4 Mayıs 2016 Çarşamba

Ciltli Kitap Meselesi


Ciltli kitapları sever misiniz?
Ben bayılırım.
Belki de bayılırdım, emin değilim. :)

Öncelikle ciltli kitap denince aklınıza ne geliyor, ne tür kitaplara yakıştırıyorsunuz?

Ciltli kitap denince benim aklıma hep elimdeki eski, sararmış yapraklı kitaplar geliyor. Çok eski basım bu kitapların hasır gibi ciltleri oluyor. Çok çok severim. ^_^  Bana ait bu düşünce birkaç sene önce bu şekildeydi. Tabii, artık bu algı değişti.

Ben cildin her kitaba yakışmadığını düşünenlerdenim.
Bazı kitaplar var ki ciltsiz hayal edemiyorum. Örneğin, Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi. Cilt o kadar yakışıyor ki. Ben hayal edemesem de serinin ilk kitabı daha önce ciltsiz basıldığı için kitapçıda görmüştüm ve hiçbir albenisi yok. Seri gerçekten güzel ve ciltle de mükemmelleşiyor. Yine Şeftali serisi de ciltleriyle, kapak çizimleriyle ve yan renkleriyle cildin çok yakıştığı kitaplardan. Ve onun da ilk kitabı seneler önce ciltsiz ve başka bir kapakla basılmış.


Onun dışında genellikle güncel aşk kitaplarına, tarihi aşk romanlarına cildi çok fazla  yakıştıramıyorum. Bir ara Epsilon Yayınları tarihi aşk romanlarını karton kapakla ciltli kapak arası bir kapakla basıyordu , onları severdim mesela ama devamı gelmediği için kitaplar yan yana pek hoş durmuyor. Bu arada o kapaklara flexi kapak deniyormuş sanırım, çok sonra öğrendim. :p

Ciltle ilgili sevdiğim şeylerden biri de kitap kapağının cildin üzerine de basılmış olması. Ben genellikle "şömiz" denen cildin üzerini saran kağıt kılıfı pek sevmem. Okurken de zarar görmemesi için çıkarırım :p Bunun yerine cildin üzerinde kitabın kapağının olmasını daha çok seviyorum. Bazı yayınevleri şömizin üzerinde olsa bile cildin üzerine de kitap kapağını basıyor, bazıları şömiz bile kullanmıyor :p İleride bir gün şömiz zarar görse cildin üzerinde kapak sizinle kalmış oluyor. 


Sevdiğim şeylerden biri de sevilen serilerin tek bir ciltli kitapta birleştirip koleksiyon kitabı tarzında sunulması. Bu resimdeki gibi Otostopçunun Galaksi Rehberi, Edgar Allan Poe Hikayeleri, Yüzüklerin Efendisi Serisi, Yerdeniz Serisi gibi kitapları sayabiliriz. Bir de resimde olmayan Sherlock Holmes kitabını da örnek verebilirim.
(P.S: Bu resmi bir süre önce instagramda paylaşmıştım. Beni oradan da takip edebilirsiniz. Hesap: @benherneysemo)

Son olarak ciltli kitapların sırt kısmıyla ilgili bir durum var. Bazı yayıncılar bu sırt kısmını bombeli yaparken bazıları eski tarzda düz sırt olarak yapıyorlar. Bu konuda aman aman sıkıntılarım yok ama düz sırtları daha hoş buluyorum. 

Ciltli kitap meselesinin nereden çıktığına gelirsek:

Her sene yeni bir trendle karşılaşıyoruz.
Geçen seneden beri ise ciltli kitaplar büyük artış göstermeye başladı. Yayınevleri çoğu kitabını ciltli basmaya başladılar, hatta bazıları tüm kitaplarını ciltliye döndürdüler. Hemen hemen her yayınevinin bir ciltli kitabı var. Bunu aslında çok olumsuz bulmuyorum. Ama bir yerden sonra sıkmaya başlayabiliyor. Belki de o bir yerden sonraya gelmişsem demek. :p

Örneğin Ephesus Yayınları tüm kitaplarını ciltli basma kararı aldı. Tabii bu kararı oturup benimle almadılar. :D Sadece yeni çıkardıkları tüm kitapları ciltli çıkardıkları, eski karton kapaklı kitaplarının yeni baskılarını da ciltli bastıkları için böyle bir karar almış gibi görünüyorlar. Bakire, Fırtına Kokusu gibi yayınevinin ilk kitapları artık ciltli. Bu konuda tek bir istisna yaptılar ve Ejder serisinin 5. kitabını serinin önceki kitapları gibi karton kapaklı bastılar. Elbette bunun nedeni okurların talebiydi. Seri bu şekilde ortadan ciltli olarak devam etseydi, ben almamayı düşünüyordum ama bu karara çok sevindim ve almaya devam edeceğim. Türk yazarları ciltli olarak basma kararlarını anlıyorum (Bu arada Fatih Murat Arsal kitaplarının 5 milyonuncu kez kapakları değişti.) Ama Maureen Smith'i ciltli basmaları, Şeytan Tüyü gibi kitapları ciltli basmaları bana göre yanlış kararlar.

Kısaca eskiden ciltli kitap daha özel bir şeyken artık bu kadar da değil. Ve benim dileğim yalnızca yakışan kitapların ciltli basılması, her kitabın değil. 

Siz ciltli kitaplar konusunda ne düşünüyorsunuz? 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

1 Mayıs 2016 Pazar

Renklerle Diyet - İpek Ağaca Özger


Merhabalar :) 
Yaz geldi! Malum Serdar Ortaç albüm çıkarmadan, Sibel Can'ın yeni diyeti paylaşılmadan yazın geldiğini tam olarak söyleyemeyiz. :)
Yaz geldikçe insanlar fazlalıklarının daha bir farkına varır ve türlü yöntemlerle onlardan kurtulma telaşına girerler. 
Son dönemlerde dönemsel diyetlerdense sağlıklı beslenmeyi hayat tarzına çevirmek de konuşulan konulardan biri. Bu süreçte sağlığınızı da korumak bence de önemli. 

Bu ahval ve şerait adında size bir kitaptan bahsedeceğim. Renklerle Diyet. Yazarı ise Uzman Diyetisyen İpek Ağaca Özger. 



Kitabın dayandığı temel besinlerin renklerinin belli şeyler ifade ettiği ve beslenmede belli boşlukları doldurduğu üzerine. Besinler renklerine göre kategorize ediliyor. 
Örneğin; kırmızı besinler kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, 
turuncu meyve ve sebzeler görme sağlığını ve bağışıklık sistemini destekler,
yeşil meyve ve sebzeler kansere, kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, bağışıklığı destekler, 
mor sebze ve meyveler kalp hastalıkları, felç ve kansere karşı koruyucudur, hafızayı güçlendirmeye, yaşlılığı geciktirmeye yardımcı olur,
beyaz meyve ve sebzeler sindirim sistemini ve bağışıklık sistemini güçlendirir. 



Kitap bu renklere göre bölümlere ayırılmış ve bu renklerdeki meyve ve sebzeler nelerdir, diğer faydaları nelerdir, beslenmeye bu besinleri katmanın önemi nedir, sadece bu renkleri içeren özel tarifler yelpazesinde bilgiler sunulmuş. 

Kitap boyunca vurgulanan şeylerden biri de bu rekleri gökkuşağı gibi düşünürsek gün boyunca tüm renkleri tüketmemiz yani bir günde gökkuşağının tüm renklerini beslenmemize katmamız. Bu yüzden kitabın son bölümü de renkli tarifler içeriyor. 


Kitabın tasarımını ve anlatış tarzını da sevdim. Cıvıl cıvıl, rengarenk, renklere göre ayrılan bölümler sayfa kenarını da renklendirmiş, neşeli, sıkmadan bilgilendirmeye çalışan bir havası var. 

Porsiyon miktarının nasıl ayarlanacağından günlük olarak meyve/sebze tüketiminin nasıl arttıracağına dair tüyolara kadar birçok bilgi içeriyor. 

Tarifleri inceledim hatta birkaçını da denedim. :) Bazen insana o kadar ütopik tarifler veriliyor ki o malzemeleri bulmak bir yana ismini ilk kez duymuş oluyorsunuz -_- 
Ama bu kitaptaki tariflerin birçoğunu kolaylıkla deneyebilirsiniz, bir kısmı eldeki malzemelerle yapılıyor, bir kısmının yapması oldukça kolay. Sağlıklı beslenme dışında, mutfağı şenlendireyim farklı bir şeyler deneyeyim diyen bendeniz gibi insanlar için de hoş. Çilekli ıspanak salatası gibi daha önce yan yana yemeyi düşünmediğiniz şeylere dair tarifler de içeriyor. 


Benim henüz yapamadığım denemek istediğim tarifler de var. 

Kısaca ben bu kitabın ismi Renklerle Diyet olmasına rağmen daha çok sağlıklı beslenme tüyoları veren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Mutfağınıza, beslenmenize bir farklılık, renk katmak istiyorsanız deneyebilirsiniz. 

Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!