13 Ocak 2016 Çarşamba

Sherlock - The Abominable Bride - "Korkunç Gelin" - Yeni Yıl Özel Bölümü 2016


Merhabalar,
Sherlock'un Yeni Yıl özel bölümü The Abominable Bride yayınlandı ve ben tabii ki buradayım :) Aslında yazı taslağını bölümü izledikten sonra hazırlamıştım ama koşuşturmacayla günler yine çok hızlı geçti, yazı gecikti. Yine de bu yazı şurada duruversin. :)

Sherlock *_*  hayranları olarak ne bitmez çilemiz var değil mi? diye serzenişle yazıma giriş yapıyorum. 3 bölümcük için senelerce beklediğimiz yetmiyormuş gibi sürekli maruz kaldığımız bir de espri vardı. Diğer dizilerin fanlarına sorulan "Favori 10 bölümün hangisi?" sorusu, bizim için acı verici bir soruydu. :)
Çünkü Sherlock'un sadece 9 bölümü vardı. Bakın bu dramdır. -_-
Yayınlanan bu bölümle Sherlockian'ların bir dramı daha sona ermiş oldu. :)


Tabii yeni sezonun 2017'de olduğunu söyleyip bu zafere gölge düşürmek istemem. :p
Bölümün fandomlık konusundaki önemini belirtmek istedim sadece. 


Zaman ne kadar çabuk geçiyor, değil mi? Yıllar bir şekilde aktı ve doğum günü hediyesi olarak beklediğim teselli niyetindeki özel bölüm geliverdi. 


Tabii bölüm gelmeden öncesi vardı. 
Yeni yıl özel bölümü duyurusu yapılıp da setten yukarıdaki tarz fotoğraflar gelmeye başlayınca herkes  bir şaşırdı. Çünkü biliyorsunuz Sherlock modern seri olarak adlandırılıyor ve günümüzde geçiyor. 

En büyük merak konusuysa Sherlock ve John'un ne oldu nasıl oldu da geçmişe gittiğiydi. Tabii bunu burada ben de söylemeyeceğim. :p
Ayrıca Moffat üzerinden Doctor Who'ya gönderme yapılarak şu tarz geyikler yapıldı. 

"Sanırım Moffat hangi dizinin zaman yolculuğu üzerine olduğunu karıştırdı." :)



Zaman yolcuğunun hangi temele dayandırılacağını en çok merak edenlerden biri de bendim. Çünkü Moffat'ın gözünden geçmişte-asıl döneminde- geçen bir bölüm görecek olmak heyecanımı arttırmıştı

Sonunda geri sayımlar bitti ve yeni yıl özel bölümü TLC kanalında 1 Ocak'ta 23.30'da yayınlandı.
Abimle 23.20'de ekran başındaydık. Zaten öncesinde de Doctor Who Şipşak yayınlanıyordu, hiç sıkılmadık. :p


Ve o müthiş görüntüyle dizi başladı. Bu arada elimden geldiğince spoiler vermeyeceğim. Sadece diziden vurucu bazı alıntılar paylaşıp, bölüme dair yorumlarda bulunacağım. Spoiler olabileceğini düşündüğüm tek bir sahne var. Onu da en sona koyup başına spoiler uyarısı koyacağım. Dizide hayati bir anlamı olmayan anlık bir görüntü ama spoiler olarak addedenler olabilir. 


Bölümün konusu adından da anlaşılabileceği gibi Korkunç Gelin'di. Gerçekten gizemli bir olaydı, beyin yakan cinsten. Moffat öyle bir adam ki, fanların dizideki gizemlere dair yorumlarını, çıkarımlarını bir anda gelecek bölümde görebiliyorsunuz. Sherlock'un çatıdan atlayıp nasıl kurtulduğuna dair çıkarımlar 3. Sezon başında resmen gözümüzün önünden geçmişti, Moriarty'e ne olduğuna dair çıkarımlar da bu bölümde vardı. 
Sherlock'a "Asla ikiz olmaz, Watson!" dedirterek Moffat yine noktayı koydu yani. :)


Harika da bir afişi var bu arada. Gerçekten dönemin havası verilmiş. 
Anderson'ın, Molly'nin, Lestrade'ın dizideki hallerine gülüp eğlensem de, 


En bomba değişim Mycroft'unkiydi. Ne güldüm arkadaş bu haline. :D 
Tabii o zamanlar diyet ve koşu bandı icat edilmemişti. :p
"Bu kaybetmemiz gereken bir dava..."


Bölümü izleyip tepkilere baktığımda çoğu tepkiden bu bölümün anında çoğu kişinin favori bölümü oluverdiğini gördüm, bence de gerçekten çok zekice kurgulanmıştı. Başlangıçta 3 bölümcük demiş olabilirim ama bu bölümlerden her birinin sinema filmi kalitesinde olduğunu tekrarlamakta fayda var. Bu bölümse inanılmaz özgündü, yine hayranlıkla izledik. Aman şu filme benziyordu, bilmem ne filmi tadı aldım yorumlarını es geçiyorum, Sherlock dizisinin tarzı içinde bu en aykırı bölümdü. 


221B de öyle bir ev ki, günümüze koyuyorsun uyuyor, geçmişe koyuyorsun uyuyor. BBC zaten fakir :D Masraf olmamıştır. :p 


Konu kısmı dışında kıyafetlere de dikkat kesildim. Özellikle ikinci izleyişimde. Kullanılan kıyafetleri ve mekanları çok beğendim. Yine yapmışlar yapacaklarını. 
Sherlock kitaplarda anlatılan haline çok daha uymuştu bu bölümde. 
John'un bıyığı der gülerim :D 


Tabii, dayanamadım kamera arkası kısımlara da baktım. :D


Bu sahne *_*



Gelelim bölümle ilgili fikirlerime.
Bana göre bu bölümün bir diğer önemi de Moffat'ın diziyi sadece günümüzde değil, geçmişteki haliyle çekse de oldukça başarılı olacağını kanıtlaması.
Adamda öyle bir deha var ki zaman zaman kıskanıyorum. 
Sherlock, John, karakterler, mekanlar inanılmaz uyumluydu ve yine kitap serisinden bazı ufak ayrıntılar alınmıştı, 5 portakal çekirdeği, Reichenbach şelalesi ayrıntısı gibi. 


Bir de ben bu bölümde bol bol kıkırdadım. Sadece John'un bıyıkları, Mycroft'un kilosu gibi şeylere değil, bir üstteki gibi sahnelere de. 


Mary de ayrı bir şirindi bu bölümde. 


Sherlock'un John'un Mary'le konuşmasını üstüne alındığı kısımda kahkaha attım. :D


Moriarty *_*
Bu karakter, onun konuşması, söyledikleri diziye inanılmaz renk katıyor. Görmeyi seviyorum. Bu bölümde de aynı şekildeydi.

"Bir fikir filizlendi mi bir daha öldürülemez."


Yukarıdaki esprili resmi görmezden gelirsek Moriarty'nin bu bölümde kullandığı güzel bir cümle var. "Dead is the new sexy!"
Bu cümleyi "Brainy is the new sexy!" şeklinde 2x1 de Irene söylemişti Sherlock'a ki bayılmıştım ve blogumun sağ kısmındaki resimlerde görebilirsiniz. Ve ben okumayı da çok sevdiğim için "Reading is the new sexy!" haliyle de görebilirsiniz ayrıca. :)  


Bölümün üzerinden günler geldi geçti, bir sürü şey yazıldı, çizildi konuşuldu. Kimi çok beğendi, zekice buldu; kiminin hoşuna gitmedi. Bense bölümü anlatmaktansa ilgimi çeken şeylerden bahsetmek istedim. Sonuç olarak, garip bir bölümdü ve dediğim gibi günümüzde yaşanan bazı anıları geçmişte görmek, Moffat'ın gözüyle  Sherlock Holmes'e kendi zamanında bakmak bana çok iyi geldi. Ve bağlantılar çok mantıklıydı. 

Bitirirken Sherlock'un kendi cümleleriyle bağlıyorum. 
"Tabii ben her zaman zamanın ötesinde biri olduğumu biliyorum."
Sanırım Sherlock Holmes efsanesini en güzel tanımlayan cümle de buydu.

Yazımı sonlandırmadan önce aşağıda bir fotoğraf paylaşacağım, gördüğümde kahkaha attım. Dexter'dan alınan alıntıyla paylaşılan fotoğraf beni güldürdü. Spoiler olabilir mi emin değilim. O yüzden en sona ekliyorum. O yüzden isteyen yazıyı burada sonlandırabilir. İsteyen fotoğrafa bakabilir. 




Sevgiler :* 
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*
*



 
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

8 yorum:

Burak Atak dedi ki...

Merhaba güzel bir yazı olmuş, Sherlock kitap sıralaması yazınızıda beğendim ve o sırayı takip ederek seriyi okuyorum ilk romanı bitirdim. Size bir sorum olacaktı kitaplarla dizi arasında hikayeler konusunda bağlantı varmı?

Benherneysemo dedi ki...

Merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim :) Bağlar var, daha çok hikayelere gönderme var, yoksa birebir hikayelerden alınmış bölümler yok. Ama bazen bir şey görüp bunun hangi hikayeye gönderme yaptığını anlayıveriyorsunuz ve çok hoş oluyor. Diziyi izlemeyi ihmal etmeyin, zaten eminim defalarca izleyeceksiniz :)

Alperen şahin dedi ki...

Tebrikler. Yine güzel bir yazı olmuş. :)

Benherneysemo dedi ki...

Teşekkür ederim :)

e kitap dedi ki...

Bu siteyi googlede şans eseri buldum, kitapları çok seven biri olarak siteyi de çok sevdim bundan sonra takip edeceğim :) Kitaplar bizim herşeyimizdir.

Benherneysemo dedi ki...

Teşekkür ederim ^_^

Burak Atak dedi ki...

Cevabınız için teşekkürler. Ayrıyetten 4-5 sene sonra meslektaş olacağız herhalde profilinizde psikolog olduğunuzu gördüm :)

Benherneysemo dedi ki...

^__^