2 Şubat 2013 Cumartesi

Özgürlüğün Elli Tonu - E.L James



Kitap Adı: Özgürlüğün Elli Tonu
Yazar: E. L. James
Orjinal Adı: Fifty Shades Of Freed
Çeviri: Sevinç Seyla Tezcan
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 704
Tür: Erotic Romance
Seri: Elli Ton (Fifty Shades) Serisi #3

 Fifty Shades Trilogy



Bir seriye daha veda etmiş ve arkasından mendil sallamaktayım... 
Bu seri çok konuşuldu. Şöhretini çok da fazla hak ettiğini düşünmüyorum. Bundan daha az satan ama daha harika kitaplar okudum çünkü. Her şeye rağmen kitap hakkında söylenen olumlu veya olumsuz her  yorumdan bağımsız ele alındığında güzel bir seriydi... İlk kitabın tüm özentiliğine rağmen, kendine bir yol çizebildi iyi veya kötü.

Mükemmel erkek + ona sahip olarak umutları tazeleyen sıradan genç kız + cinsellik + kadınların anaçlığına hitap edecek şekilde şefkat gerektiren, iç acıtan sorunlar tarifiyle fırınlanan ve üstün pazarlama ve reklam stratejileriyle güzelce kabartılan kitap, tatmamız için sunuldu. Ve "end of the story"... 
Gerçi beyaz perdeye aktarılacak olan üçleme bir süre daha konuşulacak gibi... 

İlk kitabı okumayanların yazının devamını okumamaları önerilir. Serinin önceki 2 kitabı ile ilgili yorumlara ulaşmak için tıklayınız:


İlk 2 kitabı okuyanlar bilir 2. kitabın sonunda Ana ve Christian evlenmeye karar vermişlerdi. 3. kitap balayı ile başlıyor. Ben düğünleri ile ilgili daha çok ayrıntı okumak isterdim ama flashbacklerle kısa kısa verilmişti düğün... 

Christian yine oldukça korumacı, Ana yine Christian'a koşulsuz şartsız aşık... 

Çoğu yorumda 3. kitabın gereksiz olduğu, boşuna kitabın uzatıldığıyla ilgili yorumlar okumuştum. Evet, çok fazla laf salatası vardı. Gerçi yazarın 3 kitabında da gereksiz tekrarlar çok fazla... Bu kitap 704 sayfa  olmamalıydı bence, gereğinden uzundu. 

3. kitapla ilgili sevdiğim şey ise yan karakterlere ve yan olaylara daha fazla yer verilmesiydi tabi ki. 2.kitap o kadar 2 kişilikti ki yer yer bunaltmıştı. Onda ise Christian'ın asıl sorununa inen ve çözüm aranan  nispeten daha psikolojik kısımları sevmiştim. 

Bu kitap ise aksiyon yaratalım işe heyecan girsin, diğer kitaplarda yoktu, ayrıca diğer karakterlere de biraz yer verelim, 2 kitaptır çok boşladık, ayıp oldu; bir de fanları tatmin edelim hayatları kesin bir sona bağlansın, muallakta kalmasın düşünceleriyle yazılmıştı...

Yine de gereksiz yerler atıldığında çiftin biraz daha dışa açıldıkları bir kitaptı. O nedenle de olumlu buldum. 
Giriş, gelişme ve sonuç olarak devam etti kitaplar... Ana kendini bayağı aştı 3. kitapta. Christian ise yer yer beni çok kızdırdı. Hatta yine "Ana'nın yerinde olsam ben seni çoktan terk etmiştim aslanııııııım." dediğim yerler oldu. İşin içine Bayan Robinson girdi mi ben Ana'dan da çok geriliyorum, o yüzden çekip gidesim geliyor :)

Ana yine sabrının karşılığını gördü, ne diyeyim... 
Hele sondaki aile tablosu beklediğim bir şey olsa da yine de beni şaşırttı... 

Bir seri daha böyle bitti... Hiç fena değildi... 
Sevgiler...

Puanım:  

P.S: Christian Grey, Matt Bomer olsun! :)

Sence Matt? 

14 yorum:

Kitap Tutkusu dedi ki...

Yorumun çok güzel olmuş canım :)) Ben pek beğenememiştim bu seriyi hatta ilk kitaptan sonra okumadım bile 2 ve 3'ü. Ama DR'da 3. kitabın sonunu okudum :)) kih kih kih :)))

Benherneysemo dedi ki...

Sağol tatlım :) Kimisine cinsellik ağır geliyor, kimi haksız şöhretini çekemiyor. Ben de ilk kitabı sevmemiştim, özentilik, bdsm ve haksız şöhreti nedeniyle... Ama sonra 2. ve 3. kitapla ilgili olumlu yorumları okuyunca devam edeyim dedim, iyisiyle kötüsüyle bitti gitti, orta karardı :) Ahahah kitabın sonunu okuyup aradaki gereksiz yerleri atlamışsın işte, kökten çözüm :D

Kitap Tutkusu dedi ki...

Kesinlikle canım :))) En son bıraktığım yerde ayrılmışlarda sonra bir okudum ki mutlu mesut geçiniyorlar :))) Tamam dedim öyleyse okudum bitti :)))

Benherneysemo dedi ki...

Üstümdeki kırıklığa rağmen güldürdün beni ya :) Mutlu son olsun da yeter bize :D Kim uğraşacak o kadar de mi :)

Kitap Tutkusu dedi ki...

Hihihihi :) Mutlu sonla bitmeyen kitapları hiç sevmiyorum sanki boşa okumuşum gibi geliyor. Zaten Gabriel nedeniyle Slyvia'ya gıcığım. 3. kitap çıksın ondada aynısını yapabilirim. Güzelim çftten ne istedin yahu?

Benherneysemo dedi ki...

Ben ayrılcaklar diye Gabriel Arafta'yı elime almıyorum bile :D
Mutlu sonlar güzel oluyor ya. Ama gerçekten kaliteli bir mutsuz son yazanlara da saygım var. Bazen sırf insanları etkilesin diye saçma sağan mutsuz sonlar yazdıkları zaman isyan ediyorum :)

Kitap Tutkusu dedi ki...

Hem de nasıl! Canan Tan'da öyle. Bir mutlu sonla karşılaşmadım kitaplarında hiç! Yazım tarzı ve konularını beğeniyorum yazarın ama iş kitap sonuna gelince olmuyor olmuyor :)

Benherneysemo dedi ki...

Bana hiç Canan Tan! deme. Okunmayacak yazarlar listemin başında geliyor. 4 kitabını okudum ki blogda da genel bir yazı yazmıştım. Sadece sonlar olsa arabesk arabesk tavırlar, her kitap aynı kitabı okur gibi, bir karamsarlık, umutsuzluk... Hayata karşı tüm direnci yok etmeye çabalıyor gibi... Okumam artık asla, gençliğime, umutlarıma, hayallerime yazık :D

Kitap Tutkusu dedi ki...

Blog sister'ım aynı düşünceleri paylaşmaktayım seninle! :)))

Benherneysemo dedi ki...

Hahahah :) Paylaşacağız tabi, sister'ız biz :p

Papatya Çiçek dedi ki...

Kitap çekilişime beklerim. :)

http://ayvayedirenkiz.blogspot.com/2013/01/kitap-cekilisi.html

Benherneysemo dedi ki...

Davet için teşekkür ederim, ancak kitapların çoğu elimde olduğu için okumak isteyen başkalarına gitsin isterim :)

RuYaYLa dedi ki...

Bu Seriyi bu hafta bitirdim... Uzun zamandır kötü ünvanı yüzünden bir türlü okumamış / okuyamamıştım ama şimdi okuduğuma cidden memnunum.. Bende düğünle ve diğer çoğu şeyle ilgili fazla ayrıntı bekliyordum açıkçası ki ilk iki kitapta yeterince ayrıntılıydı bence herşey... Bayan Robinson 'a sinir olmuştum bende...


Sevgiler...

Benherneysemo dedi ki...

Beğenip beğenmemek beklentilerle ve zevkle alakalı tabi ki, ben beğenmenize sevindim. Ne dünyaca ünü hak edecek kadar harika ne de yerden yere vurulacak kadar kötü bir seriydi, genel olarak beğendim, okurken iyi vakit geçirdim :) Bahsettiğiniz gibi aksaklıklar vardı tabi ki...