1 Ağustos 2015 Cumartesi

Akupunkturla Tedavi

Bloguma girdiğinizde sağ taraftaki ufak duyuru eminim dikkatinizi çekmiştir. Hikayesini aslında resmimi koyduktan sonra ekleyecektim ancak fırsatım olmadı. 
Son birkaç aydır güzel şeyler oldu, bunları da paylaşayım dedim. 

Annem kendimi bildim bileli diyabet hastası ya da bizim aşina olduğumuz adıyla şeker hastası. Çok küçük yaşlardan beri bu sürece şahit oldum maalesef ki. İlk keşfedildiğinde ilaçla başlanır, sonra zamanla o ilaçların dozu artar ancak hastalığı kontrol altında tutmak çok zordur. En sonunda doktor bir gün size artık insülin iğnesi evresine geçtiğinizi söyler. Ardından o insülinin dozu zamanla artar, yanına artı ilaçlar verilir ve o şeker düzeyi asla kontrol altına alınamaz. Sanki freni patlamış bir arabayla yokuş aşağı gidiyormuş da ne durabiliyor, ne de yavaşlayabiliyor gibisinizdir. 

Bu anlattıklarımı birebir biz de yaşadık. Beslenmene dikkat etsen de, aman az yürüyüş yapayım desen de o araba pek yavaşlamaz. Hatta annemin eski doktorunun anneme "Sen benim başarı yüzdemi düşürüyorsun, seni bırakacağım." gibi bir laf ettiğini de hatırlarım. 

Bu laftan sonra o doktora bir daha gitmedik, sırf annem üzülmesin diye. Yani neymiş, siz sadece doktorun başarı skalasında bir çentiksiniz. Bunu da olamayacaksanız, yol verilir size. 

Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir zaman, bir doktorla tanıştık. Dr. Selda Peker.
İlk gittiğimizde, annem 119 kiloydu. Açlık şekeri 285'in altına düşmüyordu. Ve sabah iki minik şeker ilacı, sabah akşam 1000mg'lık ilaç alıyor ve 50 doz da insülin vurunuyordu.

Dr. Selda Hanım'ın muayenehanesine gittiğimizde durum tam olarak buydu. Kendisi önce annemi muayene etti. Vücut yalan söylemez dedi, kas testi de denen bir yöntemle anneme iyi gelmeyen yiyecekleri ayırt etti. Besin alerjileri meselesi bir dönem çok modaydı hatırlarsınız. 

Sonra akupunktura başlandı. Annemin kan şekeri düştükçe biz de zamanla  yavaş yavaş ilaçların dozunu düşürmeye başladık. En sonunda da tüm ilaçları kestik, bir tek insülin kaldı elimizde. Zamanla insülinin dozu 50'den 22'ye düşürüldü. İnsülin azalıp ilaçlar kesildikçe annem kendi kendine kilo da vermeye başladı. 119 kilodan 104 kiloya kadar indi. 

Tam bu süreçte annemin normalde gittiğimiz hastanedeki kontrol vakti gelmişti. Doktorun yanına gittik, kan ölçümlerimizden tahlillerimize kadar yapıldı. Doktor gördüğü sonuçlara şaşırdı. Ben de ona akupunktur denediğimizden, zamanla şeker düştükçe dozları azalttığımızdan bahsettim. 
Doktor sonuçlara tekrar baktı ve "Ne yapıyorsanız aynen devam edin, diyeceğim bir şey yok." dedi. 
Zaten güvendiğimiz bu yöntemden bir de batı tıbbı doktorunun lafıyla tekrar emin olduk. 

Tedavimiz hala devam ediyor. Annemi gören eşi dostu yolda çevirip "Ne oldu sana böyle?" diyorlar.
Hal böyleyken ben de heveslenip bunu blogda yazmalıyım dedim. 

Dr. Selda Hanım, hastaya göre bir tedavi planı hazırlayıp akupunktur dışında da birçok yöntem kullanıyor.  Bunu da söylemekte fayda var. 

Kendisinin eniyihekim.com profiline ulaşmak için TIKTIK!
Facebook sayfasına ulaşmak için TIKTIK!

Hepinize boş şifalı günler. :*

3 yorum:

kadriye dedi ki...

Aynı konudan bahsetmişiz lanet hastalık malesef ve bende batı tıbbına inanmıyorum artık

Benherneysemo dedi ki...

Ne yazık ki öyle :(

Joey Potter dedi ki...

Çok sevindim annen için. Bahsetmiştin bu durumdan Dr bakacağım belki bize de faydası olur.