14 Nisan 2014 Pazartesi

Geçmişten Gelen Mutluluk - Sarah MacLean (The Rules of Scoundrels #2)


Kitap Adı: Geçmişten Gelen Mutluluk
Yazar: Sarah MacLean
Çeviri: Feyzan Kiper
Yayınevi: Nemesis Kitap
 Sayfa Sayısı: 352
Basım:  Mart 2014
Seri: The Rules of Scoundrels #2

Serinin Diğer Kitapları : 
#4 Never Judge a Lady by Her Cover / En Güzel Rüya (Chase&?)


"Kulağın bölümlerini biliyor musunuz?"
"Elbette. Dış kısmına pinna denir. Kimileri auricle der ama ben pinnayı tercih ederim çünkü Latince tüy anlamına gelir. Çok sevdiğim bir şekildir. İç kulak, kemik ve dokulardan oluşur. Başlangıcında..."
"Hayret verici, kulak hakkında pek çok şey biliyorsunuz ama gerektiği gibi kullanmıyorsunuz. Size baloya dönmenizi söylediğime yemin edebilirim."
---
İlk kitabın kahramanı Penelope'nin iyi bir evlilik yapmalarını istediği Pippa ve Olivia kısmetlerini bulmuşlardır. Düğüne kısa bir zaman kala Pippa'nın da aklında büyük soru işaretleri dolaşmaya başlamıştır.Ne de olsa o bir bilim insanıdır. 

Aa size bundan bahsetmedim mi? O zaman en başından başlayalım. 
Pippa 5 kardeşin içinde en garip bulunanıydı. Küçükken  hayvan kadavrası incelerken yakalandığından beri bu durum böyleydi. Onun yaşındaki leydiler yelpazelerinin arkasından göz süzüp modadan ya da son dedikodulardan bahsederken; o insan vücudundaki tüm kemikleri ezbere sayabilirdi. 

Ancak acemisi olduğu konu aşktı ve evlendiğinde olacaklar. Düğüne 2 hafta kala bu işe el atmaya karar verdi ve araştırmasını yapmak için en uygun adayı buldu. Düşmüş Melek kumarhanesinin bir diğer karanlık adamı, kadınlar arasında çok popüler Cross'tu bu aday.
Ders ise: baştan çıkarmaydı...
Çok eğlenceli bir kitaptı bu. Bol bol kahkaha attım ancak çıkmazlar, geçmişin gölgesi yine düştü her şeyin üzerine.
İlk kitap mektuplar üzerine kuruluyken bu kitap Pippa'nın bilimsel günlüğü üzerine kurulu :) 
Leydi Pippa ise okuduğum en orijinal leydilerdendi.
Gözlüklü olan Pippa'dan ilham alarak yazarın bu ki
tabı gözlüklü bayanlara hitap etmesi ise çok hoş bir ayrıntı...

Yazar alışılmadık ve usta kalemini konuşturmaya bu kitapta da devam etmiş. 
Beni rahatsız eden tek şey ilk kitapta Düşmüş Melek olarak geçen mekanın adının 2. kitapta bir anda Düşkün Melek olmasıydı. Ben orayı Düşmüş Melek olarak kabul etmeye devam edeceğim :) 

Chase'in de dediği gibi sıra sende Temple... 

PUANIM: 

 "İşte ilk dersin... Aslanın kanına girmeyin. Sizi mutlaka ısıracaktır."


Hiç yorum yok: