16 Ağustos 2013 Cuma

Ölümün Öteki Yüzü: YAS




Merhabalar :)
Kitapla ilgili yorumum yarın gelecek ancak şunu söylemeliyim ki kitaba başladığımda ilk dikkatimi çeken ve merakımı uyandıran şey kitaptaki yas sürecinin nasıl işleneceğiydi. Spoilerdan saymıyorum kitabın en başında Elle'in eşi Joe vefat ediyor ve Elle üvey çocuklarıyla baş başa kalıyor. Sonra daha yas sürecini yaşayamadan bir sürü sorunla baş etmek zorunda kalıyor. İşte o sorunlara girmeden kitabın en başındaki o ölüm ve sonrasındaki yas sürecine değinmek istiyorum... Tabi bunu makale gibi soğuk bir tarzda değil kitapla bağlantı kurarak kısaca yapmak istiyorum.

Yas sürecinin yaşanması kişiye, ölen kişiye, nasıl öldüğüne, kişi ve ölen kişi arasındaki ilişkiye kadar bir çok değişkenden etkilenir. Yani herkes aynı yoğunlukta ya da aynı şekilde yas tutmaz. Ama ölüm haberini aldıktan sonrasını kapsayan yas sürecinin evreleriyle ilgili kabul gören bazı aşamalar vardır. Bakalım kitap bu bilimselliğe uygun ilerlemiş mi?  

İnkar ve Şok: Haberi alan kişi önce şok yaşar ve ardından bu haberi inkar eder.  "Ölmüş mü? Hımm, peki." diye bir tepki verilmesi görülmemiş bir şeydir. Kişi yaşadığı şokla bu acıyı kabul etmek yerine "Hayır, olamaz." şeklinde inkar eder. Kitapta da ölüm haberini alan Elle önce haberi verecek kişinin günlük rutinindeki farklılıktan olayı tahmin  etse de hemen zihninden kovar bu düşünceyi. Ardından asıl haberi aldığında bile  suya düşerek öldüğü söylenen kocasının iyi yüzme bildiğini, sudan çıkacağını söyleyerek onu sıcak tutacak şeylerle bekler. Bu da inkara örnek gösterilebilir. 


Öfke: Bu öfke kişinin kendine yönelik, hayata/kadere yönelik ya da ölen kişiye yönelik olabilir. İnkar işe yaramayınca, kayıptan dolayı insan öfke duymaya başlar. Kitapta Elle 2 tür öfke gösteriyor. Önce kendine, sonra ondan bir şeyler sakladığını öğrendiği Joe'ya karşı. 

Ardından gelen pazarlık ve depresyon süreçlerinden sonra kişi kabullenme dönemine girer... Kitaptan örnek veremiyorum, spoiler olmasın diye. Bakalım Elle bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatacak mı?


Kişinin rollerinin değişmesi, sorumluluklar gibi konularda sıkıntı yaşasa da Elle'in bu durumu çocuklara nasıl açıklayacağı da benim için bir merak unsuruydu. Çocuklardan birinin 5 yaşından küçük, diğerinin 5 yaşından büyük olması verilecek tepkileri de değiştiriyordu tabi ki. Elle'e çoğu yönden kızsam da ölümü çocuklarla konuşma şeklini  doğru buldum. Öncelikle çocuklara; "Babanız uyudu. Başka bir yere gitti. Melek oldu, cennete gitti." gibi çocuğun kafasını karıştıracak ifadeler yerine durumu direk açıklaması  artı puandı. 5 yaşından küçük olan çocuğun ölümü algılaması yaşına göre olacağından babasının döneceğini düşünmesi normaldi. Ağlama durumunun film vs şeylerle tetiklenmesi de o yaş için olağandı. Yazar bunlara da yer vermişti bunlar da artı puandı. 

Elle'i ben pek sevemesem de yas sürecinin işlenişini en azından ilk kısımlarda doğru bulduğumu, takdir ettiğimi söyleyebilirim... Umarım sıkıcı ve monoton bir yazı olmamıştır. Sevgiler :) 

Hiç yorum yok: