1 Temmuz 2013 Pazartesi

İçinde Aşk Saklı - Judith McNaught - Westmoreland #2



Kitap Adı: İçinde Aşk Saklı 
Yazar: Judith McNaught
Orijinal Adı: Whitney, My Love
Çeviri: Melek Aslı Öztürk
Yayınevi: Epsilon
 Sayfa Sayısı: 679
Basım: 2009
Seri: Westmoreland Serisi #2


Westmoreland Serisi

----

Uzun ve huzurlu bir sessizlikten sonra, "Evin nerede?" diye sordu Whitney. 
"Senin olduğun yerde..."


Bu kitabı okumamış bir ben kalmıştım sanırsam :) Ben de okudum ve buradayım, gerçi okuyalı çok oldu ama yorum yazamadım bir türlü. Yorumum kapak arkası yazısından fazla spoiler içermeyecektir. 

Judith teyzemin okuduklarım içindeki favori kitaplarım Sonsuza Kadar ve Düşler Krallığı'ydı. Westmoreland erkekleri forever yani ergen diliyle anlatmak gerekirse. Tabi Kitap Tutkusu ikizim beni historicallar da seri sırasına göre okunmalıdır düsturuyla aydınlatmadan önce ben bu seriyi de alakasız bir sırayla 1-3 şeklinde okumuştum. 2. yi de okuyarak seriyi tamamladım. Bu kitap en en en beğendiklerimden olmasa da çok beğendiklerim arasına girdi.

 Konudan bahsedersek kızımız Whitney  komşusu Paul'e çocukluğundan beri sırılsıklam aşık ve Paul'ün onu keşfetmesi için ergen aklıyla türlü şaklabanlıklar yapıyor. Dönemin Lady'leri hanımhanımcık davranıp, göz alıcı kıyafetleri ve ellerinde yelpazeleriyle kirpiklerini kırpıştırıp göz altından erkekleri süzerken; kızımız  Paul'ü her yerde takip etmek, çıplak ata erkek binici kıyafetleriyle ayakta binmek gibi dönemde bir genç kızı ve ailesini yerin dibine sokacak şeyler yapıyor. Bu şekilde Paul'ün ilgisini çekebileceğini düşünüyor, ne trajikomik :)   Paul ise kızımızdan inanılmaz rahatsız ve tüm kasabanın da diline düşmüş haldeler doğal olarak... Gayet tabii olarak babası da kızının bu hareketlerine karşı utanç ve öfke içinde. Aklı başına gelsin ve dedikodular durulsun diye teyzesiyle Fransa'ya yolluyor kızımızı. Ve beklenenin aksine Whitney Fransa'da şaşılacak derecede seviliyor ve çevre yapıyor. Ama hayali hep bu yetenekleriyle yaşadığı kasabaya dönüp Paul'ün gönlünü kazanmak... Fransa'da katıldığı bir maskeli baloda onu izleyen ve birkaç cümle konuştuğu gizemli bir adam var, kızımız fark etmese de oğlumuz Clayton ondan çok etkileniyor ve onu elde etmeye karar veriyor, adam zengin sonuçta, koskoca dük... Bu şekilde bir çekişme başlıyor. Clayton kendini Whitney'e kabul ettirmeye çalışırken Whitney de Paul'ün gönlünü kazanmaya çalışıyor. OLaylar, olaylar...  Kitabın eksik yönü ise, -bir Judith klasiği olarak çok güzel olsa da - kitabın 3 ciltlik bir seri olması gerektiği tabi ki. Kitabı okurken Pudra Tozu'yla konuşmuştum ve şöyle bir ifade kullanmıştı: "Kitap iyi hoş da sanki bir dizinin birkaç sezonunu izlemek gibi, fazla uzatılmış." demişti. Öyle katılıyorum ki bu lafa... Normalde kitaplarda bir ana olay varken bu kitapta 3 ana olay var  ve uzun uzun anlatılmış. Kitap 571. sayfada kalsa daha güzel olurmuş, devamı sanki gereksiz uzatılmıştı, tadı kaçmıştı. Bu Judith'in yazdığı ilk kitap olduğu için hoş görülmeli. Dilinde ve anlatımında hiçbir sorun yok tabi ki, tek olumsuz eleştirim bu olabilir ancak... 



Kızımız delişmen. Dönemin kadınları gibi davranmıyor, nakış işlemek yerine birkaç dil öğrenmiş. Daha çok  bir erkek gibi davranıyor. Oğlumuz Clayton ise genç yaşına rağmen bir dük, esmer, uzun boylu , yakışıklı... Zamanında çok çapkınlıklar yapmış, metresten metrese atlamış. Ama kızımızı görüp vurulunca onu elde etmek için her şeyi yapıyor bir klasik Westmoreland <3 erkeği olarak.  Bu kitapta ben Sen Gelmeden Önce'yi daha önce okuduğum için - Kitap Tutkusu duymasın :p- Clayton'ın kardeşi Stephen'ı ve bela çapkınımız Du Ville'i yeniden görmek de güzeldi... Stephen'ın kendi hikayesinin yazılması da çok güzel olmuş. Yazıldı mı bilmiyorum ama Du Ville'in hikayesinin yazılmasını da çok isterim ben. İki kardeşin de sevgilisine de göz diken bir adamın nasıl birini seveceğini okumak güzel olur bence... 


Son olarak 'Küçüğüm' lafı hiçbir erkeğin ağzına Clayton'ınki kadar yakışmaz herhalde... <3 Ah, ah, Clayton'ın da en büyük kusuru aşk dolu olsa da anlamadan dinlemeden olaylara atılması sanırım. Sadece yanlış anlama değil, yanlış hareketlerde de bulunuyor, kendisini kınıyorum huzurunuzda...  Kendisine bir şey duyunca ona kadar sayıp derin nefes alarak sakinleşmesini ve karşıdakini dinlemesini öneriyorum. Doctors orders bebeğim... 


P.S: Kitabı okurken kızımızın asıl aşkı Paul olsa, Clayton adlı bir karakter hiç olmasa nasıl olurdu diye düşündüm ve aynı Whitney'in Paul'ün peşinde koştuğu gibi esas oğlanın peşinden koşan kız + o kızdan başlarda rahatsız olan bir esas oğlanlı bir kitap okusam süper olur diye düşündüm. Var mı böyle konusu olan bir historical?

Beni özleyin anacım, öpüldünüz... :)

PUANIM: 

Alıntılar:

(Nicki başta zarifçe hakaret ediyor Whitney'e) 
Nicki birkaç nazik söz sarf etmes gerektiğini düşünüyor olmalıydı. Koltuğa doğru eğilip (...) görgü kuralları kitabını eline aldı. Önce başlığa, ardından da Whitney'e bakarak, 
"Görgü kurallarını mı öğreniyorsunuz Matmazel?" diye sordu.
 "Evet," diye yanıtladı Bayan Stone (whitney). (...) "Kitabımı ödünç almak ister misiniz?" 

----

(Clayton'ın aklı başka yerlerde, davette çaktırmadan kızımızı kesiyor.)
Şampanyasından bir yudum alarak, "Güzel anneciğin nasıllar?" diye sordu Lord Anthony.
Clayton, Whitney'in yemek salonuna girdiğini gördü; genç kadın onun yanına belli ki gelmeyecekti. "İyi, iyi." dedi genç adam dalgın bir tavırla. "Sizinki ?"
"Herhalde iyidir." diye yanıtladı Lord Anthony. "Kendisi otuz yıl önce vefat etti."

---

(Whitney'in dönem kadınlarının alışkanlıklarıyla alakasının olmamasını kanıtlayan diyalog)
"Piyano çalar mısınız Whitney?" diye sordu düşes. 
"Yalnızca birilerinin keyfini kaçırmak istediğim zaman."
"Peki şarkı söyler misiniz?"
"Evet, fakat malesef ses ahengime en ufak dikkat harcamadan. "
"Bayan Stone..." diye lafa karıştı Vanessa. "İyi yetiştirilmiş fakat şan ya da çalgı eğitimi almamış bir İngiliz hanımefendisine rastlamak hakikaten ilginç doğrusu. Tam olarak ne gibi hünerleriniz var acaba?"
Clayton:" Whitney çok iyi kur yapar. Pek çok dil bilir ve bildiği tüm dillerde hakaret edebilme yeteneğine sahip oluşu kesinlikle takdir edilmektedir. Satrançta adil, yalnızlık oyununda acemi ve binicilik konusunda usta bir kadındır. Sapan fırlatmada rakip tanımadığını iddia eder ki ben bu yeteneğine şahit olmadım. Tanık olabildiğim bir diğer yeteneği de oyunculukta usta oluşudur. Yeteneklerinizi layığıyla sıralayabildim mi hanımefendi?"

----

11 yorum:

tarih84 dedi ki...

Bu kitap ne zaman aklıma gelse stephan'ın witneye clayton un evlendi iması hatırlarım orada çığlığı basmıştım:)))

çok yoruyor 5 sezonluk dizi mübarek

Kitap Tutkusu dedi ki...

İkizimmmmm!!!! Bu kitabı ben de okumadım ama :( Bir de yazmışsın ya bu kitabı okumamış bir ben kaldım diye cıks cıks cıks ben de okumadım!!

Aferim ikizim aynen böyle serileri sıra ile okumaya devam! Yoksa telefonda her an çemkirebilirim sana :p Ahhaha bak gördün mü buradan da itiraf ettim herkese bu konuda ne kadar kızdığımı sana!

MCX!!! XOXO!

Benherneysemo dedi ki...

Mutluluklarının yegane mimarı Stephen zaten, canım benim o :D Ama cidden yoruyor kitap bir süre sonra çünkü gereksiz entrikalar katılıp uzatılmış :(

Benherneysemo dedi ki...

aa, okumadın mı, haha yaşasın tek değilmişim :)
Aferin bana değil mi ya, uslu bi çocuk oldum artıkın, serilere uyuyorum :)

P.S: İşte duyun sevgili okuyucularım bana karşı olan Kitap Tutkusu şiddetini. Şiddete hayır!!! #direnbenherneysemo :(

Kitap Tutkusu dedi ki...

Ahahahah seviyorum kız seni <3

Her Lafa Maydanoz dedi ki...

Judith'in Cennet'ini ve Kusursuz'ununu okudun mu? Benim favorilerim-tarihi olmasalar da- bu ikisi. Ben İçinde Aşk Saklı'yı krizlere girerek okumuştum. Hatta son yanlış anlaşılmada kitabı bırakıp uzun bir süre ara vermiştim, anlayışsızlıkları beni hasta etmişti doğrusu ama sonunda yine de bitirmiştim :) Aradığın gibi bir historical romance ise Bridgerton serisinden Colin&Penelope,tam olarak burdaki gibi değil ama aradığına yakın. Bak ben bu seriyi de çok severim deneyebilirsin :)

Benherneysemo dedi ki...

Malesef henüz okumadım ama okuyacağım tabi ki :) Yazarın anlatımını falan çok seviyorum ama bu kitapta cidden çok uzAttılar, hani günlük oynayan diziler vardır, konu bulmada zorlanınca senaristler, alakasız entrikalar çevirirler ya aynı öyle oldu... Bridgerton serisini okumak istiyordum, bir kaç kitabı da var elimde, buna benzer bir hikaye varsa süper :) Çok teşekkür ederim...

Satıgül Yüksek dedi ki...

Kusursuz adlı romanı uzun zaman önce okumuş ve çok beğenmiştim, özellikle bir havaalanı sahnesi vardı ki bitmesin diye satır satır okuduğumu hatırlıyorum :))

Benherneysemo dedi ki...

Kusursuzu henüz okumadım ama havaalanı sahnesine odaklanacağımdan emin olabilirsiniz :)

Adsız dedi ki...

İçinde Aşk Saklı nam-ı diğer Whitney, My Love, TR'de McNaught'un ilk kitabı olarak lanse edilmiş durumda ama saga nın 2. si olarak geçiyor her yerde. 3 kitapta elimde, şuan Whitney, My Love'ın 100 küsür sayfasındayım, çok mu bağlantılı karakterler, bıraksam mı, tavsiye rica ederim :)

Benherneysemo dedi ki...

Benim bilgim şu yönde: Judith ilk olarak İçinde Aşk Saklı'yı yazıyor. Kitapta ara ara Westmoreland atalarından bahsediliyor. Sonra yazar sanırım okurların da ısrarıyla İçinde Aşk Saklının kahramanı Clayton'ın büyük büyük dedesi Royce'un hikayesini yazıyor. Royce'un kitabı sonradan yazılmış olmasına rağmen tarih olarak daha da eskiyi anlattığı için serinin ilk kitabı olarak kabul ediliyor. 3. Kitapta ise Clayton'ın kardeşi Stephen anlatılıyor. İmkanınız varsa 1-2-3 olarak sıralı okumanız en iyisi. Ancak ben bu kitaba başladım artık diyorsanız 2 ve 3 ü arka arkaya kesinlikle okumalısınız diyorum. Size kalmış. Keyifli okumalar :)