13 Aralık 2014 Cumartesi

Okuma Alışkanlıklarıma Dair Bir İç Döküş





Birkaç tür hariç bana hitap eden çoğu türü okurum. Aile-dram ve Çik-lit / Romantik Komedi bana pek hitap etmez. Ama bu demek değildir ki o kitapları aşağılarım ya da okuyanlara laf ederim. Bu zevk meselesidir ve kimseye yorum hakkı vermez.

Ki ben bile çok nadir aile-dram veya çik-lit türü sevebilirim. Ara ara beni tanıyan ve tarzımı bilip  bu türde kitap okuyan arkadaşlarımın bana önerileri doğrultusunda denemeye çalışırım, onun dışında çok fazla araştırıp okumam. Bu türlerde sevdiğim yazarları takip ederim sadece. Örneğin, Sarah Jio, Sherryl Woods.


Genç Yetişkin(Young Adult) kitapları aslında severim. Ya da severdim mi demeliyim bilmiyorum. Ancak son zamanlarda bir şey fark ettim. Günümüz aşk türü YA'lardan sıkılmışım. Artık o kadar da zevk vermez olmuş. Fantastik YA'lara laf yok onlarla ilişkim son sürat devam ediyor ^^

Zaman zaman bazı türlere ara verdiğim olur. Bir çiçeği uzun süre koklayınca artık kokusunu alamaz olursunuz ya öyle hissederim. O yüzden bir süre ara verir başka kitaplar okurum ki zaten birkaç kitap sonra özlerim, açlığını çekerim. Örneğin arka arkaya delicesine historical romance okuduktan sonra bir süre ara vermiştim. Ardından canımın gerçekten Historical çektiğini fark ettim ve okumaya devam ettim. Ama Genç Yetişkin günümüz aşk kitaplarıyla durum böyle mi pek emin değilim. Önceden görüp konusunu merak ettiklerimi alıp, hevesle okurken artık daha alarga davrandığımı, o kadar merak ve heves hissetmediğimi fark ettim. O yüzden elimde olan, gerçekten okumak istediklerim dışında bir süre Genç Yetişkin aşk kitaplarına ara vermeyi düşünüyorum. Tekrar canım çeker mi, bir gün döner miyim bilmiyorum ama durum şimdilik bu. 

Aynı duyguyu bir de okulda geçen New Adult (Yeni Yetişkin) kitaplarda hissettiğimi fark ettim. Kız yeni bir okula gelir, erkek karakter okulun en popüler çocuğudur ama kimseye aşık olmaz. Kaderin ne büyük oyunudur ki kızımıza aşık olur. Ama ya geçmiş travmalar vardır ya gizli kalan sırlar... Bu kurgudan da biraz sıkılmaya başladım galiba... "Merhaba, Ben Bambaşka Bir Şehirde Yeni Bir Okula Başlayan Kız!" yazısını hatırladınız mı? :p

Kısaca Young Adult romanslardan ve okulda geçen New Adult romanslardan bir süre uzaklaşmayı düşünüyorum. Ama dediğim gibi bu durum kesinlikle bu türlerdeki fantastikleri kapsamıyor *_* Daha önce almış olduklarımı da yeri geldiğinde yavaşça okuyup eriteceğim. 
Son zamanlarda çok fazla Yetişkin Romans okuduğumdan canım Fantastik ve Polisiye çekiyor örneğin :p

Eskilerden bahsetmişken :p


Eskiden bir seriye başlar elimdeki tüm çıkmış kitaplarını arka arkaya okurdum. Artık kaç tanesi çıkmışsa ben başladığımda. Seriden çok fazla uzaklaşamazdım, bir seriyi yarım bırakamazdım. Tüm seri tamamlandıktan sonra seriyi baştan sona tekrar okumayı da severdim. Evet, sevdiğim kitapları ve serileri tekrar tekrar okurum ben. Ama okuduğumuz seri sayısı fazlalaştıkça ve çıkış süreleri arasındaki zaman uzadıkça artık ne eski okuduklarımızı tekrar okumaya vakit kalıyor, ne de serileri arka arkaya okumaya. Ve bu bolluk hissinden sanırım, artık serileri yarım bırakabiliyorum. Cidden devamını merak etmediğim, can sıkan serileri içim acımadan bırakıveriyorum. Ama hala kitap yarım bırakamıyorum :(  Bir kitap yarım kaldığında ne kadar sevmemiş olursam olayım karakterler, olaylar orada donuvermiş gibi hissediyorum, ben de eksik kalıyorum sanki. O yüzden zorlaya, sızlaya bitiriyorum. 

Türleri karıştırarak okumayı severim. Önceden okuduğum klasiklerin, araştırma inceleme kitaplarının, felsefe/psikoloji kitaplarının arasına fantastik, polisiye, aşk kitapları almaktan hoşlanırdım. Blogu ilk açtığım dönemden beri eski okumalarımdan biraz uzaklaştığımın farkındayım. Yine zaman zaman ilk saydığım türleri okuyorum ama çok fazla bloga yansıtmıyorum, ara ara :p 
2 seneden sonra eski alışkanlığıma tekrar yöneldiğimi fark ettiğimden blogda da sıkça yorumlayabileceğimi düşünüyorum. 



Sonra Beyaz Dizilerle ilgili bir tespitte bulundum kendi adıma. Beyaz dizilere nasıl başladığımı blogda çok fazla anlattım. İlk yazım bile bunun üzerineydi. Beyaz Dizilere dair tüm yazılarımı okumak için TIKTIK! Yolda okumak için aldığım Beyaz Diziler hep cep boy 80-90'lı yılları anlatan, nostalji kokan kitaplardı. Bol bol Harlequin Romance ve Gelişim Beyaz Dizi almıştım o dönem. Şimdi evimde 500'e yaklaşan sayıda Beyaz Dizi var. Beyaz Dizilere cep boy, nostaljik hikayelerle başlayınca ve okuduğum en az ilk 200 Beyaz Dizi böyle olunca zihnimde o şekliyle yer etti. O yüzden her ne kadar şu an güncel çıkan Beyaz Dizileri okusam da hep eskileri aradığımı fark ettim. 
Güncel BD'lerde de sevdiklerim ve sevdiğim yazarlar var ama işte o kızların tuhaf gömlekler, etekler giydikleri; adamların "Ne oluyorsun kuzum?" diye hitap ettikleri (bu yazıdan sonra yayınlayacağım Sevda Kafesi yorumunda göreceksiniz:p), kızları alıp aniden pikniğe götürdükleri, cep telefonu gibi lükslerin olmadığı o Harlequin/Beyaz Dizi dünyasını daha çok sevdiğimi fark ettim. Elimde güncel BD'ler olsa da eskilerin bir sıralamasını yapıp, okudukça linkleyeceğim bir yazı yazacağım. 

Son dönemlerde en çok özlediğim türlerden biri Fantastik kitaplar. Şöyle aşkla-meşkle vakit kaybetmeyen dibine kadar bir fantastik okumak istiyorum. Bir yandan canım Anne Rice çekiyor. Bir de polisiye özlemim var, ama güncel değil klasik polisiye. Agatha Christie'ye ya da Peder Brown'a el atabilirim. 

Böyle demediğinizi umuyorum -_-


Uzun zamandır kafamı kurcalayan birkaç şeyi anlatmış, bir nevi iç dökmüş oldum. Aslında bu yazının taslağını bir ay önce yazmıştım. Toparlamaya yeni fırsat oldu. Çok da toparlamış sayılmaz, düşünce silsilesi olduğu için daldan dala bir yazı oluverdi. Bahsedeceğim bir şeyler daha varmış da unutmuşum gibi geliyor şu an. 

Umarım sıkılmamışsınızdır. Sizin son zamanlarda okuma zevkinizde bir değişiklik oldu mu? 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

8 yorum:

cgdmag dedi ki...

Güzel tespitleriniz var. Kendi adıma konuşursam bazen sanki dünyanın sonu gelcekte okuyamacakmışım gibi kitaplara daldığım olur. Bazen de o kitaplar sürüm sürüm sürünür :)
Tür olarak sevmediğim çok fazla değildir, hiçbir şart altında okumam dediğimde yoktur ama benden uzak olursa sevinirim dediklerim vardır mesela kişisel gelişimler gibi :). Ama dönem dönem bazılarının üzerine daha bir düşerim. Örneğin fantastik, örneğin historical, örneğin distopya örneğin polisiye gibi. Ruh haliyle ilintili diye düşünüyorum. Bünye yeteri kadarını istiyor tamam noktasına gelince verdiği keyif azalıyor. Başlıyorsun ilk aldığın keyfi verecek yeni bir türe :D :D

Asabi Bakire dedi ki...

Benim zevkim pek değişmez nadiren kişisel gelişim , onun haricinde her türden zaman zaman okurum :)

Büyülü Ayraç dedi ki...

Ne kadar güzel bir yazı olmuş bu böyle. *.* Tür olarak zevklerimiz benzediğinden olsa gerek okurken kendimden bir sürü şey buldum. Misal ben de şu aralar fantastik okuduğumdan bu kitap bitince uzun zamandır okumadığım bir türe geçmek istiyorum. Seri devamı ya da çok merak ettiğim kitaplar olmadıkça aynı türden peş peşe okumak sıkıyor. :D New Adult dediğimiz bu Sana Bağlandım, Benim Ol, Vahşi Çocuk vs. tarzı kapağında çıplak birilerinin bulunduğu kitaplar mıydı eğer onlarsa o türü hiç mi hiç sevmiyorum mesela. :D Valla oturur 2 dkda o tarz bir kitap yazarsın, cidden sıkıcı, edebi yönü sıfır. 0.0
Yazını çook beğendiğimi tekrar belirterek yorumumu bitiriyorum. Bu arada Kurtlara Söyle Eve Döndüm yorumunuz tarafımca bekleniyor. <3 :)

Benherneysemo dedi ki...

Kişisel gelişimden ben de hoşlanmam pek. Genel olarak sevdiğim türleri okurum. Bazı türlerden zaman zaman uzaklaşıyor insan :)

Benherneysemo dedi ki...

Dönem dönem insanın kitap okuma açlığı ve üstüne düştüğü tür değişiyor sanırım. Kişisel gelişimle herkesin sorunu var sanırım diğer yorumda da böyle bir cümle var :) ben de sevmiyorum :( aynen öyle bünye bir şekilde aldığı keyifle yönlendiriyor. İnsanın canı çekiyor bazı kitapları. Teşekkürler ^^

Benherneysemo dedi ki...

Ne kadar hoş bir yorum olmuş bu *_* okulda geçen sevmediğim bir New Adult'a verebileceğim en güzel örnek Tatlı Bela :D 1 aydır taslakta duran bir yazıyı erittikten sonra en kısa sürede Kurtlara Söyle Eve Döndüm'e sıra gelmesini umuyorum ^_^ Ama öncesinde başka bir yorum var. Büyülü Ayraç'a söyle bloga döndüm adı altında yorumlayacağım *_*

Büyülü Ayraç dedi ki...

İhihhihi söylerim :)) Tatlı Bela... Hemencecik biten ama sonunda nasıl bir saçmalıktı bu dedirten kitap, insanların şahane bu ya alın diye çılgına dönmesinden kanıp aldığım kitap. :D Kalbim merakla sizden gelen yorumu bekleyecek.. :)

Benherneysemo dedi ki...

Çok büyük hayal kırıklığı oldu benim için de o kitap :( Zevk meselesi işte, çok da seveni var. Çok mutlu oldum :*