19 Temmuz 2015 Pazar

Uçuşta - R. K. Lilley (Up In The Air / Havada #1)



Kitap Adı: Uçuşta
Yazar:  R. K. Lilley
Orijinal Adı: In Flight
Çevirmen: Melek Elif Eren
Yayınevi: Aspendos Yayınevi
Basım: 2014
 Sayfa Sayısı: 328
Seri: Up In The Air / Havada #1

Seri Sıralaması:
#1 Uçuşta / In Flight
#2 Yükseklerde / Mile High
#3 Yerde / Grounded
#4 Bay Harika / Mr. Beautiful


Gözlerinde gördüğüm şeyin hayal ürünü olduğunu söylemiştim kendime, kusursuz bir takım elbise giyen güzel bir adamla ilgili kurduğum fantaziler olduğunu. 
O gözlere bakmış ve itaat etmek istediğim bir adam görmüştüm. 

Bu aralar deli gibi kitap okuma isteğim olsa da maalesef pek vaktim yok. O yüzden genelde yolda veya geceleri biraz okuyorum. O yüzden işi iyice aç gözlülüğe vurdum ve elimde zaten halihazırda üç kitap varken tuttum bir anda Uçuşta'ya başladım.
Ama çok akıcıydı, kısa sürede bitiverdi. 

Kabin görevlisi Bianca, hayatına kimseyi sokmayan, sadece tek yakın arkadaşı hatta ailesi olan Stephan'la yakınlık kurabilen işten eve evden işe yaşayan bir genç kızdır. Uçuşlarından birinde tanıştığı James Cavendish kendine verdiği Ben kimseyle çıkmıyorum. sözünü bozmaya çoktan gönüllüdür. Bianca, James'e karşı koyamaz, her şey çok hızlı gelişirken geçmişin hayaletleri kimsenin peşini bırakmamaktadır. 

Bu kitabı çok uzun zaman önce almama, kitaplar çıktıkça seriyi tamamlamaya devam etmeme rağmen bunca zaman okumamıştım. Evden alelacele çıkarken neden elime geldi, neden çantama attım bilmiyorum. Ama güzel oldu :) 

Bir Yetişkin Romans olarak türünün klişelerinin hemen hepsini taşıyan bir kitap. Bir yandan da yazarı bu klişeleri bambaşka şeylere çevirmiş. Beni yakaladı, bazı detaylar çok hoşuma gitti. 
Klişeleri bambaşka şeylere çevirmek ne demek? Un, yağ, şekeri olan herkes helva yapar ya, yazar biraz süt, yumurta ekleyip kek yapmış. Bu nasıl benzetme oldu ben de bilmiyorum :D 
Daha belirgin bir örnekle devam edeyim. 


Bu tarz kitaplarda kızın hep bir çok yakın arkadaşı olur. Bu neredeyse değişmez hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez kurallardan biri gibidir. Bu arkadaş ya deli dolu bir kız olur, ya da cana yakın yine deli dolu bir gay erkek arkadaş olur. Bu kitapta bu rolde Stephan var. O kadar yardımsever, efendi, düzgün ve sadık biri ki, insanın benim de Stephan gibi beni asla terk etmeyecek, sırtımdan vurmayacak bir arkadaşım olsa diyesi geliyor. Bianca'yla Stephan ikisinin de en zor zamanlarında bir araya gelip birbirlerini koruyup kollayıp destek oldukları ve o zorlukları birlikte aştıkları için böyleler tabi. Ayrıca uzun süredir ev arkadaşı değil komşular. Stephan'ın Bianca'ya taktığı isimleri, özellikle Buttercup'ı çok sevdim. Yazar bu duyguları ve ayrıntıları çok güzel vermişti. 

Kitap tamamen Bianca etrafında dönüyor. Kitabın anlatıcısı o, aslında beklenen bir şey bu diyeceksiniz. Ama yazar Bianca'yı alışılmadık bir şekilde tam merkeze oturtmuş. Kitapta Bianca'yı çok çok yakından tanıyoruz. İşi, geçmişi, arkadaşlıkları, James'le ilgili düşünceleri... Hepsini. Ama James biraz flu kalıyor. Bir sonraki kitaplarda onu daha yakından tanıyacağımızı umuyorum.  Bianca'yla ilgili sevdiğim en önemli şeylerden biri de Manga okuyup, Anime izlemesiydi *_* Hatta bir ara James'le Vampire Knight izlediler. :D Kaname Senpai *_* Çok eğlendim o kısımda çünkü kız kimi seçsin diye tartışıyorlardı. :D

James'i çok sevdim ben. Ne istediğini bilen, karşısındakine bunu sunan ama dayatmayan tavrı, Bianca'ya elinden geldiğince saygı duyması ve daha en baştan onun için kendinden ödün vermesi hoşuma gitti. Bu da benzer tarz kitaplardaki kontrol manyağı erkek profilinde onu farklı bir yere taşıdı benim için.
Diğer kitaplarla çok da fazla karşılaştırmak istemiyorum.

Benden çoktan vazgeçmişsin gibi bir his var içimde... Keşke bizim hakkımızda ne kadar ciddi olduğumu anlamanı sağlayacak kelimeleri bulabilseydim. 
-Bunları söyleyen adam sevilmez mi?:p -

Yazar özellikle sonlara doğru beni çok iyi yakaladı. Bu tarzda ve bu çerçevede birçok kitap okumuş olmama ve kurgudaki çoğu benzerliğe rağmen kendine has bir yanı olduğunu düşündüğümden çok sevdim. 
Bir de başlarken büyük beklentilerim yoktu. Ortalama bir kitap okuyacağımı düşünerek başladım. Sevmemde bunun da bir payı olabilir. Kitaplara çok büyük beklentilerle başlamayı sevmiyorum. 
Çeviriyi beğendim. Ama yer yer anlamını dahi bilmediğim bir iki kelime ısrarla kullanılmıştı, gözüm onu yadırgadı. Bir de Manga ve Anime kısmında kullanılan özel sözcüklerin bambaşka bir şeye dönüştürülmesini sevmedim. Bunlar dışında oldukça iyiydi. Kitap hızla aktı gitti. Uzun zamandır, en kısa sürede okuduğum kitaplardan biri olması beni sevindirdi.

Kısaca kapaklardan da bahsedeyim. Ben bizim kapakları  çok beğeniyorum. Orijinal kapaklardan da 1 ve 4'ü beğendim. Özellikle ilk kapaktaki kravatın kitapta bir anlamı da var. 

Seriye severek devam edeceğimi umuyorum. +18 olduğunu hatırlatmakta fayda var. 

 PUANIM


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Hiç yorum yok: