28 Mayıs 2013 Salı

Arrow - 1. Sezon


Arrow benim başlamadan merak ettiğim, sabırla beklediğim bir diziydi. Ve ilk sezonu geçtiğimiz günlerde bitti! Bakalım izlenimlerim neler? 

Konudan tekrar bahsetmeyeceğim. İlk 3 bölümü izlediğimde yazdığım yazım için aşağıdaki linke tıklayınız:

Green Arrow aslında  DC Comics'in çizgi roman kahramanı... Ve diziye uyarlanmış hali de budur. Ancak sevdiğim şeylerden biri de kahramanımızın çizgi romanlardi gibi aşırı kahraman özellikleri göstermiyor oluşu. Bu bir süper kahraman hikayesi ama dizi o kadar uçmamış. Tamam, Oliver da harika dövüşüyor, rüzgar gibi ok kullanıyor ama çok da doğaüstü değil...
 İlk bölümleri çok beğenmiştim. Ama daha sonra dizi bir duraklama dönemine girdi, tutukluk oldu. Bence bunun nedeni karakterlerin ve konunun henüz oturmamış olmasıydı... Özellikle Oliver'ın hayatına giren çıkan kadınların hızına yetişemedik, geçit gibi göründü kayboldular... 
Karakterlerin işlevlerini, bizim için ne ifade edeceklerini bir süre anlayamadık, sürekli değişip durdular. Konu da bir ara bocalar gibi oldu bence... 


Ama bu durum kısa sürdü. Sezon sonuna doğru dizi hareketlenmeye ve kendini toplamaya başladı. Bunun nedenlerinden biri de sezonun 2. yarısında bizim çok merak ettiğimiz Oliver'ın ada yaşamına da daha çok yer verilmesiydi. O kısımları severek izledim. Bunun yan getirisi de Spartacus'un bitmesine kahroluyorken Spartacus'tan tanığımız Manu Bennett'in de Arrow kadrosuna katılmış olmasıydı. I <3 Oliver'ın Ada Yaşantısı :) 


Dizinin ortalarında bulanıklıklar, durgunluklar ve oturmamışlıklar oldu ama sezonun 2 yarısında özellikle de sezon sonuna yaklaştıkça bölümler çok güzel olmaya başladı. Ve sezon sonu için kullanılacak kelime "Epic!" herhalde. Çok etkileyici ve destansı bitti çünkü. Bu nedenle de 2. sezon merakla beklenir :) 

2. sezonda Oliver'ın nasıl devam edeceğini çok merak ediyorum çünkü sezon finali aslında tüm işleyişi değiştirdi... 



Roy Harper'ın Red Arrow olacağı sürekli konuşulan ve belli olan bir şey, bunu spoiler bile saymıyorum. Roy, Green Arrow onu kurtardığı için onu aramaya devam ediyor ve ısrarla kırmızı bir kapüşon giyiyor, yani red arrowluğa ufaktan ışık yakıyor :) Ama Oliver'ı nasıl bulacak ve onun  hayatına nasıl dahil olacak onu işte çok merak ediyorum ...



Felicity ve Diggle benim çok sevdiğim karakterler. Çok sempatik bir ikili oldular. Felicity oldukça zeki ve komik, Diggle ise çok sadık ve adam gibi adam :p Tam bir dost...

Özellikle şu sahneyi izleyenler bilir, öl bit! :)


Yeni sezonda tüm bozuklukların düzeltileceği ve sezon sonundaki kalitenin düşmeyeceğini diler, yazımı bitiririm.
Sevgiler :)



Devamını Oku »

1 Kasım 2012 Perşembe

Yeni Gözdem - Arrow


İşte benim yeni gözdem, haftalarca beklediğim dizim... Başlayacağı günü dört gözle beklemiştim ve nihayet başladı, bugün de 4. bölümü bizlerle olacak... 

Esas oğlanımız Oliver Queen... Oliver çok zengin bir ailenin oğlu ve inanılmaz hızlı bir çapkın. Babasıyla ve sevgilisi Laurel'in kız kardeşi Sarah ile yat gezisine çıkar oğlumuz. Çapkınlık yapacak başka kimse yokmuş gibi... 

Derken okyanusta bir fırtına çıkar ve sadece Oliver, babası ve mürettebattan bir kişi kurtulur. Ancak bir kişiye yetecek kadar su vardır. Babası Oliver'ın kurtulmasını ve Starling City'deki kanunsuzlukları gidermesini ister. Babasının bir listesi bile vardır. 


Oğlumuz herkes onu ölü bilirken tam 5 yıl ıssız bir adada kalır ve Çinli balıkçılar tarafından kurtarılır. O 5 yıl onu çok değiştirmiştir ama görevini gizlilik içinde yapabilmek için bunu kimseye söyleyemez... Yine eskisi gibi uçarı ve çapkın takılır... 

Ama bilmediği çok şey vardır... Kendisi adada değişirken geride bıraktığı hiçbir şey de aynı kalmamıştır... 

Dizide hoşuma giden şeylerden bahsedeyim biraz da... Oliver'ın adadaki hayatını flashback'lerle vermeleri hoş mesela. Bir yandan şehirde neler yapacağını merak ederken, bir yandan adada ne oldu da bu kadar değişti diye merak ediyorsunuz...

Supernatural'ın sarışın Ruby'si de kumral haliyle karşımızda. Bu tarz onu bayağı olgun göstermiş. Dizide bir hukukçu olduğu düşünülürse yakışmış açıkçası. Tanıdık bir yüz görmek güzel.

Ollie'miz bu kadar çapkın olur da öyle uçarı da bir bestfriend'i olmaz mı... Tommy... Dizide hoşlanmadığım karakterlerden biri de Ollie'nin annesi tabi ki... Soğuk ve gıcık kadın... Bir işler de çeviriyor zaten ya neyse... Laurel'in babası da şehrin polis amiri, o da sevilesi karakterlerden. Sürekli kızlarını Oliver'dan koruma çabasında... Haklı da:p

Aradaki dokundurmalar da çok hoş. Bir kaç örnek verirsek: 
Tommy: Ben sana karşıda Alacakaranlıktaki kıza benzeyen kızı tavsiye ederim.
Oliver: Alacakaranlık ne?
Tommy: Bilmesen daha iyi! 
----
Oliver sürekli televizyonda görünen Adam Hunt hakkında: 
"Bu adam da kim? Kardashian kardeşlerden daha çok televizyonda..."


Karakterleri yine 2012-2013 Süperlig takımlarından birinin kadrosu gibi soldan sağa sayarsak
Oliver'ın kız kardeşi Thea - Özel Koruması Dig - Oliver - Tommy - Laurel 


Bu da oğlumuzun geceleri dönüştüğü yeşil başlıklı (çevirideki kukuletelı ifadesine alışamadım- günlük hayatta kim yeşil kukuletalı der ki?) hali... Yakışmış değil mi abileri/ablaları? 


Getirebileceğim tek olumsuz eleştiri ise oğlumuz 5 yıl adada kalıyor ama maşallah ne kadar teknolojik alet neyim varsa sular seller gibi kullanıyor... O da nazar boncuğu olsun artık:p Bu arada ben Olliver'ı dudağının sağ alt köşesindeki karakteristik benden tanırdım :p

Güzel bir dizi, ben ilk 3 bölümünü izlemiş biri olarak aynı heyecanla devam ediyorum. Hatta 4. bölümü yayınlanmış ama daha alt yazı çevirisi yapılmamış olduğu için İngilizce alt yazıyla izlemeye başladım bile :) 

Kısaca ö- ne -ri - yo -rum!.. 

Devamını Oku »