Kitap Adı: Özgürlüğün Elli Tonu
Yazar: E. L. James
Orjinal Adı: Fifty Shades Of Freed
Çeviri: Sevinç Seyla Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 704
Tür: Yetişkin Romans
Seri: Elli Ton (Fifty Shades) Serisi #3
Fifty Shades Trilogy
Bir seriye daha veda etmiş ve arkasından mendil sallamaktayım...
Bu seri çok konuşuldu. Şöhretini çok da fazla hak ettiğini düşünmüyorum. Bundan daha az satan ama daha harika kitaplar okudum çünkü. Her şeye rağmen kitap hakkında söylenen olumlu veya olumsuz her yorumdan bağımsız ele alındığında güzel bir seriydi... İlk kitabın tüm özentiliğine rağmen, kendine bir yol çizebildi iyi veya kötü.
Mükemmel erkek + ona sahip olarak umutları tazeleyen sıradan genç kız + cinsellik + kadınların anaçlığına hitap edecek şekilde şefkat gerektiren, iç acıtan sorunlar tarifiyle fırınlanan ve üstün pazarlama ve reklam stratejileriyle güzelce kabartılan kitap, tatmamız için sunuldu. Ve "end of the story"...
Gerçi beyaz perdeye aktarılacak olan üçleme bir süre daha konuşulacak gibi...
İlk kitabı okumayanların yazının devamını okumamaları önerilir. Serinin önceki 2 kitabı ile ilgili yorumlara ulaşmak için tıklayınız:
İlk 2 kitabı okuyanlar bilir 2. kitabın sonunda Ana ve Christian evlenmeye karar vermişlerdi. 3. kitap balayı ile başlıyor. Ben düğünleri ile ilgili daha çok ayrıntı okumak isterdim ama flashbacklerle kısa kısa verilmişti düğün...
Christian yine oldukça korumacı, Ana yine Christian'a koşulsuz şartsız aşık...
Çoğu yorumda 3. kitabın gereksiz olduğu, boşuna kitabın uzatıldığıyla ilgili yorumlar okumuştum. Evet, çok fazla laf salatası vardı. Gerçi yazarın 3 kitabında da gereksiz tekrarlar çok fazla... Bu kitap 704 sayfa olmamalıydı bence, gereğinden uzundu.
3. kitapla ilgili sevdiğim şey ise yan karakterlere ve yan olaylara daha fazla yer verilmesiydi tabi ki. 2.kitap o kadar 2 kişilikti ki yer yer bunaltmıştı. Onda ise Christian'ın asıl sorununa inen ve çözüm aranan nispeten daha psikolojik kısımları sevmiştim.
Bu kitap ise aksiyon yaratalım işe heyecan girsin, diğer kitaplarda yoktu, ayrıca diğer karakterlere de biraz yer verelim, 2 kitaptır çok boşladık, ayıp oldu; bir de fanları tatmin edelim hayatları kesin bir sona bağlansın, muallakta kalmasın düşünceleriyle yazılmıştı...
Yine de gereksiz yerler atıldığında çiftin biraz daha dışa açıldıkları bir kitaptı. O nedenle de olumlu buldum.
Giriş, gelişme ve sonuç olarak devam etti kitaplar... Ana kendini bayağı aştı 3. kitapta. Christian ise yer yer beni çok kızdırdı. Hatta yine "Ana'nın yerinde olsam ben seni çoktan terk etmiştim aslanııııııım." dediğim yerler oldu. İşin içine Bayan Robinson girdi mi ben Ana'dan da çok geriliyorum, o yüzden çekip gidesim geliyor :)
Ana yine sabrının karşılığını gördü, ne diyeyim...
Hele sondaki aile tablosu beklediğim bir şey olsa da yine de beni şaşırttı...
Bir seri daha böyle bitti... Hiç fena değildi...
Sevgiler...
P.S: Christian Grey, Matt Bomer olsun! :)
Sence Matt?
