29 Haziran 2012 Cuma

Tehlikeli Aşk - Iris Johansen (Sedikhan #2)



Kitabın Adı: Tehlikeli Aşk
Yazar: Iris Johansen
Orijinal Adı: The Golden Valkyrie
Çeviren: Zuhal Doğan
Yayınevi: Format Yayınları
Tür: Günümüz Aşk
Sayfa Sayısı: 228
Yayın Yılı: 2011
Seri: Sedikhan #2

Sedikhan Serisi
#1 The Golden Barbarian
#2 Tehlikeli Aşk / The Golden Valkyrie
#3 The Trustworthy Redhead
#4 Capture the Rainbow
#5 Ufka Dokunmak / Touch The Horizon
#6 Bir Yaz Gülüşü  / A Summer Smile
#7 Çöl Çiçeği / And The Desert Blooms
#8 Always
#9 Everlasting
#10 Til The End of Time
#11 Last Bridge Home
#12 Across The River Of Yesterday
#13 Star Light, Star Bright
#14 Man From Half Moon Bay
#15 Blue Skies And Shining Promises
#16 Magnificent Folly
#17 Notorious 
#18 A Tough Man To Tame


            Beyaz Dizi tadında bir kitaptı. Okurken bana hep onları hatırlattı. Yakışıklı, uçarı prensimiz Rubinoff'la, isminden nefret eden özel dedektif kızımız Honey'nin aşkı anlatılıyor. 


Honey özel dedektiftir. Rubinoff'un eski sevgililerinin birinin şaka olarak gördüğü manasız hareketi yüzünden kendini Rubinoff'un odasına giden yemek servisi arabasının altında iki büklüm bulur. Sigaraya alerjisinden dolayı yakalanan Honey'i görür görmez vurulur Rubinoff. Ne yapar eder Honey'i özel dedektifi olarak yanına alır.


 Çok aksiyonlu geçmese de hoş bir hikayeydi... Çerez niyetine okunabilir... Kitabı hareketlendiren ve kendini sevdiren karakterlerden biri kesinlikle Rubinoff'un kuzeni Alex'ti. Bana biraz Sherlock'un abisi Mycroft'u hatırlatmadı desem yalan olur... Ayrıca bir de hikaye yarım kalmış gibi hissettim. Sergi olayı yarım kaldı. Aşıklar kavuşuyor diye ana olayları yarım bırakmaları hoşuma gitmedi. Deli dolu, uçarı Rubinoff için okunabilir, tabi çok fazla şey beklememek kaydıyla...


PUANIM : 3  / 5  ♥♥♥



23 Haziran 2012 Cumartesi

Fısıltı - Çığlık - Sessizlik - Becca Fitzpatrick




Hush Hush Serisi
#1 Fısıltı
#2 Çığlık
#3 Sessizlik



Ben bu kitapları hayatta okumam demiştim başta, neden bilmiyorum. Belki de nedeni bir kitapçıda görüp almak isteyecekken adamın olduğundan da pahalı satma çabasıydı... Nasıl da sinirime dokunmuştu...

Sonra başka bir yerde denk gelip aldım, uzun bir süredir bekletiyordum aslında... Nihayet geçen hafta okudum ve bitirdim, 4. kitabı heyecanla beklemedeyim... Çünkü bayıldım...

Kızımız Nora ve Düşmüş meleğimiz Patch arasında yaşanılanlar anlatılıyor kitapta... Nefiller, insanlar, melekler, düşmüş melekler... Bazen gidişatlar daha çok başlangıç Alacakaranlık'ı hatırlatsa da Patch'imiz Edward kadar uysal bir genç değil. Oldukça ukala ve delişmen, ayrıca çekici... Tam bir serseri... Onu okumak çok eğlenceli...

Nora her ne kadar kendini babasının ölümünün üzüntüsünü yaşayan ve maddi sıkıntıları nedeniyle sürekli çalışmak zorunda kalan annesine destek olmaya çalışan sıradan bir okullu kız gibi hissetse de aslında öyle değildir. Patch'le tanışmasıyla hayatı bir daha eskisi gibi olmayacaktır ve sırlar üzerine sırlar çıkacaktır ama spoiler vermeden anlatamam sanırım bunu :)
Nora'nın en yakın arkadaşı Vee ' nin hallerine çok güldüm bu arada :) 

Her kitap en can alıcı yerde sona eriyor. Bu nedenle 4. kitabı (Finale) beklemek oldukça zor... Bakalım bir Nefil soyundan gelen Nora  ailesinin hayatını kurtarmak için düşmüş meleklerin düşmanı olan Nefil ordusunun başına geçecek mi? Bu durumda düşmüş meleğimiz Patchle ilişkisi nasıl bir hal alacak? Heyecan dorukta...

Kitapta en beğendiğim şeylerden biri Patch'in giyim tarzı, serseri tavırları ve Nora'nın onun koparılmış kanat yerlerine dokunduğunda gördükleri...

Beklemedeyiz :)


PUANIM : 5  





Duyduğuma filmi de yapılacak. En büyük soru Patch'i kimin oynayacağı tabi ki!  Bizim okuyucu olarak gönlümüzdeki Patch'e hiçbir oyuncuyu yakıştıramayacağımız kanısındayım, zaten tartışmaları az buçuk okuyarak insanların da bu görüşte olduğunu görmek mümkün. Şuan düşünülen oyuncu Drew Doyon'muş... Diğer seçeneklere göre çok daha makul görünüyor...  Bakalım...




8 Haziran 2012 Cuma

Hazel - Mehdi - Başkan - Tayfun Şahin






                Tayfun Şahin'in Hazel ve Mehdi'den sonra serinin 3. kitabı Başkan da çıktı...

Yazar: Tayfun Şahin
Yayınevi: Cinemascope

Aşk Serisi Seri Sıralaması:
Hazel #1
Mehdi #2
Başkan #3



Başkan kitabını bana imzalı olarak gönderen yazarımıza teşekkür ederek başlamak istiyorum... :)


Çok üzgünüm ama Başkan bitmedi… Başkan en güzel ve en heyecanlı yerinde en sevdiğiniz dizinin sezon finali gibi yarım kaldı…

Hazel başta benim için çok güzel bir aşk hikayesiydi, sonra en büyük ihanetin hikayesi oldu… Mehdi kafamızda kurduklarımızla, beklentilerimizle alay eder gibiydi. Her kitap, bir önceki kitaba başka gözle bakmanızı sağlıyor. Şimdi benim için Hazel de Mehdi de bambaşka yerlerde… Hazel bitince kafamda onlarca soru işareti vardı, Mehdi’de yüzlerce, Başkan’la bu sayı binlerceye çıktı…

Bir “son” klişelerle alay eder gibi, beklenmedik ve şaşırtıcı… Her olayın içinden başka bir olay çıkıyor. Aşk hikayesiyle başlayan seriyle aşk gerçekten “makam” değiştiriyor.

Yan karakterin olmadığı, her karakterin bir ana karakter olduğu serinin son kitabı Başkan’a gelince bu kitabı da ağzım açık bitirmiş bulunuyorum, o kadar ki tahminlerim azıcık tutsa sevindim, bütün gün elimden düşmedi, o kadar dalmışım ki ineceğim durakları bile kaçırdım. [:)]

Başkan’da tüm olayların arka planında ne olduğuna dair perdeden ufacık bir kısım aralanıyor. Aralanan kısmın arkasında ne olduğunu göremedik ama yine akılları zorlayan şeyler dönmekte…

Okuduğum kitaplarda çok sevdiğim kısımların altını kıyıp çizemesem de bir kenara kesinlikle not ederim… Başkan’ı not etmeye kalksam tüm kitabı yeniden yazmak zorunda kalırdım sanırım… Okumayan arkadaşlar için fazla açmak istemiyorum. Yine şaşırdım, yine etkilendim, bazı yerlerde gülümsedim, bazı yerlerde içim acıdı ve yine kafam allak bullak…

Kısaca okuyun, okutun… 4. Kitapta görüşmek üzere…:)



Bu arada "İnsanı sadece en yakınındaki yok eder..." diyor ya bence insan en çok da  kendini yıkanı seviyor... 





PUANIM :




3 Haziran 2012 Pazar

Supernatural Season 7

Biraz geç kalmış bir yazı da olsa bilindiği üzere Supernatural 7. sezonunu tamamlamış bulunuyor. 6. sezon çok dehşet bir şekilde bitmişti,biz de  "Abi ne olacak bu Livayıtınlar?" diye merak içindeydik. 7. sezonun bomba gibi başlamasını bekliyorduk, nitekim Cass ortalardan kayboldu, Bobby hakkın rahmetine kavuştu derken sanırım bir de yoğun istek üzerine 8. sezonun çekilmesine karar verilince uzun aralarla bayan biraz geçiştirme amaçlı alakasız bölümler yayınlandı. Tüm sezonlar boyunca en yüzeysel ve tatmin edicilikten uzak bölümler 7. sezonu geçiştirmek için konuldu. Muhtemelen Leviathan'ları 8. sezona saklamak içindi bütün bunlar, neyse Eric Kripke sırf 8. sezon için seni affediyorum :) 

Sonuç olarak 7. sezonun ortaları bayıcı olsa da sezon sonuna doğru eski Supernatural tadını yeniden almaya başladık. Bobby ruhen, Cass bedenen yanımızda oldu. Cass'in Sorry ve Twister oyunu oynayan, Dean ve Sam'e sandviç hazırlayan tavırlarına öl bit ya :) Ne tatlı bir şeysin sen Cass :)
8. sezonun çekileceğinin garantisini Alpha Vampir amcanın Dean'e "See you next season" deyişiyle verdiler, yaşasın :) Çok tatlı bir sahneydi o. 

Sonuç olarak sezon finali tüm teklemeleri affettirecek kadar güzel ve çarpıcıydı. Dean artık Araf'ta! Cennet ve Cehennemi tatmış olan Winchester'ların bir görmediği Purgatory kalmıştı, sonunda Dean oraya da gitti :) Öylece kalakaldı! Ve dizi yine kendine tutsak bıraktı gitti bizi :( 



Zaten sınav dönemi aklım fikrim tüm sezonları yeniden izlemekte... Sınavlarımdan sonra Supernatural'da görüşmek dileğiyle :)

1 Haziran 2012 Cuma

Sherlock Holmes

     Ya sen nasıl bir şeysin öyle... Irene Adler gibi "Brain is the new sexy" demek istiyorum :) Kendisi benim idolümm olur... Kitapları, Filmleri ve Şu sıralarki favorim dizileriyle tabi ki :)

      Kitaplarla başlarsak Sherlock Holmes hikayelerine ve dedektif hikayelerine küçüklükten beri meraklıyım... Şu sıralar Martı yayınlarından çıkan seriyi oluşturmaya başladım, oldukça hoşuma gitti. Akıl Oyunlarının Gölgesinde, Suç Detayda Gizlidir ve son olarak Şüphe Asla Uyumaz. Sonuncu yeni çıktı, ve ben bugün kitapçıda onu görme mutluluğuna eriştim:) Şuan kendisini alamasam da en kısa zamanda benim olacak :) 


     



Filmlere gelince Sherlock Holmes'un kimseyi umursamayan uçarı yanlarını ve ukalalığının içinde kendisini sevdiren yanını Robert Downey Jr'a çok yakıştırdım. Jude Law'ın da çok yakışıklı ve Sherlock'u tolore edebilen bir John Watson olduğu bir gerçek. İkinci film birinciye göre daha aksiyonlu olsa da olay çözmeler üzerinden ilk film daha güzeldi. Sinemaya  koştum hemen çıktığında:) Çok eğlenceliydi. Özellikle Sherlock'un Watson'ın  "The End" yazısının sonuna bir ? koymak itibariyle "The End?" yapışı beni mest etti (:



          Gelelim diziyeeee :) Sherlock dizisi İngiliz yapımı, bu sene 2. sezonu oynayan ve sezon başına 3 bölümlük bir dizi. 3 bölümcük demiştim ilk gördüğümde ama o lafı bana yedirdi. Her bir bölümü 2 saate yakın ve kesinlikle sinema filmi kalitesinde. 2. sezon 1. bölüm tam sinemalık bir bölümdü. Sherlock'un Irene Adler'le kozlarını paylaştığı bölüm beni benden aldıııı :) Özellikle sonunda şifreyi gördüğüm sahne.. Of diyorum :)  
Sherlock Holmes'u Sherlock'un kitaplarındaki anlatılışındaki gibi selvi boylu bir oyuncu oynuyor :) "Benedict Cumberbatch". Robert'ın haylaz tavırları bir yana Benedict daha ukala, daha bilmiş, daha mesafeli ama daha karizmatik, of dedirten bir Sherlock olmuş :) John ise Jude Law'a göre daha şaşkın ama sempatik. Çok tatlı bir ikili olmuşlar... Jim Moriarty karakteri de çok yakışmış, söylemeden geçemeyeceğim...


     Sınavlardan sonra filmleri ve diziyi tekrar tekrar izleyecek, kitapları tekrar tekrar okuyacak kadar seviyorum Sherlock Holmes karakterini :) 2. sezon 3. bölüm inanılmaz bir yerde bitti :) 






Beklemedeyimmmm :)


                                                         PUANIM:   5/5 Tabi kii :) ♥♥♥♥♥