Merhabalar;
Epeydir film incelemesi yapmıyordum blogda. Yıllardır niyetim olmasına rağmen Yeşilçam yorumu ise hiç yapmamıştım. ŞU YAZIMDA biraz bahsetmiştim gerçi bunları yazmak istediğimden, önceki bazı yazılarımda da. Ama devasa taslaklarımda ya da bloga yazacaklarım için kullandığım blog defterimde kaldı çoğu yazı taslağı ve fikir. Yeşilçam'la ilgili giriş yazımı elbet bir gün düzenleyip yayınlayacağım ama ona gelmeden bu filmin yorumunu paylaşmak istedim.
Yeşilçam filmlerini severim. Ara ara izlemediklerimi keşfeder izler, ara ara ise sevdiğim filmleri tekrar tekrar izlerim. Bu film benim daha önce izlemediğim bir filmdi. Duymamıştım bile adını. TÜRK BEYAZ DİZİLERİ yazımda esas kız bir türlü kavuşamadıkları ilk aşkıyla ilişkisini bu filme çok benzetiyordu. Daha önce duymadığım bir yeşilçam filmine rastlamak beni heyecanlandırdı ve hemen izledim. :p
Film Adı: Yıldıztepe
Yıl: 1965
Oyuncular: Fatma Girik, Ekrem Bora, Salih Güney, Aliye Rona, Atıf Kaplan, Ayla Algan
Senaryo: Sefa Önal
Yönetmen: Memduh Ün
Konu: Okulu biten Sevgi, akrabalarının yanında kalacaktır. Yıldıztepe adında bir yerde ıssız bir evdir burası. Sevgi evin büyük ve yabani oğlu Murat'tan hoşlanırken; evin küçük oğlu Ali de Sevgi'den hoşlanmaktadır. Ayrıca evde konuşulmayan pek çok sır vardır.
Yıldıztepe siyah beyaz bir film. İyi çekilmiş siyah beyaz filmlere ayrı zaafım vardır. Yeşilçam filmlerindeki mekanlar, evler, arabalar ve giyisilerle ayrıca ilgiliyimdir. Karakterler ne giyer, nereye gider, ne yer, ne içer, hangi kitapları okur, hangi müzikleri dinler... Konudan bağımsız bunlara çok dikkat ederim. Bazen filmi sevmesem bile sırf geçtiği mekanı beğendiğim için tekrar izleyebilirim.
Filmde hoşuma giden ilk şey ev oldu. Böyle tepede büyük, eski evlerde geçen hikayeleri seviyorum. Hele de o evin bir sırrı da varsa. Yıldıztepeli ailenin de birbirlerine mutsuzlukla bağlı kalmalarına sebep olan sırları var. Sanki o sırla çürümek için bu evde inzivaya çekilmiş gibiler. Sevgi ise gençliğinin tüm neşesi, merakı ve iyimserliğiyle geliyor bu eve. Ama gerçekler, duygular, sırlar soğuk bir duvar gibi karşılıyor onu.
Şahit olup anlam veremediği bazı olayların yanı sıra kendi duyguları ve karşılık vermek istemediği ısrarcı başka duygular arasına sıkışıyor. Evin büyükannesi ise ailenin bu girdaptan kurtuluşunu Sevgi olarak görüyor ve koca ailenin altından kalkamadığı bu yükü Sevgi'nin omuzlarına yüklüyor. Sevgi'nin böyle bir yükü omuzlaması ise çok zor.
Mekanını, ortamını çok sevdim. Konu ve işlenişi ise benim için zayıf-orta arasıydı. Salih Güney'in kendi sesi mi bu filmdeki bilmiyorum ama kulağımı çok tırmaladı sesi. Ekrem Bora'yı ise diğer filmlerinden çok daha farklı bir oyunculuk stilinde gördüm. Hoşlandım mı emin değilim. Murat'ın sürekli yanında gezdirdiği köpeği ve filmdeki bazı hareketlerinden ötürü birazcık yorumlar yapıp eğlenmiş olabilirim. ^^
Ek olarak çoğu yeşilçam filminde olduğu gibi çok abartı olmadıkça görmezden gelmeyi tercih ettiğim bazı aksaklıklar ve kopukluklar da vardı.
Sonuç olarak izlemekten pişman olmadığım ama tekrar izleyeceğimden ise emin olmadığım bir film izlemiş oldum. Mekan için tekrar izler miyim? Olabilir...
Aşağıda ise filmden kendi aldığım bazı ekran görüntülerini paylaşıyorum.
Sevgiler... :)










