26 Ocak 2017 Perşembe

Arıcının Çırağı (Kraliçenin Ayrıştırılması Üzerine) - Laurie R. King (Mary Russell and Sherlock Holmes #1)


Kitap Adı: Arıcının Çırağı (Kraliçenin Ayrıştırılması Üzerine)
Yazar: Laurie R. King
Orjinal Adı: The Beekeeper's Apprentice (On The Segregation of The Queen)
Çeviri: Müge Atalay Bayyurt
Yayınevi: Portakal Kitap
Tür: Polisiye
Basım Yılı: Ocak 2017
Sayfa Sayısı: 363
Seri: Mary Russell and Sherlock Holmes #1


Seri Sıralaması
#0,5 Mary Russell's War: A Journal of the Great War
#1 Arıcının Çırağı (Kraliçenin Ayrıştırılması Üzerine) / The Beekeeper's Apprentice (On The Segregation of The Queen)
#2 A Monstrous Regiment of Women

#3 A Letter of Mary

#4 The Moor
#5 O Jerusalem
#6 Justice Hall
#7 The Game
#8 Locked Rooms
#9 The Language of Bees
#10 The God of The Hive
#10,5 Beekeeping For Beginners
#11 Pirate King
#12 Garment of Shadows
#12,5 Mrs. Hudson's Case
#13 Dreaming Spies
#13,5 The Marriage of Mary Russell
#14 The Murder of Mary Russell


Ek Kitaplar
Mary's Christmas
Mary Russell's War: And Other Stories of Suspense
Mary Russell Companion


Kendimizinki dışında sahici bir zekânın belirtisini keşfetmek; Robinson Crusoe'nun, adasının kumlarında bir insan ayağının izini gördüğünde hissettiklerine benzer bir hisse kapılmamızı sağlıyor. 

Nihayet Okuyan Kızlar Kulübü'nde bir Sherlock Holmes macerasını konuk ediyoruz. Ne kadar mutlu olduğumu varın siz düşünün. ^_^
Dün Her Bakış Açısından Yeni Bir Sherlock Holmes isimli bir yazı yayınladım. Farklı yazarlar tarafından yazılan her  Sherlock Holmes hikayesinde yepyeni bir Sherlock Holmes tanıdığımızdan ve Watson'ın genelde yazarın kalemine kurban gittiğinden bahsettiğim yazımı okumak için TIKTIK!

***

Bu kitaba gelirsek; Sherlock Holmes artık emeklidir ve emeklilik günlerini taşrada arılarla ilgilenerek geçirmektedir. 15 yaşındaki Mary Russell ile tanışmaları da burada olmuştur. Mary gerçekten zehir gibi zeki bir kızdır, bu özelliğiyle de Sherlock'un ilgisini çeker. 
Her ilişkinin başında olduğu gibi önce yazarın Sherlock'unu, hangi yönünün ön plana çıktığını görüyor, yazarın onun sağ kolu olarak uygun gördüğü genç Mary Russell'ı tanıyoruz. 
Mary'nin Sherlock'un diğer yaverlerinden farkı gerçekten zeki olması. Ve Sherlock'un zihnini, kendi zihninden ötürü tanıyor olması. Sherlock'un ilgisini neden çektiğini buradan anlayabiliriz. 
"Her yalnız canavar bir yol arkadaşına ihtiyaç duyar." demiş The Doctor. (Bir Sherlock kitabına Doctor Who'dan alıntı yakışırdı *_* ) 
Sherlock da biraz böyle benim nazarımda.
Uzunca bir seriye giriş olduğu için başlangıçtaki bu kısımlar sizi biraz sıkabilir, sıkmaya da bilir. :p
Ama kitap başlar başlamaz olaylar olaylar değil, bir tanışma alışma sürecimiz var. Ama sadece 60-70 sayfa sürüyor. ^^

Sherlock zeki ama deneyimsiz ve zekası henüz eğitilmemiş bu kıza bildiği her şeyi elbette ki öğretiyor. Zaten Mary'nin dönemin zorlu şartlarına rağmen üniversite okuma hayali var, teoloji okumak istiyor. Sherlock'un etkisiyle kimya ve teoloji birlikte okuyor. 
Sonrasında ise ikili birlikte maceralara atılıyor, kaçınılmaz olarak dava çözüyorlar. Yeri geliyor Mary kendi de çözümlere ulaşıyor. 


Ben gerçekleri ortaya çıkarırım Bayan Russell, Watson ise değiştirir.


Mary Sherlock dünyasına bir bahar ayı tazeliği ve çiçek kokusu katmış gibi geldi bana. Aman aldanmayın, zehir gibidir de demiştim. Daha önceleri dehasına hayranlık duyan ya da şaşıran insanlarla bir arada olan Holmes, hemen hemen kendi zekasına denk birini bulunca karşılıklı atışarak zeka konuşturmak, birbirlerinin sözlerini tamamlamak da kaçınılmaz oluyor. Kitabın gülümseten kısımları da böyle doğuyor. :) Mary'nin kılık değiştirmedeki başarısına ve muzipliklerine de bol bol güldüm. Ama içimdeki nedense ondan azıcık da olsa hoşlanmayan o kısım yok olmadı.

Mary'nin kendi deyimiyle kibirli, keskin zekâsı; farklı yazarlar tarafından yazılmış bu tarz Sherlock Holmes hikayelerindeki zeki sağ kol eksikliğini dolduruyor ve farklı bir yön sunuyor. Çünkü genelde zeki 2. kişiler Sherlock'a yardımcı değil, rakip olarak sunula gelmekte.


Kitapla ilgili sevdiğim yan güzelliklerden biri ise; dönemin gerçekliğiydi. Savaş yıllarının kahramanlarımızın hayatlarına olan etkisi çok sade bir şekilde verilmişti ve bundan gerçekten hoşlandım. Mary'nin ağzından okuduğumuz kitapta kendisinin sorgulamalarını ve çoğu zaman bakış açısını da beğendim. 

Beni düşüncelerden düşüncelere, hayallerden hayallere sevk eden bir ayrıntı ise girişteki yazar notu/editör notu oldu. Çok zekice buldum. 
Bunun bir kısmıyla ilgili Fighting! Blog  Laurie R. King Mary Russell'ı Yazarken!^^ isimbir bir yazı yazdı bile.

Kısaca okunmaya değer bir yan macera olmuş. Mary Russell tanınmayı hak ediyor bence.
Sevgiler :*


Devamını Oku »

25 Ocak 2017 Çarşamba

Her Bakış Açısından Yeni Bir Sherlock Holmes


Sherlock Holmes yazıldığı günden beri halka mal olmuş bir karakter. 
Arthur Conan Doyle'un kaleminden çıkıp okurların sahiplenerek yazarını dışarıda bıraktığı biri. 
Şu gün bile popülaritesini kaybetmemiş bir deha. 

Onu ilk olarak Conan Doyle'un külliyatıyla tanıyan herkes, var olan hikaye ve romanlarla yetinememiş bu karakterin aramızda dolaşmaya devam etmesi gerektiğini düşünmüş. Bu nedenle birçok yazar (aynı zamanda Sherlock Holmes okuru) onu yaşatma çabasına katkıda bulunmuş, kendi bakış açılarıyla bir SH macerası yazmış, yazmayı denemişler. 

İnsan zihni olayları, gördüklerini kendine göre yorumlamaya, bazı boşlukları yine kendine göre doldurmaya, gerçekleri çarpıtmaya meyillidir. İnsan zihninin bir olaydan sonra yaşananın sadece %67'sini hatırladığına dair bir araştırma okumuştum. Farklı görgü tanıklarının çelişen şeyler anlattıklarını, yanıldıklarını görmüşüzdür. 

Ve herkesin okuduğu kitaplardan, izlediği filmlerden aldığı mesaj, algılama şekli bambaşka. Eminim her Sherlock Holmes hayranının zihnindeki Sherlock Holmes imgesi de bambaşkadır. 

Bu yüzden farklı yazarlar tarafından yazılan her hikayede yeni bir Sherlock tanıyoruz, farklı özelliklerinin ön plana çıktığını görüyoruz. 


Hangisi Daha Sherlock yazımda çekilen her Sherlock dizisinde/filminde senaristin ve yönetmenin bakış açısıyla Sherlock Holmes ve John Watson'ın hangi yönlerinin öne çıktığından, ne tür değişimler yaşadıklarından bahsetmiştim. 

Tur kitabımız Arıcının Çırağı - Laurie R. King'te de aynı durum söz konusu. Bu kez inzivaya çekilip arılar üzerine çalışmalar yapan bir Sherlock var ve yazarın kendisine eşlik etmek üzere uygun gördüğü kişi 15 yaşında zehir gibi zeki bir kız; Mary Russell. 

Bu güne kadar okuduğum farklı yazarlar tarafından yazılmış Sherlock Holmes kitaplarında da aynı durum söz konusu. Her bir kitapta farklı bir Sherlock okuyor gibi oluyorum. 
Asıl trajik durumsa John Watson için geçerli. Genelde yazarlar Watson'dan kurtulmayı tercih edip onun yerine kendi tercih ettikleri bir karakteri Sherlock'a yaver olarak verirler. 
Yeri gelir bu karakterler Watson'a olan nefretlerini kusmaktan geri kalmazlar. 

Bunun nedeni yüzeysel bakıldığında Sherlock'u yerinden oynatamayacakları için ilk iş Watson'a el yatıp yerine daha "işlevsel" buldukları kendi karakterlerini yerleştirerek farklarını bu şekilde ortaya koymak olabilir. 

Ancak genelde benim aklıma gelen neden bu değil. 
Conan Doyle SH'u yazarken kendini bir türlü SH ile özdeşleştirememiş, ki kendisinin mizacının Sherlock'un  mizacıyla benzer hiçbir yanı yokmuş. Kaderine boyun eğen Doyle, kendi mizacına çok daha uygun olan John Watson'ı yaratarak, onunla özdeşim kurmayı tercih etmiş. 

Sherlock yerinde sabit kalırken yazarlar Watson'la özdeşim kurmaya devam ediyorlar ve kendi Watsonlarını yaratıyorlar gibi gelir bana hep. 

Siz bu konuda nasıl bir bakış açısına sahipsiniz?

Sevgiler :*



Devamını Oku »

23 Ocak 2017 Pazartesi

OKK 50.Blog Tur: Arıcının Çırağı - Laurie R. King // Kitap Tanıtımı




Herkese merhaba!
OKK'nın 50. blog turunun konuğu Portakal Kitap'tan çıkan Laurie R. King'in Arıcının Çırağı   romanı!

Kitabımızı Tanıyalım^^


"Arıcının Çırağı; halihazırda Sherlock Holmes hayranı olanları yeterince memnun edeceği gibi, şüphesiz kendine yeni okurlar da kazandıracak."
School Library Jornal
"Orjinal ve eğlenceli muazzam bir üslup - başından sonuna kadar sizi içine çekiyor!"
Booklist
Tanıdığımız Sherlock Holmes; dahiyane fikirleri, zekası ve pek çok olayın perde arkasındaki gizemi çözmekte üstüne olmayan şahsiyetiyle bir ekol... Bir gün emekli olup da bir kasabada arıcılıkla uğraşacağını duysanız inanır mıydınız? Evet, doğru duydunuz!
Yıl 1915... Sussex'te bir çiftlik evinde arılarıyla karşımıza çıkıyor dahi dedektif Sherlock Holmes. Ta ki yakın zamanlarda öksüz kalmış, en az kendisi kadar zeki ve bir o kadar kendini beğenmiş küçük Mary Russell hayatına girip onu etkileyene kadar...
Ondaki ışığı gören Sherlock, bildiği her şeyi öğretiyor Mary Russell'a; bir ipucunun peşine düşüp büyük resmi görmeyi, bulguları birleştirip bir şüphelinin peşinde iz sürmeyi, kılık değiştirip kendini gizlemeyi ve uzun zamandır unuttuğu içindeki o yılların kıpırtısını... Bir usta-çırak ilişkisi olarak başlayan bu ilişki, kısa sürede muhteşem bir ikilinin soluksuz maceralarına dönüşüyor.
Evet, Sherlock'un yeni sağ kolunu takdim etmekten onur duyarız; Mary Russell.
The New York Times Bestseller yazarı Laurie R. King, "20. Yüzyılın En İyi Polisiye Romanı" ödülünü kazanan Arıcının Çırağı ile sizi tamamıyla yeni maceraların peşinde iz sürmeye davet ediyor!
Takipte kalın! Bu ikilinin ismini yeni kitaplarla daha çok duyacaksınız!


Tur Takvimi


23.01.2017
Duyuru – Takvim – Çekiliş

24.01.2017
Kitap Tutkusu - Sherlock Ürün Dünyası.
Fighting!!- Ön Okuma. 


25.01.2017
Fighting!!-Mary Russell'ı Yazarken!

26.01.2017
Yorum

ÇEKİLİŞ!!

2 kişiye hediye ettiğimiz kitabımızı kazanmak isteyenleri Okuyan Kızlar Kulübü Facebook sayfasına bekliyoruz ;) 

Katkılarından dolayı Portakal Kitap'a teşekkür ederiz.



Takipte kalın^^
Devamını Oku »