30 Eylül 2014 Salı

Okuyan Kızlar Kulübü 38. Blog Turu - Öksüzler Treni - Christina Baker Kline / Duyuru - Çekiliş



Okuyan Kızlar Kulübü 38. blog tur konuğu Arkadya Yayınları'ndan çıkan Christina Baker Kline'ın kaleme aldığı Öksüzler Treni sizlerle.


Kitabımızı Tanıyalım



Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…



Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.

1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…

On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.

Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.
"Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi."
-Publishers Weekly-


Tur Takvimimiz 

30.09.2014
Takvim - Duyuru - Çekiliş
Çekiliş için tık tık!!

01.10.2014
Pudra Tozu - Detaylı İnceleme ve Alıntılar
Kitap Tutkusu - Gerçek Bir Öksüzler Treni Hikayesi
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Kitabın İçinden Christina Baker Kline Röportajı
Fighting!! - 

02.10.2014
Yorumlar
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!!


Katkılarından dolayı Arkadya Yayınları'na teşekkür ederiz.




29 Eylül 2014 Pazartesi

Bağdat Caddesi Güzeli - Ender Aksu


Kitap Adı: Bağdat Caddesi Güzeli
Yazar Adı: Ender Aksu
Yayınevi: Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Basım: Ağustos 2014

Dedikodu bu zamanın büyüsüdür. Bu büyüyü bozmazsanız günden güne erir bitersiniz. Dedikodulara kulak asmamayı, hakkınızda çıkan dedikodulara kafayı fazla takmamayı öğrenmelisiniz. En önemli kural: Hakkınızda yapılan dedikoduların izini sürmeyin, yalan yanlış söylentileri düzeltmekle zaman harcamayın. Bırakın dağınık kalsın. Gerçekler er geç ortaya çıkar. Dedikodular karşısında sizi kurtaracak tek şey asaletiniz olacaktır!
(En sevdiğim alıntı)

Türk Kahvesi konseptli bir okuma keyfi yaptık bu sefer. Merak ettiğimiz, bizden bir hikayeydi. Pudra Tozu ve Kitap Tutkusu'nun yazılarını okumak için yazı sonundaki linklere tıklayabilirsiniz. :)

Kocası tarafından aldatılan bir kadın ne yapabilirdi ki?
Yasemin 20 yıldan fazladır süren evliliğini şu an Amerika'da okuyan bir kızla süslemiştir. Yıllar geçtikçe evlilik alışkanlığa dönüşmüş, ilişkileri monotonlaşmıştır. Yasemin evliliğine bir hareket getirmek için  şık bir elbiseyle  ve kocasının sevdiği şampanyayla onu ofisinde gafil avlamak ister. 
Ancak gafil avlanan o olacaktır çünkü kocasını sekreteriyle basar! Hem de suç üstü. 


Eskilerin Bağdat Caddesi Güzeli dediği alımlı güzel Yasemin kocasını terk eder, bakar ki eski halinden geriye pek bir şey kalmamıştır. Bağdat Caddesi Güzelini tekrar canlandırmak için Caddeye geri döner, kocasını, kızını memnun etmek için istediği halde yapamadığı şeyleri yaparak kendi için yaşayacaktır artık. 
İlk iş bir köpek alır. Adını ise Hope koyar, gelecek günlere dair umuduna bir göz kırpmak için. Kocası hiçbir zaman köpek almasına izin vermemiştir çünkü. 

Bağdat Caddesi Güzeli, en yakın arkadaşı Nermin'in desteğiyle caddeye döner dönmez kendine güveni gelmiştir ve erkekleri de çekmeye başlamıştır. İlk gözüne kestirdiği üst kattaki doktordur. Ancak sonra hayatına galeride çalışan bir çocuktan, siyahi ünlü bir basketçiye kadar çeşitli adamlar girer çıkar. 
Bağdat Caddesi Güzeli yanlışlarını, doğrularını, insanların gerçek yüzlerini görüp o istediği hayata kavuşabilecek midir?

-------
Bazen insana bu hayatta güçsüzlük kazandırır. Bazen güçsüzlüklerimiz, engellerimiz, sağlam bacaklardan daha çok işe yarayan koltuk değnekleri gibidir. Daha seri, daha hızlı koşar, bunu yaptığınıza şaşarsınız. Çünkü herkesin iki bacağı vardır ama bir koltuk değneğiyle hızlı koşmak ne demektir, buna kimse kafa yormamıştır 
-------
Akıcı bir anlatıma sahip keyifli bir kitapla karşı karşıyayız. 
Sevdiğim şeylerden biri yazarın dönemeçler, arka sokaklar kullanmadan; olduğu gibi yazmasıydı.
Kitapta kasıntı bir yan yok. Aman ben komik olacağım hep, ya da ajitasyon yapacağım diye zorlamamış yazar. Bu en sevdiğim yanlardan biriydi.
Kitap gerçekten karakterin yaşına uygun bir şekilde yazılmış. Ne yaşından büyük, ne küçük. 
Ancak bunlar bir cadde kızının düşünceleri, bunu öngörmekte fayda var. Çünkü ben yer yer yaptığı elit-sıradan halk karşılaştırmalarına sinir olurken buldum kendimi.
Anlattıkları size uymayabilir ya da tam da anlatmak istediklerinizdir belki. Bilmiyorum ama kendi düşüncelerini bu kadar sade ve dürüst anlattığı için hoşuma gitti, hem de katılmadığım birçok nokta olmasına rağmen.

Evliliğin bir yük, kadınları körelten bir nokta olduğu mesajı alabilirsiniz.
Ben buna katılmayabilirim, ya da genellemeyi doğru bulmayabilirim açıkçası. Ama hayatı evlilikten ibaret olan, kendine dair hiçbir şey yapmayan kadın eleştirisine açıkçası katılırım. 
Ya da Yasemin'İn kendini attığı hayat ona göre doğru olabilir ama bunu aşkla karıştırmasına açıkçası katılmadım. 
Bu şekilde size uymayan noktalar olabilir ama ben bundan çok karakterle düşüncelerinin uyumuna baktım ve harika bir uyum gördüm.
Kısacağı takıldığım birkaç nokta hariç sevdim kitabı. Özellikle yazarın dilini.
Ancak sonlara doğru klişeleşmeye başladı sanki, hı?

Yazar da zaten kendi hayatından yola çıkmış. Yasemin'in hayatıyla yazarın hayatı arasında büyük paralellik var. 
Kendisi bunu Ayşe Arman'la yaptığı röportajda açıklamış zaten. Okumak için TIKTIK!

Kitabın sonundaki bir nota göre de  devamı gelecek. 


PUANIM: ♥ Üç Buçuk


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

27 Eylül 2014 Cumartesi

Kiralık Eş - Christine Bell (For Hire #1)


Kitap Adı: Kiralık Eş
Yazar Adı: Christine Bell
Orijinal Adı: Wife For Hire
Çeviri: Pınar Polat
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 346
Basım: Eylül 2014
Seri Adı: For Hire 

Seri Sıramalası:



"Eğer bir insanı hayatınızın merkezine oturtursanız o kişi çekip gider. Peki, bu sizi ne duruma düşürür? Ne duruma düşüreceğini söyleyeyim. Karanlıkta yalnız başınıza bırakır."

"Üç haftalık bir pozisyon için, yeterli oyunculuk deneyimine sahip, 25-35 yaşlarında hoş bir kadın aranıyor. Dizi ya da film oyuncuları başvurmamalıdır. Tam üç hafta boyunca 7 gün 24 saat ulaşılır olmak karşılığında ücret net 20,000 Dolar'dır. Başvuracak kişinin seyahat engeli olmamalıdır."

Lindy bu ilanı okuduğunda başvurmak zorunda olduğunu biliyordu. İsmini yedi cücelerden almış yedi tane köpek yavrusu ve kimsesiz bir kadına bakan Lindy borç batağındaydı. 20.000 dolar onun ihtiyacı olan her şeye yetecek bir miktardı. İlana başvurdu. Böyle enteresan bir ilan veren kim olabilirdi ki?

Owen, bu kadar saçma bir işe girişecek bir adam değildi. Ama kız kardeşi için her şeyi yapabilirdi. Bu üç haftalığına bir eş kiralamak ve kız kardeşinin tüm parasını dolandıran adamı araştırıp tüm foyasını ortaya çıkarmaya çalışmak olsa bile!

Böylece Lindy ve Owen bir eş gibi araştıracakları adamın işlettiği problemli çiftler için birebir olan o otele gittiler. 
Ancak işler göründüğünden daha karışıktı, üstelik Owen ve Lindy birbirlerine karşı hissettikleri çekimi kontrol edemez hale gelmişlerdi. 
Bu iş nasıl sonlanacaktı?

----

Son zamanlarda hep sevdiğimiz konulardaki kitaplar üzerinden gidiyoruz. Zoraki, anlaşmalı evlilikler, çirkin güzeller ve nihayet kiralık eş/sevgili/nişanlılar!
Beyaz dizilerde çok fazla rastlayacağınız bu konuyu da çok severim ben. 

Karakterleri sevdim, özellikle Lindy'i!
Owen'ı çok fazla tanıyamadık bana göre.
Ama Lindy çok güzel aktarılmıştı. Şuh, cilveli bir kadın değil. 
Aksine doğal, dürüst, olduğu gibi, hatta ara ara şaşkın biri. 
Sevilesi bir karakterdi. Owen'ın kız kardeşini de çok sevdim. Seri şimdilik 2 kitap olarak görünüyor, eğer 3 çıkarsa umarım ki Cara hakkında olur. 

Yazarın sade akıcı bir anlatımı var.
Romandan çok gelişmiş bir beyaz dizi ya da novella tadı var.
O nedenle bir roman değil, novella beklentisiyle okursanız daha çok zevk alacağınıza inanıyorum. 
Kafa dağıtmak için birebir, oldukça komik bir hikaye!
Tam da kitap sonudaki alıntıda dediği gibi ^_^ :

"Kendi hikayenizden sıkıldığınızda romantik bir kitap okumak iyi gelir."


PUANIM: 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

26 Eylül 2014 Cuma

For Hire Seri Sıralaması ve Christine Bell'in Diğer Kitapları


Merhabalar,

Seri sıralamasına ve yazarın diğer kitaplarına bir göz atalım dedim.

Tur kitabımız Kiralık Eş, For Hire serisinin ilk kitabı ve yazarın da Türkçe'ye çevrilen ilk kitabı. 



Orijinal ismi Wife For Hire olan kitap, oğlumuzun kız kardeşinin mal varlığına el koyan adamı araştırabilmek için eş kiralamak üzere gazeteye ilan vermesiyle başlıyor. 
Karşısına çıkan kadın ise dürüst ama bir o kadar da şaşkın ve komik biridir. Üstelik Owen da Lindy de baştan çıkmıştır. :)

Seri şimdilik iki kitaptan oluşuyor. 
İkinci kitap ise Guardian For Hire.
Karakterler ilk kitaptan tanıdığımız psikolog Sarabeth ile sokaklarda büyümüş eski ordu mensubu Gavin. İlk kitaptaki bir olay sonucunda ikili bir anlaşma yapacak gibi görünüyor. 
İkisini de ilk kitapta sevmiş biri olarak 2. kitabı heyecanla bekliyorum ^^

EDİT: 
Seri tamamlandı. Kitaplar ise şöyle :)


Kiralık Sevgili Yorumu İçin TIKTIK!



Yazarın diğer kitaplarına bakacak olursak; Dare Me serisi. 
Seri 3 kitap ve 2,5 nolu bir novelladan oluşuyor. 
For Hire serisine göre biraz daha adult bir seri. 
Ancak kitapların konusu oldukça merak uyandırıcı. 



#1 Sürpriz Balayı / Down For The Count 
Doğruluk mu, cesaret mi?
Lacey ve en yakın arkadaşının abisi, kötü çocuk Galen'ın hikayesi. 



#2 SevgilimiBuldum.Com / Down And Dirty 
O, karşı koyamayacağı bir meydan okumaydı... 
Cat ve Shane'in hikayesi

#2,5 Down The Aisle
Geleceklerinin birlikte kolay olacağını düşünmüştü. 
Lacey ve Galen'ın hikayesinin devamını anlatan bir novella

#3 Down on Her Knees
Dört ders, hepsi bu kadar...
Dedektif Rafe ve Courtney'nin hikayesi.
İsmine dikkat!



Perfectly Matched Serisi iki kitaplık bir seri.


#1 Çapkın Düşler / Dirty Trick
 Çöpçatan Grace ile Swat üyesi Trick'in hikayesi.
Konusu ise tam olarak; çöpçatanın kendi çöpü çatılırsa nasıl olur? ^^

#2 Dirty Deal
Yine çöpçatan olan Serena ile Bryan'ın kitabı...


Stormy Gale serisi ise yine iki kitaplık bir seri. Ama bu kez fantastik bir seriyle karşı karşıyayız.
Zaman yolculuğu üzerine kurgulanmış seri. 
En sevdiğim konulardan biridir desem *_*
-------

Yazarın birçok kitabı mevcut.
Umarız ki Nemesis Kitap bu kitaplarla da bizi buluşturur  ^^

Sevgiler!

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!


25 Eylül 2014 Perşembe

Okuyan Kızlar Kulübü 37. Blog Turu: Christine Bell - Kiralık Eş / Tanıtım - Çekiliş


Herkese merhaba!!

Okuyan Kızlar Kulübü 37. Blog Tur konuğu Nemesis Kitap’tan çıkan Kiralık Eş kitabıyla Christine Bell oldu. Kitabımızın konusu klasik ama yazarımızın anlatımı çok eğlenceli :)



Kitabımızı Tanıyalım:

Gazetelerdeki iş ilanlarının sürekli takipçisi olan Lindy Knight, gırtlağına kadar borca batmıştır. Sıradan bir işin kendini kurtarmasına yetmeyeceğini bilse de, aramaya devam eder ve bir gün, ilginç bir ilanla karşılaşır.

Üç haftalık bir pozisyon için, yeterli oyunculuk deneyimine sahip, 25-35 yaşlarında hoş bir kadın aranıyor. Dizi ya da film oyuncuları başvurmamalıdır. Tam üç hafta boyunca 7 gün 24 saat ulaşılır olmak karşılığında ücret net 20,000 Dolardır. Başvuracak kişinin seyahat engeli olmamalıdır.
İlk başta garip gelen bu ilan, ödemesi gereken borçları hatırladığında, bir çıkış kapısı gibi görünmeye başlar. Lindy, hayatının en cesur hamlelerinden birini yapacak ve bu işi kapmak için harekete geçecektir.

Tur Takvimimiz

25.09.2014

Takvim – Duyuru – Çekiliş

26.09.2014
Pudra Tozu - İtalyan Sosunun Baştan Çıkaran Cazibesi
Kitap Tutkusu – Christine Bell ile Röportaj
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Seri Bilgisi ve Christine Bell’in Diğer Kitapları
Fighting!! – Ön okuma 

27.09.2014
Yorumlar
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!! 
Katkılarından dolayı Nemesis Kitap’a teşekkür ederiz.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Taksim Korean Restoranla İlgili Ambivalans Duygular ve Yeni Denemeler


Buluşma yazısı yazmayı seviyorum ama yeni bir şey denemedikçe, anlatacak bir şeyim olmadıkça tekrar tekrar yazmak istemiyorum. 
Bu yazıyı yazma sebebim ise hem yeni denediklerimi (gerçi üstünden bayağı geçti -_-) hem de daha önce övmüş olduğum bir mekanın sıkıntılı yanlarını da paylaşmak. 

İlk Kez Gittim: Taksim Korean Restaurant & Karaoke Bar yazımda oldukça iyi bahsetmiştim mekandan ki öyleydi. Ondan sonra gittiğimiz ve burada yazmaya gerek görmediğim birçok seferde de güzeldi ama son gidişimiz tamamen rezaletti. Anlatayım. 

Üstteki resim Pudra Tozu'yla bir buluşmamıza ait. Genelde sevdiğimiz şeyler + yeni bir yemek sipariş etmeyi seviyoruz. Bu kez de Ddukbokki söyledik. Kimbap zaten soframızın vazgeçilmezi. Tatlı turp turşusu, yumurta rulosu ve balık mezesi de bu kez farklı gelen mezelerdendi. Ben özellikle yumurta rulosunu çok sevdim ama Pudra Tozu beğenmedi -_- 


Pirinç keki ve balık kekiyle yapılan acılı bir yemek Ddukbokki (Tteokbokki)
Dduk yani pirinç keki yumuşak (çok değil) ve yapışkan bir şey. Acıyla birlikte iyi gidiyor. ben balık kekinin tadını da seviyorum. 
İnanılmaz bayılmadık ama yine de severek yedik. Ben de anlamadım bu kısmı :p

Evde de ddukbokki ve balık keki denemem oldu, umarım bir gün üşenmeden paylaşırım.

Bizden 5 üzerinden 3,5 puan aldı. Seul Restourant'ta da denemiştik ama onu deneyim saymıyorum çünkü bekletilip ısıtılmış yarı kuru yarı normal tuhaf bir şeydi -_- (Kendi gözünüzle görmek için TIKTIK)
Bu ondan kat be kat güzeldi tabi ki.


--------------------------



Yeni bir şey denediğimiz buluşmalarımızdan biri de yine Pudra Tozu ve Kitap Tutkusu'la oldu. 
Bu kez benim önerimle Japchae söylendi. Çok merak ediyordum tadını. Malzemesini aldım Kore Market'inden, denenecek :)
Pudra Tozu'nun vazgeçilmezi Kimchi Jjigae ve hepimizin vazgeçilmezi kimbap. 
Ayrıca Kitap Tutkusu denemediği için yeniden ddukbokki.
Amma çok şey söylemişiz :P



Mezeler yine çok güzeldi.  Yanlış değilsem Hobak Jeon da denen kabak kızartması, balık keki, tatlı turp turşusu, kimchiler ve mayonezli bir tadı olan hiç sevmediğim tuhaf lahana mezesi. 

Hobak'a bayıldım, kimchiler zaten süperdi, balık kekini de çok sevdim. Bir tek o adlandıramadığım mezeyi sevmedim. 



İkizim için söylediğimiz Ddukbokki ^^ 
Muhteşem değildi ama güzeldi. 


Off dumanı üzerinde fotoğraflar çekmişim. Kızlar içindeki tofuyu pek sevmese de ben komple seviyorum ^^ Pilavla inanılmaz güzel gidiyor. Denemek gerek diye düşünüyorum.


Çok duyduğum, merak ettiğim yemek Japchae! 
Yumuşak yapışkan bir Noodle'ı var, yanlış değilsem patates unundan yapılıyor.
Çok ama çok lezzetli bulduk, hatta bayıldık ^^ 


Sofranın demişbaşı :p


Buraya kadar güzel tabi. Son gidişim ilk kez gelen bir arkadaşlaydı ve ben övmüştüm ona bayağı :( Ama rezaletti resmen. Çok utandım!

Birincisi çok sert bir karşılamayla karşılatık, neden geldiniz der gibi. Sipariş verirken ukalalıkla karşılaştık. Ne istesek bir tersleme falan. Kimbap istedik reserve yemek o bir gün önceden randevu almanız gerekiyor dedi! Ah canımm, bunca zaman soframızdan ayrılmayan kimbap şimdi mi meşgul?? 

Japchae'nin noodle'ları o kadar yapışkandı ki dolam dolam noodle'ları ayırmak imkansızdı. 

Üstüne daha önce hesaba yazılmayan her şey hesaba eklenmişti. Dükkanda aldığımız havayı nasıl yazmadılar şoktayım o.O

Gerçekten rezalet bir ağırlamaydı ve dediğim gibi çok önermiş biri olarak utandım! Bu nedenle buradan da yazayım dedim. Biz tam çıkarken normalde her daim orada olan Koreli bayan yeni geliyordu. Onun yokluğuna mı bağlasak bu kötü muameleyi bilemedim. 

Ama iyi yanlarından bu kadar bahsederken, kötü yanlarını da söylemesem içimde kalırdı. 

İyi ve keyifli yemekler yemeniz dileğiyle :*

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!