17 Şubat 2014 Pazartesi

Limos - Larissa Ione (Mahşerin Dört Atlısı #2)


Kitap Adı: Limos
Yazar: Larissa Ione
Orijinal Adı: Immortal Rider
Çeviri: Burcu Çelik 
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
 Sayfa Sayısı: 463 
Basım: Ağustos, 2012 
Seri: Mahşerin Dört Atlısı /Lords of Deliverance #2
(Seri ayrıca Demonica serisiyle bağlantılı. Limos aynı zamanda Demonica #7 nolu kitap.)

Serinin Diğer Kitapları :
#3 Lethal Rider/Thanatos
#4 Rogue Rider
#5 Reaver
#6 Revenant (Henüz basılmadı)


---
Gerçekler seni özgür kılar...
---

Bu seriyi seviyorum, değişik bir fantastik seri... Ares'i okuyup beğenmiş, Limos'u da 2012 İstanbul Tüyap Kitap Fuarı'ndan almıştım, ancak daha yeni okuma fırsatı bulabildim. Bu kitabı da One Better Day ve Kitap Tutkum'la birlikte okuduk. ^^ Onların yorumlarını okumak için isimlerine tıklamanız yeterli... 

Bu seride sevdiğim şeylerden biri kitap sonunda serinin bir sonraki kitabının ilk bölümünün bulunuyor olması. Ares'in sonunda nefes alacakken Limos'un ilk bölümünü okuyup dehşete düşmüştüm, çok can alıcı başlıyor diye. 

Bir kutlama partisinde Aegis üyesi Arik dayanamaz ve Limos'u öper. Garibim başına geleceklerden habersizdir. Normal bir bayan olsaydı, Arik en fazla bir tokat yerdi; ancak Limos'u öpmenin cezası Sheul'e (şeytanların yaşadığı yer altı kısmı, bir nevi cehennem) çekilip en berbat zindanlardan birinde işkence görmektir. 

Limos bu! Mahşerin Dört Atlısı'nın tek dişi olanı, nam-ı diğer: Kıtlık!!!
Limos'a kalsa o böyle bir ceza vermez ama Limos Satan'ın nişanlısı. Sadece kocasının çıkarabileceği bir bekaret kemeri olan ulaşılamaz bir dağ. Ve müstakbel gelecekteki kocasını kıskandırmak için Arik'in Limos'u öpmesi yeterli... 
Arik, işkence sırasında Limos'un adını söylerse Limos yeraltına inip kocasının eline geçecektir. Ama Arik pes etmez... 




Kitapta sevdiğim bir diğer şey tamamıyla esas karakterlerin etrafında dönmüyor olması. Bir yanda Limos ve Arik'in arasındaki yakınlaşmayı okuyoruz. Limos'un çok sırrı var...  Diğer yanda mührü kırılan kardeş Salgın'ın kardeşlerinin mührünü kırmak için çevirdiği akıl almaz oyunları okuyoruz. Yiğidi öldür hakkını yeme, Salgın'ın hamleleri inanılmaz zekice, alt etmesi zor. Bambaşka bir yanda düşmüş melekler hakkında bilgi alırken; yer altı ve yer üstünün gelişmelerden nasıl etkilendiğini gördük. Ayrıca 4 kardeş yine bir aradaydı. Ares'in hayatının devam edişini, Thanatos'u neler beklediğini okuyoruz. Ki zaman zaman Limos'tan çok Thanatos'a yer verildiği zamanlar oldu. Thanatos benim 4 kardeş içindeki favorim, kitabını çok merak ediyorum özellikle de gelişmelerin temeli bu kitapta atıldığı için...

Limos'u şu yönden sevdim. Bu tür kitaplarda bir kaç istisna haricinde genellikle güçlü olan/fantastik olan erkek karakter olur, ancak bu seride özellikle de mahşerin 4 atlısından birinin bayan olması benim hoşuma gitti. Bir de vampir, kurt adam ya da cadı değil yani koskoca Kıtlık. 

İlk kitapta çok fazla açıklama vardı, seri başı olduğu için. Ayrıca çeviri de çevirmenin ilk kitabıymışçasına biraz acemiceydi. Hayır kötü değil ama bocalamaları hissediyorsunuz. Bu kitabın çevirmeni de aynı isim ama Ares'ten sonra tekniğini geliştirdiğini görebiliyorsunuz. Limos'un çevirisi çok daha iyiydi ve puntolar da Ares'e göre daha büyüktü. O nedenle
daha rahat okunuyor. Thanatos'un çevirisi ise başka bir isme ait, seri ortasında çevirmen değiştirilmesini sevmiyorum ve genelde faciayla sonuçlanıyor. Bakalım Thanatos'ta nasıl sonuçlanmış...


%10 fantastik ögelerin yanında %90 aşka odaklanan kitaplardan değil. Yaratılan dünyayı seviyorum ben. Seri gittikçe güzelleşiyor gibi, göreceğiz ^^

PUANIM: ♥♥♥♥♥ -4,5'tan 5- 

ALINTILAR

"Şimdi ben senin adını söylersem sen nişanlının yanına gideceksin. Bu mudur? Yani ben onca işkenceyi sen bunu yaşama diye mi çektim?"

Arik, Limos'un adını söylecekti. Hem de çatıya çıkıp haykıracaktı."   :D

---

Ares: "Özür dilerim." dedi. "Köpek kumandaya basıp kanalı değiştirmiş olmalı. Pazarlama kanalındaki saçma sapan reklamlar çok eğlenceli değildir herhalde.

Ah,hayır gerçekten! Ben de tam altın bir kolyenin ve göz yaşı şeklinde tasarlanan küpelerin, bana ne kadar yakışacağını düşünüyordum. Hem de bu kadar ucuz fiyata. Ama lanet olsun, pazarlık yapmayı ihmal ettim. Çünkü ben hareket edemiyorum!

Thanatos'u  işte bu yüzden seviyorum :p






Devamını Oku »

11 Kasım 2013 Pazartesi

OKK Gölge Varlıklar İncelemesi #3:Tutsak - J. K. Beck




Kitap Adı: Tutsak
 Orijinal Adı: When Wicked Craves
Yazar Adı: J. K. Beck
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 391
Basım Yılı: 2013
Seri Adı: Gölge Varlıklar Serisi
"Lanetliyim, unuttun mu? Kötü şans benim kanımda var!"

Bayıldım! 
İlk kitaptan beri tanıdığımız, ilk kitaptaki esas oğlanımız Luke'un avukatı Nick! Bir de 2. kitapta Nick'le yolları kesişmiş Lessa... Ah o kadar ince bir çizgi ki, anlatmaya çalışırken spoiler vereceğim diye ödüm kopuyor. Lessa'nın üzerinde bir lanet var ve lanet olsun ki Nick bunu kaldırmalı! Lessa'nın laneti dokunduğu kişiyi canavara çeviriyor. Dokunmak yasak!!! Kitaptaki yüksek gerilimi siz düşünün... :) 

Karakterleri  önceden az buçuk bildiğimiz için onların hikayesini okumak daha da bir hoş oldu, hiç bilmediğimiz bir çifti okumaktansa. Ayrıca ilk kitabın karakterlerini görmek de güzeldi. 

Bu kitap 3 kitap içinde J.K.Beck'in kendini aştığı, tamamen özgün bir tarza kavuştuğu, top noktası diyebiliriz. Türü seviyorsanız, bu kitabı da seveceğinize inanıyorum. 

Uzun uzun yazamıyorum çünkü önüm arkam sağım soğum spoiler oluyor :)  

PUANIM:  ♥♥♥♥♥
Devamını Oku »

10 Kasım 2013 Pazar

OKK Gölge Varlıklar İncelemesi #2: Nefes - J. K. Beck



Kitap Adı: Nefes
Orijinal Adı: When Pleasure Rules
Yazar Adı: J. K. Beck
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Basım Tarihi: 2013
 Sayfa Sayısı: 520
Seri Adı: Gölge Varlıklar Serisi
Seri Sıralaması: 2/6


 #1 Davet Yorumu
#2 Nefes Yorumu
#3 Tutsak Yorumu

Bu kitapta esas karakterlerimiz sukkubus yani erkekleri baştan çıkararak ruhlarını çalan dişil bir karakter olan Lissa ile Kurt adam Rand. 

Tabi gölge varlıkların dünyasında sukkubuslar da beslenirken bazı kurallara uymak zorundalar. Ancak bu kural bizim 6. bölüm yani Doğaüstü Olaylar Birimi tarafından , Lissa'nın bazı suçlarına da kefaret olarak esnetilecek ve 6. Bölüm Lissa'dan hem yasal olmayan , hem de hoşlanmaya başladığı Rand'e yapmak istemediği bir şey isteyecektir. 

Zaten bir araya gelmesi zor olan bu iki gölge varlığın arasına bir de Rand'in duyduğu şüphe girecektir.

İşler iyice karışıyor.  Tempo yine son ana kadar düşmüyor... Bu kez insan ve doğa üstü bir yaratık klişesinden çıkılıp iki gölge varlığın hikayesinin anlatılması beni daha çok cezbetti.

Nefes, yazarın ikinci kitabında kendini ne kadar geliştirdiğini, tarzını bulmaya yaklaştığını da kanıtlayan bir kitap bir nevi. İlk kitaba oranla daha özgün ve başarılı buldum. 

Seri gittikçe güzelleşiyor. 3. Kitap Tutsak'ın yorumunda görüşmek üzere :) 
   "Çığlık atmadı, buna zamanı yoktu.
Tek yapabildiği koşmaktı. 
Ama gidecek bir yer yoktu."

PUANIM: 4.5 ♥♥♥♥
Devamını Oku »

7 Kasım 2013 Perşembe

OKK Gölge Varlıklar #1: Davet – J.K.Beck




Kitap Adı: Davet
 Orijinal Adı: When Blood Calls
Yazar Adı: J. K. Beck
 Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 501
Basım Yılı: 2013
Seri Adı: Gölge Varlıklar Serisi

Seri ilk olarak kapaklarıyla ilgimi çekmişti. Orijinal kapaklarında artık serilerde klasikleşmiş erkek omuzu/kol kasları varken, bizim versiyonda şuh bayanlar vardı ve ben genelde orijinal kapaktan yana olmama rağmen yerli kapakları da sevdim.

Sara Constantine dişli bir savcıyken mahkemede çok gizli bir yapılanma olan 6.Bölüm'e terfi ettirildiğini öğrenir. 6. Bölüm gözlerden uzak, kimsenin içeriğini bilmediği gizemli davalara bakan bir bölümdür. Aslında kimsenin bilmediği o davalar vampir, kurt adam, şeytan gibi  Gölge Varlıklar'ın davalarıdır. Sara bir insan olarak bir anda kendini bu fantastik dünyada bulur. Ancak daha ilk davasında karşısına daha bir önceki gece barda tanışıp birlikte olduğu adam yani Lucius sanık olarak çıktığında bu terfinin kendisi için şans mı yoksa bela mı getireceğini görecektir. Lucius Dragos yani Luke cinayetle suçlanan bir vampirdir ve Sara da onun davasında savcı olacaktır. Daha ilk davasında kendini kanıtlamak isteyen, adaletin gücüne inanan Sara görevini yapmak için mi çabalayacak, yoksa dokunuşlarını hala hissettiği Luke'a güvenip, yardım mı edecektir? 

Akıcı ve güzel bir fantastik macera. Ayrıca cüretkar da bir aşk var. Üstüne de polisiye... Luke'un davasının sonuçları, Luke'un araştırmak istediği başka bir mesele, üstüne Sara... Zevkle okuduğum, favori türlerimin güzel bir karması şeklindeydi... Merak unsurunun hiç düşmemesi de büyük artılardan biriydi... Diğer karakterlerin kitaplarını da inanılmaz merak ettim, özellikle Serge'nin...  Bu tarz kitapları seviyorsanız, kaçırmayın derim :) 

PUANIM: ♥♥♥♥

ALINTILAR:
"Yargılama!" dedi. "Eğer yargılanmak istemiyorsan..."

Çünkü en sonunda yine gömülmek için cehennemin içinden çıkarsın... 

Nick ona doğru bir adım atıp "Beni bir tabutun içine kilitledin. Uyandığım zaman karşımda Ryan Doyle'un iğrenç yüzünü görmek zorunda kaldım. " dedi.
"Bu konu için gerçekten özür dilerim. Hiç kimsenin canını bu şekilde yakmamalıyım."

Devamını Oku »

30 Ekim 2013 Çarşamba

OKK - Gölge Varlıklar Seri İncelemesi - Tanıtım



Yeniden Merhabalar,
Okuyan Kızlar Kulübü olarak bu kez tur yerine bir seri incelemesiyle karşınızdayız. Arunas'tan çıkan Gölge Varlıklar Serisi fantastik sever biri olarak listemdeydi. Değişik ve komplex bir konusu olan bu seriyi sizler için inceleyeceğiz :)

Kitapları tanıtmadan önce serinin Gölge Varlıklar adı altında, vampirlerden kurtadamlara, şeytanlara kadar bir çok fantastik yaratığı içerdiğini, bunların kendi kanunlarının olduğu ve mahkemelerde yargılandığı bir konuya sahip. Konu itibariyle oldukça ilgi çeken seri, içerik, anlatım ve üslup açısından kesinlikle young adulttan oldukça uzak, fantastik sever yetişkin okuyucuları daha çok hedef alıyor diye düşünüyorum. Aşka daha çok yer veren naif fantastikleri seviyorsanız yaklaşmayın derim. Ben oldukça beğendim. Yorumlarımız yakında... 


yazarımız J.K.Beck 1965 Kaliforniya, ABD doğumlu. Evli ve 2 kız çocuk annesi olan yazarımız, yazmadığı zamanlarda eşi , çocukları ve kedisiyle vakit geçirmeyi seviyor. 


Kitapları tanırsak:




 Ülkemizde henüz 3 kitabı çevrilen seri 6 kitap ve bir adet yan kitaptan (3.5 nolu kitap) oluşuyor. 




Davet – Gölge Varlıklar #1

Hepimiz pişmanlıklarla yaşamak zorundayız...


Boğazından kopup gelen küçük bir iniltinin ardından kot pantolonunun ön kısmında da bir şişlik belirdi. Şeytan dışarıya çıkıp biraz oyun oynamak istiyordu.


Gölge Varlıkları daha önce hiç böyle tanımadınız. 



Onların dünyasının nasıl olduğunu merak ediyor musunuz? 



İnsanlar ve gölge varlıkların bir arada yaşadığı, hatta aralarında bir sözleşmenin bulunduğu bir düzen...



Bu sözleşmeye uymayanları cezalandırmak üzere kurulan gizli mahkemeler...



Serinin bu ilk kitabında başrolleri çok güçlü ve çekici bir erkek vampir ile bu mahkemelerde savcı olan bir kadın paylaşıyor. Gizem ve şehvetin iç içe geçtiği muhteşem bir fantastik serüven...



Onun dikkatini çeken şey kırmızı rujlu ve pembe elbiseli porselen bir bebekti. Bebeğin önlüğünün üzerine küçük bir kâğıt bırakılmıştı. Kâğıtta şu yazıyordu: Sıradaki...



Kalbi deli gibi atmaya başlayan Sara hemen kapının arkasındaki masanın üzerinden aldığı bir kurşun kalemin silgi ucunu kullanarak bebeği ters çevirdi. Daha sonra yine kalemi kullanarak bebeğin kıyafetini kaldırdı. Bebeğin tam dikiş yerinin üzerinde siyah harflerle...




 Nefes – Gölge Varlıklar #2

Heyecan dolu, doğaüstü bir aşk hikâyesi!


Derin bir nefes aldı, koku ve acı onu, sadece öldürmenin önemli olduğu sıcak ve tanıdık olan karanlığa itiyordu



Serinin ilk kitabı Davet ile birlikte içine girdiğiniz Gölge Varlıkların dünyasına yapacağınız ikinci yolculuğunuzda, soluksuz okuyacak, aşka doyacak, tahrik olacaksınız. 



Yedi masum insan, Los Angeles sokaklarında vahşice öldürüldü, ama Gölge İttifakının elinde ne şüpheli ne de kanıt var. Ceset sayısı arttıkça, kurt adamlar ve vampirler arasındaki eski kan davası patlamaya yaklaşıyor. 



Vampirler ve kurt adamların uzun süren savaşları, yarı iblisler, ruh emiciler ve ölümcül lanetler... Aşk, kan, cinayet ve ruh...



Tutsak – Gölge Varlıklar #3



Şehvet ve gizemi hiç bu kadar yakın hissetmediniz!


"Havvanın dokunuşu ile yıkım gelecek. Yerden yükselen üçüncü, güçlü ve değişmiş kişi, gölgelerin kural sütunlarını yıkacak ve çalınmış olanı geri alacak." 



Vampire yaptıkları yüzünden idam edilmiyordu, gelecekte yapabileceklerinden korktukları için bu odadaydı. Onları korkutmuştu ve bu yüzden onu öldüreceklerdi...



Petra Lang 26 yaşındaydı ve hayatı boyunca lanetiyle yaşamak zorunda kalmıştı. Dokunduğu kişileri canavara çevirmesine neden olan laneti, âşık olmasına da engel olmuştu.



Nicholas Montegue, dünyada geçirdiği bin yıl içerisinde tek bir kadına âşık olmuş, ancak ihanetini unutamadığı için başka bir kadının hayatına girmesine izin vermemişti. New Yorkta geçirdikleri bir gece, ikisinin de hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.



Ölümsüz seri Gölge Varlıkların üçüncü kitabı Tutsak; tüm ihtirası, şehveti, karanlığı ve ihtişamıyla sizi derinden sarsacak.


İnceleme Takvimimiz 

30.10.2013 - Seri Bilgisi ve Tanıtım

31.10.2013 
Gölge Varlıkları Bir Adım Daha Yakın - The Reading Lady

01.11.2013 - Davet Yorum

02.11.2013 - Nefes Yorum

03.11.2013 - Tutsak Yorum 


Seriyi incelememize destek oldukları için Arunas Yayıncılık'a teşekkürler. 


Devamını Oku »

23 Kasım 2012 Cuma

Tüyap Kitap Fuarı İzlenimlerim...


Bir fuar daha geçti gitti... Cuma günü olan ziyaretimizi yine arkadaşımın izin günleri sorunsalı nedeniyle ani bir kararla çarşambaya aldık. Ancak eve dönmediğim için daha yeni yazacak fırsat buluyorum... Sanki yine cuma gitmiş gibi oldu... :) Açıkçası ben pazar günü gitmeyi Ahmet Ümit ve Ayşe Kulin'le tanışmayı isterdim ama heyhat... :( Veda'yı da yayından kaldırdılar zaten... 





Genel izlenimimle başlarsak bir kere çok kalabalıktı... Hem de inanılmaz derecede. Aslında bir kısmı çok gereksiz bir kalabalıktı. İlkokul çocukları ise oldukça can sıkıcıydı, malesef. Evet, çocukların bu tarz aktivitelere katılımını sağlayarak okuma alışkanlığı kazandırmalıyız ama ben orada bunu göremedim. Gereksiz ve şımarık bir çocuk kalabalığı gördüm, malesef... 



Yayınevlerine gelince bazı yayınevleri özel ayraçlar, bazıları magnetler ve rozetler üretmişlerdi... Ama ayraç konusunda biraz cimrilik sezdim sanki ;)
İndirimler çok yetersizdi. %20 civarındaydı genelde. Ki internette bile en az %25 indirim olduğu düşünülürse başka şehirlerde olduğu için gelemeyenler hiç üzülmesinler. Eski kitaplarda ise 10Tl veya 5Tl indirimi vardı ama çok az yayınevinde ve onda da alacak hiçbir şey bulamadım ben... 

Fuarlar sayfalardan vs tanıştığımız kitapseverlerle yüzyüze görüşmek, kaynaşmak, yayınevleri ve yazarlarla vakit geçirmek ve yakınlaşmak açısından güzel oluyor ama bu sene nedense sadece alışveriş (!) gördüm... 

Kısaca fuar benim için orta şekerdi. Seneye gider miyim gitmez miyim hiç bilmiyorum... O kadar yol, tam eziyet. Onları eve götürmek başka bir eziyet... O yüzden değdi mi diye çok düşündüm yolda... Kararsızım... :)

Gelelim ufak ufak haberlerden bahsetmeye. Öncelikle Pegasus Özgürlüğün Elli Tonu'nu henüz çıkartmamıştı. Final'i almak istiyordum ama 21 tl demişlerdi, internet satışında 18 Tl şuan... Gece Evi serisinin ise ben daha Kader'ini almadığım için onla Saklanmış'ı birlikte alırım diye düşünmüştüm ama onlar da aynı şekilde yük etmeme değmeyecek fiyattaydılar. İnternetten sipariş ederim diye düşündüm... Doğal olarak almadım onu da Pegasus'tan şu iki ayraç dışında elim boş döndüm... 




Dex ise hiç fena değildi, hatta en çok kitap aldığım yayıneviydi... Hazır fırsat ayağa gelmişken 7 Ölümcül Günah serisini aldım. Kitap başına 4 Tl idi. 4 tl liklerden "İlk Buluşmada Asla Isırma" ve "Yaratık Avcısı"nı da aldım. Yaratık Avcısı'nın konusu güzeldi, diğerinin ise matrak bir arka kapak yazısı vardı, çerez niyetine alındı. 

Yemin, Melez ve Beyaz Kedi istediğim kitaplardandı. Onlar da 9 Tl'ye alındı... Gece Okulunu istiyordum ama onun üzerinde hemen hiç indirim yoktu o nedenle ertelendi. Dex'in en güzel ayrıntısı ise muhteşem rozetleri, her kitap içinde bulunan mini posterleri ve kendi ayraçlarıydı. Herhalde ayraç konusunda en az cimrilik yapan yayıneviydi... 



Bunlar da harika rozetleri... Yüz Bin Krallık'ınkini alamadım arada ama Ruhsuz Favorim... :)


Bunlar da benim Dex'lerim... 



Ephesus yine çok isteyerek gittiğim yayınevlerindendi. O çok özendiğim ayraçlarından da aldım. Ama 'Daha Karpuz Kesecektik'i alamamışım... Kitap olarak da Tanrıça'nın ikinci kitabı Tanrıçanın Savaşı, Sherlock ve Huzursuz Kemikleri aldım... 



Arunas ise en iyi muameleyi ve yardımseverliği gördüğüm yayınevlerinden biriydi. Kendilerine teşekkürler. Limos'u 10Tl ye Şeytani Aşk ve Geceye Veda'yı 5'er Tl'ye almış bulunmaktayım. Geceye Veda Joss Ware'in serisinin 3. kitabıydı böylece seriyi tamamlamış bulunmaktayım. Limos ise Mahşerin 4 Atlısı serisinde Ares'ten sonra 2. kitap... Görevli arkadaşa da çok ama çok teşekkürler, ilgisi için...


Arunas'ın da Dex ve Kolektif kitap gibi mini posterleri vardı. Yürüyen Ölüler'in de mini posterini aldım... 


Arkadya'ya da uğrayıp Şeytan ve Şair'imi aldım. 4 kitabı çıkmış olan bu taze yayınevinin kapakları HARİKA... Püsküllü ayraçları da çok tatlıydı. Çok da ilgiliydi görevli arkadaş.



Nemesis'ten da merak ettiğim Lucian'ı aldım 5 TL'ye... Artemis ise beni şaşırttı. Supernatural'ın 6. kitabı çıkmıştı. Oğulların Savaşı'nı da hemencecik aldım.. 


Sonsuz Kitap (Yakamoz Yayınları)'tan da Tepeden Tırnağa kütüphanemde yer alanlardan... 


Martı'dan Sherlock'umun son kitabını alamadım bu arada :(

Türkan Şoray'ın da çok güzel kartpostallarına rastladım gezerken... Kendisine bayılırım... Bu kartpostaldan 3 tane olmak üzere diğerlerinden de aldım. Bunun özelliğiyse bunun harika görünmesi ve çok sevdiğim bir diğer usta İzzet Günay'ın da bu karede yer alması... 


Son olarak kitaplarıma toplu olarak da bir bakış atalım... 


Ve ayraçlarımla da son bir poz... Bu arada diyeceksiniz ki hem o kadar kötüledin, hem de bir sürü kitap almışsın. Bunlar benim alt sınırımdı sanırım onu söyleyebilirim. Fuara gelemeyen arkadaşlar hiç üzülmeyin, sizsiz tadı yoktu zaten. ;) Sevgilerle...


Devamını Oku »