30 Mayıs 2014 Cuma

Doctor Who & Sherlock ve Birçok Fandom Ürünlerini Bulabileceğiniz Bir Mekan



Bir Tardis Bin Tardis -Doctor Who- yazımdan sonra ürünleri nerelerde bulabileceğinize dair bir çok soru geldi yorum ve mail olarak. Birçok kişi ürünleri yerel veya yabancı internet sitesinden temin ediyor. Bir de bazı mağazalar var. Geçenlerde eminim bir çoğunuzun da bildiği Kadıköy - Köstebek'in önünden geçtim ve neler var bu mağazada, birlikte bir tur atalım istedim :) Ne dersiniz?

Ben daha çok Doctor Who ve Sherlock üzerinden gideceğim ancak resimlerden siz diğer ilginizi çekenleri de görebilirsiniz ^_^


Doctor Who telefon kabı, kumbarası ve metal anahtarlığı. Göz dolduruyor. Benim telefonuma uygun olan versiyonu olsaydı, almayı cidden düşünürdüm. Pandalı anahtarlığımdan memnunum değiştirmeyi düşünmüyorum ^_^


Cüzdan da çok tatlı ^_^


Dikkatle inceleyelim :p


Saatler çok güzel değil mi? *_* Şöyle siyah I am Sherlocked! saati aradı gözlerim :'( 


Hello Sweetie :*


Ve benim en büyük zaaflarımdan biri kupalar *_*
Bir de Tardis kaplı kupa vardı, çekmemişim :'(

Ve gelelim beni can evimden vuran kısma! Tişörtler!!!! *_*


Bayıldım, bayıldım!!! 


Bunların ikisine birden aşık oldum!! Of!! 

En kısa zamanda DW ve SH tişörtü alacağımdır!!!

Not: Bana göre en büyük eksiklik DW veSH defterinin bulunmayışıydı. Özellikle River'ın defteri gibi bir defter gözüm aradı... 


Umarım turdan memnun kalmışsınızdır, görüşlerinizi bekliyorum ^_^

  

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Carrefour'da Hangi Kitaplar İndirimli? Neler Aldım?

Dün iş çıkışı Carrefour'a uğradım. Kitap reyonuna çekilmeden duramadım tabi ki! :) Baktım, bayağı indirim vardı. Birkaç resim çekip sizle de paylaşmak istedim. 


İlk dikkat çeken çok satanlar kısmı. İsteyen göz gezdirebilsin diye çektim :p


7.90tl'lik kitaplar bu kısım. Koridor Yayınları'nın birçok kitabı vardı bu kısımda.


Kitaplar böyle :) 


Gelelim 6.90tl'liklere.


Bu kısımda daha çok Olimpos, Arunas vardı. Az sayıda da Aspendos... 


Altın Kitaplar da vardı!


Bunlar da 5tl'lik kitaplar.


Klasikler de mevcuttu bu kısımda.


9.90tl'liklere de bakalım mı? ^^


Bakalım, bakalım:)


Ve beni bitiren Sherlock Holmes'ler. ^_^ 3.95tl'likler.
Ama bende seri mevcut olduğu için gerek kalmadı :)

Peki ben neler aldım??



Yedi Gün Yedi Gece historical seçimim oldu. 

"Her Ladyship's Companion'ın duyularla örülmüş dünyasına adım attığınızda, asla çıkmak istemeyeceksiniz!"

Eşsiz bir Güzellik
Bazı fedakarlıklar, diğerlerinden daha zordur. Babasının ölümünden sonra yokluk içinde kalan Rose Marlowe'un ödemesi gerek borçları ve destek olması gereken kendinden küçük bir erkek kardeşi vardır. Fakat aynı zamanda eşsiz de bir güzelliğe sahiptir-bol miktarda paha biçilebilecek bir güzellik...

Artık Rose her ay kendi ülkesinden Londra'da gözden düşmüş bir geneleve giderek orada bir hafta geçirmektedir ve orada çok rağbet gören bir ganimete dönüşmüştür. Zevk sanatında zarif ve başarılı olan Rose, gecelerini sosyete beyefendilerinin fantezilerini yerine getirerek geçirirken, kendi kalbinde gömülü olan arzuları reddetmektedir. 

Derken bir gece, zengin bir tüccar beyefendi kapısından içeri girer. Yakışıklı, nazik ve merhametli bu adamın yalnız olan ruhu kadınınkiyle eşleşmektedir. James Archer, kadının normal müşterilerine benzememektedir. Evli olması bir yana müşteriye aşık olmak olanaksızdır. Fakt Rose kendine hakim olamaz. James'in kollarında bir gece, yediye dönüşür-ve yedi gece de sonsuz birliktelik şansına göz kırpar...
 

Arsen Lupen Herlock Sholmes'a Karşı uzun zamandır merak ettiklerimden. Herlock Sholmes denmesine çok gülmüştüm. :p İki efsane bir arada *_* 
Sonunda kazanan Arsen Lupen olursa yıkarım ortalığı -_-

Arsen Lüpen nüktedanlığı, çekiciliği, kibarlığı ve zekasıyla tam bir beyenfedi... Ancak aynı zamanda dünyadaki en usta hırsız.... Lüpen elinizdeki bu kitapta belki de zekasıyla boy ölçüşebilecek tek adamla karşı karşıya geliyor: İngiliz dedektif Herlock Sholmès'le... Bakalım bu düellodan kim galip çıkacak?


Maurice Leblanc bu eserinde iki ölümsüz kahramanı bir araya getiriyor. 

Sevimli, zeki ve becerikli hırsızımız Arsen Lüpen ünlü İngiliz dedektif Herlock Sholmès'le amansız bir mücadeleye girişiyor. Tabii ki Lüpen'in ezeli düşmanı Ganimard'ı da unutmamak gerek. 
Antika bir çalışma masasının çalınması, o masanın içindeki piyango biletine vuran büyük ikramiye, tarihi değeri olan ve adı cinayete karışan bir elmas… Ganimard tüm bunların Lüpen'in işi olduğundan adı gibi emindir ancak düşündüklerini kanıtlayamaz. Bu olaylardan mağdur olanlar ise Ganimard'ın başaramadığını büyük dedektif Herlock Sholmès'in başaracağından emindirler ve İngiliz'den yardım isterler. 
Böylece iki rakip arasında kimi zaman sert kimi zaman tatlı bir mücadele başlar. Sholmès olağanüstü gözlem yeteneğiyle gizemi aralayabilecek mi? Lüpen kurnazlığıyla diğer rakipleri gibi dedektifi de parmağında oynatabilecek mi? Bu olayların ardından ikili tekrar bir araya gelecek mi? Tüm bu soruların cevabı elinizdeki harika kitapta...


Böyle bir inceleme oldu işte. Yine indirim görürsem paylaşırım:*


26 Mayıs 2014 Pazartesi

TARRYN FISHER'LA RÖPORTAJ


Tarryn Fisher, Love Me With Lies serisinin ilk iki kitabı Fırsatçı ve Tehlikeli Kızıl (okundu, yorum yakında^^) ile  bizi gerçekten değişik karakterlerle ve alışık olmadığımız bir hikayeyle buluşturdu. Bu nedenle kendisine bazı sorular sormak istedim, beni kırmadı. Yeni kitabının yoğun tanıtım sürecinde bana vakit ayırdı. 
Teşekkürler Tarryn ^^ 




Röportaja geçmeden kendisini biraz tanıyalım. 


"Yazar, Love Me With Lies serisini yazmadan önce, yetimleri yakalayan bir köpekle ilgili bir seri yazdı. Bu seri arkadaşları tarafından yazılmış en iyi kitaplar olarak kabul gördü ve Tarryn daha beşinci sınıftayken bir hikaye anlatıcı olmak istediğine karar verdi. Yazar olarak doğduğuna memnun olan Tarryn, ailesi ve lamaları Milton ve Mort ile Washington'da yaşıyor.



1-Bu kitabı nasıl bir ortamda neler hissederek yazdın? Örneğin; nerede yazdın, ne dinledin?
Kitaplarımı her daim bir cafe'de yazarım. Yazarken müzik dinlemeden duramam. Genellikle Florence ve the Machine dinlerim. 

2- Naif ve iyi huylu bayan karakterlere alışmıştık. Ama şimdi  “Love Me With Lies” serinle, hırslı, istediğini alan, neredeyse kötü karakterlerin de harika olabileceğini öğrendik. Neden böyle bir seri yazdın? İlham kaynağın neydi?
İlhamım kendimdim. Olivia'nın düşünceleri ve tepkileri bende de mevcut, ben de o şekilde düşünüyor, o şekilde tepkiler veriyorum genellikle. Ayrıca aynı karakterlerin tekrar ve tekrar önümüze konulmasından sıkılmıştım artık.   

3- Hikayeye üç ayrı pencereden bakıyoruz: Olivia, Leah, Caleb. Hangi karakteri yazması daha kolaydı, hangisi daha zordu?  
Caleb bakış açısı olarak yazması en kolay karakterdi. Leah kesinlikle ama kesinlikle yazması en zor olandı. Caleb'la daha yakın ve bağlı hissediyorum kendimi. Onun ve benim çok benzer olduğumuzu düşünüyorum.   

 4- Şu an üzerinde çalıştığın kitap hakkında bizlere biraz ipucu verir misin? 
Yeni kitabımın ismi "Mud Vein". Love Me With Lies serimden çok farklı bir kitap. Bir kadının geçmişinden biri tarafından kaçırılıp, bir kafese hapsedilmesini anlatıyor.






Burada araya gireyim :) Yazarın yeni kitabını tanıyalım:



Kendini toplumdan soyutlamış, münzevi romancı Senna Richards, 33. doğum gününe uyandığında, hiçbir şey aynı değildi. Elektrikli tellerle çevrili bir kafeste, karların ortasında bir evde kilitliydi, Senna'ya neden kaçırıldığını bulması için ipuçları bırakılmıştı. Eğer yeniden özgür kalmak istiyorsa, geçmişine yakından bir göz atmalıydı. Geçmişi hala hayattaydı. Ve onu kaçıran kişi hiçbir yerde yoktu. Hayatı  pamuk ipliğine bağlıydı ve Senna sonunda bunun bir oyun olduğunu fark etti. Hem de tehlikelisinden. Yalnızca gerçek onu özgür bırakabilirdi. 



 5- Kitaplarının Türkçe edisyonları hakkında ne düşünüyorsun? 
Sadece senin gönderdiğin Fırsatçı'nın Türkiye kapağını gördüm. Tehlikeli Kızıl'ın kapağını görmeyi de çok isterim. Eminim onun kapağı da çok güzeldir. Kitaplarımın Türkiye'de basılmış olmasından çok gurur duyuyorum.  
(Bu kısımdan sonra kendisine iki kapağı da tekrar gönderdim tabi ki:) 

 6- Türk okuyucularından geri dönüşler alıyor musun? Nasıl bir duygu? 
Çok heyecan verici bir durum ve harika hissettiriyor. Türkiye'deki insanların Olivia hakkında yazdıklarımı okuyor olmasına gerçekten inanamıyorum!  



Kendisine bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim!
Yazara ulaşabileceğiniz sosyal medya adresleri:

twitter adresi: tarryn__fisher 


25 Mayıs 2014 Pazar

Sır Muhafızı - Kate Morton


Kitap Adı: Sır Muhafızı
Yazar: Kate Morton
Çeviri: Zeynep Arıkan
Yayınevi: Artemis Yayınları
 Sayfa Sayısı:  591
Basım: Nisan 2014

Hayatta çok daha fazlası vardı ve onu bekliyordu!

Yıl 1961! Laurel hayalperest  bir kız. En büyük hayali oyuncu olmak. Ve aşık olduğu Bill'e evlenip, Londra'ya taşınmak.  
O gün de kalabalıktan uzaklaşmış, Bill'i beklerken hayallere dalmıştı. 
Beklenmedik bir şey oldu Laurel bir cinayete tanık oldu o gün!
Sonrası ise hiçbir şey bir daha aynı olmadı.

Yıl 2011! Laurel ünlü bir oyuncu olmuştu. Ama geçmiş onu bir türlü onu rahat bırakmıyordu. Ve Laurel harekete geçti.

YAŞADIĞINIZ HAYATIN ZATEN YAŞAYACAĞINIZ HAYAT OLDUĞUNA EMİN MİSİNİZ?

Kitap günümüzden geçmişe uzanıyor. Geçmişteki bir sırrın günümüzden hareketle çözüldüğü kitapları seviyorum. Bu tarz yazan yazarlar var ama Kate Morton kendi tarzını oturtmuş bana göre. 

Yazar geçmiş günümüz gidişatını aktarabilmeyi güzelce başarmış, şaşırtıcı ve dolu dolu bir kitap sunmuş. Ayrıca olaylar sadece Laurel üzerinden gitmiyor, bu da bana göre artı bir puan. Çok beğendim. Ancak kitapla ilgili bana göre olumsuz olan şey ise yazarın özellikle ilk bölümlerde fazlaca ayrıntıya girmesi ve kitabın bir türlü akmaması. İlerleyen kısımlarda bu ağır kanlılık ortadan kalkıyor. Keşke baştan itibaren hikayeyi serbest bıraksaymış yazar dedim.  

Bir de itiraf: Ben bir türlü Laurel'e ısınamadım:(
Belki ona da ısınmış olsam, daha da severek okurdum. 

Her şeye rağmen başarılı bir kitap!
PUANIM: 

 

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Kate Morton’ın Ülkemizde Yayınlanan Kitapları


Kate Morton ülkemizde yeni bir yazar değil, Sır Muhafızı yazarın ülkemizde yayınlanan 4. kitabı. 
Yazarın kitaplarının ana teması geçmişte şahit olunanlar/yaşananlar sonucu oluşan bir sırrın günümüzden o günlere uzanarak çözülmesi. O nedenle geçmiş, günümüz iç içe. Bu temayla yazan başka yazarlar bulunsa da yazım ve tarz konusunda hiçbir alaka yok.
Kate Morton bu konuda kalemini oturtmuş... 
Kitaplarını tanıyalım o zaman...


Riverton Malikanesi 

Goodreads Puanı: 3.91/5       
Vikitap Puanı: 7.7/10   
471 sayfa

2007'nin en çok okunan romanlarından biri. İngiltere listelerinde aylarca ilk 5'te kaldı. Riverton Malikânesi, iki savaş arasında İngiltere'de geçen, muhteşem bir ilk roman. Aristokrat bir ailenin, bir evin, gizem dolu bir ölümün ve sonsuza kadar kaybedilen bir yaşam stilinin hikâyesi ve bu hikâye her şeye tanık olup on yıllar boyunca bu sırrı içinde taşıyan bir kadının ağzından anlatılıyor.Grace Bradley, Riverton Malikânesi'ne daha küçük bir kızken, Birinci Dünya Savaşı çıkmamışken, hizmetli olarak girmişti. Yıllar boyunca Hartford ailesine bağlı kaldı, özellikle de ailenin iki kızı Hannah ve Emmeline'e. 1924 yazında evde verilen şatafatlı bir partide genç bir şair kendini vurdu. Olayın tek tanığı Emmeline ve Hannah'ydı ve sadece ikisi –ve tabii Grace- gerçeği biliyordu. Sene 1999, Grace 98 yaşına gelmiş ve huzur evinde son günlerini yaşıyor.O yaz yaşanan olaylar hakkında film çeken bir film yapımcısı ziyaretine geliyor. Grace'i Riverton Malikânesi'ne götürüp anılarını canlandırıyor.Geri dönüşlerle anlatılan bu hikâye, Grace'in öyküsü. Edward dönemi aristokrat bolluğunun son günlerinde, savaş bu rahatlığı paramparça etmeden hemen önce geçen ilk gençlik yıllarının, canlı yirmili yılların ve sonsuza kadar kaybolan bir yaşam tarzının öyküsü. Roman sırlarla dolu -kimileri açığa çıkıyor, kimileri sonsuza dek saklı kalıyor. Aynı zamanda hatıralara yapılan bir yolculuk, savaşın verdiği yıkım ve tarihte baş döndürücü bir döneme açılan çok özel bir pencere Riverton Malikânesi. Avustralya'da ilk yayınlandığında da çok beğenilen bu roman, 2007'de İngiltere'yi salladı ve satış rekorları kırdı. Riverton Malikânesi capcanlı, elinizden düşüremeyeceğiniz bir gerilim ve tutku romanı. Riverton karakterlerini asla unutamayacaksınız.



Saklı Bahçe 

Goodreads Puanı: 4.10/5

Vikitap Puanı: 8.6/10

698 sayfa


Kayıp bir çocuk... I. Dünya Savaşı öncesinde, Avustralya'ya giden bir gemide küçük bir kız bulundu. Authoress, dediği bir kadından bahsediyordu. Küçük kıza bakacağına söz veren bu kadınsa iz bırakmadan kaybolmuştu. Korkunç bir sır... Nell OConnor, 21. doğum gününde tüm hayatını değiştirecek bir şey öğrendi. Yıllar sonra araştırmaya karar vereceği bu sır, onu rüzgarlı Kelt sahillerine ve bir zamanlar soylu Mountrachet Ailesine ait olan Blackhurst Malikanesi'ne götürecekti. Gizemli bir miras... Nell'in ölümünden sonra torunu Cassandra beklemediği bir mirasla karşılaştı. Ancak aile yadigarı Uçurum Kulübesi ve Saklı Bahçe halk arasında iyi anılmamaktaydı. Çünkü kulübenin ve bahçenin duvarları Mountrachet Ailesinin ve bu ailenin yetiştirdiği, karanlık Viktoryen masallar yazarı Eliza Makepeace'in gizemiyle örülmüştü. Cassandra'nın yapması gereken, ailesinin gerçek öyküsünü ortaya çıkarmak ve yüzyıl önce o küçük kızın kayboluşunun sırrını çözmekti.



Uzak Saatler 

Goodreads Puanı: 3.84/5

Vikitap Puanı: 6.9/10

672 sayfa  


Uzak saatlerdeki sırlar gün yüzüne çıkmayı bekliyordu!
Edie Burchill, annesiyle hiçbir zaman çok yakın değildi. Bir gün, uzun zaman önce kaybolan, zarfında Milderhurst Kalesi'nden gönderildiği yazan bir mektup alınca, annesinden şüphelenmeye başladı. Kızından bile uzak duruşu eski bir sırrı gizliyordu belki, kim bilir?
Edie'nin annesi on üç yaşındayken Blythe ailesiyle birlikte yaşamaya, Milderhurst Kalesi'ne götürülmüştü. Buna karar veren ise gizemli bir kadın, Juniper Blythe'ti. Juniper, ikiz ablaları ve yazar babası Raymond'la birlikte yaşıyordu. Milderhurst Kalesi'ne gelir gelmez Edie'nin annesinin hayatında yeni bir sayfa açılmıştı.
Elli yıl sonra, annesinin sakladığı sırların peşinden koşan Edie de, Milderhurst Kalesi'nin ve tuhaf Blythe kardeşlerin çekimine kapılacaktı. 
Edie, yıkık dökük kalenin içinde annesinin geçmişini araştırmaya başladığında Milderhurst Kalesi'nin taşları arasına gizlenmiş başka sırlar da ortaya çıkacaktı... 
Ne. Ne zaman. Nerede. Nasıl. Niçin. Kim?
Her şey bir mektupla başladı. Uzun zaman önce kaybolan, yarım yüzyıldır bir evin karanlık tavan arasındaki posta kutusunda sahibini bekleyen bir mektupla...




Sır Muhafızı  

 Goodreads Puanı: 4.11/5

600 Sayfa 


Yaşadığınız Hayatın Zaten Yaşayacağınız Hayat Olduğuna Emin misiniz?

1961: Laurel sıcak bir yaz gününde, çocukken oynadığı ağaç eve saklanmış, Billy adında bir gencin, Londra’ya taşınmanın ve parlak bir geleceğin hayalini kuruyordu. Fakat bu huzurlu gün sona ermeden, Laurel, hayatını değiştirecek bir cinayete tanık olacaktı.
2011: Laurel artık çok sevilen bir oyuncuydu ama geçmişin gölgesinden bir türlü kurtulamıyordu. Tanık olduğu günahları aklından çıkaramadığı için aile evine dönerek geçmişin gizli parçalarını bir araya getirmeye karar verdi.
Bambaşka dünyalardan üç yabancının, Dorothy, Vivien ve Jimmy’nin yolu, savaş dönemi Londra’sında şans eseri kesişecekti.
Ve hiçbirinin hayatı eskisi gibi olmayacaktı.


 

23 Mayıs 2014 Cuma

OKK 31.Blog Turu: Sır Muhafızı - Kate Morton Tanıtım Ve Çekiliş



Herkese merhaba,
OKK’nin 31. blog turuna hoş geldiniz. Bu turumuzun konuğu Artemis Yayınları’ndan çıkan Kate Morton’ın yazmış olduğu Sır Muhafızı kitabı.
Kitabımızı tanıyalım;





Yaşadığınız hayatın zaten yaşayacağınız hayat olduğuna emin misiniz?
1961: Laurel sıcak bir yaz gününde, çocukken oynadığı ağaç eve saklanmış, Billy adında bir gencin, Londra'ya taşınmanın ve parlak bir geleceğin hayalini kuruyordu. Fakat bu huzurlu gün sona ermeden, Laurel, hayatını değiştirecek bir cinayete tanık olacaktı.
2011: Laurel artık çok sevilen bir oyuncuydu ama geçmişin gölgesinden bir türlü kurtulamıyordu. Tanık olduğu günahları aklından çıkaramadığı için aile evine dönerek geçmişin gizli parçalarını bir araya getirmeye karar verdi.
Bambaşka dünyalardan üç yabancının, Dorothy, Vivien ve Jimmy'nin yolu, savaş dönemi Londra'sında şans eseri kesişecekti.





Konumuzu okuduktan sonra takvimimiz ise şöyle;
23.05.2014
Tanıtım-Çekiliş
Çekiliş: Fighting!!

24.05.2014
Pudra Tozu-Sır Muhafızı’ndan Alıntılar
Kitap Tutkusu -Kitabımızın Yurtdışı Kapakları
Kütüphanemden Kitap Manzaraları -Kate Morton’ın Ülkemizde Yayınlanan Kitapları
Fighting!!-Önokuma ve Yazar Tanıtımı

25.05.2014
Yorum


Katkılarından Dolayı Artemis Yayınlarına Teşekkürler^^

22 Mayıs 2014 Perşembe

WELCOME BACK!!! Beast Ve Infinite ComeBack Yaptı! *_*


Bir kitabın çıkışına gün saymaktan sonra en  sevdiğim şeylerden biri de sevdiğim grupların comeback'leri için gün saymak. Son bir iki günde 2 grup peş peşe comeback yaptı. Teaser'larıyla umut vaadeden, heveslendiren şarkıları dinlemek neler hissettirdi bakalım.



İlk bahsetmek istediğim grup BEAST! *_* 
Grup Japon comeback'i yaptı. 
Videoyu BURADAN izleyebilirsiniz. Embed kodu yapmaya üşendim :'( 

Tek kelimeyle bayıldım. Müzik, sesler, klip... 
Dinlerken feci bir enerji veriyor.
Şarkıda Hyun Seung ve Doo Joon'un kısımlarının baskınlığı hissediliyor. Maknae Dongwoon'un kısımlarını da çok sevdim. Genel olarak hepsini sevdim tabi ki, bunlar benim için öne çıkanlardı.
Siyah-beyaz klipleri çok severim, kırmızı detaylar da harika.
Danslar klasik Beast. Yer yer senkronize değil. Ancak şu koptukları yer beni bitirdi.


Birlikte kopalım gençler :p Hepsi mıncırılası görünüyor. 
Eklemeden geçemeyeceğim Showtime Burning the Beast şu sıralar izlediğim program. Kesinlikle bayıldım!!! Bölümleri kaç gözle beklediğimi sayamıyorum bile. Programlarla ilgili de yorum yazmak istiyorum :( Ancak daha dizi yorumlarına vakit ayıramıyorken nasıl olacak bilmiyorum. Bir yerlerden başlamak lazım :)


Son olarak beni buraya gömün please *_*  One Better Day'le ama -_-

Niyeti bozmadan sıradakine geçiyorum. 


Infinite en son Request'i çıkarmıştı (yanılmıyorsam), o da zaten Samsung reklamıydı viralinden :) 
Last Romeo ilaç gibi geldi :) 


Şarkıdan önce bu resim çarpmıştı beni. Yelek ve 3 parça takımları çok severim. Takım da yeterli yeri geldiğinde :p  Ancak bu sene Kpop camiası resmen bana çalıştı hepsi yelekli, takımlıydı. *_*
Beyaz melek gibi olmuşlar, dantel detayları bayılmayacak gibi değil. 

Klibi BURADAN izleyebilirsiniz.


Şarkı Infinite'in her zamanki tarzını yansıtıyordu bence, ancak sesler ve görünüşler gerçekten kendilerini geliştirdiklerini belli ediyor. Keşke estetik olmayaydın Dong Woo :'( Çok kendine has biriydin. 
Blog ikizimin de dediği gibi L, Hoya ve maknaem Sung Jong seslerini oldukça geliştirmişler. Sesi güzelleşmesine rağmen L'İn kısmı bana sırıtmış gibi geldi, tamam linç etmeyin :'( 


Klipteki arka planları çok sevdim. Bu siyah ceketli kıyafet de favorilerimdendi. *_* 


Favori arka planım kütüphaneydi ancak mundar ettiler canım kitapları -_- 



Grupta Hoya ve SungJong u çok severim. Hoya'nın mavi saçlarına alışma aşamasındayım :p 

Şarkıyı sevdim! 
--------------------------------

Azıcık nostalji yapalım, son comebackleriyle aklımı alan 2 gruptan da bahsedeyim. 


MBLAQ benim bir numaram!
Broken albümleriyle bir comeback yaptılar aklımı aldılar. Comeblaq'e mi sevineyim, şarkıların güzelliğine mi, 3 parça takıma mı, SeungHo'mun saçlarını kızıl yapmasına mı *_*

Çıkış parçaları Be A Man'di. BURADAN izleyebilirsiniz, izleyin bence! *_* 

Bu klip de siyah beyaz tonlarındaydı. Seungho'nun sesinin inanılmaz ortaya çıktığı ve yakıştığı, bunca zaman haksızlık etmişsiniz bu sese dedirten parça. Öyle yerlere çıkıyor ki sesi, off. Hele G.O'yla karşılıklı söyledikleri kısım tam bir şölen *_*

Ben susamam böyle giderse,  o yüzden bir kaç gif sonra diğer gruba geçeceğim :) 



-Favorim-





Gelelim Super Junior M'e. 
Onlar da SWING'le dönüş yaptılar. 


Çok eğlenceli bir parça, klibine bayıldım. Klasik oda klibi işinden çıkmış gibiydiler. 
Favorim Kyu'dur ama Henry ve Zhoumi'yi de çok severim. Sungmin yine çok şirin :) 


Şarkının tüm eğlencesine rağmen ve çoğu kişinin favorisi SWING olmasına rağmen albümde bir parça var ki, bayıldım! ŞU yazımda da bahsettiğim After A Minute. BURADAN dinleyebilirsiniz... Alıp götürüyor. 


Kyuhyun'un anne bluzuna da değinerek yazımı sonlandırıyorum :D


Saygılar!