27 Ocak 2015 Salı

MİM: Kendi Kitabını Yarat


Zeynep's Library tarafından etiketlenmişim ^_^
Kendisine teşekkür ediyor, sorulara geçiyorum hemen.

1) Bir kitap yazmaya karar verdiniz. Türü ne olurdu?
Tabi ki Fantastik! Hatta gothic fantastik yazmak isterdim.

2) Bu kitabı bir serinin başlangıcı mı yoksa bağımsız bir roman şeklinde mi yazardınız?
Artık her kitap seri olarak çıktığı için seri kitaplardan biraz bunalmış durumdayız. Sanırım konu ve gidişat belirlerdi bunu. Muhtemelen seri olurdu :( Ama kesinlikle sonradan seri uzatma işine girmemeye çalışırdım.

3) Kitabınızın baş karakterinin ya da karakterlerinin isimlerini ne/neler koyardınız?
En kötü olduğum konu. Yazayım ama isimlerini ben vermeyeyim. Bu konuda kahramanların bir kahramanlık yapıp isim hak etmelerini bekleyecek kadar kötüyüm. 


4) Her yazarın etkinlendiği başka yazar ya da yazarlar mutlaka vardır. Peki sizinkiler hangileri?
Aklıma hiçbir isim gelmedi şu an o.O Anne Rice olabilir. 
Aşk yazsaydım Marie Force'dan etkilenirdim herhalde. Bilemedim, zor soru. 

5) Kitabınızın nerede geçiyor olmasınız isterdiniz? (Hangi ülke, şehir, köy vs). Ya da kitabınız kurgusal bir dünyayı anlatıyorsa orası nasıl bir yer olurdu?
Ürkütücü, kasaba ya da şato gibi ücra bir yerlerde geçsin isterdim *_* 
Ya da kendim sıfırdan bir dünya yaratmak isterdim. Onu tek tek örmek çok keyifli olurdu. 

6) Kitabınızı ilk olarak kime imzalayıp verirdiniz?
Kitap yazmaya karar versem, ben daha kitap yazmaya karar verdiğim an benden imza isteyecek birkaç güzel*_* isim var, onlar kendini biliyor. :* Kim imza isterse ona verirdim, bizde zorlama yok :p


7) Gelelim en önemli soruya, kitabınızın ismi ne olurdu?
İsim koymakta zorlanırım demiştim değil mi? Ama aklımda bir kelime var ki kitabımın adında geçsin isterdim kesinlikle. 

8) Sizce kitabınızı en güzel şekilde anlatan 3 kelime ne olurdu? 
Özgün olmasını isterim öncelikle. Ayrıca sarsıcı ve unutulmaz. Havalar havalar :p


Beni bu keyifli etkinliğe etiketleyen Zeynep'e tekrar teşekkür ederim. 
Ben de One Better Day'i etiketliyorum :*
Ayrıca yapmak isteyenleri de davet ediyorum. 
Sevgiler ^^

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

20 Ocak 2015 Salı

Tatlı Şeytan - Wendy Higgins ( The Sweet Trilogy #1)


Kitap Adı: Tatlı Şeytan
Yazar Adı: Wendy Higgins
Orijinal Adı: Sweet Evil
Çeviri: Demet Orhan
Yayınevi: Go! Kitap
Seri Adı: The Sweet Trilogy #1

Seri Sıralaması:



Zevk Günahın Tuzağıdır!


Anna, dünya iyisi üvey annesi Patti'yle kendi küçük dünyasında yaşayan pek sosyal olmayan bir kızdır. Hayatını bu sıkıcılığın dışına çıkaracak tek şey sahip olduğu yeteneğidir. Anna, insanların duygularını auralarında renkler olarak görmektedir. Geçen her seneyle birlikte başka yetenekler de kazanmaktadır. 
Anna'nın sıradan hayatı bir rock grubu bateristi Kaiden Rowe'la tanışınca (doğal olarak) değişir. 

Anna ne olduğunu tam olarak bilmiyordur. Ne olduğunu öğrenmesine yardımcı olan Kaidan sayesinde bir anda kendisinin de üyesi olduğu iblis soyundan gelen Nefilimlerin dünyasına adım atar. Masum bir hayat süregelen Anna'nın yeni girdiği dünyanın kuralları ise bambaşkadır. Nefilimlerin hiçbir değeri yoktur ve iblis babaları için çalışmak, kötülüğe hizmet etmek zorundadırlar. 

Anna, ona yardım eden Kaidan'ın da aslında onun için tehlikeli olduğunu öğrendiğinde artık geri döneceği bir dünyası yoktur... 

"Gerçekler insanın canını yalanlardan çok daha fazla acıtabilir."

Heyecanla çıkmasını beklediğim kitaplardan biriydi Tatlı Şeytan. Nihayet okudum. :)
Kitaplara beklentiyle başlamayı sevmem. Başladığımda bu kitap iyidir, tam benliktir, bana hiç uymaz gibi şeyler düşünmem mümkün mertebe. Bırakırım kitap kendi açılsın bana. 
Tatlı Şeytan'ı da merakla beklememe rağmen zihnimde bir beklenti yaratmadım. 

Kitabı çok beğendim. Anlatılan dünya, karakterler çok iyiydi. Anna ve Kaidan dışında diğer nefilimleri de çok sevdim. 
Nefilimlerin diğer kitaplardakinden bambaşka bir yere konmuş olması merakımı arttırdı. 
Kitap oldukça ayrıntılıydı. Bu dünya, iblisler, nefilimler, varoluş konuları derinlemesine bir şekilde kitaba serpiştirilmişti. Bana göre; kitap evet uzundu ama gereksiz uzun veya sıkıcı değildi. Sadece iki parti sahnesinde bu kadar uzatılmasına gerek yokmuş dedim. Onun dışındaki ayrıntıları merakla okudum. 
Kitabın içine girdiği dünyaya dair anlattığı din ve inanç felsefesi de yer yer bizimkine çok yakın. Bu kısımları da zevkle okudum, gerçekten beğendim.
Yazar yazdığı kitabın kurgusal tüm dünyasını, felsefesini, inancını, karakterlerini tam anlamıyla anlatmıştı bana göre. O nedenle kitabın uzun olması ya da ayrıntılı olması beni sıkmadı aksine mutlu etti. 
Beklentiyle başlamamış olmamın da bunda büyük katkısı oldu.

Kitabın içinde yer yer karşımıza çıkan ünlü sözler iyi düşünülmüştü. İlk okuduğumda beni çarpan "Zevk Günahın Tuzağıdır!" sözünün asıl kastetmek istediklerini de çok iyi anlayacağınıza inanıyorum.
Serinin devamını cidden çok merak ediyorum. 
Normalde 4 puan vermeyi düşünüyordum ama felsefe kısmını sevdiğimden 4,5'tan 5 veriyorum ^_^

PUANIM: 



Kitaptan altı çizilesi kısımlar: 

"O senin gibi biri değil, eğer demek istediğin buysa. Dikkatli ol da iyi kız sendromuna kapılma."
"O neymiş?"
"Biliyorsun ya. İyi bir kız, kötü bir çocuğa aşık olur ve kötü çocuğun da kendisine aşık olmasını ve mucizevi bir şekilde değişmesini bekler. Ama değişen tek kişi kız olur.

***
"Nasıl bir koku alıyorsun tam olarak?"
" Bilmiyorum. Turunçgiller ve orman ya da onun gibi bir şey... yaprak ve ağaç reçinesi gibi aynı zamanda. Açıklayamıyorum."
"Turunçgiller mi? Limon gibi mesela?"
"Daha çok portakal gibi. Biraz da yeşil limon gibi."
"Sen benim feromonlarımın kokusunu alıyorsun, Anna."

-Birkaç gün sonra- 

"Portakal suyun nasıl, Anna? Limon tadı da geliyor mu?"


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

16 Ocak 2015 Cuma

MİM: Şimdi Mevsimi


Tam bir kış çocuğuyumdur, kış ve sonbahara bayılırım. Güneşle pek aram olmadığından; kar ve yağmura düşkünlüğümden dolayı One Better Day'in beni bu mime etiketlemesine bayıldım tabi ki! :)

1- Kışın okumalık favori bir kitabın var mı? 
Bazı hava durumlarına uyan kitaplar gerçekten var. Kış mevsimine;  karlı yerlerde, soğuk, büyük ve ürkütücü evlerde geçen hikayeler yakışıyor bence. Bir gün Büyülü Ayraç'ın önerisi Meridian - Amber Kizer'in karşıma çıkacağına ve zevkle okuyacağıma inanıyorum. Bir de yer yer içini ısıtacak kitaplar da çekiyor insanın canı. 

2- Kapağı mavi olan bir kitap?
Mekanik Melek - Cassandra Clare


3- Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap? 
Doctor Who *_* (Yılbaşı ağacım olsa  kitap yerine direkt bir Ağlayan Melek koymak isterdim.)

4- Kış tatili için mükemmel olan kurgusal dünya?
Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi. 

5- Birlikte kış tatiline gidebileceğin bir kitap karakteri? 
Doctor *_* Birlikte korkunç kar adamlarına karşı ^_^ Ya da belki Doctor'un daha iyi bir macera planı vardır benim için. Mesela The Doctor, The Widow and The Wardrobe bölümüne dalış yapmak gibi.


6- Bu sene için listende olan bir kitap?
Stephen King - O'nun sansürsüz baskısı. Bir de beklediklerim var: Maureen Smith'in yeni kitabı, Tara Sivec'in Güzel Bir Yalan'dan sonraki devam kitabı ve Sherlock Holmes Serisi 4. Roman Korku Vadisi. 

7- Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın ve filmin?
Kış deyince aklıma gelen ilk içecek Dondurmalı Sıcak Çikolata. Bitki çaylarıyla da aram çok iyidir.
Atıştırmalıklardan uzak durmaya çalıştığım bir dönemde içim kan ağlayarak çikolata diyorum. Bir de kar altında dondurma yemeyi severim ^_^
Kış geceleri battaniyeme sarınıp sevdiğim eski filmleri milyonuncu kez izlemeyi severim. Bu sefer içimden Geleceğe Dönüş serisi geldi :)


OBD'me teşekkürler. ^^ İsteyen herkes yapabilir. 
Sevgiler :*
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

11 Ocak 2015 Pazar

Medcezir - Emily Snow


Kitap Adı: Medcezir
Yazar: Emily Snow
Orijinal Adı: Tidal
Çeviri: Gülfem Çırak
Yayınevi: Novella Yayınları
 Sayfa Sayısı: 304
Basım: Ocak, 2015


Seni seviyorum.
Ama sen olmadan da yaşayabilirim.
Sadece sensizliği reddediyorum.

Willow Avery, genç yaşta şöhreti ve başına gelen sarsıcı olayları kaldıramamış; ardından uyuşturucu batağına düşmüş bir oyuncudur. Rehabilitasyon merkezinde çıktığında gözden düşmüştür. Karşısına bir film teklifi geldiğinde karşısında iki yol vardır: İş teklifini kabul edip para kazanmak ya da porno sektörüne kadar düşüp yok olmak. 
Onun hakkında tüm dedikodu sayfalarının ve diğerlerinin merak ettiği tek şey vardır; Willow tekrar aynı batağa ne zaman düşecektir?

Ailesinin bile rehabilitasyon sonrası karşılamaya gelmediği Willow kendini bir anda bir iş görüşmesinde bulur. Daha önce iş yaptığı bir yapımcı kendisini eskilerin meşhur filmi Medcezir'in günümüz versiyonunda oynatmak istiyordur; hem de baş rolde! Bu Willow'un içinde olduğu parasal sıkıntıyı rahatlatması ve sektöre dönmesi için bulunmaz bir fırsattır, zaten ondan önce ailesi tarafından her şeye karar verilmiştir bile. Kabul eder.

Film sörf sahneleri üzerine kurulu olduğu için filmden önce bir süre sörf eğitimi almak zorunda kalan Willow'un karşısına sörf eğitmeni olarak Cooper çıkar. Cooper sarışın, mavi gözlü, yakışıklı, sevecen bir gençtir. 

Ve klasik bir biçimde ikili yakınlaşırlar. İlk başladığınızda benim gibi basit bir gençlik aşkıyla karşılaştığınızı düşünmeniz çok normal. Öyle de başlıyor. Ancak kitapta birçok sır ve ters köşe olunca, tempo hiç düşmüyor ve merak hiç ortadan kalkmıyor. Bazı kısımlar beklenmedik  ve şaşırtıcıydı.

İkilinin yaşları oldukça küçük. Başta bunu biraz yadırgadım. 
Ama yazar boş bir kitap yazmaktansa o genç yaşta üstesinden gelmesi güç birçok soruna kitapta yer vermiş. Yani boş bir gençlik aşkı değil, şişirilmiş kusursuz karakterlerden uzak iki genç ve onların 'gerçek' sorunları üzerine kurmuş kitabı.
Bu nedenle ayakları yere basan, seviyeli bir hikaye çıkmış ortaya. Bu nedenlerle takıldığım birkaç yer dışında severek okudum. Yer yer beni etkiledi.
Özellikle Willow olmak üzere ikilinin ne kadar tıklım tıklım yalnız olduğunu düşünmek acı vericiydi.

Abartılı karakterlerden sonra güzel bir değişiklik oldu benim için. Ayrıca bu türde seri olmayan, bağımsız bir kitap olması da artılarından biriydi.


PUANIM:



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

10 Ocak 2015 Cumartesi

MİM: Book Sacrifice Tag





Blog ikizim Kitap Tutkusu beni zevkli bir etkinliğe mimlemiş. Bakalım ne atraksiyonlara gireceğim yine! :p


1) Aşırı abartılmış bir kitap: Bir Zombi Kıyameti ile başlıyoruz! Bir kitapçıdasınız, dolanıyorsunuz ve BAM! ZOMBİ İSTİLASI! Ve bir anons duyuyorsunuz. "Ordu zombilerin tek zaafının aşırı abartılmış kitaplar olduğunu keşfetti." Hayatta kalmak için karşındaki zombiye herkesin öve öve bitiremediği ama senin hiç beğenmediğin bir kitap fırlatacaksın. Hangisi?

Soruyu gördüm, cevap zihnimde iri puntolar ve yanıp sönen neon ışıklarla belirdi: 
TATLI BELA - Jamie Mcguire!
Zamanında görüp almak istediğim, abartılı yorumlardan sonra okuyunca daha da soğuduğum kitap kendisi. Okuduktan sonra "Abartılacak ne vardı?" dedim. Bana göre ortalama bir kitaptır. Zevk meselesi tabi ;)

---

2) Bir devam kitabı: Kuaförden bomba bir saç kesimiyle yeni çıktınız ve BAM! Sağanak yağmur! Kendini korumak için şemsiye olarak kullanacağın devam kitabı hangisi?

Devam kitabını bırakın seri diyelim hemen. Gözümde canlanan görüntü şudur: Gece Evi serisi kitaplarını yan yana dizip kendime şemsiye yapmak. Her kitapta seriden biraz daha soğuduğum, gereksiz uzatıldığını düşündüğüm için veriyorum bu cevabı. (Huhh deyip saçlarını yana savurup ojeli tırnaklarına bakma efekti.) :p

---

3) Bir klasik: Derstesiniz ve Edebiyat hocanız klasiklerin dünyayı değiştirdiği, edebiyatın adeta evrim geçirmesine sebep olduğuyla ilgili zırvalıyor. Gerçekten acayip bunaldınız ve klasiklerden birini alıp tam suratının ortasına fırlatacaksınız. Çünkü bu kitap gerçekten salakçaydı ve bütün sınıfa nasıl hissettiğinizi göstermek istiyorsunuz. Hangi klasik?

Can evimden vurdunuz beni :'( Olmaz! Hiç birini atamam :( Onlarca klasik okumuş, kendilerini pek seven biri olarak hocaya katlanamıyorsam alır klasiğimi sıranın altında açar okurum. ^_^ 

---

4) Hayatının en az favori kitabı: Kütüphanede takılıyorsunuz ve BAM! BUZUL ÇAĞI! Dünya hızla donuyor ve hayatta kalmak için tek şansınız bir kitap yakmak! Yakmaktan asla pişman olmayacağınız, hayatınızın en az favori kitabı hangisi?

Kitap yakmak bana hiç iyi şeyleri çağrıştırmadığı için bu soruya biraz üzülerek cevap vereceğim: Tepeden Tırnağa. Yalnız hep aklıma geldiğine göre kitap beni bayağı bayağı etkilemiş. Ki bence ondan da alınacak birçok ders vardı. Yapacak bir şey yok, hayatta kalmak için bazı şeyleri feda etmek gerekir derken  aklıma geliverdi. Aslında Elif Şafak'ın okuduğum 2 kitabı Aşk + Baba ve Piç'i de yanına koyup hayatta kalma mücadelesini  ayaklarımı uzatıp sıcağın keyfini çıkarmaya döndürebilirim. Oyh, içim ısındı :p

---

Keyifli mim için ikizime teşekkürler. İsteyen herkes yapabilir.
Sevgiler :*
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

6 Ocak 2015 Salı

Beyaz Yakalı Serseriler - Janet Evanovich (Stephanie Plum #17)



Kitap Adı: Beyaz Yakalı Serseriler
Yazar: Janet Evanovich
Orijinal Adı: Smokin' Seventeen
Çeviri: Didem Uğur
Yayınevi: Martı Yayınları
 Sayfa Sayısı: 336
Basım: Aralık, 2014
Seri:  Stephanie Plum #17

Seri Sıralaması: 
#1 İlk İşim Para İçin / One For The Money
#2 Two For The Dough 
#3 Three To Get Deadly
#4 Four To Score
#5 High Five
#6 Hot Six
#7 Seven Up
#8 Hard Eight
#8,5 Visions of Sugar Plums
#9 To The Nines
#10 Ten Big Ones
#11 Eleven On Top
#12 Twelve Sharp
#12,5  Plum Lovin'
#13 Lean Mean Thirteen
#14 Fearless Fourteen
#14,5 Plum Spooky
#15 Finger Lickin' Fifteen
#16 Sizzling Sixteen
#17 Beyaz Yakalı Serseriler / Smokin' Seventeen
#18 Explosive Eighteen
#19 Notorius Nineteen
#20 Takedown Twenty
#21 Top Secret Twenty-One



Stephenie Plum bir kelle avcısı! Kefalet ofisinde çalışıyor. Kefalet karavanı mı deseydik? o.O
Çünkü ofisleri eski bir karavanda. Ayı besleyeninden tutun, vampirine; kendisine şişko dedi diye iş arkadaşının ayak parmağından vurduğuna kadar renkli bir müşteri yelpazesi var. 

Bu Stephanie'nin normal yaşamıdır. Karavanlarının olduğu alandan cesetler çıkmaya başladığında işler de karışmaya başlar. Bu kişiler kim tarafından, neden öldürülmüştür? 

Asıl eğlence ise iki erkek arasında kalmış olan ve bir türlü seçim yapamayan Stephanie'nin bir de ailesi tarafından biriyle tanıştırılmasıyla başlar. Erkek arkadaşının babaannesi tarafından lanetlenen Stephanie'yi kötü talih bir kere yakalamıştır. En yakın arkadaşı ve partneri Lula da bu konuda hiç yardımcı olmamaktadır. 

İlk dikkatimi çeken kapak ve kitabın ismiydi. Çok güzel renkleri olan, harika bir kapağı var. Kitabın ismine ise bayıldığım bir gerçek. 

İçeriğe gelirsek çok eğlendim okurken. Serinin 17. kitabı olmasına rağmen tek başına da okunuyor, ben bir kopukluk hissetmedim. Özellikle Lula karakterine bayıldım, beni kahkahalara boğdu. Yer yer Stephanie'den çok ona odaklandığım doğrudur. Babaanne de lanetleriyle evlere şenlikti. Absürdlükleriyle doruğa çıkardı komedi unsurunu. 


Takıldığım tek nokta okurken ilk 20-30 sayfa boyunca isimlere adapte olamamamdı çünkü çok fazla isim vardı. Ancak bundan da çabucak sıyrıldım. 
Stephanie Plum zevkli bir seri. Çıktığı taktirde devamını merakla okuyacağıma inanıyorum. 

Sevgiler. :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

4 Ocak 2015 Pazar

Aklımı Başımdan Aldın! İçerikli Kargo :3


Geçenlerde doğum günümdü yine :p
One Better Day'den aklımı başımdan alan bir kargo geldi *_*
Hem el emeği, hem ince sempatik düşünceler, hem de baş döndüren dolgun kısımla *_* dört dörtlük bir kargoydu ^_^

Bir de ben bu kargoyu kamerada canlı yayında açtım :p 
Hahaha tepkilerimi yayınlayacak olsam hepiniz benden bir soğurdu :D 
Hayal edin: Üzerinde  pijamalarla uykuya hazır bir tip.
Karşısında her bir paket numaralandırılmış, sırayla açılması gereken, bir sürü harika notla bezeli bir kargo.
Açtıkça kahkahalar, tuhaf tepkiler uçuşuyor. En son üstteki paketin kurdelesini loğusa kurdelesi gibi saçıma takmıştım onu hatırlıyorum :p
Hayal etmez olaydım dediniz değil mi? :D 


Aslında ilk bunu açmadım ama ilk kitaplardan bahsetmek isterim. Blogda sadece ŞU kitabın yorumu olsa da Anne Rice okumayı çok severim. Vampir Kraliçesi *_* 
Serinin son çıkan kitabı Merrick hariç Beden Hırsızı'm eksikti. One Better Day aldı *_* 
Nicole Jordan da eksik tek kitabımdı. O ve Kalp Hırsızı kendisinin son anda dahil olduğum sahaf alışverişinden :p
Baltacı ile Katerina/Katerina'nın Göz Yaşları - Cilt 2  ise benim ricamdı. One Better Day'e yakın bir sahafın sitesinde bulduğum için benim için almasını rica ettim, beni kırmadı *_* Birinci Cildi çook uzun yıllar önce okumuştum, belki yaşımın bile kurtarmayacağı yıllarda. 2.yi bulamamıştım, şimdi ellerimde ^_^
Bir gün bu iki kitap üzerine de bir yazı yazacağım umuyorum ki :)
Yeni ve kıymetli kitaplarım *_*



Bilmem söylemiş miydim? 
One Better Day bir örgü kraliçesi *_*
Bir bakışta çözemeyeceği, yapamayacağı bir örgü yok!
Artık kupa bardaklarım asla üşümeyecek ^_^



Bu da benim iki yüzlü, fesat ayracım. :p
Önden inek tipli, gözlüklü, halim selim, çalışkan, sempatik bir tip ama arkadan gördüğünüz gibi tam bir maganda :D 



Pandammmm *_* 
Pandalara olan sevgimden Şu Mim yazısında bahsetmiştim. 
Panda bir kumbara bu arada. İçinde onlarca ufak not vardı *_* 
Fuar parası biriktirmeye başlasam iyi olacak :p

Ve...
Diğer favori hayvanım Kuzgun *_* Tam Kuzgun Prens kupası olmuş. 
Bayıldım. 
İlk yorumum: Büyülü Ayraç'a hava atcam, hıh! :p oldu :D 
Kihkihkih! 
Çok güzeeeeelllll! *_*



Yine pandalar ^_^
Şunların tatlılığına bir bakınnnn! :3
Severek kullanıyorum. 




Ve ve ve ve!
Tutun beni kalpten giderim!!! +_+ 
Be-be-be-ben ölürüm bunlara!
Beni kamerada şekilden şekile sokan kısım... 
İki adet 1975 basım Doktor Kim kitapları *_*
Ki ilki de One Better Day'in hediyesiydi. 
6 kitaptan 3'ü tamamlanmış oldu. Doctor Who kitapları hakkındaki yazım için TIKTIK!
Çıldırdım resmen. Yıllar sonra evladına kavuşmuş anne modu bağrıma basıp durdum. 
Ve o harika Tardis ayracı *_*
One Better Day'in örgü, kesme, yapıştırma, çizme yetenekleri harikadır!
Bu ayraç da onun el emeği. Üstelik tahribata uğramasın diye (kutudan çıkar çıkmaz en son dişlerimin arasındaydı o kadar söyleyeyim) kendisi pvc kaplattırmıştı :D 
Süper!
Ve en dokunaklı kısım arkasındaki One Better Day ve Blog İkizim Kitap Tutkusu'nun birlikte yazdığı o harika not! 
Mendiller çıksın lütfen. 
Çünkü çarptı resmen. 
Sizle paylaşamadığım için affedin. 



Sevdiği insanlardan aldığı, düşünce ürünü güzel hediyeler insanı nasıl da mutlu ediyor. 
Kamera falan derken harika anlardı. 
Zihnimin en güzel kısımlarına kazındı bile *_*
Teşekkürler OBD! :**

Sevgiler :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!