3 Mart 2013 Pazar

Ölüm Patikası - Tim Weaver - OKK 1. Blog Turu


Kitap Adı: Ölüm Patikası
Yazar: Tim Weaver
Orjinal Adı: The Dead Tracks
Çeviri: Dilek Kodal
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 490
Tür: Polisiye/Macera/Gerilim
Seri: David Raker Serisi #2
,Seri Sıralaması: 1- Paravan
2- Ölüm Patikası
3-Vanished 

Polisiye benim okumayı çok sevdiğim türlerden biridir, bilen bilir. Turdaki ilk kitabımız bu türde olunca içten içe sevinmiştim :) Ancak bu türü çok fazla okuyunca bir yandan da daha seçici oluyor, basit yapımları beğenmiyorsunuz. Katili en başta tahmin edebildiği bir kitabı kimse okumak istemez sonuçta...

Konuyla başlarsak David Raker eşinin ölümünden sonra gazeteciliği bırakıp kayıp insanları arayan bir dedektif olmuştur. 6 aydır kayıp olan Megan Carver'ın ailesi kendisinden kızlarını bulmasını ister ve olaylar olaylar...  

Öncelikle kitabın polisiye yanı sıra gerilim yanı da var ve oldukça başarılı. Okurken bazı yerlerde cidden gerildim ve bu tempo hiç düşmedi. Dil ise oldukça erkeksi. Okurken araba modellerinin vurgulanmasından, net cümlelere kadar o erkeksi havayı hissediyorsunuz. Yazarın ve baş karakterimiz+anlatıcımız David Raker'ın erkek olduğu düşünülürse bu durum oldukça normal. Ben tarzını sevdim. 


David Raker İngiliz olmasına rağmen öyle Sherlock Holmes gibi bir bakışta olayları çözen bir dedektif değil. Yanılıyor, çabalıyor, düşse de kalkıyor ama ipin ucunu yakaladığında doğru veya yanlış asla bırakmıyor, her türlü tehlikeyi göze alarak sonuna kadar gitmeyi iyi biliyor...

Çoğu polisiye kitaplarda dikkatinizi çekmiştir, anlatılanlar hep esas olay üzerinedir. Yani ortada bir cinayet varsa sanki tüm dünya ondan ibaretmiş gibi yazar açtığı pencereden sadece o manzarayı izlettirir. Kitaba başladığımda beni şaşkınlığa uğratan şeylerden biri de dedektifin geçmiş ve günümüz olarak hayatının en ufak ayrıntısına kadar anlatılmış olmasıydı. Bu beni şaşırttı. Bu şaşkınlığı üzerimden atınca bu kişilerin ve olayların tamamen birbirine karışacağını tahmin ettim. Öyle de oldu. Ama yine de yazar başlarda bunu hissettirmemişti ve bu hoşuma gitti... 

Dikkatimi çeken ve hoşuma giden şeylerden birinden daha bahsedecek olursam; bilirsiniz polisiye eserlerde suçluyu/katili bulursunuz ve en fazla 2-3 sayfa sonra kitap biter. Ya sonra? diye soramazsınız, sorsanız da cevabını alamazsınız... Amaaa burda değişik olarak kitabın onlarca sayfa öncesinde bulunuyor adamımız ve siz o aklınızda dönen soruların hepsinin cevabını almış bir şekilde kapatıyorsunuz kitabı. Bu hem hoşuma gitti, hem de gerçekçi geldi. Yakalanır yakalanmaz hemencecik öten suçlular genelde çabuk gözümden düşüyor :)Vay arkadaş bir yüzlerce sayfa seni aradık, merak ettik; sen ilk fırsatta hayat hikayeni anlatıyorsun. Sen miydin onca zaman merak ettiğimiz şahıs? diye hayıflanırım. Burada ise yakalandıktan sonradan sonuca kadar tüm cevapları aldık... 

Yine bu tarz kitaplarda hep tahminde bulunuruz. Adamımız kim? diye. Kitabın ortalarından sonra aklımda bir kaç şey oluşmuştu. Hepsi için geçerli nedenlerim + şüphe duymama neden olacak düşüncelerim vardı. Ki bu düşüncelerime uygun sonuçlara ulaşınca acayip şaşırdım ve bir yandan da sevindim :) 
Yine de beni şaşırtmayı başardı yani...

Bitti miii, hayır bitmedi :)
Kitabın kapağı içeriğiyle de uyumlu olarak güzeldi. Ama ben  orijinal kapağı da çok sevdim. Özellikle göz alıcı turuncu rengi... 




Yazarcığımızdan bahsedersek röportaj amaçlı kendisiyle iletişime geçtiğimiz günden itibaren bize çok iyi davrandı. Sempatik ve içten tavırlarıyla gerçekten hepimizin gönlünü kazandı. Sadece yazdıklarıyla değil kişiliğiyle de harika bir insanmış kendisi :)



Bu seferlik uzun uzun konudan vs bahsetmedim, bu şekilde yazıverdim.
Sevgiler...  :)

Puanım:  ♥♥♥♥

Alıntılar: 

Evet, Hepimiz Megan'ı bulmak istiyoruz, diye düşündüm. Sadece, bazılarımız daha çok istiyor...

---

Yanından geçerken bana baktı. Yüzündeki gülümseme yavaş yavaş kayboldu. "Ölüm PAtikası."
Durdum. "Efendim?"
"Buranın adı." Bakışlarını sokağa çevirmişti. "Arkadaki orman yüzünden buraya böyle diyorlar: Ölüm Patikası."

---

"Onun hakkında kim bir şey öğrenmek istiyor?"
"Ben ilgileniyorum."
"İnternet diye bir şey duydun mu hiç?"
"Evet. Bir defasında birilerinin bundan bahsettiğini hatırlıyorum"


2 yorum:

Esra Kübra Ercan dedi ki...

Çok güzel bir yorum olmuş canım ellerine sağlık :) Kitabın hakkını vererek bir yorum yapmışın ;) Ve tabii ki yazarımız, cidden harika kendisi en kısa zamanda diğer kitapları da okunmalı ;)

Benherneysemo dedi ki...

Teşekkürler canım KALP! :)

Değil mi ya, çok sevdim ben de onuuuuu :)