21 Haziran 2014 Cumartesi

BEYAZ DİZİ: Bir Melek Gibi - Debbie Macomber // Arzunun Kıyısında - Sarah Morgan


Kitap Adı: Bir Melek Gibi
Yazar: Debbie Macomber
Çeviri: Zehra Tapunç
Yayınevi: Harlequin 
 Sayfa Sayısı: 112
Basım: 2013

Bethany Stone patronu Joshua Norris e çılgıncasına aşıktı.Bir patronu Bethany den bir iyilik yapmasını istedi.Anneannesi ve dedesiyle yaşayan on yaşındaki kızı Angie bundan böyle kendisiyle yaşamak için New York tan gelecekti ve Joshua nın küçük kızını nasıl yetiştireceği konusunda en ufak bir fikir yoktu.Angie melek gibi bir çocuk olabilirdi ama gelir gelmez babasıyla Bethany arasında bazı duyguların ortaya çıkmasına aracı olacaktı.Bethany,Joshua nın kendisine yavş yavaş gelişen ilgisini,-Joshua hafta sonları için kızına dadı arıyor- olarak yorumlasa da,sonunda asıl gerçek su yüzüne çıkacaktı.

---

Uzun zamandır Beyaz Dizi okumamıştım. Kafamın yoğun olduğu şu dönemde okuyup, az biraz kafamı dağıtmaya karar verdim. 

İlk hikaye Debbie Macomber'ın Bir Melek gibi hikayesi. Temel konu olarak patronuna aşık sekreter ekseninde dönüyor. Joshua 3 yıldır yanında çalışan Bethany'nin farkında bile değildir, Bethany ise patronuna deli gibi aşıktır. En sonunda canına tak edip istifasını vereceği gün Joshua'nın 10 yaşındaki kızı gelir yurtdışından ve Joshua bu yaşta bir kızla ne yapacağını bilemediği için Angie konusunda Bethany'den yardım ister. Angie ve Bethany arasında hızla gelişen dostluk ve sevgi, Joshua'yı etkilemeden durabilecek midir?

Çok sade bir hikayeydi. Kötü değildi evet, bu çizgideki ve konudaki beyaz dizilerden yana hiçbir eksiği yoktu ama fazlası da yoktu. Joshua'nın kızı Angie'nin cıvıl cıvıl hallerini sevdim ancak esas karakterlerle bir türlü yakınlık kuramadım.

Joshua'nın enstrüman çalması, gittikleri yerel restourant gibi ayrıntılar hoştu. Onun dışında herhangi bir aksiyon yoktu. Yormayacak bir kitaba ihtiyaç duyulduğunda okunacak cinsten... 

PUANIM: ♥♥♥



Kitap Adı: Arzunun Kıyısında
Yazar: Sarah Morgan
Çeviri: 
Yayınevi: 
 Sayfa Sayısı: 
Basım: 2013

Sicilya Ateşi… Acımasız Santino Ferrara, güzeller güzeli Fia Baracchi kollarının arasındayken neler hissettiğini hiçbir zaman unutmayacaktı. Fia ise kocaman bir yalanı yaşamaktaydı. Biricik oğlunun, Santino'nun veliahdı olduğu öğrenilirse velayeti kendisinden alınacaktı. İki aile arasındaki anlaşmazlık dillere destandı! Acaba korkusunun gerçek sebebi yalnızca bu muydu? Yoksa rakibiyle geçirdiği tek gecenin aklından bir an olsun çıkmayan hatıraları ve daha fazlasını istiyor oluşu muydu?

---

Santo ve Fia aralarındaki çekime karşı koyamaz ve birlikte olurlar. Ancak Ferrara'lar ve Baracchi'ler iki düşman ailedir. Bu nedenle ikili bir daha görüşemezler. Fia'nın restourantı Santo'nun otelini gölgede bırakınca genç adam anlaşma yapmak için Fia'nın restorantına gider ve bir sürprizle karşılaşır: Luca... Fia oğlunu Santo'dan saklamak için her şey yapmışken, bu karşılaşma her şey bozmuştur. Ve Santo artık oğluyla aile olmak istemektedir ve bu aileye Fia da dahil olmak zorundadır.

Sicilya'da geçen bir hikaye. Bu hikayeyi daha çok sevdim. Fia geçmişten gelen naifliğine rağmen güçlü kalmaya çalışan bir karakter, Santo feci sert ve otoriter bir erkek.
Çocukları için bir araya gelmelerine rağmen, unutamadıkları geceye atıflar okunur kılıyor hikayeyi.
Beni bunaltan kısımlar ise sürekli Ferraralar, Baracchiler diye her cümleyi aileye bağlamalarıydı. Biz Ferraralar şöyle yaparız, siz Baracchiler şöylesiniz, Ferrara olmak bunu gerektirir derken bir yandan sonra bunaltıyor. 
Luca'yı çok sevdim ^_^
Fia'nın aile özlemi, ailesinden her dayak yediğinde kayıkhaneye sığınıp Ferraralara özenmesi, onlardan biri olmak istemesi en içe dokunan kısımlardı. 

Genel olarak sevdim :) Konumuz da anlaşılacağı gibi ayrılan çiftler üzerineydi.

PUANIM: ♥♥♥♥



TÜM HARLEQUIN / BEYAZ DİZİ YORUMLARIM İÇİN:


Devamını Oku »

22 Eylül 2012 Cumartesi

Elizabeth Rolls - Hanımeli Kokusu


Kitabın Adı: Hanımeli Kokusu
Yazarı: Elizabeth Rolls 
Yayınevi: Harlequin
Orjinal Adı: Lady Braybrook's Penniless Bride
Çeviri: Gülden Yanıkömer
Basım Yılı: Eylül 2012
Sayfa Sayısı: 224

Kitabı Harlequin Yayınları tarafından yürütülen bir anketi oylayarak kazandığımdan bahsetmiştim. Ve şimdi bitirmiş bulunuyorum...
Braybrook Vikontu Julian Trentham, üvey annesi ve 3 kardeşiyle birlikte Amberley'de yaşamaktadırlar. Üvey kız kardeşi Alica'nın evlenmek istediği kişi olan Harry Daventry'ye pek güvenmez ve onu araştırmaya karar verir.  Harry çizdiği zengin imajın aksine çok yoksul bir yaşam sürmektedir. Bristol'deki evi ise oldukça eskidir. Üstelik evde bir bayan vardır. Lady Daventry... Julian başta Christina'yı Harry'nin eşi sanar ancak kısa zamanda onun Harry'nin ablası olduğunu öğrenir. Ve o sırada Christina alacaklılarla uğraşmaktadır. Ev satılmakta ve tahliye edilmek zorundadır... 

Julian yürüyemeyen üvey annesine bir refakatçi istemektedir. Christy'nin bu zor durumundan öte Alicia'ya Harry'nin de gerçek durumunu göstermek için Christy'i refakatçi olarak alır... Çiftimiz zamanla yakınlaşır. Ancak Christy'nin bir sırrı vardır, o da gayrimeşru oluşudur... Kitaptaki aslında aşk kadar güzel anlatılan bu durum oldukça hoşuma gitti. Anne-babaların günahlarını evlatlar çekiyor... 

Ama Julian'ın Christy'i babasına karşı koruduğu şu kısımda resmen içimin yağları eridi... : 
Lord Alcaston'ın yüzü öfkeden morarmaya başlamıştı. "Onunla evlenip soyunuzu lekeleyecek misiniz?"
Lord Braybrook'un cevabı sert oldu: "İtiraf etmem gerekirse, kanınızın soyuma karışması düşüncesi beni de mutlu etmiyor, ama neyse ki kızınızın sizden pek bir şey almadığı çok açık."

Christy bu nedenle sürekli annesi gibi metres hayatı sürmeyi hak edecek bir insan gibi hor gördü kendini, o şekilde olanları savundu... Her lafı bu konuyla ilgili bir hakaret kabul etti. Julian'ın bir laf söyleyip gittiği yeri anladığındaki telaşına da içim burkuldu. Aksayan ufak yönleri olsa da hoş bir hikayeydi...

Puanım: ♥♥♥

Çevirmenin hazırladığı ve romandaki mekanları gösteren hoş videoyu da tekrar ekliyorum: 
Devamını Oku »