15 Şubat 2015 Pazar

Mekanik Melek - Cassandra Clare (Cehennem Makineleri #1)


Kitap Adı: Mekanik Melek
Yazar: Cassandra Clare
Orijinal Adı: Clockwork Angel
Çeviri: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis Yayınları
 Sayfa Sayısı: 532
Basım: Aralık 2010
Seri: Cehennem Makineleri // The Infernal Devices


Ölümcül Oyuncaklar Serisi (The Mortal Instruments):
 #2 Küller Şehri (City of Ashes)
#3 Camlar Şehri (City of Glass)
#4 Düşmüş Melekler Şehri (City of Fallen Angels)
#5 Kayıp Ruhlar Şehri (City of Lost Souls)
#6 Cennet Ateşi Şehri (City of Heavenly Fire)


Yan Seri: Cehennem Makineleri Serisi (The Infernal Devices):
#1 Mekanik Melek (Clockwork Angel)
#2 Mekanik Prens (Clockwork Prince)
#3 Mekanik Prenses (Clockwork Princess)


Diğer Kitaplar
#Gölge Avcısı'nın El Kitabı (The Shadowhunter's Codex)
#Bane Chronicles 1-11


Eğer dünyada sizi seven, sizi umursayan hiç kimse yoksa, gerçekten var olduğunuz söylenebilir miydi?

Ölümcül Oyuncaklar serisi de harika olmakla birlikte genelde gölge avcıları dendi mi çoğu kişinin Cehennem Makineleri serisini daha çok sevdiği bir gerçek. Bakalım bana göre de öyle mi? ^^

Tessa, Amerika'lı bir genç kızdır. Ona bakan halası da ölünce çalışmak için  İngiltere'ye gitmiş olan ağabeyi Nate'ten bir mektup alır. Ağabeyi Tessa'yı İngiltere'ye çağırıyordur; zarfta bir de bilet vardır. Kızımız kendisini İngiltere'ye götüren gemide; sonsuz okyanusu seyrederken başına geleceklerden habersizdir. 

Önce iskelede kendisini ağabeyine götüreceklerini söyleyen Kara Kardeşler tarafından kaçırılır ve korkunç bir yeteneği olduğunu öğrenir. Üstelik herkes bu yeteneğin peşindedir. Tessa ağabeyini kurtarmaya çalışırken Gölge Avcıları'nın dünyasına giriverir. Ve en korkunç kabuslarında bile göremeyeceği bir durumun içinde buluverir kendini. 

***

Öyle bir zaman hayal edin ki 1800'lerin sonundaki Londra... 
Gölge Avcıları... 
Aşağı Dünyalılar... 
Teknolojinin gelişmediği bir dünyada yaratık avlamak... 

Öyle muhteşem bir atmosferde geçiyor ki kitap; beni etkilememesi imkansızdı. Londra'yı severim, tarihi Londra ise iki katı cezbedici. Gölge Avcıları'nı da severim. Ama günümüzün teknolojik nimetlerinden faydalanamayan, çoğu şeyi daha ilkel yollarla halletmeye çalışan Gölge Avcıları'nın  o etkileyici tarihine şahit olmak paha biçilemez. 
Kendinizi bir anda steampunk bir Londra'da buluyorsunuz. *_*
Tessa'yla okyanusta yolculuk yaparken ağabeyinize kavuşmanın hayalini kuruyor, Kara Kardeşler'in eline düştüğünde yaşağıdı dehşeti onunla birlikte yaşıyorsunuz. Gölge Avcıları dünyasına girdiğinizde ise Will'i gördüğünüzde sizin de onun gibi kalbiniz çarpıyor. 

---
"Ölü."
"Emin misin?"
"Benim dokunuşlarıma tepki vermiyor, öyleyse ölü olmalı."
---

Gölge Avcısı Will görünürde yakışıklı, kendini beğenmiş, ukala ve kendini olduğundan kötü göstermeye çalışıyor her daim. Ancak biraz tanıyınca bunların sadece altındaki kişiyi saklamak için bir maske olduğunuzu görüyorsunuz. 
Etileyici, iyi, alıp bağrınıza basma hissi uyandıran Jem'in ise korkunç bir sırrı var. 
O dönemlerde bir kadın olarak enstitüyü elinde tutmak için insan üstü güç harcayan Charlotte ve onun icatlarla kafayı bozmuş kocası Henry
Yüzündeki yara iziyle yaşamak zorunda olan hizmetçi Sophie.. 
Ve daha nice çarpıcı karakter. 

---
"Sen Magister mısın?"
"Magister mı? O kelime, Latince'de  usta anlamına gelmiyor mu?"
"Ben... Sanırım öyle."
"Pek çok konuda usta olduğum söylenebilir. Londra sokaklarında yolumu bulmak, kadril dansı yapmak, Japon çiçek düzenleme sanatı, yalan söylemek, sarhoş değilmiş gibi davranmak, büyüleyici özelliklerimle genç kadınları eğlendirmek... Ama, kimse bana usta veya Magister diye hitap etmedi. Ne kadar üzücü..."
---

Cassandra harika dünyalar kurduğu kadar, harika da karakterler yaratıyor. Ancak bana göre en başarılı olduğu şeylerden biri gizem yaratmak. Kitapta insanın nefesini kesen, kitabı elinden bırakıp düşünmek zorunda bırakan olaylar yazması. Öyle üstü kapalı, merak ettirilen şey var ki, bir yerden sonra ağır geliyor. Ancak hiçbir zaman tek kitapta hepsini çözmüyor Cassandra. 

---
"Bu kitaplardan bazıları çok tehlikeli. Temkinli davranmak akıllıca olur."
"Kitaplar söz konusu olduğunda, insan her zaman temkinli davranmalı. Ve bütün kitaplar tehlikelidir çünkü kelimeler bizi değiştirme gücüne sahiptir."
"Herhangi bir kitabın bugüne kadar beni değiştirdiğinden şüpheliyim. Gerçi insana kendini bir koyuna dönüştürmeyi öğreteceğini iddia eden bir kitap okumuştum."
"Ancak güçsüz zihinler şiirden ve edebiyattan etkilenmeyi reddeder."
---

Ben de bu seriyi Ölümcül Oyuncaklar'dan birazcık daha fazla sevdim. Çünkü dediğim gibi o dönem havası kitabı daha fazla sevilir yaptı bana göre. Ayrıca Tessa'nın gölge avcısı olmaması da harika bir şeydi.

Bu kitapta da adı geçen Gölge Avcısı'nın El Kitabı çıktı, ben de aldım ^_^
Sıra çok merak ettiğim Magnus Bane Günceleri'nde. Ki bu kitapta Magnus'un olduğu yerleri resmen içtim. Adam kadınların uğruna cinsiyet değiştirmeyi göze alacakları kadar taş :p 

Muhteşem bir seri, muhteşem bir kitap. 

Bu arada okuduktan belli bir zaman geçtikten sonra anca yorum yazmıştım ve bu yorumu yayınladığımı sanıyordum  o.O Görünce şok oldum :D
Sevgiler :*

PUANIM:

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

6 yorum:

Büyülü Ayraç dedi ki...

Bazen diyorum ki neden Tanrim neden beni de Golge Avcisi yapmadin? Cok iyi hoplayip ziplayamam ama ben de bir isin ucundan tutabilirdim. :( Yorumunu okuyunca o istegim aklima geldi boyle icim bi uzuntulu ama Jem'i dusunen yanimdan dolayi hos bi uzuntulu oldu. *.* Ah Jem, benim kirilgan sevgilim. Teknolojinin siradanligindan uzak Londra, büyü, iblislerle savasmak ve sonra Jem'in kemanini dinleyerek uyumak. (Burda Jem'le ayni odada olabiliriz ihihihihih) Yorumunu nihayet okuma firsatim oldu o alintilar beni benden aldi. *.* Cok cok tesekkurler yeniden o dunyayi hissettirecek kadar guzel yazin icin. <3

Benherneysemo dedi ki...

Gölge avcısı olmak +_+ Sadece cadı ışını tutup taşıttırsalardı görevlerde o bile yetebilirdi :'( Jem!!! Ölümcül Oyuncaklarda Alec'i de çok severim ama Jem bambaşka oldu benim için. Ben de kıvrılacak bir yer bulayım kendime :3 Bu arada senin yorumunu kendi yazımdan daha çok beğendim *_* Teşekkür ederim :**

Adsız dedi ki...

Merhabaa. Bu iki seriyi de okumadım ama başlamayı o kadar çok istiyorum ki... Ama kafam bir şeye takıldı. İncelediğim bloglarım çoğunda Düşmüş Melekler Şehri'ni okumadan önce Mekanik Meleği okumalısınız diyorlar. Kimileri ise Ölümcül Oyuncakları bitirip Mekanik Makineleri okuyun diyor... Sence ne yapmalıyım? Sıralama nasıl olmalı? Yardım edersen sevinirim. Teşekkürler.

Benherneysemo dedi ki...

Merhaba, harika bir seri gerçekten. Cehennem Makineleri serisi Ölümcül Oyuncaklar serisinden önceki dönemi anlatıyor. Ama bence kesinlikle önce Kemikler Şehri'ni, ardından Mekanik Melek'i okumalısınız. Sonrasında Ölümcül Oyuncaklar 2 ve 3'ü okuduktan sonra Mekanik Prens'i okuyun derim. Umarım çok seversiniz. Sevgiler.

Adsız dedi ki...

merhaba 2016 da çıkan gece yarısı leydisini nasıl okuycağımızı da yazar mısın?

Benherneysemo dedi ki...

Merhaba, kitap Ölümcül Oyuncaklar 6,5 nolu kitap ve The Dark Artifices serisi 1. kitap olarak geçiyor :)