21 Haziran 2015 Pazar

Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones (Inside Out / Kayıp Günlükler #1)


Kitap Adı: Senin Yerinde Olsaydım
Yazar:  Lisa Renee Jones
Orijinal Adı: If I Were You
Çevirmen: Hülya Bakça
Yayınevi: Arkadya Bitter
 Sayfa Sayısı: 328
Basım:  Haziran 2015
Seri: Inside Out / Kayıp Günlükler #1

Seri Sıralaması:
#1 Senin Yerinde Olsaydım / If I Were You
#2 Being Me
#3 Revealing Us
#3.2 Rebecca's Lost Journals
#4 No In Between
#5 I Belong to You
#6 All of Me


"Seni korumaya çalışıyorum. İçine atladığın bu dünya; kafanı karıştırıp geride kendinle ilgili bildiğin hiçbir şey kalmayana kadar seninle oynayacak, karanlık, berbat, kendini beğenmiş aşağılık heriflerle dolu."

"Sen de o karanlık, berbat, kendini beğenmiş aşağılık heriflerden biri misin?"

"Ben çok daha kötüsüyüm."


Kendi halinde lise öğretmeni Sara MacMillan, oldukça hareketsiz bir hayat sürmektedir. Yaşadığı sıkıntılı ilişkiden sonra (sıkıntılı az gelir) uzun süredir hayatında kimse olmadan evden işe işten eve yaşamaktadır. Derken eline bazı yollarla bir günlük geçer. Günlükte bir kadının tanıştığı sırlarla dolu adamla yaşadıkları ve oldukça gizemli olan cinsel hayatı anlatılmaktadır. Sara, bu günlüğe ve kadına tarif edemediği bir çekim duyar, yazılanlardan çok etkilenir. Ayrıca günlükteki kadının tehlikede olduğunu düşünür. Ve günlüğün sahibi Rebecca sanki yer yarılmış da yerin dibine girmiş gibidir. 
Sara, Rebecca'yı bulmayı ve hayatını ona geri vermeyi kendine görev edinir. Rebecca'nın ayak izlerini takip ederken girdiği dünya ve bu süreçte tanıştığı Chris ve Mark'la yaşananlar Sara'yı hayal dahi edemeyeceği yerlere götürür. Ve bu kayıp kadınla çok fazla ortak özelliğini keşfeder. Rebecca'yı bulmaya çalışırken, Rebecca mı olmuştur? 

Seride beni cezbedecek her şey var. Gizemli bir günlük, kayıp bir kadın, onu bulmaya çalışırken kendini bambaşka bir hayata atan başka bir kadın... Yani kitabın ait olduğu tür yetişkin romans ancak bana göre daha fazlası var seride. Gizemli kısımlar beni inanılmaz derecede çekti. 
Ayrıca kitapta BDSM unsurları da var. Bu kitapta sadece giriş seviyesinde olan BDSM'nin serinin ilerleyen kısımlarında daha fazla yer alacağını düşünüyorum.

Yukarıda linkini verdiğim röportajda yazara da bildirdiğim gibi ben kesinlikle Team Mark'ım!
Kitabın başından sonuna kadar beni çeken bir karakterdi. 3:) 
Chris'i ise kitabın başlarında pek sevmemiştim, ardından sevmeye başladım, şimdilik aramız iyi ^_^

Karakterleri çok sevdim. Olayların geçtiği mekanların çok güzel ve canlı anlatıldığını fark ettim, bu da çok hoşuma gitti. Salt cinselliktense etkileyici, iç içe, farklı, merak edilesi olayların da anlatılıyor olması kitaba sevgimi+saygımı arttırdı. Ve çok can alıcı bir yerde bitti. *_* 

PUANIM

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

17 Haziran 2015 Çarşamba

★ Lisa Renee Jones ile Röportaj ★


Arkadya Bitter, Arkadya Yayınları'nın  yetişkin romans dalı olarak bizlerle olacak demiştik. Yayınevinin ve Inside Out Serisinin ilk kitabı Senin Yerinde Olsam'ın yazarı Lisa Renee Jones'la sohbet ettik. 
Seri hakkındaki yazımı okumak için TIKTIK!

Ve gelelim röportaja.

1- “Senin Yerinde Olsaydım” Türkiye'de yayınlanan ilk kitabın. seni daha yakından tanımak isteriz. Bize biraz kendinden bahseder misin? 

Tabii ki! Aslen Austin, Texas'lıyım. Birkaç yıl önce eşim ve oriental shorthair kedim Julie'yle Colorado'ya taşındık. Kendini tamamen işine adamış biriyim. Açıkçası bu yıl aşırı yoğun ve biraz çılgın işlere giriştiğimi kabul ediyorum. Ama ben bir işkoliğim bu yüzden yeni projelere atılmayı çok seviyorum. Eminim Inside Out serisinin  Team Todd'dan (Alica Harikalar Diyarı, Aşkla Randevu, Ajanlar Kralı) Suzanne Todd ile bir Tv programına uyarlandığını biliyorsundur. Fırtına gibi ama heyecanlı zamanlardı. Kitabımın ekranda hayat bulmasını görmek için sabırsızlanıyorum. Ve bununla ilgili haberleri paylaşmak için ölüyorum, umarım çok yakında yapabileceğim. 


2- Inside Out Serisini (Kayıp Günlükler Serisi) henüz okumamış birine nasıl tarif edersin? 

Tipik olarak "Kayıp Kız" ile "Grinin Elli Tonu"'nun birleşmesi olarak tarif edebilirim. Çok karanlık ve erotik. Kesinlikle çok fazla merak unsuru var.


3- Kitabın gerçekten çekici bir konusu var. Özellikle günlükle ilgili kısımlar oldukça gizemli ve ilginç. İlhamın neydi? 

Bir şekilde daha çok gerçek  hayattaki olaylardan ilham aldım. Eşimle ben de aynı Storage Wars (Depo Savaları) programındaki gibi bu depo avlarına çok katılırdık. Eşim bir gün depolardan birinde bir günlük bulmuştu ve okumaya başlamıştı. Tabii ki o günlükte Sara'nın bulduğu Rebecca'nın günlüğündeki gibi skandallar yoktu. Ama kesinlikle bu hikayenin kıvılcımını o başlattı.   


4- Yazma rutinin nasıldır? 

Kedim Julie ile devasa bir koltuğa oturup yazıyorum. Ama kendimi bir programa uymaya zorluyorum. Sabahları kalkıp duş alıyorum ve herhangi bir sabah 9, akşam 5 çalışanı gibi hazırlanıyorum. Sonra oturup sosyal medyayla da ilgileniyorum. Ama yapabildiğim kadar çok zamanı yazmaya ayırmaya çalışıyorum. Akşamları dışarı çıkıyorum. Sonra yeniden yazmaya dönüyorum. Bu yüzden kafamı rahat tutabilmek için kesinlikle program yapmam gerekiyor.


5- Kitaptaki iki erkek karakter de çekici ve seksi. Ama ben Team Mark'ım. *_* Senin için Chris mi, Mark mı?

Bu bana en sevdiğim çocuğumu sormak gibi! Chris için çok tatlı bir zaafım olduğunu söylemek zorundayım çünkü eşim Diego'yla çok fazla benzer özelliği var. Mark'ı da seviyorum, onun da kalbimde çok özel bir yeri var!


6- Senin Yerinde Olsaydım, daha e-kitap iken çok büyük ilgi gördü ve birçok kişi tarafından sevildi. Sence bunun sırrı nedir? 

Bilseydim bunu yayınladığım tüm kitaplara uygulardım. :) Ama şaka bir yana, bence sırrı içindeki gizemde. Sar'nın daha önce hiç tanışmadığı halde Rebecca'nın hayatının bir parçası olması gibi. Diego da günlüğü bulduğunda aynısı olmuştu, bir türlü elinden düşürememişti. Ateşli, seksi erkeklerin olası da inkar edilemez bu arada. Nedeni ne olursa olsun, bu serinin kendine böylesine harika okurlar bulmasından çok mutluyum. 


7- Inside Out serisinin (Kayıp Günlükler Serisi) Tv programı olacağını biliyoruz. Ne tür bir program olacak, biraz anlatır mısın? 

Umuyorum ki harika bir program olacak! Şu an için tek söyleyebileceğim ise yapımcı Suzanne Todd'la harika bir ilişkimiz olduğu! Senarist Nina Colman ile de tanıştım, inanılmaz biri. En iyisini yapacaklarından ve okuyucularının istediğini vereceklerinden zerre şüphem yok. 


8-  Okurlar Chris Hemsworth'ü Chris, Odette Annable'i ise Sara olarak düşünüyorlar. Mark'tan ise henüz emin değiller. :) Senin karakterlerinle özdeşleştirdiğin biri var mı? 

Açıkçası ben yazarken Mark'ı Alexander Skarsgard (True Blood'daki Eric Northman) olarak düşünmüştüm. Yapımcıların karakterler üzerinde düşündüğünü duydum ve kesinlikle benim üzerinden gittiğim karateristikleri araştırıyorlar, o yüzden eminim ki cast mükemmel olacak. Ama Mark'ı yazarken zihnimde canlandırdığım kişi Alex'ti ama okurlar da bana HARİKA önerilerle dönüş yapıyorlar!


9- Ayrıca bir de YouTube  kanalın var. Videoların oldukça keyifli. Video çekmeye nasıl başladın? 

Teşekkür ederim! Tamamen bir anlık fikirle, daha fazla okuyucumla iletişime geçebilmek için başladım. Diego'yla benim için cidden çok güzel bir yan çalışma oldu. Yakında yeni videolar gelecek!


10- Bana vakit ayırdığın için teşekkürler. Eklemek istediğin bir şey ya da Türk okurlarına bir mesajın var mı?

Türk okuyucularıma Inside Out serisine ilgileri için şimdiden teşekkür ediyorum. Çevirilmesine çok sevindim, umarım beğenirsiniz. Hepinize teşekkür ederim!!


Gerçekten çok aktif ve şirin bir bayan. 
Kendisine ulaşabileceğiniz sosyal medya hesapları:

Website
YouTube
Facebook
Twitter



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!! 

16 Haziran 2015 Salı

★ Lisa Renee Jones - Inside Out Serisi Hakkında ★


Aile Dram türünde sevilen kitaplara imza atan Arkadya Yayınları, Yetişkin Romansları için ayrı bir kolla bizimle artık: Arkadya Bitter. 
Bu isme bayıldım. *_* Bitter gibi tatlı ve yoğun kitaplar olacak, canlar. 

Yayınevinin bize ilk sunduğu kitap da Lisa Renee Jones'un yazdığı Inside Out serisinin birinci kitabı If I Were You. Senin Yerinde Olsaydım ismiyle okuyucuyla buluştu. 

Lisa Renee Jones, bu seriyi e-book olarak yazıyor. Ancak kitaplar çok yoğun ilgi görünce basılı hale geliyor. Kendisi çok aktif ve şirin bir kadın. Röportaj kısmında bunu bolca göreceksiniz. :)

Serinin konusundan bahsedersek kendi halinde lise öğretmeni Sara MacMillan, oldukça hareketsiz bir hayat sürmektedir. Yaşadığı sıkıntılı ilişkiden sonra (sıkıntılı az gelir) uzun süredir hayatında kimse olmadan evden işe işten eve yaşamaktadır. Derken eline bazı yollarla bir günlük geçer. Günlükte bir kadının tanıştığı sırlarla dolu adamla yaşadıkları ve oldukça gizemli olan cinsel hayatı anlatılmaktadır. Sara, bu günlüğe ve kadına tarif edemediği bir çekim duyar, yazılanlardan çok etkilenir. Ancak günlükteki kadının tehlikede olduğunu düşünür. Ve günlüğün sahibi Rebecca sanki yer yarılmış da yerin dibine girmiş gibidir. 
Sara, Rebecca'yı bulmayı ve hayatını ona geri vermeyi kendine görev edinir. Rebecca'nın ayak izlerini takip ederken girdiği dünya ve bu süreçte tanıştığı Chris ve Mark'la yaşananlar Sara'yı hayal dahi edemeyeceği yerlere götürür. Ve bu kayıp kadınla çok fazla ortak özelliğini keşfeder. Rebecca'yı bulmaya çalışırken, Rebecca mı olmuştur? 

Seride beni cezbedecek her şey var. Gizemli bir günlük, kayıp bir kadın, onu bulmaya çalışırken kendini bambaşka bir hayata atan başka bir kadın... Yani kitabın ait olduğu tür yetişkin romans ancak bana göre daha fazlası var seride. Gizemli kısımlar beni inanılmaz derecede çekti. 
Ayrıca kitapta BDSM unsurları da var. Bu kitapta sadece giriş seviyesinde olan BDSM'nin serinin ilerleyen kısımlarında daha fazla yer alacağını düşünüyorum.

Seri 6 temel kitaptan oluşuyor. Ayrıca birçok da ara kitap var. 
Önce ana kitaplardan bahsedelim

Inside Out Serisi



Sara'nın maceralarını anlatan ana seride, son üç kitapta başka bir çift ön plana çıkıyor. Tabi ki  Sara ve aşkı da devam etmekte. Kapaklardaki istikrarsızlığın nedenini ise anlayamadım. :D 



Türkçe edisyonumuz ise çok daha sade bir şekilde çıktı. Sade ama şuh bir kırmızının üzerine, şık bir altın sarısı, Arkadya klasiği püskül. ^^
Bu tarz kitaplardaki gibi resimler ya da bazı simgeler arasa da gözler, bu kapakla umumi alanlarda toplu taşıma araçlarında daha rahat okunacağı da bir gerçek. :)

His Secrets


Chris'in gözünden bir novella. O la la. :) 3.1 nolu kitap.


Rebecca's Lost Journals



Hikayemiz Sara'nın bir günlük bulmasıyla başlıyor demiştik. Kitaplarda da günlüklerden parçalar var. Bu günlüğün sahibi gizemli kadın Rebecca'nın Kayıp Günlükleri de serinin novellaları şeklinde 4 parça olarak yayınlanmış. Serinin 1.1, 1.2, 1.3 ve 1.4 nolu kitapları olarak yayınlandılar.



Ardından da bu 4 kitap, tek bir kitap çatısı altında toplanmış. ^^ Serinin 3.2 nolu kitabı. Gül yapraklarının ise bir anlamı var. Benden söylemesi. 



Mark'ın Novella'ları. Kapaklar harika *_* Bana göre Chris'in kapağı Chris'e Mark'ınkiler Mark'a inanılmaz uygun olmuş.

Loosely Tied - Behind The Closed Doors Ella



Serinin 0.1 ve 0.2 numaralı, her şeyin öncesi kitaplarına hoşgeldiniz. 2. si henüz çıkmamış olsa da bu minik hikayeler, günlüğü Sara'ya veren, Sara'nın en yakın arkadaşı Ella hakkında. Her şey nasıl başladı? Bu ikisini kesinlikle okumak istiyorum. *_*

İşte böyle. Bu arada seri çok yakında Tv programı olarak karşımızda olacak.
Yazar ve seri hakkında daha fazla bilgi için röportajı bekleyin. ^_^

Sevgiler. :*


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

OKK 45.Blog Tur: Senin Yerinde Olsaydım//Lisa Renee Jones - Tanıtım



Herkese merhaba!
OKK’nın 45. blog turunun konuğu Arkadya Bitter’in ilk kitabı olan Lisa Renee Jones’un yazmış olduğu Senin Yerinde Olsaydım romanı!



Kitabımızı Tanıyalım^^

Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?

Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?

Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?
Öğrenmeye hazır mısın?


Takvimiz^^


16.06.2015

Duyuru – Takvim – Çekiliş
Kütüphanemden Kitap Manzaraları-Inside Out Serisi Hakkında.


17.06.2015
Kitap Tutkusu-Aşina Olduğumuz Ceo’lar mı, Yeni Furya Ressamlar mı?
Kütüphanemden Kitap Manzaraları-Lisa Renee Jones Röportajı.


18.06.2015
Yorumlar


ÇEKİLİŞ!!^^

3 kişiye hediye ettiğimiz kitabımızı kazanmak isteyenleri Okuyan Kızlar Kulübü Facebook sayfasına bekliyoruz ;) 


Takipte kalın canlar^^ Ve herkesi turumuza bekleriz ;)



Katkılarından Dolayı Arkadya Bitter'e Teşekkürler^^


14 Haziran 2015 Pazar

MİM: O mu? Bu mu?



Blog İkizim Kitap Tutkusu beni  mimlemiş. ^_^
Öğrencilik zamanında pek sevdiğimiz seçmeli sorulardan :p 
Favorin soruları kabusum olduğu için bu tarzı sevdim. :)


İnce mi? Kalın mı?

Sevdiğim yazarın kitabı olsun binlerce sayfa olsun. *_* Ayrıca kalın kitaplar gözüme hep daha bir hoş gelir. 

Artemis mi? Ephesus mu?

İki yayınevini de seviyorum ve okuyorum. Ama Ephesus son zamanlarda beklediğim çoğu yazarın devam kitaplarını çıkarmadı. Maureen Smith bekliyorum ben yıllardır. :( 
Fantastik cenneti olması ve oradan okuduğum daha çok kitap olması nedeniyle Artemis! *_*

Dizi mi?Film mi?

Dizi. Çok az film izliyorum uzun bir süredir. 


Yeşil mi? Mavi mi?

Mavi Mavi Masmavi *_*


Lydia mı? Allison mu?
Teen Wolf'tan mı bu soru? o.O İkisini de sevmiyorum, o yüzden ikisi de değil. Hatta Allison'ı biraz daha fazla sevmiyorum.  



Matematik mi? Türkçe mi?
Hayat Bilgisi :D 

Labirent Serisi mi? Lux Serisi mi?

Labirent serisi kitaplarını aldım ancak daha başlamadım, çok merak ediyorum. Şimdilik Lux serisi. Arumlar forever :D

Aynı Yıldızın Altında mı? Siyah Damar mı? 

Tarryn Fisher'ın tarzını seviyorum. O yüzden Siyah Damar.

Fantastik mi? Bilim Kurgu mu?

Can evimden vurdunuz. -_- İkisini de çok severim. Ama tabi ki Fantastik! *_*

Aşk mı? Dram mı?

Dram pek tercih etmediğim türlerden biri. Aşk. *_*

John Green mi? Brandon Sanderson mı?  

BRANDON SANDERSON +_+

Cevaplarım böyle canlar. İkisime teşekkürler. 
Ben de Büyülü Ayraç ve Bir Otakunun Dünyası'nı mimliyorum.
Onun dışında hoşuna giden herkes yapabilir. 
Sevgiler :*
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

12 Haziran 2015 Cuma

Türkiye Günlüğü - Emma Richmond (Gelişim Yayınları #602)



Kitap Adı: Türkiye Günlüğü
Yazar: Emma Richmond
Orijinal Adı: Unwilling Heart
Yayınevi: Gelişim Yayınları - Beyaz Dizi
Sayı: Gelişim #602
Basım Yılı: 1989
Sayfa Sayısı: 157
Tür: Aşk-Romance / Beyaz Dizi

Babasına kapılıp gelmişti Türkiye'ye...
Ünlü fotoğrafçı Nick,paragöz bir müteahhidin güzelim 
koylardan birini mahvetmek üzere olduğunu öğrenmiş, durumu 
belgeleyip kamuoyu yaratmak için hemen tarihi Selinus 
yakınlarında bir otele yerleşmişti. Kızı O'Malley de bu işte ona
yardım etmekteydi. İkisi de gevezelik etmemeleri gerektiğini biliyordu.
Yoksa ülkelerine eliboş dönmeleri işten bile değildi. Genç kadın bu
yüzden  beklenmedik bir şekilde hayatına giren Paget'a
kimliğini  açıklayamıyordu. 



Normalde arka kapaklar konuyu çok güzel anlatır beyaz dizilerde ama bu arka kapak biraz eksik. Kızımız güzelim koyu mahvedecek müteahhidi engellemek için babasıyla gizlice Türkiye'ye gelir, o sırada zor bir durumdayken Paget isimli bir adamla tanışır, hatta birkaç gün onunla ve kızıyla kalmak zorunda kalır. Kızımız müteahhit yüzünden kimliğini kimseye açıklayamıyordur, asıl olay oğlumuz da bazı nedenlerle kendini saklıyordur. Paget onun gerçek adı bile değildir. İki taraf da birbirinden kimliğini saklarken, yanlış anlaşılmalar kaçınılmazdır. 

Üniversite dönemimde aldığım beyaz dizilerden biri bu da. Türkiye'de geçen şeyleri severiz biz, hatta bir filmde Türkiye, İstanbul lafı bile geçse kalbimiz bir pırpır eder :D Bu kitap da Türkiye'de geçen sayılı beyaz dizilerden biri. 
Kitap Türkiye'de geçiyor ama bir tane Türk karakter yok içinde. :D Bu da yasal uyarı olsun :)

Kitap güzeldi. Paget'ın kızını sevdim, çok tatlı bir genç hanımdı. :) 
Karakterler de fena değildi, ama böyle bayıldığım bir karakter olmadı. 
Yanlış anlaşılma kısmı başta çok mantıklıydı, olabilecek bir durumdu ama sonrası gerçekliğini yitirdi bana göre. :) 

Yine de beğendiğim beyaz dizilerden biri oldu, hiç fena değildi. 

Puanım: 3,5

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

4 Haziran 2015 Perşembe

ESKİ BİR YAZI: MBLAQ'ten Hüzünlü Bir Comeback: Winter! TT.TT


Mblaq'in Winter Albümünün çıktığı dönemler oldukça çalkantılı dönemlerdi. Grubun dağılma haberleri vs. derken o zaman sıcağı sıcağına bir yazı yazmıştım. Ama bir türlü düzenleyip, resim ekleyecek fırsatım ve zamanım olmadı, yazı da böylece kaldı. Mblaq'in 8. Mini albümü Mirror'ın teaser'ı yayınlanıp blog ikizim Kitap Tutkusu ve canım One Better Day bana 'Oo, comeblaq yazısı yazarsın,' dedikleri için :D arada bu yazının olduğu geldi aklıma. Önce bunu bir yayınlayayım dedim. 
Bu arada yazı sıcağı sıcağına yazdığım için düşüncelerim de biraz fevri olabilir. Şu an için neler hissettiğimi diğer yazıda daha düzgün anlatabileceğimi düşünüyorum. 


----------

Uzun süredir MBLAQ'in dağılacağına dair söylentiler vardı. Benim için bir numarada olan gruba dair bu söylentilerle neredeyse yıkıldım tabi ki T.T Mir'in sözlerine kulak verdik, resmi açıklamalara kadar tek yürek, umutla bekledik. Beklenen açıklama geldi ve söylentilerde olduğu gibi Lee Joon oyunculuk kariyerine odaklanmak, Thunder ise müzik (söz yazarlığı) kariyerine odaklanmak için MBLAQ'ten ayrıldı.

Aslında söylenecek çok şey var. Joon'un her zaman oyuncu olmak istediği, Rain'in geçici süre onu MBLAQ'e aldığı dillendirilmeyen bir gerçekti. Bu konuda da ciddi bir yeteneği var Joon'un. Üstelik MBLAQ'in şirketine ne dense az gelir. Bu kadar sorumsuz, alakasız bir şirket var olamaz. MBLAQ Beast'le aynı dönemde çıktı, uzun bir süre rakip gösterildiler, başa baş gittiler, çoğu zaman MBLAQ önde gösterildi. Şimdi ise durum belli, Beast'in kat ettiği yol inkar edilemez. MBLAQ ise tüm yeteneğine rağmen yerinde saydı bir nevi. Işık saçan bir grup nasıl mahvedilir konusunda kitap yazar J. Tune Camp. Joon'u anladım, yer yer hak verdim, kızamadım. Çekimlerden son zamanlarda grup aktivitelerine bile katılamamıştı. Thunder'ın neden çıkmak istediğini başta anlayamadım. Batan gemiyi terk etme telaşı mı dedim, sonra kötü düşünmek istemedim. Ardından MBLAQ ile Thunder'ın müzik tarzlarının uymadığına dair şeyler söylendi. Gözümüzün önüne hep Idol Manager'da yapılan mizansendeThunder'ın MBLAQ'i ilk yarı yolda bırakan kişi olduğu geldi vs. Ama onu da affettim, elbet bildiği bir şey vardır. Bazı şeylere kızgınım, kırgınım ama hiç biri için onları artık sevmediğimi, sildiğimi söyleyemem. A+'lar olarak kenetlenme vaktidir sanırım.


Her şeye rağmen MBLAQ'in 3 kişi olsun devam etmesi en büyük dileğimdi. Olan oldu, bari olduğu kadarıyla devam etsin dedim.Ana vokalimiz melek sesli G.O hala grupta, rapper'ımız ve çılgın Maknaemiz hala grupta, liderimiz ve yardımcı vokalimiz Seung Ho'm hala grupta.  Başlarda MBLAQ'e yeni üye alımı ya da 3 kişi devam etmesi konuşuluyordu ancak Jtune üye alımı iddialarını reddetti sonra. Bir şekilde MBLAQ 3 kişi de olsa var edilecek. Bence de yeni üye alımı çok büyük hata olurdu. İhtiyaç olduğunu da düşünmüyorum. Bu üçlünün çok güzel devam edebileceğine inancım tam.  Umarım ki hem onların, hem biz A+'ların hakkında hayırlısı olur. MBLAQ Fighting!

Bu durumda çok hüzünlü ama MBLAQ'in tam kadro çıkardığı son albüm özelliği taşıyor Winter, A+'lara yani bize ithaf edildi. Veda gibi der ağlarım :'( Çünkü çok hüzünlü. Ama Mir'in de dediği gibi bu bir son olmayacak APluslar :* Ve onlar gönlümde hala 5 kişiler..



Albüm bilgilerine gelirsek.

Winter
 엠블랙 – 겨울 (Mini Album Vol. 7)
Yayın Tarihi: 2014.11.25
Tür: Ballad

Parça Listesi:
01. Live In The Past
02. 봄 여름 가을 그리고… (Spring, Summer, Autumn And…)
03. You Ain’t Know
04. 괜찮을 거란 그 말 (feat. 혜미 Of 피에스타) (Stop Saying It's Alright)
05. 녹 - Rust (Unplugged ver.)


Albüm bu ruh halini olanca haliyle yansıtıyor. Ballad albüm ve tüm şarkılar yaramıza tuz basacak cinsten. 
Albümdeki favori şarkım You Ain't Know! Hafif isyan havasında, farklı şeyler hissettiren bir şarkı. Benim de ruh halime uygun yani. 

Hiçbir şey bitmedi A+'lar. M3LAQ'i desteklemeye devam.
Proud to be an A+ <3

-------
Yazım burada bitiyordu. Ama benim yoğun zamanıma gelen bu yazı, resimlerini ekleyemeyip düzenleyemediğim için bir türlü yayına giremedi. 

Yeni albüm teaser'ı yayınlanmışken ve umuyorum ki yine comeblaq yazısı yazacakken bu yazı aradan çıksın istedim. 

MIRROR adlı 8. Mini Album Teaser'ı için TIKTIK!
Düşüncelerim için Comeblaq yazısını bekleyin :* 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!