13 Mayıs 2014 Salı

Serafina - Mine Duran


Kitap Adı: Serafina
Yazar: Mine Duran
Yayınevi: Altın Bilek Yayınları
Basım Tarihi: Mayıs 2014, İstanbul
Sayfa Sayısı: 261

"Geriye yalnızca sessizlik kaldığında, çığlık atmak öldürücü silahlardan biri olabilir."

Yalnız, yapayalnız bir adam, annesiyle gittiği İngiltere seyahatinden geri dönemeyen bir çocuk, kaba saba bakıcısının elinde toplumdan soyut yaşayan bir kız çocuğu... 
Bir sürü iç içe hayat...

Kitabın ilk yarısının inanılmaz gizemli ve gothic bir havası var, mest olarak okudum *_* 
Anlatım, hava; sanki gece vakti puslu sık bir ormanda yürür gibi. 


İkinci yarısı daha ayakları yere basıyor hikayenin. Ne, nedenmiş çözülmeye başlıyor. 
Gizemli ve hoş bir dünya kurmuş yazar. Ve 2. kısmın dili de o gothic havadan sıyrılıyor, etkilendim bunu hissedebiliyor olmaktan. 

Ne kadar anlatırsam gizemini o kadar bozarım gibi geliyor o yüzden fazla uzatmak istemiyorum ;)

Gizemli, hoş bir hikaye okumak isterseniz birebir.

En hoşlandığım şey ise sütümü alıp yatağa girerek okumaktı kitabı... :) 

PUANIM: ♥♥♥♥



Devamını Oku »

10 Mayıs 2014 Cumartesi

OKK 29. Blog Tur: Serafina - Mine Duran // Tanıtım ve Çekiliş




Herkese merhaba!!


OKK olarak 29. blog turumuzla sizlerleyiz. Konuğumuz Mine Duran’ın yazmış olduğu Serafina kitabı. Değişik bir kurgusu olan bambaşka bir kitap. Okuma sürecinde güzel bir olay da yaşadık. Kitabın arka kapağında OKK takipçilerini bir sürpriz bekliyor!!



Kitabımızı tanıyalım:
Zihninizde iki farklı kişiyle yaşıyor olsaydınız bununla nasıl başa çıkardınız?
Serafina ruhunda gömülü ikinci bir insanla yaşadıklarını bir sis perdesinin arkasından seyrediyordu. Üstelik adını meleklerden alacak kadar güzeldi.
Rus topraklarından kaçıp Osmanlı’ya sığınan meczup bir adamın tohumu, yalnızlıkla örülü bir dünyada büyüyen masum bir ruhtu o. Çektiği acılardan kurtulmak ve geçmişini unutmak için zihninde yeni bir kişilik yaratmıştı. Ancak yarattığı bu yeni benlik ona acıdan başka bir şey vaat etmiyordu.
Serafina, her sayfasıyla soluksuz okuyacağını kişisel bir savaş… Gencecik bir kadının düşlere sığınırken kendini kaybedişinin öyküsü…
Geriye yalnızca sessizlik kaldığında, çığlık atmak en öldürücü silahlardan biri olabilir… Belki de öldürücü çığlığı atan, iyilik ateşini yakan sizsinizdir ama bunu bilmiyorsunuzdur…

“Ürkütücü bir masal, postmodern bir şehir efsanesi gibi gizemli ve etkileyici…”
Okuyan Kızlar Kulübü

Tur Takvimi
10.05.2014
Duyuru – Takvim – Çekiliş
Çekiliş için Tık Tık!!
Facebook üzerinden yaptığımız çekiliş için Tık Tık!!!

11.05.2014



Kitap Tutkusu – La Fontaine Masalları
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Cin Masalları



12.05.2014
Yorum

Katkılarından dolayı Altın Bilek Yayınları’na teşekkür ederiz.

Devamını Oku »

29 Nisan 2014 Salı

Sarah Jio - Son Kamelya // Yorum


Kitap Adı: Son Kamelya
Yazar: Sarah Jio
Çeviri: Ayhan Ece Şirin
Orijinal Adı: The Last Camellia
Yayınevi: Arkadya Yayınları
Basım Tarihi: Mayıs 2014
Sayfa Sayısı: 345




Kaderim senin ellerinde...
Victoria çiçek diline göre, kamelya çiçeğinin anlamı
  

Şu naif söz bile kitabın güzelliğini açıklamaya yeter herhalde. 

Sarah Jio bana hitap etmeyen aile-dram türünü bile bana zevkle okutan isim. Olayların uzun zaman dilimini kapsaması, günümüz-tarih şeridinde gidip gelmesi, iki paralel hikayenin en ters köşe, en yürekten yakalayan yerde kesişivermesi beni SJ kitaplarına çeken şeylerin başında geliyor. Dönemi harika bir şekilde anlatır Sarah. 
Sarah Jio'yu benim için farklı kılan, diğer aile dram kitaplarından ayıran şey kitabı ağlayarak ya da kalbi kırık bir şekilde değil,  yüzümde buruk bir tebessümle kapatıyor olmam. 

Gelelim Son Kamelya'ya...
1800 lerde sarayın bahçesinden çalınmış nadide bir kamelya türü,  Livingston Malikanesi'nin bahçesine getirilmiştir. Önce kraliyet aramaya başlamıştı Middlebury Kamelyasını, ardından 1940'larda kamelyanın peşinde başka birileri vardı, o kamelya hala malikanede miydi? 
Flora ailesini kurtarabilmek için malikaneye dadı kisvesi altında geldiğinde, malikanede bir sürü sır ve çokça kasvetle karşılaşmıştı. 
Gizli görevini yapabilecek miydi?

Yıl 2000. Addison geçmişini tamamen silmiş, tüm sırlarını evliliğine gömmüş, zengin bir ailenin oğluyla evlenmişti.
Kocasından bile sakladığı sırların ortaya çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında kendini kocasının ailesinin satın aldığı eski Livingston malikanesinde bulduğunda, bambaşka sırlarla karşılaşmıştı.

Flora'nın sırları, Addison'ın sırlarına karıştığında iki kadını neler bekleyecekti? 

Tarih, sırlar, iki kadının hayatı...
İç içe, yürekten yakalayan, merakın hiç dinmediği bir kitap yazmış yine Sarah...

Ve yine yüzümde buruk bir tebessüm...



Devamını Oku »

28 Nisan 2014 Pazartesi

Sarah Jio’yla Türkiye’deki Başarısı Üzerine Ufak Bir Sohbet



Sarah Jio kendi alanında çok beğenilen ve kısa sürede ülkemizde büyük bir okuyucu kitlesine sahip olmuş bir yazar. Bana pek hitap etmeyen aile –dram türünde okuduğum nadir yazarlardan ve en başta gelenlerden. Bu nedenle kendisiyle Türkiye’deki başarısı hakkında biraz sohbet ettik. Bakalım kendisi Türkiye’deki başarısı ve Türk okurları hakkında neler demiş? ^^

Nezaketin için çok teşekkür ederiz Sarah :)
Asıl ben size nezaketiniz için ve kitaplarıma olan ilginiz için teşekkür ederim.


 -Türkiye’de gerçekten çok fazla okurun ve hayranın var. Okurların ilk çıktığı günden beri kitaplarını ve pozitif enerjini çok seviyor. Türkiye’deki başarını neye bağlıyorsun ve bu konuda ne hissediyorsun?
Kitaplarımın Türkiye’ki başarısı beni çok şaşırtıyor ve minnettar hissediyorum. Ayrıca çok heyecanlı da.  Kitaplarım ABD’de dahil olmak üzere 23 ülkede basıldı, dünyanın her yerinden okurlarım bana dönüş yapıyor ancak Türk okurlarımdan aldığım kadar sevgi ve coşku dolu dönüşleri hiçbirinden almadım. Bu gerçekten harika ve İstanbul’da hayranlarımla buluşmak için sabırsızlanıyorum!


-Böğürtlen Kışı’ndaki yazar notun okuyucularını çok sevindirdi. Bundan biraz 
bahseder misin? 
 Ah, teşekkürler. Türk editörüm Böğürtlen Kışı kitabımda Türk okurlarım için not yazmamı teklif etti, ve ben de tabi ki memnuniyetle yaptım.

-Türk okuyucularından geri dönüşler alıyor musun? Bu sana nasıl hissettiriyor?
 Evet, alıyorum. Her sabah Türk okurlarımdan gelmiş düzinelerce e-postalar, facebook mesajları, tweetler ve instagram mesajları ve yorumlarıyla uyanıyorum. Bunlar beni çok sevindiriyor! Bir yazar olarak okuyucularımdan bu tarz dönüşler almak müthiş heycan verici – işimin en iyi yanı. 

-Okuyucuların seni çok seviyor. Peki, olumsuz dönüşler alıyor musun? Böyle durumlarda nasıl tepki veriyorsun?
Olumsuz dönüşler kesinlikle yazar olmanın bir parçası. Herkesin yazdıklarınızı beğenmesi mümkün değil ve bu benim için sorun değil. En önemli kısım ise, olumlu deneyimlerim oldu ama bazen kabaca yazılmış dönüşler aldığımda, üzerinde durmamayı ve devam etmeyi öğrendim.  7. Romanım üzerinde çalışıyorum, dolayısıyla artık yazdıklarım hakkında nazik olmayan şeyler duyduğumda da kibarca gülümseyip geçme sanatını öğrenmeye başladım. Eğer olumsuz yorumlara çok takılırsam, bir daha kitap yazamayacak hale gelirim.

-Arkadya Yayınları deyince aklına ne geliyor? Kitaplarının Türkçe edisyonları hakkında ne düşünüyorsun?
 Arkadya Yayınları bana hep çok, çok iyi davranmıştır. İşlerini harika yapan müthiş bir yayınevi. Kitaplarım için göz kamaştırıcı kapaklar hazırladıklarını düşünüyorum ve onlarla çalışırken kendimi gerçekten evimde gibi hissediyorum. Ayrıca ayraçlarına bayılıyorum – çok tatlılar.
 


-Şu an üzerinde çalıştığın kitabın hakkında biraz ipucu verir misin?
Tabi, GOODNIGHT JUNE Amerika’da mayısta satışa sunulacak ve Türk yayıncımın onun da yayın haklarını devraldığını açıklamaktan mutluluk duyuyorum. Umarım onu da çok yakında okursunuz. Ayrıca Seattle’da geçen çağdaş bir aşk romanı olan THE LOOK OF LOVE’ı da bitirdim. Bu kitap Amerika’da 2014 sonbaharında çıkacak, umarım Türkiye’de de çabucak çıkar.

-Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Seattle’dan kocaman kucaklamalar ve öpücükler. Beni desteklediğiniz için çok teşekkürler. Umarım bu yıl (sanırım kasımda) İstanbul’a geldiğimde benimle tanışmaya gelirsiniz J xoxoxo

Araya girmeden duramayacağım. Anlaşılacağı gibi Sarah Jio kasım fuarında İstanbul’da bizlerle olacak. O davet eder de biz gitmez miyiz? ^_^ Öpücüklerine ve kucaklamalarına karşılık vererek, sohbetimizi sonlandırıyoruz.

Benden de size kocaman kucaklamalar ve öpücükler :) Sevgiler…


Devamını Oku »

27 Nisan 2014 Pazar

Sarah Jio - Son Kamelya // OKK 28. Blog Tur // Tanıtım ve Çekiliş



Çıktığı günden beri gönülleri fetheden yazar Sarah Jio'nun Last Camellia kitabı Son Kamelya adıyla yakında Türkiye'de. Ama her yerden önce turuyla Okuyan Kızlar Kulübü'nde!



Konusu
Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?
1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir. Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…
Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.
"Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam."
-Booklist-

Takvimimiz;
27.04.2014
Tanıtım-Çekiliş


Çekiliş: Fighting!!

28.04.2014



29.04.2014
Yorum


Arkadya Yayınları'na teşekkürler... 


Devamını Oku »

14 Mart 2014 Cuma

Asla Yapma - Koethi Zan // OKK 23. Blog Tur


Kitap Adı: Asla Yapma
Yazar:  Koethi Zan
Orijinal Adı: The Never List 
Çeviri: Taciser Ulaş Belge, Ayşen Anadol  
Yayınevi: Doğan Kitap
 Sayfa Sayısı: 322  
Basım: Şubat 2014

---
"Sen hazırlıksızsan, laçkaysan, dikkat kesilmekten vazgeçmişsen işte o zaman kullanılan bir kelimeydi kader. Kader, zayıf insanın koltuk değneğiydi. "
---

Sarah ve Jennifer trafik kazasına uğrarlar. Daha sonra kaderi kontrol edebileceklerine inanırlar ve ASLA YAPILMAYACAKLAR listesi yaparlar. Bu listeye uydukları sürece güvende olacaklarına inanırlar. Ancak işler her zaman listeye uygun gitmez. İlk hatalarında kaçırılırlar ve kendilerini uzun zaman işkence görecekleri bir mahzende bulurlar. 

3 senenin sonunda Sarah kaçmıştır ve onlara işkence yapan Psikoloji profesörü yakalanmıştır. Ama her şey bitmemiş aksine yeni başlıyordur. Çünkü Jennifer ortada yoktur, profesör onun öldüğünü söylemektedir ve Sarah'ya ve Sarah'nın diğer mahzen arkadaşlarına mektuplar yollamaktadır. Üstüne davadan beraat etme ihtimali vardır. Hem Jennifer'ın cesedini bulmak hem de onu cinayetle suçlayarak içeride kalmasını garantilemek gerekmektedir.

Bunun için Sarah her şeyi yapmaya hazırdır!
Bu tüm mahzen anılarının canlanması demek olsa bile... 

İşkenceci bir psikoloji profesörü olunca işkencenin en acı kısmı da psikolojik yanıdır. 
Bu kısımlar benim için oldukça ilgi çekiciydi.

Kitapta bir geçmiş (yani mahzen anıları), bir günümüz anlatımı mevcut. Bu da heyecan unsurunu sürekli canlı tutuyor. 

Bakış açımız ise Sarah, yani kurban. Onun yaşadıklarını hissedebilmek de bu açıdan daha kolay. Bu bakış açısını sevdim.

Psikolojik yani ağır basan, kurbanın duygularını hissedebileceğiniz, sizi şaşırtacak bir gerilim okumak istiyorsanız doğru kitap! :)

PUANIM: ♥♥♥♥ 
Devamını Oku »

7 Ekim 2013 Pazartesi

OKK 14. Blog Tur - Anlaşma - Jodi Picoult - Yorum




Gold ve Harte aileleri çok yakın arkadaştılar.

"James seni ameliyat edemez," dedi Gus, gülümseyerek. "Bu konuda bir mesleki etik kuralı yok muydu?"
"O kural sanal aileler için geçerli değil. "
"Bu laf hoşuma gitti." dedi Gus. " Sanal aile. Böyle bir yasa olsa keşke... Nikahsız evlilikler gibi. Birisiyle yeterince uzun süre içli dışlı yaşarsan akraba sayılırsın." 

Gus ve Melanie aynı dönemde hamile kaldılar ve biri erkek , biri kız bebek doğurdu.

Melanie oğlunu Emily'nin yanına yatıran Gus'ı keyifle izledi. 
"Şuna bak." dedi Michael. "Kızım daha bir saatlik bile olmadı ama daha şimdiden oğlanın birinin yanında yatıyor."

O gün başlayan birliktelik devam etti ve Chris'le Emily birbirlerine aşık oldu. Ta ki bir gün kurşunla yaralanma sonucu ikisi hastaneye kaldırılana kadar. Chris yaralıydı ancak kurşun  Emily'nin başına isabet etmişti. 

"Mel?" diye fısıldadı. Melanie başını kaldırdı. Yüzü tıpkı Michael'ınki gibi altüst haldeydi. "Emily de mi yaralandı?"

Melanie, uzunca bir süre hiçbir şey söylemeden baktı. "Hayır." dedi usulca . "Emily yaralanmadı."

"Oh , şükürler olsun..."
"Emily,.." diye mırıldanarak Gus'ın sözünü kesti Melanie. "Emily öldü."

Bu şekilde çarpıcı başlayan kitap sizi hemen kendine bağlıyor. Yazarın anlatımı da güzel olunca ortaya harika bir kitap çıkmış. Kitap flashbacklere de yer verince, acaba kitabın sonunu öğrendik, şimdi olayların bu raddeye gelişini mi öğreniyoruz diye çekindim. Çünkü böyle bir durumda kitabın sonuyla ilgili merak unsuru ortadan kalkıyor. Ancak öyle değil, aksine kitap herkesten şüphelendiğiniz, bir çok duyguyu yaşatan, flashbacklerle zenginleştirilmiş, sürpriz işleyişe sahip çok etkileyici bir kitaptı.  

Yazar beni çok etkiledi, kendisinin ülkemizde daha çok tanınması dileğimdir. Sevgiler :) 

April Yayınları'na teşekkürler...
Devamını Oku »