geri almak için girdikleri aşk kokan yarış.
“Parasız, tipsiz bir erkeği affetsem bile yumruğu yavaş bir erkeği affetmem.”
İstese de gizleyemeyeceği, ucuz makyaj yapsa bile göz alıcı bir güzelliğe sahip,
“Neden aksiyon dublörlüğü yapıyorsun?” diye sorulduğunda “Kaderim.” diye yanıtlayıp gülümsemesiyle ışıldayan, Yemek yedikten sonra kendi hesabını kendi ödeyen, Kaba ve kötü biriyle karşılaştığında ona sert bir uçan tekme atan kız. Gururum incinse de, bu garip kızı sürekli özlüyorum. 
“Tanrı kesinlikle kadın olmalı. Bu yüzden beni yarattı.”
Zaman ve duygu israfı yapmak istemeyen, anlaşmalı evliliğin en iyi romantizm olduğuna inanan; düşüncesiz, olgunlaşmamış ve şeytani fikirlerine bakılırsa, Tanrı’nın bu insanı yaratırken bir an uyukladığı kesin. Başkasının acısını umursamayan, başkasının duygularını hiç umursamayan bu adam, tatlı ama bir o kadar da tehlikeli. Secret Garden, Onediocom’un “İzlemeniz Gereken 15 Kore Dizisi” listesinde 1. sırada yer alıyor.
Güney Kore'nin en fazla bilinen ve sevilen dizisi. Karakterleri Gil Ra Im (Ha Ji won) ve Kim Joo Won (Hyun Bin)’un canlandırdığı; zaman zaman güldürecek, zaman zaman ağlatacak mükemmel bir dizi. İtinayla Tavsiye Edilir!
–onediocom





Kız Arkadaşım 9 Kuyruklu Bir Tilki / My Girlfriend is a Gumiho

Yine klasikleşmiş dizilerden birinin kitabı. Gumiho, Güney Korelilerin dizilerinde bolca yer alan fantastik bir yaratık, diğer adıyla dokuz kuyruklu tilki. 

Konusu ise şöyle:

Dünyaca ünlü Kore draması My Girlfriend is a Gumiho’nun romanı şimdi Türkiye’de

500 yıl sonra hapis hayatından kurtulan inanılmaz güzellikteki Dokuz Kuyruklu Tilki ile
sorumluluk sahibi olmaktan yoksun dublör adayı Cha Dae Woong'un romantik-komedi tadındaki hikâyesi... Samsingak Tapınağı'ndaki resme hapsedilmiş olan Dokuz Kuyruklu Tilki'nin mührünü farkında olmadan kıran Cha Dae Woong, dağın derinliklerindeki bir uçurumdan yuvarlanıp ciddi bir şekilde yaralanır. Hapsedildiği resimden kurtulan Gumiho, değerli tilki boncuğunu Dae Woong'a vererek onun hayatını kurtarır. Fakat efsaneye göre insanların ciğerini yiyen Dokuz Kuyruklu Tilki'nin kendisini öldüreceğine inanan Dae Woong ondan kurtulmanın yollarını ararken ikisi için de efsanedeki gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan bir aşk başlar.



Prensesim / My Princess

Ve son olarak turunu yaptığımız Prensesim romanı. Konusu ise şöyle: 

İmparatorluk hanedanında tatlı, eşsiz bir aşk! Seol hiçbir zaman Kore Krallığı'nın bir prensesi olmayı dilememişti. Aslında birçok part-time işte çalışan bir öğrenciden başka bir şey değildi. Kaderin cilvesiyle Seol, kendisini sarayda bulur ve prenses olma etiği üzerine ders almaya başlar. Sürpriz bir şekilde bu dersleri kendisine veren kişi de daha önce Seol'un başını derde sokan diplomat Hae Young olur. Görünüşe göre, Hae Young da Seol'a ders verme konusunda çok masum değildir. Kraliyet hazinesine  ulaşabilmek adına, Seol'u saraydan atmak için elinden geleni ardına koymayacaktır. Fakat farkında olmadan gün geçtikçe birbirine daha yakınlaşır ve bağlanırlar. Acaba Hae Young kraliyet hazinesinin peşinden koşmayı bırakıp Seol'u tercih edecek midir? Prensesim, hem Güney Kore hem de uluslararası boyutta izleyicileri tarafından çok sevilen tatlı ve unutulmaz bir romantik komedi dizisidir. 


İzledikten sonra kitap olarak elde tutmak ise apayrı bir mutluluk. :)


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!

Devamını Oku »

21 Ekim 2017 Cumartesi

OKK 51.Blog Tur: Prensesim - Hyun Kyung Sohn / Kitap Tanıtımı


 Herkese merhaba!
OKK'nın 51. blog turunun konuğu Olimpos Yayınları'ndan çıkan Hyun Kyung Sohn'un Prensesim romanı!



Kitabımızı Tanıyalım^^




İmparatorluk hanedanında tatlı, eşsiz bir aşk! Seol hiçbir zaman Kore Krallığı'nın bir prensesi olmayı dilememişti. Aslında birçok part-time işte çalışan bir öğrenciden başka bir şey değildi. Kaderin cilvesiyle Seol, kendisini sarayda bulur ve prenses olma etiği üzerine ders almaya başlar. Sürpriz bir şekilde bu dersleri kendisine veren kişi de daha önce Seol'un başını derde sokan diplomat Hae Young olur. Görünüşe göre, Hae Young da Seol'a ders verme konusunda çok masum değildir. Kraliyet hazinesine  ulaşabilmek adına, Seol'u saraydan atmak için elinden geleni ardına koymayacaktır. Fakat farkında olmadan gün geçtikçe birbirine daha yakınlaşır ve bağlanırlar. Acaba Hae Young kraliyet hazinesinin peşinden koşmayı bırakıp Seol'u tercih edecek midir? Prensesim, hem Güney Kore hem de uluslararası boyutta izleyicileri tarafından çok sevilen tatlı ve unutulmaz bir romantik komedi dizisidir. 




Tur Takvimimiz^^


21.10.2017
Duyuru – Takvim – Çekiliş

22.10.2017
Fighting!!- Prenses ve Yaverleri.
Evil'in Dünyası - Ön Okuma.

23.10.2017
Kütüphanemden Kitap Manzaraları- Güney Kore Dizilerinden Uyarlama Kitaplar


24.10.2017
Yorum



ÇEKİLİŞ!!!

1 kişiye hediye ettiğimiz kitabımızı kazanmak isteyenleri Okuyan Kızlar Kulübü Instagram sayfasına bekliyoruz ;) 





Katkılarından dolayı Olimpos Yayınlarına teşekkür ederiz.




Takipte kalın^^
Devamını Oku »

25 Haziran 2016 Cumartesi

Güney Kore: Sevmediğim Çiftler

Merhabalar, 
Aslında bu yazıyı blog ikizim Kitap Tutkusu  kişisel bir yazı olarak yazmıştı, sonrasında mim olarak herkes yapabilir demişti, ben de mim olarak addedip yapayım dedim. Zira konu çok güzel ^^  Ben de şöyle bir düşünürken ilk aklıma gelenleri seçtim. Sevmediğim çiftlerden ziyade dizi, filmlerde yakıştıramadığım çiftler diyeyim. 


Boys Over Flowers 
Bu dizi annemin çok sevdiği dizilerden biridir, malum Lee Min Ho :) Benim içinse ortalama bir diziydi. Geum Jan Di ses tonunu pek sevemesem de (sonra eskaza TRT okuldaki seslendirmesine denk gelip şükretmiştim) aman aman nefret ettiğim bir karakter değildi ama Gu Jun Pyo ile oldum olası yakıştıramamıştım. Bunun nedeni Jan Di'nin Gu Jun Pyo yanında fazla çocuksu, çığırtkan ve ufak tefek kalması olabilir, emin değilim. Zaten bu dizinin varyasyonları içinde favorim her daim Hana Yori Dango olarak kalacaktır.


Flower Boy Next Door
Bu dizi ikizimin listesinde de vardı. Bu diziyi temelde sevme nedenim Park Shin Hye'nin yani dizideki adıyla Go Dok Mi'nin  içine kapanık, kendini dış dünyadan tamamen soyutlamış dünyasını izlemekten hoşlanmış olmamdı. Enrique ile Go Dok Mi taban tabana zıttılar, somurtuk Dok Mi'nin karşısında sürekli 32 dişiyle gülen Enrique. Pek yakıştıramamıştım. Ama karakterden hoşlanmadığımdan değil. Bir de sevdiğim kısımlardan biri Enrique'nin Dok Mi'yi gerçek hayata çıkarmaya çalıştığı kısımlardı. Yine de çift olarak yakıştırdığımı söyleyemem. Sanki sevgiliden çok yakın arkadaş gibiydiler. Bir de eminim bir çoğunuz benim gibi Dok Mi'nin webtoon yazarı çocukla olmasını istemiştir, buna inanmak istiyorum. :)



Flower Boy Ramyun Shop
Bu dizinin ilk birkaç bölümünde gerçekten çok gülmüştüm. Sonra nedense biraz saçmaladı ve boş bir dizi olarak bitti. Yalnızca zaman öldürdüklerimden oldu yani. Kızımız Yang Eun Bi ile  oğlumuz Cha Chi Soo'yu ise maalesef yakıştıramamıştım. Ama esas kızımızın hayal kurduğu kısımlar oldukça eğlenceliydi. Bu dizide de ikinci erkeği daha çok sevmiştim. 





Nail Shop Paris
Bu dizinin ahım şahım bir dizi olmadığını biliyordum izlemeye başlarken. Thunder yüzünden izlemiştim. Zaten 10 bölümlük kısa bir diziydi. Buradaki sorun esas kızımız Yeoju'yu esas oğlana yakıştıramamaktan ziyade kadın oyuncu olarak diziye yakıştıramamış olmam. o.O Erkek halleri çok iyiydi ama ne zaman ki kadın rolüyle ortaya çıkıyordu, iste o zaman nedense yadırgıyor, sevemiyordum. Ama yazarlıkla ilgili kısımları ve kurgu hayalleri çok eğlenceliydi. 



100 Days With Mr. Arrogant
Yazıya bir de film koyayım dedim. İlk izlediğim Kore filmi yanlış hatırlamıyorsam buydu. Ha Ji Won'a bayılmam ama iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum ve bolca rol aldığı yapım izlemişliğim var. Bu filmde daha genç, hatta neredeyse çocuk bir Ha Ji Won görüyoruz. Ama bu filmde Kim Jae Won'un da parladığı zamanlar olmasa da yakıştıramamıştım. 

Benden şimdilik bu kadar. Dediğim gibi düşünürken aklıma ilk gelen dizi/fimleri tercih ettim. Bu yazıyı bir mime çevirelim bence diyor ve Fighting! blogunun sahibesi V. Esra'mı, Evil'in Dünyası blogunun sahibesi Ü.V. Kübra'mı, bu aralar biraz boşlamış olsa da canım One Better Day'i ve yapmak isteyen herkesi davet ediyorum. Yazarsanız seve seve okurum, lütfen haberdar edin.
Sevgiler. :*


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

26 Şubat 2016 Cuma

Mim: Nihayet Güney Kore Hakkında Bir Mim ^^



Bazen mimleri, tagleri unutuyorum :( 
Kendime çok kızıyorum. 
Sonra aaa ben bunu yapacaktım diyorum da aklım başıma geliyor. 
Fighting Blog'una bu mime beni etiketlemesi için tehditte bulunmuşken aklımdan çıkmış gitmiş. :( 
Şimdi neden aklıma geldi hiç bilmiyorum ama eninde sonunda mimlendiğim şeyleri yapıyorum. Arada gözden kaçanlar varsa lütfen hatırlatın. ^^

Bu mimse Güney Kore hakkında yehuuuu! 

Haydi bekletmeden sorular gelsin! 


İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumunuz?

Kore dizisi izlemeye yıllar önce TRT sayesinde başlayanlardanım. İlk Kore dizim Denizler İmpratoru'ydu muhtemelen ama pek bir gençtim, bir kaç sahne dışında hiç hatırlamıyorum diziyi. O yüzden offical :p olarak ilk Kore dizim Saraydaki Mücevher'di (Dae Jang Geum). Ki şu sene olmuş, diziyi hâlâ hatırlıyordum, geçen sene annemle tekrar izledik, nostalji yaptık. Çok severek izlemiştim. Sarayın İncisi kadar olmasa da :) 

İlk oppanız, unniniz?

Kızlarla arada kendi aramızda şakalaşmalarımız hariç oppa, unni muhabbetine giren biri değilim. Zaten bu muhabbetleri de çok sonradan öğrendim. :) Ha ilk dikkatinizi çeken erkek oyuncu diye sorarsanız ilk izlediğim diziden ötürü Ji Jin Hee derim. Ki yıllar sonra izlediğim Sarayın İncisi'nde (Dong Yi) çok çok daha beğenmiştim kendisini. Ki Sarayın İncisi'ndeki partneri Han Hyo Joo'yu Saraydaki Mücevher'deki  Lee Young-ae'den daha fazla severim. 

OST'unu en beğendiğiniz dizi?

OST dinlemeyi çok seviyorum, o kadar çok seviyorum ki... Ki sadece Kore dizileri için geçerli değil bu, Animeler ve diğer sevdiğim dizi/film'ler de dahil. Sarayın İncisi'nin bir tarihi diziye göre güzel müzikleri vardı. En çok A Gentleman's Dignity'nin müziklerini seviyorum. City Hunter'ın da müzikleri güzeldi, Masters Sun'da da güzel parçalar vardı. Queen In Hyun's Man'in parçaları çok duygusal-romantik'ti. Kısaca izlediğim her diziden illa bir iki parça kaparım. :D 



Oyunculuğunu en çok beğendiğiniz Koreli Aktör ve Aktrisler?

Jang Dong-gun *_* 
Yenilerden de Lee Joon ve Yoon Doo Joon'un iyi gittiğini düşünüyorum. ^_^ 
Park Yoo Chun, Kim Woo Bin, Jae Joong, Hyun Bin, Kim Woo Bin, Jang Geun Suk, Lee Hong Ki, Song Joong Ki, Seo In Guk gibi isimleri de izlemeyi seviyorum.
Annemse Lee Min Ho'ya bayılıyor -_- 

Aktrislerden Kim Ha-neul'u seviyorum. 
Yoo In na'yı da şirin buluyorum. 
Ha Ji Won'u izlememe rağmen bir türlü ısınamıyorum. 

İlk izlediğiniz Anime, ilk izlediğiniz Kore filmi?

İlk animem Pokemon ve Şeker Kız Candy :D 
Çocukken çizgi film niyetine izliyorduk tabii. 
Resmi olarak ilk animem yanlış hatırlamıyorsam: Skip Beat :D
Mangasından seriye devam etmiş olduğum doğrudur. -_-

İlk Kore filmim ise Bay Kibirli ile 100 gün. Ve evet yine Ha Ji Won -_- Sonra da Bir Milyoner'in ilk Aşkı'nı izlemiştim diye hatırlıyorum. Normalde özel bir şey olmadıkça ilk ne yaptım ne ettim hatırlamam da :D

 

En son izlediğiniz Kore dizisi?

Annemle en son bir türlü izleyemediğimiz Love Rain'in ortasındayız. Ancak benim iş durumları yüzünden seanslarımıza ara verdiğimiz için yarım kaldı. O bitince Oh My Venüs'e başlayacağımızı umuyorum. 

İlk izlediğiniz tarihi dizi?

Bakınız ilk soru :) Ama en sevdiğimi sorarsanız Sarayın İncisi. Empress Ki'yi bir türlü izleyemedim ya, dertliyim. 



Ne kadar süredir Kore dizisi izliyorsunuz, bu süre zarfında kaç dizi devirdiniz? Aklınıza ilk gelen izlenmeli dediğiniz dizi?

İzlediğim dizilerin hem bir defterde, hem bilgisayarda listesini tutuyorum ^_^ Bir sürü dizi izledim, net rakam versem mi? :p
Ama son yarım/bir yıldır doğru dürüst bir şey izleyemiyorum. O yüzden moraller bozuk :( 
Ve onlarca dizi içinde değişmeyen bir numaram: A Gentleman's Dignity. *_* 
Sarayın İncisi'nden elli kere bahsettim zaten, Lets Eat serisini de seviyorum. Masters Sun güzeldi. Queen In Hyun's Man'in yeri ayrı. The Rooftop Prince'in ilk bölümlerinde gülme krizlerine, sonra sinir krizlerine girmiştim -_- Reply 1997 bambaşkaydı. ^^ Sungkyunkwan Scandal çok şirindi. Gu Family Book gumiholar üzerineydi, bayılarak izlemiştim. Flower Boy serisini de seviyorum. Bu arada Flower Boy Next Door'da Park Shin Hye'nin rolünde kendimi buluyorum :D Beautiful Man abimin favorisi. Lee Min Ho'nun tüm dizileri annemin favorisi, ama o özellikle BOF ve City Hunter seviyor. Ki bence de LMH'nin en iyi dizisi City Hunter'dı, bir de Personal Taste. Bırakırsanız böyle gideceğim :D Zaten bir türlü niyet ettiğim Kore dizisi yorumlamaya başlayamadım, o yüzden hevesimi  böyle alıyorum :D 

Sıkıldığınız diziler?

Çok çok sıkıldığım, yeter yarım bırakalım dediğim çok fazla dizi olmadı, ağlaya inleye de olsa bitirdik ama bazılarını diğerlerine nazaran daha az sevdiğimiz bir gerçek. Örneğin Flower Boy serisini sevsem de Ramyun Shop'un ortalarında annem çok sıkıldı, ben de biraz sıkıldım, neyse ki bağlandı bitti :) Ama yine de severim ben o diziyi, manyaklık işte. :p Annem Playful Kiss'e bayılmıştı, ben kendimi jiletleme seviyesine gelmek üzereydim, çünkü Kim Hyun Joong'a katlanamıyorum. Yine de izledim annemle :) Ayıcıkların hatrına ek bölümleri bile izledik, annem de taze gelin Oh Ha Ni'yi pek bir seviyordu :)



Hangi dizi karakterlerine tekme tokat dalmak istediniz?

Nice Guy'daki Han Jae Hee'yi boğmak istemiştim -_- Sarayın İncisi (evet, yine o dizi -_-)'ndeki Leydi Chang, ki buna rağmen oyunculuğu çok hoşuma gidiyordu, olmazsa olmaz karakter. Boys Over Flowers'taki Ji Hoo (yani Kim Hyun Joong -_-). The Rooftop Prince'deki Hong Se-Na, hani esas kızın üvey kız kardeşi -_- Bir üst sorudaki cevabımı da ekleyip Baek Seung Jo. 

Sonunu beğendiğiniz ve beğenmediğiniz diziler?

Spoiler'e girer mi diye düşünmeden edemiyorum.
Elimden geldiğince girmeyeceğim. 
Kore dizilerinin çoğunun anlamsız ve havada bitmesine alışığız, bunu çoğu zaman sevmiyorum. Hani sonucu bize bırakacaksanız da az yere bassın değil mi?
Sonunu en çok beğendiğim dizi A Gentleman's Dignity :) 500 milyonuncu kez tekrar izleyesim geldi. 



Dizi müzikleri hariç ilk dinlediğiniz şarkı?

Ben bu sorunun cevabını hatırlamıyorum. Shinee veya Suju olma ihtimali çok yüksek. 

Sevmediğiniz unni ve oppalar?
Sevmediğim ünlüler...
Aslında bu sorunun cevabını birçok kez verdim.
En başından beri Kim Hyun Joong'tan ciddi anlamda rahatsız oluyorum. Ne müzik, ne dizi hiçbir alanda sevmiyorum. Hani görmezden gelebileceğim bir düzeyde değil. 
Ha Ji Won pek sevmiyorum buna rağmen izlerken sinirlerim bozulmuyor, yine de kendimi kaptırıp izliyorum, izledim, izleyeceğim :) 
Siwon'dan da hoşlanmıyorum. Oyunculuğunu da şarkıcılığı gibi kazulet buluyorum :p 
She Was Pretty'de kendini inanılmaz geliştirdiği söyleniyor, izleyeceğim. 
(Saydığım kişilerin hayranları lütfen alınmasın ^^)



Korece-Japonca-Çince?

Korece. Animelerden ve Japon dizilerinden Japonca'ya da aşinayım ama Korece daha çok hoşuma gidiyor. Hem öğrenmesi de kolay ;) En azından bu 3 dili birbirinden ayırt edebiliyorum deyip sevineyim :D

Allah hepimize Park Shin Hye şansı versin diyerek mimi bitirip, etiketleme kısmına geliyorum. 

---

Kimleri mimlediğime gelince;
Beni mimleyen Fighting'ime teşekkür ediyorum, kendisi blog ikizim Kitap Tutkusu'yla canısı One Better Day'i etiketlediği için ben etiketleyemiyorum. 
Bir Otaku'nun Dünyası'nı her ne kadar etiketlesem de beni görmüyor :D 
Büyülü Ayraç'a hitap etttiğini düşünmüyorum.
Yani elim böğrümde kaldı :)
Yapmak isteyen herkes davetlidir, yapınca bu yazının altına link bırakırsanız severek okurum. 
Sevgiler :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »