31 Ağustos 2014 Pazar

İki Ateş Arasında - Monica McCarty (Highland Guard #1)


Kitap Adı:İki Ateş Arasında
Yazar: Monica McCarty
Orijinal Adı: The Chief
Çeviri: Aslıhan H. Bağdatlı
Yayınevi: Koridor Yayınları
 Sayfa Sayısı: 435
Basım: 2012, İstanbul
Seri: Highland Guard #1


Seri Sıramalası
 #2 Tutsak (The Hawk) - Erik MacSorley & Elyne de Burgh
#3 Gazap (The Ranger) - Arthur Campbell & Anna MacDougall 
#5 The Saint - Magnus MacKay & Helen Sutherland
#6 The Recruit - Kenneth Sutherland & Mary of Mar
#7 The Hunter - Ewen Lamont & Janet of Mar
#7,5 The Knight - James Douglas & Joanna Dicson (Novella)
#8 The Raider - Robert Boyd & Rosalin Clifford
#9 The Arrow - Gregor Macgregor & Cate of Lochmaben




"Bunun mantıklı olduğuna emin misin, lordum? Bu klan liderleri zorlamaya gelmez."

"Onu zorlamak gibi bir niyetim yok. İhtiyacım olmayacak. Para, toprak, güzel kadın - herkesin bir bedeli vardır. Yalnızca onunkinin ne olduğunu öğrenmeliyiz."

Robert the Bruce; İskoçya'yı İngiltere hakimiyetinden kurtarıp bağımsızlığına kavuşturmak istemektedir. Ancak daha önceki savaş taktiklerinin bir işe yaramadığını da görmüştür.  Bu nedenle adalardaki İskoç klanlarını da bu işin içine sokarak kendine gizli bir tim oluşturacaktır.

Bu grubun başına geçebilecek ve onları eğitebilecek tek bir isim vardır: Tor MacLeod.
Ama Tor bu savaşı umursamamaktadır. Onun umursadığı tek şey kendi klanıdır. 
Bu yüzden tarafsızlığını sürdürmektedir. 

Ancak onu bu önderlik işine ikna edebilmek ve ittifak kurabilmek için sinsice yatağına sokulan bir kadın vardır. Tor oyuna getirildiğini anladığında iş işten geçmiştir ve artık evlidir.

Kocasının tüm sertliği ve suratsızlığının altındaki adamı görebilen Christina, onu ortaya çıkarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. 
Bir yanda onun sınırlarını zorlayan karısı...
Diğer yanda artık taraf seçmiş olsa da klanının iyiliği için bunu saklama çabası...
Tor iki ateş arasında kalmıştır bile!

---

Tor gerçekten sert bir karakter ve tamamen liderlik vasıflarıyla donatılmış. 
(Onun fantastik kitaplardaki ayağı Lara Adrian'In Midnight Breed serisindeki Lucan oluyor sanırım :)
Sert olmak zorunda çünkü klanından o sorumlu.
Christina'nın aşk oyunlarıyla ne kadar hoşuna gitse de uğraşacak vakti yok. Christina ise masum, iyi niyetli, yer yer çocuksu ama azimli ve becerikli bir kadın.

Monica McCarty kitaplarını tek bir kelimeyle ifade etme hakkım olsa seçeceğim kelime "DERİN!" olurdu. 

Olaylar derin çünkü tarihsel dayanağı var ve mantığı çok güzel bir şekilde oturtulmuş. Tarih, dönem, savaşlarla ilgili açıklamaları ben zevkle okudum, sırf romance kısmıyla ilgileniyorsanız bu kısımlar sıkıcı gelebilir. Ama yazar sizi bu anlatımlarla tamamen olayını içine çekiyor.
Karakterler derin çünkü neyi neden yaptığını anlamadığımız onca karakterden sonra Tor neden bunu dedi, Christina neden böyle bir şey yaptı hepsini biliyorsunuz, karakterleri tanıdığınız için kolayca anlayabiliyorsunuz.
Karakterler neyi sever, mizaçları, hayalleri nedir; kitaba çok güzel yedirilmiş. 

"Başına tarih atıp, bir balo, bir yemek, bir elbise yazmak mı?" historical romance yazmak diye çok düşündüm bu kitaptan sonra. (Bunları da harika anlatan yazarlar tabi ki var, yanlış anlaşılmasın) 
Gerçekten tarihin bir dönemini romance başlığı altında yaşamış gibiydi benim için. Suyun yüzünde durmaktansa, diplere daldım bu kez :)

Karakterleri çok sevdim, diğer savaşçıların kitaplarını çok merak ettim. Özellikle Tor'un düşmanı olan ama Tor'un eğitimi altında olan MacRuairi'nin hikayesini bekliyorum. Açıkçası bu bağımsızlık mücadelesinin nereye gideceğini de ayrı bir merak ediyorum. Her kitap bir savaşçıyı anlatsa da asıl temeldeki olay devam edecek gibi duruyor. 

Unutmadan: Yazar Notu kısmını kesinlikle okumalısınız! 
Çünkü kitabının ne kadarının gerçeğe dayandığını, ne kadarının kurguyla karıştrıldığını yazar çok güzel anlatmış.
O kısmı okuduktan sonra okuduklarım daha anlamlı geldi :)


P.S: Highland Guard serisi 1300'lü yıllarda geçerken, 1600'lerde geçen McLeods of Skye Üçlemesinde yani Türkçe'ye Asi, Maskesiz, Kır Zincirlerini olarak çevirilen seride yine McLeod'lar anlatılıyor :)

PUANIM: 

ALINTILAR:

Tor: Malcolm daha on üçünde bile değil ama sanırım şimdiden senden uzun.
Christina: Burada sık karşılaşacağım bir durum olacak galiba. Ama ister inan ister inanma bazı yerlerde bir kadın için ortalama bir boya sahip olduğum düşünülür. 
Tor: Öyle mi?
Christina: Evet, bazı yerlerde bir seksenden daha kısa olan adamlar var. 
Tor: Bizim de Adalar'da bir iki tane var ama biz onları gözlerden ırak tutuyoruz. 
Christina: Uçurumdan atmaktan ya da boğmaktan daha iyi galiba.
Tor: Biz barbar değiliz. Birkaç sene önce onları uçurumdan atmayı bıraktık. 
Christina: Çok rahatladım, gece kapımı kilitlememe gerek kalmayacak. 


Parlak gün ışığı pencereden içeri giriyor, kitabını okumaya yetecek kadar ışık veriyordu. En azından okumaya çalışıyordu - yaramaz kocası rahat durursa. Lancelot'un leydisini kurtarmak için faytona binmeye razı olacak kadar  kendini alçalttığı bölüme gelmişti ki bir horlama sesi duydu
Christina: Hikayeyi mahvedeceksen, daha fazla okumayacağım.
Tor: Şovalyeler ve aptal kuralları. En kederli düşkünlüğü bir faytona binmek mi? Lanet olsun ben senin için bir gübre yığınının üzerinde sürünürdüm.
Christina'nın dudakları kıvrıldı. Bir gübre yığınının romantik olacağı kimin aklına gelirdi?

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

Hiç yorum yok: