16 Ocak 2016 Cumartesi

Tardis Defterim - River Song'un Günlüğü - Book of Spoilers




Merhabalar, 
Direkt konuya giriyorum :p 
10 yaşımdan beri günlük tutuyorum. Yazmak ve defter tutmak kısmı bende çok küçük yaşlarda başlayan bir alışkanlık + tutku. Bu kısmı aslında yakında başlayacağım Defterlerim yazı dizisinde anlatacağım. O yüzden hiç girmiyorum. 

Ne zamandır aklımdaydı River Song'un günlüğünden yapmak. Aslında çoğu yabancı sitede satılıyor ama kendi not defterlerini yapan bir insan olarak, 
yeniyıl arifesinde de günlüğüm bitince, hazır bir defter almaktansa neden kendi günlüğümü yapmıyorum dedim. Hem aklımdaki projeyi gerçekleştirmiş, hem de o deftere güzel bir misyon yüklemiş olacaktım. 

River Song'u ve günlüğünü ilk olarak 10. doktor zamanında tanımıştık. 
River her defasında, "Spoilers!" diyerek defteri suratımıza kapatmıştı. :/ 
Ayrıca söylemeden geçemeyeceğim bu çok güzel bir bölümdü. 


Dikkat ederseniz River'ın günlüğü nispeten daha küçük, ama ben rahat kullanmak için daha büyük yapmayı tercih ettim. 
Bir de yapım videolarının çoğunda a4 kağıtlarının çay veya kahve içinde bekletilip kurutulmasıyla eski, buruşuk bir görüntü elde edildiğini de göreceksiniz. Maksat orijinale en yakın görünümü bulmak. 
Ancak ben bunu da tercih etmedim, günlük olarak kullanacağım için zaten kullanmayı sevdiğim, sık sık kullandığım saman kağıtlarımı tercih ettim.

Yani günlüğü bir miktar kişisel kullanımıma göre revize ettim. :) 


İnternette bir çok yapım videosu bulabilirsiniz, o yüzden tek tek nasıl yaptığıma girmeyeceğim. Sayfaları desteleyip, işaretleyerek diktim. Ardından sırtını tutkallayıp iç kapaklarını halledip bir de mukavvadan sert kapak yaptım. 


Dış cildini yaptığımda görüntü bu şekildeydi. Ardından mukavvadan parçalar keserek kareli görüntüyü verdim ve boyadım. 
Ve sonuçta ortaya ilk resimdeki görüntü çıktı. 


Yine dikkat ederseniz River'ın günlüğünün daha eskitilmiş bir görüntüsü var. Başta ben de eskitme yaptım ancak daha sonra soluk görüntüsünü beğenmeyip daha canlı, Tardis mavisine boyadım. Son hali daha çok hoşuma gitti. 



Defterin iç kapaklarını uzay görüntüsü şeklinde yaptım çünkü ben bu görüntülere aşığım *_* 
Sağ üst köşedeki Tardis'i bulun :) 

Yani biz yolculuğumuza çıktık bile :) 
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim defteri de konseptli tutuyorum. Bu defter yazarken uzay terimleri, bilim kurgu görselleri, zaman yolculuğu vs konsepti üzerinden gittiğim bir defter oluyor. 

Tabii o kadar hoşuma gitti ki yeni projelerin de yolunu açtı. John Winchester'ın günlüğünü yapmak istiyorum ki hazırlıklara başladım bile. Sadece ajanda sayfalarından hoşlanmadığım için yine kendime göre revize ettiğim ama içinde avcılık konseptini kullandığım bir defter hazırlayacağım gibi görünüyor. Bakalım nasıl bir şey elde edeceğim. Bunu da yazmak istedim :) 


Defterin iç kısmı da bu şekilde. Saman kağıda dolma kalemle yazıyorum ve işin en güzel yanı bu sayfaya yazdığım şeyin arka sayfada mürekkep izi çıkmıyor. Böylece tüm sayfaları istediğim şekilde dolu dolu kullanabiliyorum. 


Sonuç olarak elde ettiğim defter bu ve ben sadece ona yazarken bile çok mutlu oluyorum. Umarım güzel anılar ve yaşanmışlıklarla doldururum :)



O zaman Doktor'un bir sözüyle veda edeyim; 

Hepimiz birer hikayeyiz sonuçta. Güzel bir hikaye olsun, tamam mı?


 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Boyayamayanlardan Mısınız? Yetişkinler İçin Boyama Kitabı Modası



Boyama Kitapları hayatımıza bir girdi, pir girdi. Tüm sosyal medyada ve kitapçılarda yankıları hala devam ediyor. Neredeyse bütün yayınevleri (biraccık abartı oldu ^^) boyama kitapları çıkarttı, çıkarmaya devam ediyor. 
İnsan haliyle merak ediyor gerçekten eğlenceli bir şey midir bu diye? 

En büyük uğraşım (hobi diyemeyecek kadar hayatımda olduğu için) kitaplar olduğu halde örgü örmeyi, arada karakalem bir şeyler çiziktirmeyi (ucube de olsalar) severim.

Çılgınlık azıcık dinince bir denerim diyordum. Elime de fırsat geçince denedim. 

Aldım boyalarımı (Benim evde hep boyam renkli kalemlerim vardır:) geçtim masamın başına. Bir yaprak boyayım dedim inanın sinir krizi geçiriyordum. 

Çok eğlenirim diye bir beklentim yoktu ama bu kadar sıkılacağımı da düşünmemiştim. O bir yaprağı boyamak bana işkence oldu sanki. 

Blogda da bahsetmek istedim bu yüzden. Hadi dedim fotoğraf da çeker koyarım. Zorla da olsa birkaç şey daha boyayım. Şuncaaz şeyi boyayana kadar fiziksel acı çektim. 

Şunu tekrar anladım ki boyama kitaparı kesinlikle bana göre değil! Ben gene kendi kafama göre bir şeyler çiziktirmeye devam ederim sanırım. 

Bir de beni boyama kitaplarından iten bir ayrıntıyı paylaşmak istiyorum. Ne zaman o baykuş figürlerini görsem tüylerim diken diken oluyor kanım donuyor sanki. Aslında baykuş figürünü sevmediğimden falan değil, aksine severim ama boyama kitaplarında o kadar çok paganik figüre rastladım ki ne oluyoruz, boyama yaparak telkin altına mı giriyoruz yahu dedim. Tamam çok komplo teorisi gibi durdu belki ama ben aynen böyle hissettim. 


Benim boyadığım daha doğrusu boyamaya çalıştığım kitap Martı Yayınları'ndan çıkan Gündüz Düşleri kitabı. Diğer kitaplardan farklı olarak  her sayfada motive edici birer de özlü söz bulunuyor. 
Şans verilebilir. 


Yani ben sevmedim ve kesinlikle bana uygun bulmadım diye kimseyi kötüleyecek değilim. 
Çünkü bu kitapları çok severek boyayan, zevk alan, stres atan dolu insan var. Ayrıca o nasıl bir azimdir deyip onları da tebrik ediyorum. Hiç kolay bir iş değil. Ama ben yokum :)


Almayı düşünenler ve şans vermek isteyenler için size kitabın içinden bazı desenler sunuyorum. 

 

Ayrıca boyama kitapları gibi yeni bir moda da baş göstermek üzere/ belki de gösterdi. Nokta birleştirme. Eskiden bulmaca köşelerindeki (ben deli bulmaca çözerdim çocukluktan beri) nokta birleştirmelere bayılırdım. Zevkle yapardım. Domingo Yayınları da onların daha yetişkin versiyonlarını kitaplaştırmış. Nokta birleştirerek tanınmış kişilerin portrelerini yapabiliyorsunuz.

Her ne kadar eskiden seviyor olsam da bu uğraşın da bana göre olduğunu düşünmediğimden denemeyeceğim.

Hepinize uğraşlarınızla iyi eğlenceler. :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
Devamını Oku »

10 Eylül 2014 Çarşamba

Sherlock: The Network (Official Sherlock Holmes Oyunu)


Sherlock Holmes fanı olup da offical oyunu Sherlock: The Network'ü duymamam olanaksızdı. 
Pazar günü pazar kahvaltısı sırasında indirip, sonrasında keyifle tadını çıkara çıkara oynamak istedim. :3
Ki aslında ufak çaplı oyunlar pek oynamam; genelde  -favorim MMORPG olmak üzere-  FPS, RTS, RPG türü oyunlar severim. Arkadaşlarım iyi bilir :p 

Vaka çözmeli oyunları da severim ve bu sevgimin kaynağı da tabi ki 
Sherlock Holmes.

Oyun yukarıda gördüğünüz gibi büyük boyutlu bu nedenle Wi-Fi aracılığıyla indirmeniz önerilir. 


Oyunda toplamda 10 vaka var ve ilk 2 vaka ücretsiz. Daha sonra isterseniz diğer 8 vakayı 7TL'ye yakın bir ücrete satın alabiliyorsunuz.


Oyunun ilk indiğindeki sembol görüntüsü yukarıdaki gibidir. 
Pandalarım :3


Ve oyun dizinin teaserıyla açılıyor.


Hoşgeldiniz annemmm ^_^



Davalar için para ya da ipucu toplamak için kullanacağınız harita.


Evinize hoşgeldiniz diyeceğim ama siz bu evden değilsiniz :p


Vakalar için kanıt toDekkoacaksınız.


Taksi gibi,


Tren gibi yolu kendinizin  açacağı toplu taşıma araçları kullanacaksınız.


Bu süreçte onlar da mesajlarıyla size yardımcı olacaklar.



Bazense sesli mesajlarla...


Ya da direkt karşınız geçerek...


Gerçekten....


Birebir kanıt toplamanız gerekebilir...


Şifre kırmaya ne dersiniz?


Belki de zihin sarayınızı ziyaret etmek istersiniz?



Tebrikler, artık vakanızı çözebilirsiniz.



İyi şanslar ;)

Benim ne hissettiğime gelince vakalar bir sonrakinde zorlaşıyor görece. Karmaşıklaşıyor en azından.
Oyunun dili İngilizce.
Sesli mesajlar ve videoları çok sevdim.
Hafıza sarayına gitmemi önerdiğinde kahkaha attım. 
Bir Sherlock Holmes hayranı olarak denemeye değer bir oyun. 

İlerleyen zamanlarda kalan 8 davayı almayı düşünüyorum.
Ancak satın almayı düşünmeyecekseniz bile en azından ücretsin olan 2 vakayı bir deneyin derim.

Pazar sabahıma hoş bir değişiklik oldu. :)

Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Devamını Oku »

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Yeni E-Book Readerım ve El Yapımı Kılıfı :)







Her ne kadar kitap sayfalarını çevirmek, eline bir kitap alıp okumak gibisi olmasa da ben de e-book reader alanlar arasına karıştım. Esas nedenim aslında okumak istediğim bazı serileri alamamam, bazı kitapları bulamamamdır. Ayrıca film de izleyebilmem benim için büyük bir artı. Piyasadaki çoğu model 6 inc ekrana sahipken satın aldığım e-book reader 7 inc. Henüz 1 kitap bitirdim ve okunması güzeldi, memnun kaldım. Bir tek pdf formatında fotoğraf şeklinde olan dosyaları okumak oldukça zor onu da bir eksi olarak belirtmeliyim. Her neyse ben kendisini tüm eksikleriyle kabul etmiştim ancak kılıf konusu da oldukça sorun oldu benim için. Uygun bir kılıf bulamadım. Bu arada çizilmesini de istemiyorum. Kendi işimi kendim görmeye karar verdim ve elimdeki fıstık yeşili polar kumaşından bir kılıf diktim. Profesyonel bir çalışma olmasa da işimi göreceği için benim için yeterli açıkçası :)


Devamını Oku »

18 Mart 2012 Pazar

Ben ve Karmakarışık Kararsız Kafam



Kendime bilgiye aç mı desem ne desem bilmiyorum ki. Okul, staj vs derken bir şeye vakit bulamadığımdan mıdır nedir çok geniş bir ilgi alanım var. Her şeyi öğrenmeye açığım. Son zamanlarda dikiş, tasarım, eskileri değerlendirme, örgü dekorasyonla haşır neşir olmuştum. Nitekim kendime atkı ördüm, lif ördüm, babet ördüm... Şimdi de ilgimi çeken başka bir alan buldum "Dudak Okuma"...   Ben gerekenlerin dışında ihtiyacım olmayan şeyleri de öğrenmek için çaba harcıyorum nedense. Şimdi Dudak okumayla ilgili araştırma yapmaktayım. Engelli vatandaşlarımız için kurslar mevcutmuş ancak benim kursa gidecek ne zamanım ne de maddi birikimim var şuan. Bakalım bu konuyla ilgili kitap ve ya internet yayını bulabilecek miyim?

Devamını Oku »