29 Temmuz 2015 Çarşamba

Boyayamayanlardan Mısınız? Yetişkinler İçin Boyama Kitabı Modası



Boyama Kitapları hayatımıza bir girdi, pir girdi. Tüm sosyal medyada ve kitapçılarda yankıları hala devam ediyor. Neredeyse bütün yayınevleri (biraccık abartı oldu ^^) boyama kitapları çıkarttı, çıkarmaya devam ediyor. 
İnsan haliyle merak ediyor gerçekten eğlenceli bir şey midir bu diye? 

En büyük uğraşım (hobi diyemeyecek kadar hayatımda olduğu için) kitaplar olduğu halde örgü örmeyi, arada karakalem bir şeyler çiziktirmeyi (ucube de olsalar) severim.

Çılgınlık azıcık dinince bir denerim diyordum. Elime de fırsat geçince denedim. 

Aldım boyalarımı (Benim evde hep boyam renkli kalemlerim vardır:) geçtim masamın başına. Bir yaprak boyayım dedim inanın sinir krizi geçiriyordum. 

Çok eğlenirim diye bir beklentim yoktu ama bu kadar sıkılacağımı da düşünmemiştim. O bir yaprağı boyamak bana işkence oldu sanki. 

Blogda da bahsetmek istedim bu yüzden. Hadi dedim fotoğraf da çeker koyarım. Zorla da olsa birkaç şey daha boyayım. Şuncaaz şeyi boyayana kadar fiziksel acı çektim. 

Şunu tekrar anladım ki boyama kitaparı kesinlikle bana göre değil! Ben gene kendi kafama göre bir şeyler çiziktirmeye devam ederim sanırım. 

Bir de beni boyama kitaplarından iten bir ayrıntıyı paylaşmak istiyorum. Ne zaman o baykuş figürlerini görsem tüylerim diken diken oluyor kanım donuyor sanki. Aslında baykuş figürünü sevmediğimden falan değil, aksine severim ama boyama kitaplarında o kadar çok paganik figüre rastladım ki ne oluyoruz, boyama yaparak telkin altına mı giriyoruz yahu dedim. Tamam çok komplo teorisi gibi durdu belki ama ben aynen böyle hissettim. 


Benim boyadığım daha doğrusu boyamaya çalıştığım kitap Martı Yayınları'ndan çıkan Gündüz Düşleri kitabı. Diğer kitaplardan farklı olarak  her sayfada motive edici birer de özlü söz bulunuyor. 
Şans verilebilir. 


Yani ben sevmedim ve kesinlikle bana uygun bulmadım diye kimseyi kötüleyecek değilim. 
Çünkü bu kitapları çok severek boyayan, zevk alan, stres atan dolu insan var. Ayrıca o nasıl bir azimdir deyip onları da tebrik ediyorum. Hiç kolay bir iş değil. Ama ben yokum :)


Almayı düşünenler ve şans vermek isteyenler için size kitabın içinden bazı desenler sunuyorum. 

 

Ayrıca boyama kitapları gibi yeni bir moda da baş göstermek üzere/ belki de gösterdi. Nokta birleştirme. Eskiden bulmaca köşelerindeki (ben deli bulmaca çözerdim çocukluktan beri) nokta birleştirmelere bayılırdım. Zevkle yapardım. Domingo Yayınları da onların daha yetişkin versiyonlarını kitaplaştırmış. Nokta birleştirerek tanınmış kişilerin portrelerini yapabiliyorsunuz.

Her ne kadar eskiden seviyor olsam da bu uğraşın da bana göre olduğunu düşünmediğimden denemeyeceğim.

Hepinize uğraşlarınızla iyi eğlenceler. :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

6 yorum:

Céline dedi ki...

Baykuş meselesi ve paganik figürler konusunda kesinlikle aynı fikirdeyim. Nerdeyse çoğu kitapta var. Ben çok severek boyamama rağmen her kitabı gönül rahatlığıyla alamıyorum. Çünkü iş biraz çığırından çıkmış durumda. Her önüne gelen çıkardı ve kalite düştü. Beni en çok rahatsız eden şeylerden biri de, insanların show yapması. Bak ben böyle boyuyorum, bin beş yüz tane en son moda boyama kalemi aldım, altını bunla üstünü şunla boyadım... Çok uzun oldu :)

Benherneysemo dedi ki...

O figürleri gördüğümde cidden çok çok rahatsız hissediyorum ve paganik figürlerin olmadığı kitap henüz görmedim. İyice inceleyip düşünüp almak lazım seviyorsanız. Sosyal medya %90 gösteriş ve show değil mi zaten insanların pahalı (!) hayatlarını gösterme şekilleri. Bunun boyama dünyası yansıması da pahalı boyalar olsa gerek. Yorumunuza katılmamak elde değil. Sevgiler :)

Taha dedi ki...

Ben normalde resimle uğraşıyorum. Ama bu tarz boyama kitaplarının pek yaratıcılık içermediği için çabuk bıkkınlık vereceğini tahmin ediyorum. Hiç başlamadım ve başlamaya da niyetim yok bu yüzden:)

Benherneysemo dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum. Başkasının hayal gücünün boşluklarını doldurmaktansa yamuk yumuk da olsa kendi hayal gücümün peşinden gitmeyi tercih ederim :)

kitapveötesi dedi ki...

Bence bunlar da biraz hayal gücü içeriyor. Şöyle ki mesela ben bir şeyi maviye boyayacaksam alırım mavi kalemi dümdüz boyarım ama geçenlerde gördüğüm bir fotoğrafta uçlardan açık ortalar koyu mavi olacak şekilde boyamışlar. Bunu düşünmek de hayal gücü gerektirmez mi? Ama sonuca gelirsek eğer ben de alıp boyamaya kalksam senininki gibi o kitap kendini tozlu raflarda bulur :)

Benherneysemo dedi ki...

Merhaba,
Hayal gücü tabii ki gerektiriyor boyama yapmak da. O renkleri hayalinizde canlandırıp yakıştırmak da hayal gücü gerektirir. Ama sıfırdan bir şey yaratmak kadar değil tabi ki. Bir de ben başkasının çizdiği şekilleri boyarken hayal gücüm sınırlandırılmış gibi hissettim. ^^