31 Ağustos 2014 Pazar

OKK 34.Blog Turu Hep Seni Bekledim - Jennifer L. Armentrout // Tanıtım - Çekiliş


Herkese merhaba!
Yepyeni bir turla karşınızdayız. Kitabımız çok sevdiğimiz bir yazar olan Jennifer L. Armentrout’un 
Hep Seni Bekledim kitabı.

Kitabımızı tanıyalım^^

Bazı şeyler beklemeye değer…
Beş sene önce bir partide Avery Morgansten'in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti.
Çoksatan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout'tan yepyeni bir aşk hikâyesi!Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim'i elinizden bırakamayacaksınız.



Takvimimiz^^
31.08.2014
Tanıtım-Çekiliş

01.09.2014
Kitap Tutkusu-Bir Okurun Yazar Sevgisi.
Kütüphanemden Kitap Manzaraları-Merhaba, Ben Bambaşka Bir Şehirde Yeni Bir Okula Başlayan Kız (Konulu Kitaplar)
Fighting!!-Videolarla Hep Seni Bekledim.

02.09.2014
Pudra Tozu-Bir Tur Böyle Geçti.
Kitap Tutkusu-Seri Hakkında Bilgi.
03..09.2014

ÇEKİLİŞ!!
5 Şanslı kişinin kazanacağı yarışmamız Okuyan Kızlar Kulübü Facebook Sayfasında!!

 Takipte kalın!!!




Katkılarından dolayı Dexplus'a teşekkürler^^



İki Ateş Arasında - Monica McCarty (Highland Guard #1)


Kitap Adı:İki Ateş Arasında
Yazar: Monica McCarty
Orijinal Adı: The Chief
Çeviri: Aslıhan H. Bağdatlı
Yayınevi: Koridor Yayınları
 Sayfa Sayısı: 435
Basım: 2012, İstanbul
Seri: Highland Guard #1


Seri Sıramalası
 #2 Tutsak (The Hawk) - Erik MacSorley & Elyne de Burgh
#3 Gazap (The Ranger) - Arthur Campbell & Anna MacDougall 
#5 The Saint - Magnus MacKay & Helen Sutherland
#6 The Recruit - Kenneth Sutherland & Mary of Mar
#7 The Hunter - Ewen Lamont & Janet of Mar
#7,5 The Knight - James Douglas & Joanna Dicson (Novella)
#8 The Raider - Robert Boyd & Rosalin Clifford
#9 The Arrow - Gregor Macgregor & Cate of Lochmaben




"Bunun mantıklı olduğuna emin misin, lordum? Bu klan liderleri zorlamaya gelmez."

"Onu zorlamak gibi bir niyetim yok. İhtiyacım olmayacak. Para, toprak, güzel kadın - herkesin bir bedeli vardır. Yalnızca onunkinin ne olduğunu öğrenmeliyiz."

Robert the Bruce; İskoçya'yı İngiltere hakimiyetinden kurtarıp bağımsızlığına kavuşturmak istemektedir. Ancak daha önceki savaş taktiklerinin bir işe yaramadığını da görmüştür.  Bu nedenle adalardaki İskoç klanlarını da bu işin içine sokarak kendine gizli bir tim oluşturacaktır.

Bu grubun başına geçebilecek ve onları eğitebilecek tek bir isim vardır: Tor MacLeod.
Ama Tor bu savaşı umursamamaktadır. Onun umursadığı tek şey kendi klanıdır. 
Bu yüzden tarafsızlığını sürdürmektedir. 

Ancak onu bu önderlik işine ikna edebilmek ve ittifak kurabilmek için sinsice yatağına sokulan bir kadın vardır. Tor oyuna getirildiğini anladığında iş işten geçmiştir ve artık evlidir.

Kocasının tüm sertliği ve suratsızlığının altındaki adamı görebilen Christina, onu ortaya çıkarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. 
Bir yanda onun sınırlarını zorlayan karısı...
Diğer yanda artık taraf seçmiş olsa da klanının iyiliği için bunu saklama çabası...
Tor iki ateş arasında kalmıştır bile!

---

Tor gerçekten sert bir karakter ve tamamen liderlik vasıflarıyla donatılmış. 
(Onun fantastik kitaplardaki ayağı Lara Adrian'In Midnight Breed serisindeki Lucan oluyor sanırım :)
Sert olmak zorunda çünkü klanından o sorumlu.
Christina'nın aşk oyunlarıyla ne kadar hoşuna gitse de uğraşacak vakti yok. Christina ise masum, iyi niyetli, yer yer çocuksu ama azimli ve becerikli bir kadın.

Monica McCarty kitaplarını tek bir kelimeyle ifade etme hakkım olsa seçeceğim kelime "DERİN!" olurdu. 

Olaylar derin çünkü tarihsel dayanağı var ve mantığı çok güzel bir şekilde oturtulmuş. Tarih, dönem, savaşlarla ilgili açıklamaları ben zevkle okudum, sırf romance kısmıyla ilgileniyorsanız bu kısımlar sıkıcı gelebilir. Ama yazar sizi bu anlatımlarla tamamen olayını içine çekiyor.
Karakterler derin çünkü neyi neden yaptığını anlamadığımız onca karakterden sonra Tor neden bunu dedi, Christina neden böyle bir şey yaptı hepsini biliyorsunuz, karakterleri tanıdığınız için kolayca anlayabiliyorsunuz.
Karakterler neyi sever, mizaçları, hayalleri nedir; kitaba çok güzel yedirilmiş. 

"Başına tarih atıp, bir balo, bir yemek, bir elbise yazmak mı?" historical romance yazmak diye çok düşündüm bu kitaptan sonra. (Bunları da harika anlatan yazarlar tabi ki var, yanlış anlaşılmasın) 
Gerçekten tarihin bir dönemini romance başlığı altında yaşamış gibiydi benim için. Suyun yüzünde durmaktansa, diplere daldım bu kez :)

Karakterleri çok sevdim, diğer savaşçıların kitaplarını çok merak ettim. Özellikle Tor'un düşmanı olan ama Tor'un eğitimi altında olan MacRuairi'nin hikayesini bekliyorum. Açıkçası bu bağımsızlık mücadelesinin nereye gideceğini de ayrı bir merak ediyorum. Her kitap bir savaşçıyı anlatsa da asıl temeldeki olay devam edecek gibi duruyor. 

Unutmadan: Yazar Notu kısmını kesinlikle okumalısınız! 
Çünkü kitabının ne kadarının gerçeğe dayandığını, ne kadarının kurguyla karıştrıldığını yazar çok güzel anlatmış.
O kısmı okuduktan sonra okuduklarım daha anlamlı geldi :)


P.S: Highland Guard serisi 1300'lü yıllarda geçerken, 1600'lerde geçen McLeods of Skye Üçlemesinde yani Türkçe'ye Asi, Maskesiz, Kır Zincirlerini olarak çevirilen seride yine McLeod'lar anlatılıyor :)

PUANIM: 

ALINTILAR:

Tor: Malcolm daha on üçünde bile değil ama sanırım şimdiden senden uzun.
Christina: Burada sık karşılaşacağım bir durum olacak galiba. Ama ister inan ister inanma bazı yerlerde bir kadın için ortalama bir boya sahip olduğum düşünülür. 
Tor: Öyle mi?
Christina: Evet, bazı yerlerde bir seksenden daha kısa olan adamlar var. 
Tor: Bizim de Adalar'da bir iki tane var ama biz onları gözlerden ırak tutuyoruz. 
Christina: Uçurumdan atmaktan ya da boğmaktan daha iyi galiba.
Tor: Biz barbar değiliz. Birkaç sene önce onları uçurumdan atmayı bıraktık. 
Christina: Çok rahatladım, gece kapımı kilitlememe gerek kalmayacak. 


Parlak gün ışığı pencereden içeri giriyor, kitabını okumaya yetecek kadar ışık veriyordu. En azından okumaya çalışıyordu - yaramaz kocası rahat durursa. Lancelot'un leydisini kurtarmak için faytona binmeye razı olacak kadar  kendini alçalttığı bölüme gelmişti ki bir horlama sesi duydu
Christina: Hikayeyi mahvedeceksen, daha fazla okumayacağım.
Tor: Şovalyeler ve aptal kuralları. En kederli düşkünlüğü bir faytona binmek mi? Lanet olsun ben senin için bir gübre yığınının üzerinde sürünürdüm.
Christina'nın dudakları kıvrıldı. Bir gübre yığınının romantik olacağı kimin aklına gelirdi?

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

30 Ağustos 2014 Cumartesi

SUPER JUNIOR'un Nefes Kesen Comeback'i : MAMACITA


Super Junior harika bir parça ve kliple comeback yaptı, aklımızı aldı!!! *_*

Yerimde duramadığımdan hemen klibi ve şarkıyı inceliyelim. Ardından şarkı bana neler hissettirdi bakalım? ^^

Teaser'da ve resimlerde zaten bir Vahşi Batı konsepti olacağı belliydi. 



Bu klip klasik Suju kliplerinden biraz farklı diyerek başlıyorum. Konseptli bir klip ve her üye bir karaktere bürünmüş.
 Üşenmedim yukarıdaki fotoğraf hariç hepsini kendi emeğimle screenshot aldım :p


Leetuk'la başlıyoruz. Kendisi görüldüğü üzere azılı bir suçlu!
Normalde uslu çocuk tipine sahip olan Leetuk, bu kötü karakteri harika canlandırmıştı :D
 "Wanted!'"
Ayrıca geçirdiği zor zamanlardan sonra Leeteuk'u böyle toplanmış görmek beni çok mutlu etti.


Suju'yu çok seviyorum ama beni tanıyanlar iyi bilir Siwon'a hiçbir zaman ısınamadım. Son zamanlardaki bıyık merakını da anlayamıyorum açıkçası :D Tipe bak ! 


Sungmin Sshi *_* Çok seviyorum Minnie'mi. Yeni saçlarını çok yakıştırdım. Böyle bir tatlılık yok



Şu meslek seçme işini gerçekten çok uyumlu yapmışlar ^^



Bir tek Eunhyuk'un  boğa güreşçisi olmasını anlayamadım. o.O Kovboy olaydın, kement sallayaydın bari annem :p


Ryeowook, annem nasıl yakışmış berberlik sana. Hele herkes tehlikeli işler yaparken o korkmaların bitirdi beni :)


Malesef aldığım resimde belli olmuyor ama Donghae'nin saçındaki lacivert renge bayıldım! Donghae her zamanki gibi taş.


Offff *_* 
Resmen aşkım yeniden depreşti diyerekten fangörl girişi yapayım *_*
En, en, en uyumlu Kyuhyun'un meslek olmuş bence! 
Ve siyah saç + bu tarzı çok yakıştırıyorum!
Aynı sahneyi 3 milyon kere geri sarar mı bir insan??



Heechul annyong! ^^ 
Heenim'e nasıl yakışıyor siyah saç! Kyu'mdan sonra direkt dikkatimi çeken 2. isimdi  Heechul. Üstelik yelek giymiş! Bu klipte çok çok çok  beğendim kendisini. 


Kangin'i o sırma sarı saçlarla ve aşk yaşadığı karpuzuyla görüp kahkaha atmayan olmuş mudur? :D
Ve karpuzu kırıldığındaki o acı, o hayal kırıklığı :D Yastayız :(

Karakterlerimizi tanıdıktan (!) sonra gelelim klibe. 
Klip dediğim gibi akıllara zarar gerçekten. 
Görsellikle başladım, öyle devam edeyim.
Öncelikle Super Junior'ın klasik aynalı odada dansedelim, heyoo! şeklindeki konsepti dışında olması beni direkt olaya çekti. 
Üstelik roleplay'e girmiş olmaları çok güzel.
Ve, ve bunu sunuş biçimleri tam bir komedi!
Olmuş annem konsept :D


Ha aynalı oda yok mu? Tabi ki var! Yoksa maazallah Suju olduğunu anlamazdık! o.O
Ama ama ne oda!
Her şeyden öte, kıyafetlere ayrı bittim!
Kırmızı-siyah birlikteliğine ölürüm! Üstelik tasarımı da harikaydı! Beni burada bırakıp gidin *_*


Not: Siwon'u gördüğümde ben! -_-


Nakarat sonundaki o kafaya vurma hareketini çok sevdim.. :)


Unutmadan 2. dans kıyafeti olan bu lacivert kıyafetleri de çok beğendim. 


Şimdi gelelim iç eriten sahnelere! Come with me!



Sahne 1: İçimin yağları eridi konulu sahne!
Leeteuk yani azılı suçlumuzun çakma şerif Siwon'u vurduğu sahne! Off, bunu ben yapaydım dedim :D Sol alttaki pozu da ben vereydim dedim. 


Sahne 2: İç acıtan sahne!
Bir karpuzla bile mutlu olan kasaba güzeli Kangin'e yapılır mı bu kötülük! :'(
Boyunuz posunuz devrilsin! -_-
Kangin'in sarı saçlarını çok beğendim bu arada! Tabi bu rapunzel halini değil, dans kısımlarındaki kısa halini :p



Sahne 3: Bir Sungmin var benden içerü konulu sahne!
Evet, bu sahnedeki Sungmin aslında benim. Kyu'yu böyle gören ben :( 


Parçada da klipte de en sevdiğim kısımlar yine Kyu'ya aitti. Bana bakmayın ben taraflıyım :D 
Nasıl tutmayayım? Şu resimlere bakın :(


2. sırada da tabi ki Heenim geldi bu klipte. Tarzına bayıldım, senin saçların hep siyah olsun bence. Siwon -_- 



Bonus Sahne: Klibi yanlışlıkla donunca çıkan sahne :D
İyi güldüm bu kareye :p 

----

Şarkı, melodi, danslar!
Bayıldım!
Klipte gözümü tırmayalan, sevmediğim tek şey olmadı! (Eunhyuk'un boğa güreşçiliğini saymazsak)

Kyu'nun çıkış yaptığı kısımlarını parçanın ayrı bir sevdim.

Akılda kalıcı, neşeli, yer yer komik ve başarılı bir şarkı bana göre.

Ne yazsam ay bayıldım, öldümle gideceği için çok da cıvıtmak istemiyorum.
Bana göre çok memnun edici, beklediğimden de fazlasını aldığım bir comeback oldu!

Sizce?
Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

29 Ağustos 2014 Cuma

Kore Marketi Alışverişleri: Smart Market^^


Uzak Doğu etiketli çoğu yazımda tarif yapabilmek için orijinal malzemelerimiz olmadığından yakınıyordum.
Kore restorantlarında denediğimiz lezzetleri ara sıra evde de denemek istiyordum ama dedim ya bulamıyordum.
Kemerburgaz'da bir Kore Marketi olduğunu biliyordum ama Kemerburgaz bana göre şehirdışı gibi bir şey.
Aranırken Mecidiyeköy'de bir Kore Marketi öğrendim. Yolum düşünce uğramayı düşünürken karşıma çok ama çok yakınımda bir Kore Marketi çıktı o.O
İlk şoku üstümden attıktan sonra çalışma saatlerini inceledim. Ama açık olduğu saatlerde ben işte oluyordum :( Ancak marketin sahibi sayfaya bir not düşmüştü. Evi marketin üstünde olduğundan telefonla arandığında uygunsa açabileceğini. Buna sığınarak bir akşam aradım kendisini. Aaa nasıl unuttum söylemeyi? 
Marketin sahibi birçoğunuzun muhtemelen bildiği Lezzetli Kore Yemek Blogu sahibi Lale Hanım.  
Market de Kemerburgazdaki marketin şubesi. İsmi: Smart Market. 

Lale Hanım sağolsun dışarı çıkma planlarını benim için 1 saat erteleyerek yardımcı oldu. Aradığınız çoğu ürüne ulaşabileceğinizi düşünüyorum çünkü ben ulaştım ^_^
Fiyatlar  bizim marketlerdeki gibi bir skala bekleyenlere fazla gelebilir.
Ancak ürünlerin burada bulunmayan şeyler olduğunu düşünmeye başlarsanız gözünüze daha normal gözükecektir.

İlk Alışverişim :


Kimbap yemeyi seviyorum ve zaman zaman canım çekiyor. Önceliğim denemek için onun malzemelerini almak oldu. Tabi sadece onlar değil.
Kurutulmuş yosun, radish de denen turp turşusu, Ddok/ddeok da denen ddokbokki yapımı için pirinç keki ve çoğu tarif için gereken susam yağı aldım. Susam yağının kokusuna aşığım!


Ayrıca chopstick de aldım. Benim Chopsticklerim ahşap olduğu için bu kez de metal aldım :) Pudra renkli olan ikizime. :p

İlk alışverişim bu şekildeydi ^_^

Gelelim ikinciye.


2. ziyaretimiz aslında benim için değil abimin arkadaşı içindi. Gitmişken aldım bir şeyler, kaçar mı? -_- 
Japchae yapımı için şu aslında noodle olmayan noodle'dan aldım :D Japche'i çok sevdik kızlarla restoranda denediğimizde (henüz yazamamış olsam da -_-) Evde de denemek istiyorum ^_^

Ramenlere gelince, aslında Shin Ramyeon'u marketlerde de görüp almıyordum çünkü ithal olanlarda domuz katkısı olduğu konuşuluyordu tehlikeye atmak istememiştim. 
Ancak hazır danışabilecek biri varken danıştım. Yok denilince rahatladım. Kendim de tüm paketi güzelce inceledim ve herhangi bir şeye rastlamadım. 

Tofu aldım ^_^
Metal çubuklardan sonra şu siyah ahşap çubuklar ilgimi çekmişti, aldım ama çok kayıyorlar :D
Kore Mutfağı tarif kitabı ise abimin arkadaşının aslında. Ben tarif kitabına ihtiyaç duymuyorum. Ama böyle bir kaynak kitap arayan birileri vardır diye resme ekledim :)
Balık Sosu  ve tatlı ekşi sos'u Real'den almıştım, marketten almama gerek kalmadı.

Ben alışverişlerimden memnun kaldım ^^
Lale Hanım'la da ayaküstü de olsa sohbet etme imkanı bulduk :)

Aldığım ürünlerle çoktan kimbap yaptım, ramenleri denedim :D Onları ve diğer yaptıklarımı yakında paylaşacağım.
Sevgilerle :*

Şimdi gelelim benim gibi bu tarz ürünler arayanlara.
Marketi bulamayanlar için açık adres tarifi yapabilirim :pppp

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

27 Ağustos 2014 Çarşamba

İndirim Adı Altında Batmak Konulu Kitap Alışverişi!


Kitap camiası çıldırmış olmalı!
Üst üste amma indirim oldu!
İndirim tabi ki sevinilecek bir şey ama o kadar üst üste geldi ki ay sonunu getiremezken buldum kendimi :'( 

Özellikle D&R mağazalarındaki ve Okuoku'daki indirimler toplu kitap alma çılgınlığımı feci körükledi. Sonucu da görüyorsunuz :'( 

Gece Isırıkları ve Gurur'u başka bir kitapçıdan aldım. 
Kader Ağları, Davetsiz Misafir, Biz Evleniyoruz; D&R indiriminden. 
Onun dışındakiler Okuoku.com'dan alındı. 

Böylece tüm eksik Julia Quinn'lerimi tamamlamış oldum. Julia Quinn blog ikizimin çok sevdiği bir yazar. Heyecanla aldıklarımı okumamı beklediğini biliyorum :p

Bu vesileyle daha önce okuduğum ama elimden malesef giden yani okumak için alınıp geri getirilmeyen kitaplarımın da telafisini yaptım. İlk Historical Romance'larım yazımda bahsettiğim Düşler Krallığı elimden gideli bayağı olmuştu. Satın aldığım JM'ler sonucu, Judith McNaught kitaplarında tek eksiğim Cennet kaldı.

Karanlık Ateş'i ise okuyalı 2 yıl olmasına rağmen hem yorum giremedim, hem de kitap elimden gitti -_- 
O seriye devam etmek için eleştiri sağanağının bitmesini bekliyorum.

Mezar Cadısı'nın konusu hoşuma gittiği için ekledim. Umarım öyledir :)
Seri tamamlamaya da devam ettim. Aşka Düşüş'le Düşüş serisinden tek eksiğim Vurgun kaldı. 
Bazı Kızlar Isırır'la başlayan Chicago Vampirleri serisinin devamı Gece Isırıklarını da almış oldum.
Beyaz Düşler'le birlikte Nora Roberts'ın Gelin Serisi tamamlanmış oldu.

İlgimi çeken bir seri de 4.90'a satılan bir üçlemeydi. Bu kadar uygun görünce deneyeyim dedim ve Artemis Yayınları'nın 2004 baskısı kitapları çıktı. Sol üstte iki kitabını gördüğünüz serinin 3. kitabı görünmüyordu malesef. 

Elimde Benim Ebedi Aşkım ve Demir Gül kitapları bulunan Marsha Canham'ın farklı bir serisinin kitabı Gurur'u aldım, Bedel'i de almalıyım :p


Gelelim bonus kısma, 
Blog ikizim Kitap Tutkusu da Kitap Sihirbazı'ndaki kampanyadan sipariş vermişti. Ben de Hırsız ve Uçuşta'yı isteyerek siparişine dahil oldum. Mezar kitapları ise D&R'dan, benim gittiğim D&R'da olmadığı için ikizim bana aldı ^_^

Hırsız, Tarryn Fisher'ın Love Me With Lies üçlemesinin son kitabı. Nihayet sıra Caleb'a geldi. Yazarla röportajımı okumak için TIKTIK!
Uçuşta kimi okurlar tarafından sevildi kimi okurlar tarafından Elli Ton çakması bulundu. Kapağını sevdiğim bu kitabı da okuyup kararı kendimiz vermek istedik :) 

Tüm alışveriş hevesimi fuara sakladığım bir dönemde yine battığım bir alışveriş süreci oldu. 
Kitapları aldığıma sevinmem mi gerek üzülmem mi bilemedim açıkçası.

Aldığım kitapları okuyacak vakit bulmak en büyük dileğim ^_^

Sevgiler :*

Son Zamanlarda Yaptığım Kitap Alışverişleri

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

19 Ağustos 2014 Salı

Uzak Doğu Mutfağı Denemelerim: OMURICE (オムライス, 오므라이스)


Rooftop Prince izleyip de canı Omurice çekmeyen var mıdır acaba? Kalleşler, nasıl götürüyorlardı. -_- Olan var olmayan var. -_- 
Omurice aslında Japon menşeili bir yemek. Kore'de de yapılıyor.  Benim öğrenmem Rooftop Prince'le olduğu için böyle giriş yaptım.
İster Omurice Deyin, ister  Omlette Rice, ister 오므라이스, ister オムライス . Ya da Rooftop Prince'deki Çatı Katı Prensimiz gibi "Omiraysu" :D

Uzak Doğu'ya ilgim sadece Kore'yle sınırlı değil, sadece Kore başı çekiyor :p Uzak Doğu Mutfağını seviyorum, Uzak Doğu Restaurant'larında denediğimiz lezzetleri de blogda yazmaya çalışıyorum yer yer. Linkleri yazı sonunda bulabilirsiniz. 




Bunun dışında evde kendim de bir şeyler denemeye çalışıyorum. Ancak tarifteki tüm malzemeleri bulmak malesef ki zor oluyor. (Artık değil.)  Ki şimdi hakkında yazdığım Omurice'ın çakmasının da çakmasını yaptım :p Blogda evde denediklerimi yazayım diye karar vermemin seneyi devriyesi bile geçti, bende tık yok. En baştan başlayayım yazmaya dedim. Devamı gelecek. Gerçi bu yazıdan sonra muhtemelen istemeyeceksiniz devamını :p Gelelim denemeye... 

Bu deneme, Rooftop Prince izleyip, Omurice krizine girdiğimiz bir gün evde ne bulursan yaplı bir tarif oldu. Orijinaliyle birebir değil. Fazlasıyla Turkish :p Tarifi yapalı çok uzun zaman oldu bu arada, 1 yıldan fazla :) O yüzden resimler de pek özenli değil, yaptığımda Kitap Tutkusu'na attığım resimlerdi :D


Nerede kalmıştık? Diziyi izlerken madem bu kadar çok canımız çekiyor, nefsimizi köreltelim dedim ve işe koyuldum. 
Ne mantar, ne biber, ne de başka şeyler vardı :p Dolabı karıştırırken gözüme tavuk, hazır garnitür vs. ilişince bu kadarına razı oldum. 

Sıvıyağ, biraz kuru soğan ve garnitür bana yetti :p Uygun bir zamanda yapıyorsanız yeşil biber, mantarla daha güzel olacaktır. Malzemeleri güzelce soteledikten sonra içine 2 kase uzak doğu usulü pilav koyuyorsunuz. Yani yağsız ve tuzsuz pilav. Güzelce karıştırdıktan sonra başka bir  tavada omlet yapıyorsunuz ama krep gibi hiç karıştırmamanız lazım. Altı pişince üzerine ince bir şekilde yaptığınız iç harçtan koyup tavanın içinde omleti sarıyorsunuz. Sonra ters çevirip altını da pişiriyorsunuz. Tabağa aldıktan sonra ketçapla üzerine zigzag çizdiğinizde omurice'ınız hazır. 

SONUÇ:



Biz denediğimizde beğenmiştik :) Umarım siz de beğenirsiniz. 

Bir de bu hikayenin daha rezil bir devamı var. Garnitür fazla geldi, pilav da.  Evde ıspanak vs. de bulunca kalan malzemelerle çakma bibimbap yapayım dedim, hala gülüyorum kendime. 
Bunları yaptığımda henüz Bibimbap denememiştim. Gaya'daki Bibimbap denememi de aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz.

SONUÇ:



Bunu da sevdim. Eldeki malzemeyle olabileceği derecede lezzetliydi. Her zaman malzeme bulmak veya her şeye sahip olmak mümkün olmuyor. Bu tarz denemeler işi eğlenceli kılıyor.

Bu arada malzeme konusunda sıkıntı yaşamıyorum, SMART MARKET ziyaretimi yakında yazacağım. ^_^

Sevgiler :* 
Daha Önceki Uzak Doğu Mutfağı Yazıları İçin:



Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!