5 Haziran 2014 Perşembe

Samed Behrengi - Toplu Masallar (Bizimkisi Bir Çocukluk Aşkı^^ )


Kitap Adı: Toplu Masallar 
Yazar: Samed Behrengi
Çeviri: İldeniz Kurtulan
Resimleyen: Oğuz Demir
Yayınevi: Büyülü Fener
 Sayfa Sayısı: 296
Basım: Nisan 2014

--- 

İçindeki Hikayeler 
Ulduz ve Kargalar
Ulduz ve Konuşan Bebek
Pancarcı Çocuk
                          -Duvarda İki Kedi
                                    -Kar Tanesinin Serüveni
                               -Nine Ve Sarı Civcivi
Kel Güvercinci
Sevgi Masalı
Küçük Kara Balık
Bir Şeftali Bin Şeftali
Püsküllü Deve

----------------------------------------------------------------------

Samed Behrengi'yle aşkımız benim ilkokula gittiğim dönemde başladı. Onlarca hikaye kitabı içinden Bir Şeftali Bin Şeftali'yi almışım. Hikayeden öyle etkilendim ki, tüm meyvelerin çekirdeklerini bahçeye ekmeye çalıştım, bahçedeki gencecik şeftali ağacına daha bir ısındım. Hüznüm ise içimde bir yerlerde kaldı hep. 

Bir yıl geçti geçmedi, bu kez Püsküllü Deve çıktı karşıma. Tahran'da babası seyyar satıcılık yapan bir çocuğun bir gününü anlatıyor. O bir güne öyle şeyler sığdırmış ki yazar, ne kadar usta olduğunu anlamaya yeter. Bu kitabım hala durur :) Defalarca okumuşumdur. 

Küçük Kara Balık'ı ise hemen hemen herkes bilir. Ya okumuştur, ya adını duymuştur. Çünkü bir dönemin özgürlük manifestosu gibiydi Küçük Kara Balık. Yasaklatıldı, toplatıldı... 
Evet, incecik çocuk hikayelerinden bile korkmuşlar zamanında... 
Benim Küçük Kara Balık'la tanışmam yine çocuksu bir dönemde oldu o yüzden manifesto kısmından uzaktım... 


Gelelim yazara ve nasıl yazar Behrengi?

Tebriz doğumlu yazar, ikinci hikayesinde de bahsedildiği gibi Azerice'ye çok hakimdir, ancak daha çok kişi okusun yazdıklarını diye Farsça yazmış hikayelerini.

Anlatmak istediklerini ustaca anlatır, değinmek istediklerine çok ince bir şekilde değinir.
Onun kitaplarında şımarık zengin çocukları esas karakter olmaz. O halktan, sokaktan, köyden yoksul çocukları yazar. 
Bunu fark etmek zor değildir birkaç hikayesini okuduktan sonra. Ancak kitapta çok güzel anlatmış bunu:

"Şımarık ve kendini beğenmiş çocuklar bu öykümüzü okumaya kalkmasınlar sakın. Hele o kaldırımlarda aç dolaşan, evsiz barksız yoksul çocukları adam yerine koymayan, işçi çocuklarını küçümseyen ve arabalarına kurulunca kasılan zengin ailelerin çocukları hiç okumasın öykümüzü. Çünkü Behrengi Öğretmen öykülerini o yoksul çocuklara yazar, bunu da her fırsatta söyler.
Ama yaramaz ve kendini beğenmiş çocuklar da düşüncelerini, davranışlarını, düzeltebilir. İşte o zaman Behrengi Öğretmen'in gönlü olur okutur öykülerini..."

Bir çocuğa verilmesi gereken çoğu şeyi çok güzel verdiğine inanıyorum öykülerinin. Yıllar geçmiş, ben okuduğum öyküleri unutmamışım temelde, okumadıklarımı da okuma fırsatı buldum, ilk zamanki zevki aldım. 

Behrengi suya sabuna dokunur da ona dokunmadan dururlar mı?
28 yaşında ölür Behrengi. Boğulur suda. Ölümü şüphelidir, öldürüldüğüne inanır. Şaşırtıcı değildir aslında. 
Ve Behrengi ölür, geride anlatılmamış bir sürü hikayeyle. 


BİTİRİRKEN:
Büyülü Ayraç'ın Okuduğum İlk Kitaplar :) yazısını okuduğumdan beri Çocukluk Kitaplarım hakkında bir yazı yazmak isterdim, bu kitap bana bu fırsatı sundu. Bir de yorum bırakmışım, aslında özetliyor her şeyi: 
"Benherneysemo31 Temmuz 2013 11:35
Ayşegül serisini hiç sevmezdim ben, Ayşegül'e de ayrı bir sinir olurdum nedense, belki de çok steril bir çocuktu diye bilemiyorum. İlk kitaplarımla ilgili yazı yazma isteği uyandırdın bende delice :) Benim de ilk kitaplarım Samed Behrengi kitaplarıydı. Bir Şeftali Bin Şeftali, Püsküllü Deve ve Küçük Kara Balık... Hiçbirinin etkisinden hala kurtulamadım. Püsküllü Deve kitabım hala durur, diğerleri kim bilir kimde... Şeker Portakalını ise 3 kere okudum ve 3ünde de her okumamda artan şiddetle olmak üzere ağladım... Güneşi Uyandıralım'ı da o zaman hiçbir yerde bulamamıştım. Nostalji oldu, kalemine sağlık :)
-------
PUANIM: 

 

Hiç yorum yok: