1 Nisan 2013 Pazartesi

Bridget Jones'un İzinde



Yasal Uyarı: Bu post bolca resim içermektedir...

Bridget Jones'un Günlüğü serisini çok severim... Hala ilk kitabı bulamamış olsam da... Ara ara döner evdeki tüm abur cuburları döker ve filmleri yeniden izlerim... :) Tam da bir Mark Darcy'ciyimdir... 

Bridget'i bilirsiniz; arada terk edilince bunalıma girer, günlerce dışarı çıkmaz ve kız kurusu olarak ölüp, ölüsünün kurt köpeklerince yeneceğine inanır :)

İşte son bir kaç haftayı saymazsak son zamanlarda ben de aynen böyleydim... Hayır, terk falan edilmedim... :p

Sağlık sorunları falan derken eve kapanmıştım, bu arada çikolatacı olan en yakın dostum bana o kadar çok çikolata taşıdı ki sonuç Bridget'in bir aşağıdaki resmi gibi oldu... 



Pijama giymeyi çok severim... Özellikle film izleyeceğim zaman abur cuburumu alır, pijamalarımı giyer; üzerime bir battaniye alır, uzanıp tek başıma izlerim... Sinemaya gitmekle pek aram yoktur o yüzden malesef ki... Çok beklediğim filmler olduğunda giderim sinemaya, ama genelde film izlemek deyince aklıma üstteki yazımda ve alttaki resimdeki haller gelir :)


Sadece film/dizi izlerken değil,  bir şeyler karalarken -hala ufaktan günlük tutarım- ve kitap okurken de böylesine dağıtırım aslında çoğu zaman...


Gelelim bu sıralar yine neler denemişim? 
Ramenle imtihanımdan sonra bu kez tavuk aromalı noodle denedim ki ben :)
Bu yazımdaki gibi yine bir facia bekliyorsunuz biliyorum o zaman başlıyorum anlatmaya :)


Markette alışveriş yaparken görmüştüm bunu ben... Denesem, denemesem derken "Cesur olmak lazım, yeni bir şeyler denemeden yeni bir şeyler öğrenemezsin benherneysemo..." dedim ve annemin ezici bakışlarına rağmen aldım :) Yaa, arada içimden böyle bilgece laflar ettiğim de oluyor benim, şaşırmayın:)


Paketten çıkan malzeme budur... 


Ve de böyle bir aroma paketi vardır içinde, o kadar azdı ki hepsini koydum... Cesaret! Cesaret!
Bu arada yine nasıl bir heves içerisindeysem resim çekmek paketi paraladıktan sonra geldi aklıma... 


Bu da kendisinin pişim aşaması... Sonrasını hiç bekleyemedim, yiyiyerverdim... 
Vee faciaa dememi bekliyorsunuz değil mi?
Yok yahu... Hele de ilk fiyaskodan sonra daha bir güzel geldi bana tadı. Baharatı yerindeydi, hatta biraz da yavan bile geldi. Diğeri 5 üzerinden -500 puansa bu da 5 üzerinden 3 alır yani... 
Ramen yazımın altına gelen yorumlardan birini dikkate alarak bir sonraki noodle deneyimimde soslu bir şeyler yapacağımdır, böyle kuru kuru olmadı... Yine de hayal kırıklığı da olmadı :) Umut doldu içim...


Efendicağazıma söyleyeyim; abimin Çin'e giden bir arkadaşı abime aldığı hediyelerin içine bir de bu çaydan koymuş... Abimin bitki çaylarıyla pek arası olmadığı için tabi ki ben devraldım, sonuçta benim uzmanlık alanım :p


İlk fırsatta da demledim kendisini... Hafif tütünümsü bir tadı olsa da annemle biz çok sevdik... Hatta abim bile özendi, içiverdi. Onun da onayını aldı... Hoşumuza gitti, arada demliyoruz, annemle Kore dizisi izlerken içiyoruz :)

Çikolata severim, hangi bayan sevmez ki? :)
Çiğköfte, mantı ve dondurma aşkımdan sonra gelir kendisi... Sıcak çikolata da severim, Dr. Oetker'in Duble çikolatasına rastladım markette. "Çikolata güzelse, duble çikolata da daha güzel bir şeydir, ilkokul seviyesi matematik sonuçta canım!" dedim ve alıp denedim... :)


Bardağın yarısına gelmeden de Feridun Düzağaç'tan bir şarkı patlattım... "... Bu matematik bizi kandırıyor, hocaaam!" Şarkıdan da anlaşılacağı gibi pek de ilkokul matematiği değilmiş. Bildiğiniz çikolatadan ve sıcak çikolatadan soğudum. Aman uzak olsun benden artık :/ İşte yeni tatlar denerken bu tarz şeyler de olabiliyor, cesaretinizi kaybetmeyin canlarım... 

Sonra efenim biricik en yakın dostum kod adı G'ciğim bana bu aralar o kadar çok çikolata taşıdı ki... Örneğin;


Benim sevdiğim çikolata kaplı fıstıklı lokumla, mavili/pembeli badem şekerlerinden hoş bir paket yapmış bana. Çok da ince ruhludur kendisi benim en sevdiğim renk olan mordan bir fiyonk yapmış... 

Buna benzer sürpriz yumurtaya benzeyen çikolatadan yumurtalar paketim vardı ama boş bir ara sütle yediğim için resmini bile çekmemişim :) Aslında çektim diye hatırlıyordum ama bulamadım bir türlü... :/



                                   Başka bir gün de elinde şu paketle geldi G'ciğim... 




Evet, evet; yine çikolata... Bu konuda 3 teorim var; ya bu kız bıktı çikolatadan bana getirip kurtuluyor... Ya da bana aşık! :D 
Aslında en mantıklı teorim; kendisinin kusursuz (!) fiziğimi (!) çekemediği :D Kesin öyle, kesin... 

Sonracığıma bir gün biz biricik kuzenim S ile G'lere gittik... Yemek, çay, bolca muhabbet derken gitmemize yakın kahve yaptı G... Bakın o kadar yemek şu bu diyorum kesin fiziğime bir saldırı bu kesin! :D 


Yiğidi öldür hakkını yeme! demişler. Mutfakta çok iyidir benim G'm... Kahvesinin 1 karış köpüğünden belli oluyordur sanırsam :)
Kahveleri içince G'nin annesi hadi kızlar toplaşın size bir fal bakayım dedi :) Esprisine tabi. Ne demişler: "Fala inanma ama fala bakacak birini buldun mu da yakasını bırakma!" Bugün içimden ne bilgece sözler geçiyor değil mi? :)


Bu da fal seansından sonraki halimiz... :)



Bakın bakın! Kahvenin yanına ne getirmiş G! Yaa teorimi ispatladım işte! :( Böyle dost görünüp, düşman olanlar da var işte :( Aşk olsun, G!
Arada beyaz çikolatalar da vardı ama benim: "Aa, resim çekeyim." dememe kalmadan sırra kadem basmışlar... 

Şu da benim falımdır!


Tabağın ortasındaki KALP'e dikkat beybiler!
P.S: Bu işlerden anlayanlar alta yorum yaparsa sevinirim? Siz ne görüyorsunuz falımda :p

Ama şu falımdaki KALP'i hiçbirine değişmem tabi: 




 Son olarak dondurma sezonunu da açtım! O kadar ki rüyamda annemin aldığı dondurmaları yiyen abimle kavga ediyordum :)



İşte böyle canlarım... Ağzınız tadı hiç bozulmasın... Sevgiler... :)

P.S:  Sonuç: Diyete başladım :/ 

Devamını Oku »